Çarşamba günü Kemal Örge öğretmenimizle Doğa Koleji’nde yapılan veli toplantısına gittik.

Yüksel Büyükakten’in, Karaman Köyü ormanları içinde kuruluşuna öncülük ettiği Tansel Okullarına ilk günden beri tutkunumdur. 

Şimdi orada, öğretmenimiz Kenan Taçyıldız’ın kurduğu Doğa Okulları  çocuklarımıza eğitim veriyor.

Adı Doğa Koleji ama; orman içinde atlar, tavşanlar, keçilerle; gerçek DOĞA ! 

Sayın Kenan Taçyıldız’ın odasına girdiğimizde, müthiş bir öğretmen heyecanı ile karşılaştık. Konudan konuya geçerken doyulmaz bir zamanla yarış vardı sanki.

Birlikte, konferans salonunda başlayacak veli toplantısına yetişecektik.

Bir de baktık, “ Nurten Büyükakten-Yüksel Büyükakten, BİLİM ODASI !” na çıkmışız : -) Oda ismi; O okul mekanlarının ilk yaratıcılarına müthiş bir saygıydı.

Ki; Bilim Odası, çocuklarımızın eşsiz fizik aletlerine kendi elleriyle dokunarak, öğreneceği, çok yararlı sayısız araç gereçle donatılmıştı. Anlatması zor;

Bence, sadece öğrenciler değil, ana-babalar da Bilim Odası’na çıkmalı.

                                            **

 Okul Kurucusu Sn. Kenan Taçyıldız’ın, Konferans salonunda yaptığı özlü kısa konuşma nefisti.

“ Öğrencinin çantasını lütfen veliler taşımasın ! Bırakın, çocuğunuzun ilk sorumluluk üstlenme  dersini kendi çantasını taşımakla öğrensin ! Hayatının en önemli dersidir.” gibi özetleyeceğim bölümü ise benim için de ders gibiydi.

Doğa Kolejine, O eşsiz bahçeye, ağaca, hayvanata, tertemiz havaya elimden geldiğince sık gitmek isterim.

Çocuklarımızı emin ellerde, tertemiz doğada öğrenim gördüğüne tanık olmak çok güzel bir sevinç oluyor. 

                ÇUKURA SAKLI TIP FAKÜLTESİ MAKETİ;                

         VE,  2.TEM YAPIMI SAKARYA’DA BAŞLAMIŞ BİLE !                 

Doğa Koleji’nden çıktığımda saat 18.00 gibiydi. Felaket bir yağmur vardı.

 Yollar çamur nehri gibi akıyordu. İniş noktalarında toplanan sular da tehlikeli.

 Korucuk çukuruna saklanmış gibi duran SAÜ TIP Fakültesi’ne öyle ulaştım.     

SÜDETAM-SAÜ Deneysel Tıp Uygulama ve Araştırma Merkezi binası da yapılmış. Ama, orada beni yıllardır utandıran görüntüler hala olduğu gibi duruyor.

Orada, O çukurda bir TIP Fakültemiz var demem ! Sakaryalı olarak değil, bir ülke insanı olarak da demem. Belki, vasat bir Devlet Lisesi derim.

Büyükşehir Başkanı Sn. Zeki Toçoğlu’nun yıllar önce Tıp Fakültemize verdiği devasa arazilerin hala bomboş durmasından da ayrıca utanırım.

Türkiye’nin en zeki çocuklarını O çukura indirip, “ Hadi bakim, Hekim olun !” demek hepimizin ayıbıdır.

Milli Eğitim Müdürümüz belki de aynı gün, yeni yapılan Akyazı İmam Hatip Okulu binasını incelemeye gitmiş. Belki ortaokul ve lise düzeyi bir okul.

4-5 yıl içinde Sakarya’da saray gibi 4-5, belki de daha fazla, İmam Hatip Okulu yapan siyaset, bir Tıp Fakültesini hale yola sokamadıysa fazla söze yok.

Korucuk ile Alandüzü’nü bağlayan yoldan Fen Lisesi’ne gitmeyi kafama koydum. Berbat bir yol haline gelmiş. Daha 4-5 ay önce o yoldan İzmit’e kadar gittim.

Kafam duvara vurana kadar öyle sanıyordum. Meğer ben, İstanbul’a yapılan 3. Köprüden gelip Sakarya’dan geçecek olan 2.TEM Yolu yapımına gelmişim.

Sakarya sınırları içinde 2. TEM Yolu Yapımı Alandüzü-Korucuk arasında başlamış.

Adapazarı-Camili Duble yolundan defalarca geldim, anlamadım. Yerel basında da görmemişim. Duble yolda bir tek köprü, kavşak, viyadük yapma hazırlığı da yok.

Yerel Medyada kimler gördü, ne haberler yapıldı, bilmiyorum. Şimdi oradan İzmit’e yol göründü bana. 

                                SARAY’A LAYIK ÇOCUKLAR;

                               DÖKÜLEN FEN LİSESİ BİNASINDA !

 “ Yerli Oto yapacak Babayiğit !” liğe soyunan Sakaryalılara soruyorum; ülkenin en fazla yerlilik oranı olan otosu, Toyota’dır. O da % 62-65 gibi yerli.

Dünyada da oranlar öyledir. Sakarya, Yerli Oto yapacak Babayiğit olacaksa; Fen Lisesi en doğru ilk ihtiyaçlar içinde değil midir ?

Bu ilin Fen Lisesi nerede ? Kaç Sakaryalı bilir ? “ Kimse bilmez !”bile derim.

Ülkemizin en zeki çocuklarını okuduğu, Sakarya Cevat Ayhan Fen Lisesi, İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne 5 dakikalık mesafededir.

Fen Lisemiz; Alandüzü Köyü’nün doğusundaki Köy Mezarlığı’nın da ötesindedir.  

Sakarya Milli Eğitim Müdürü eğer O okula gitmişse; binaların dış görünüşünün bile genç bir öğrenci için ne kadar itici, hatta ürkütücü olduğunu tespit etmiştir.

 “ Dağbaşı !” Issız ve ürkütücü. Bir yanı mezarlık, öbür yanı orman yolu…

Milli Eğitim Müdürümüz, Akyazı’da yapımı bitmek üzere olan, İmam Hatip Okulu’ndaki çalışmaları incelemeye gitmiş.

Haberdeki fotoğraflara göre, Akyazı’ya da saray gibi bir İmam Hatip binası yapılmış. Akyazılıların tercihi öyleyse hayırlı uğurlu olsun. 

Zeki ve başarılı çocuklarımızı Fen Lisesi ve daha ötesi liselerde okutup; ilim ve fende de daha ileriye gitmek neden hedefimiz olmuyor bilmem ? 

Amerikan, Rus uçak ve füzelerine deli servetler ödeyeceğimize; ilim ve fende başarılı çocuklarımızın çağdaş teknolojiler öğreneceği okullar niye öncelenmez ?

Adapazarı içinde eski İmam Hatip Lisesi var. Eski vali konağı arazilerinde ve Karaağaçdibi’nde, çok çağdaş iki İmam Hatip Lisesi daha yapıldı.

Arifiye’de de yeni İmam Hatip binası yapıldı. Sakarya’da başka yapılanlar oldu mu, araştırmaya gerek duymadım.

İlim ve Fende gelişmeyen ülkeler gelişmiş ülkelerin güdümünde yaşar.