Tarih Baba ilginç bir kişilik...
Ne zaman nereden çıkıp geleceği, nasıl bir öğüt vereceğini bilemezsin…
Pazar günü sabahın köründe bizim eve geldi Tarih Baba, kapıdan nasıl girdi bilemiyorum, beni çalışma masamda yakaladı, sakalını sıvazladıktan sonra dedi ki:
-Seninle alay ediyorum farkında mısın?.
Sustum…
Tarih Baba:
-Bak, dedi, bir iki gün önce SASKİ’nin yaptığı yatırımların dökümü gazetelerde ayrıntılarıyla yayımlandı, değil mi?.
-Evet…
-1.3 milyarlık toplam yatırım, içme suyu, barajlar, HES’ler, alt yapı filan filan…
-Evet…
-Sakarya’da 25 yıl önce evlerde damacana suyu kullanılmazdı, lokantalarında şişelenmiş su görülmezdi, dünyanın en güzel içme suyu Sapanca Gölü’nden karşılanırdı…
-Evet…
-Şimdi Sakarya’da bir düzine su fabrikası var; neden?..
-Bilmem…
Tarih Baba güldü:
-Bu ayıp size de bana da yeter…

***

Sakarya ne hale düştü?
Çok konuşmaya hacet yok; SASKİ Genel Müdürü Rüstem Keleş diyor ki:
-Sapanca Gölü’nü kirlilikten kurtarmak için 150 milyon harcadık…
Demek ki Sapanca Gölü’nü haklamışız!..

***

Tarih Baba’nın ‘su’ konusuyla ilgili özel bir alışverişi var…
Sanırım ‘su’ konusunu yalnız temel ihtiyaç kapsamında değerlendirmiyor, politik tarihimizde işlevi olduğuna inanıyor…
Soruyorum:
-Neden?
Yine sakalını sıvazlıyor Tarih Baba, biraz düşündükten sonra tane tane konuşuyor:
-Bugün belediye yönetiminde olan kadrolar, bundan 25 yıl önce yapılan yerel seçim kampanyasında, küçük dilleri görülecek kadar bağır çağır ‘Allah’ın suyu parayla olur mu’ söylemleriyle halkı kafakola aldılar. Seçilir seçilmez ilk işleri suya zam yapmak oldu. Peki, bugün suyun tonu kaç para?

 

***

AKP belediyeciliğinin bundan 25 yıl önce su üzerinden yürüttüğü etik dışı siyasal politikalar için özeleştiri yapmadan, tövbe etmeden, bugün yatırım politikaları konusunda söylediğinin kıymeti harbiyesi ne olabilir?..
Yaşadığımız olayları kendi bütünlüğü içinde göremezsek kaybeden yine Sakarya olacaktır…