Orduspor profesyonel dünya ile ilişkisini keseceği haftalarla boğuşuyor. Onları seyrederken yanlış yönetimlerin, boyundan büyük işlere kalkışanların sebep olduğu yönetimsel eksikliği sorguladım maç boyunca, Futbol bu işe gönül verenlerin, futbol bu işi doğru yönetenlerin, futbol kendini değil yönettiği kulübün geleceğini sağlam temeller üzerine oturmayı ilke edinmiş yöneticiler tarafından yönetilmeli. Sakaryaspor bu kulvarda hiç alışkın olmadığı bir ligde üç sezondur bocalıyor.  Geçmişindeki yönetimsel günahların az olması, sadece transfer yasağına takılı kalıp o takıntıyı giderdi bu şehrin insanı, Bu sezon ikinci Gürses döneminde daha lig bitmeden 10 triyon gitti. İki trilyon içinde yeni stadın kombine ve loca gelirleri devreye girecekmiş. Başkan söyledi ben dinledim, geleceğin erzağını satarak bu açığı kapatmak ne derece doğru? Ya lig sonu Sakaryaspor hesapladığı yerde olamazsa? İşte bu soruların karşılığını olumlu hamleler almazsa o zaman Yeşil Siyah futbol bahçesine yeni bir yük biner. Kim bilir belki de yeni bir yönetim anlayışı devreye girer.

Eymen 

Minik bir çocuk yaşama tutunmak istiyor.  Adı Eymen, Ordu maçının farklı kazanılmasından çok bu maçın hasılatının küçük Eymen’e bağışlanmasıdır asıl anlamlı olan. Anne Neziha Çapkın’ın da tribünde olduğu karşılaşmada Sakaryaspor Atatürk Stadının çimlerine  Eymen pankartı ile sahaya çıktı, Ordusporlular ise buna destek verdi. Yeşil Siyahlı ekibin yönetiminin gönülleri okşayan bu tavrını kutlamak bırakında bizim işimiz olsun. Vıcık vıcık siyaset kavgasının yaşandığı günlerin içine sarkan bu duygu yüklü yaklaşımı “Eymen gol gol gol” diyerek her atılan golü ona bağışlayan taraftarlara da selam olsun. Ben böyle taraftarı severim ve sevgimi de esirgemem. Ancak her şeyi vatandaşın sırtına yükleyen muhteremler acaba küçük Eymen için ne yaptılar? Gerçi yapılan iyilik söylenmez ama en azından maç hasılatının dışında yapılan yardım paketinin miktarı açıklanabilir.