Çekimler Tarihi Mekanda Devam Ediyor
Görüntü yönetmenliğini Veysel Karafilik’in yürüttüğü projenin odak noktası, Uzungüngör’ün Akyazı Pazarköy’de bulunan ve hatıralarıyla dolu olan eski evi. Çekim süreci; eğitimci Şükrü Kurşun ve iş insanı Hakkı Yıldırım’ın destekleriyle titizlikle sürdürülüyor.
Yapım, izleyiciyi sadece bir biyografiyle değil, aynı zamanda Sakarya’nın kültürel hafızasıyla da buluşturmayı hedefliyor.
Harp Okulu’ndan Edebiyat Dünyasına: Bir Kader Yolculuğu
Belgeselin en çarpıcı noktalarından biri, Uzungüngör’ün askerlikten edebiyata uzanan kırılma noktası. 1963 yılındaki Talat Aydemir Vakası sonrası Ankara Harp Okulu’ndan uzaklaştırılan Uzungüngör, bu olayı hayatının dönüm noktası olarak nitelendiriyor. Belgeselin ana temasını da bizzat yazarın şu sözleri özetliyor:
"General olacakken yazar oldum. Her şey nasip..."
40 Bin Beyitlik Dev Külliyat
1942 doğumlu olan Uzungüngör, edebiyat dünyasında devasa bir mirasın sahibi. Ünlü romancı Mehmet Niyazi ile sınıf arkadaşı ve yakın dost olan yazarın portresinde şu başarılar öne çıkıyor:
-
Edebi Verimlilik: İki roman ve yaklaşık 40 bin beyitten oluşan devasa bir şiir külliyatı.
-
Eğitimci Kimliği: 26 yıllık öğretmenlik hayatı boyunca Arapça, Farsça, Almanca gibi dillerin yanı sıra tarih ve beden eğitimi dersleri verdi.
-
Kültürel Miras: Mehter takımları ve güreş ekipleri kurarak geleneksel sporlara ve sanata hizmet etti; kendi yazdığı tiyatro eserlerini sahneledi.
Vizyon Tarihi: 2026 Sonbahar
Sakarya’nın yaşayan değerlerinden biri olan İhsan Uzungüngör’ün entelektüel birikimini ve mücadele dolu yaşamını kayıt altına alan belgeselin, 2026 yılının sonbaharında izleyiciyle buluşması planlanıyor. Yapım, hem bir vefa projesi hem de gelecek nesillere aktarılacak bir "nasip" hikayesi niteliği taşıyor.





