banner75
banner96

Tarih, geçmişten geleceğe uzanan kuşakları birbirine bağlayan, kültürel belleği ve kimliği oluşturur.

Tarih bir beldede yaşayan önemli insanların ve yaşanılan önemli olayların bir tutanağıdır.
 

Her beldenin bir tarihi olmalıdır!
 

Tarihine sahip çıkan beldeler, geleceğine sahip çıkar!
 

Tarihin her döneminde adından söz edilen Hendek'in de bir tarihi olmalıdır.


Sultanların, evliyaların konakladığı, erenler şehri Hendek'in kendine özel bir tarihi olmalıdır!
Osmanlının son döneminde ve Kurtuluş Savaşı yıllarında siyasi olarak ikiye ayrılmış olan Hendek'in o yılları anlatan tarihi olmalıdır!

Murat Cebecioğlu’nun yazdığı Sarıkamış’tan Volga Kıyılarına isimli kitap, Kurtuluş Savaşı yıllarındaki Hendek tarihine az da olsa ışık tutuyor!

Murat Cebecioğlu’nun yazdığı kitap sayesinde, Kafkas Cephesinde Ruslarla savaşırken esir düşen ve Rusya’da 3 yıl esir hayatı yaşayan Mehmet Asaf Bey ismi öne çıktı.

Murat Cebecioğlu’nun yazdığı kitap sayesinde Büyük Camii avlusunda anıtı bulunan Yarbay Mahmut Beyin nasıl, neden ve kimler tarafından şehit edildiği bilgisine ulaşıyoruz.

Hendek lisesinde uzun yıllar tarih öğretmenliği yapan Murat Cebecioğlu (HEREDOT MURAT) boş zamanlarında Hendek tarihi ile ilgili çalışmalar yapar. Bu çalışmalarını yazdığı kitapla taçlandırır!

Lise yıllarında Heredot lakaplı Murat Cebecioğlu’nun yazdığı Mehmed Asaf Bey’in Hatıraları Sarıkamış’tan Volga Kıyılarına isimli kitabı kendini Hendekli hisseden herkes okumalıdır!

*****   

MAHMUT BEYİN ÖLDÜRÜLMESİ…

Osmanlı’nın son günlerinde, Kurtuluş Savaşı yıllarında Hendek halkı siyasi düşünce olarak bölünüyor. Bu düşünce bölünmesi yüzünden Hendek’te isyan çıkıyor. İsyanı bastırma görevi 24.Tümen Komutanı Yarbay Mahmut Bey'e veriliyor. Yarbay Mahmut Bey, ordusuyla Hendek’e hareket ediyor. Yarbay Mahmut bey Hendek'te şehit ediliyor. Bolu-Düzce ve Hendek bölgesinde çıkan isyanlar büyüyor. Büyüyen isyanları bastırmak için, Ali Fuat Paşa Geyve'den, Refet Paşa Gerede ve Bolu'dan hareket ederek isyanları 3 ayda bastırıyor!


Mahmut Bey'in öldürülmesi olayında Hendek'in eşrafından MEHMED ASAF BEY'İN adı geçiyor.
 

Mehmed Asaf Bey, Ankara'da İstiklal Mahkemelerinde idamla yargılanır. Mehmed Asaf Bey'i Atatürk'ün en yakın arkadaşı Kılıç Ali yargılar! Mehmed Asaf Bey, Kılıç Ali’nin verdiği idam kararından, Ali Fuat Paşanın çıkardığı umumi af ile kurtulur!


Mehmed ASAF Bey idam ile yargılandığı Ankara 1 Nolu İstiklal Mahkemesi heyeti tarafından Can Adasına sürgüne gönderilir!

KURTULUŞ SAVAŞI YILLARINDA İSMİ ÖNE ÇIKAN HENDEKLİ MEHMED ASAF BEY KİMDİR?
 

Mehmed Asaf Bey, 1896 yılında Hendek ilçesinin Başpınar mahallesinde dünyaya geliyor. Babasının adı: Osman, Annesinin adı: Zehra'dır.


Mehmed Asaf Bey, Hendek'te ilkokulu ve rüştiyeyi bitirir. Çocukluk ve gençlik yılları Hendek'te geçer. Askerlik çağı geldiğinde Düzce Askerlik şubesine çağrılır ve Kağıthane Kışlasına gönderilir. Mehmed Asaf Bey, Kağıthane Kışlasında yedek subaylık eğitimini tamamladıktan sonra, Kafkas Cephesine gönderilir.

Mehmed Asaf Bey, 13 Temmuz 1916 tarihinde Kelkit ilçesine bağlı Güzyurdu köyü yakınlarında Ruslarla yapılan savaşta esir düşer. Ruslar, Mehmed Asaf bey ile birlikte 95 Türk subayını Bayburt, Erzurum, Hasankale, sarıkamış, Kars ve Erivan yoluyla Tiflis'e sevk eder. Tiflis'te 1 ay esir kalan Mehmed Asaf bey ve 95 Türk Subayı, Volga nehri kıyısında bulunan Vetluga kasabasına sevk eder.


Mehmed Asaf Bey ve 95 Türk Subayı Rusya'da 3 yıl esir kalır. Rusya ile Osmanlı Müttefiklerinin 1918 yılında imzaladıkları Birest-Litwoks anlaşmasıyla esir hayatı sona erir ve Hendek'e döner. Mehmed Asaf beyin bu dönüşü, mondros Mütarekesinin imzalandığı günlere rastlar.
Hendek'e dönen Mehmed Asaf bey, Hendek Hükümet Konağının önünde arzuhalcilik yapar. Edebi yönü kuvvetli olan Mehmed Asaf bey siyasetle de ilgilenir. Hürriyet ve İtilaf Partisinin Hendek şubesinde görev alarak siyasi faaliyetlere başlar.

Sapanca İlçesine bağlı Derbent Nahiyesi Müdürü Şemsettin beyin tuttuğu bir defterde yazan notta Mehmed Asaf beyin adı yazar. Bu defter yüzünden Mehmed Asaf beyin Yarbay Mahmut beyin öldürülme olayı ile ilgisi var diye Başpınar mahallesindeki evinden alınarak, tutuklanır...
Mehmed Asaf bey sorgulandıktan sonra Eskişehir’de bulunan Garp Cephesi Komutanlığına gönderilir. Mehmet Asaf beyin sorgulaması Eskişehir’de devam ederken, Yunan ordularının ilerleyişi Eskişehir önlerine kadar gelir. Yunan tehlikesine karşı Eskişehir boşaltılarak, Mehmed Asaf bey ve diğer mahkumlar Ankara’ya nakil edilir.

Ankara’ya taşınan harp divanında Mehmed Asaf beyin yargılanması devam eder. Hap Divanı, Mehmed Asaf beyin dosyasını Ankara 1 Numaralı İstiklal Mahkemesine sevk eder. İstiklal Mahkemesinde Mehmed Asaf beyi yargılayan heyetin başında, Atatürk’ün en yakın arkadaşı Kılıç Ali var.



Günlerce süren yargılama sonunda Mehmed Asaf bey idama mahkum edilir. İdam kararı yüzüne okunan Mehmed Asaf bey askerler tarafından hücresine götürülürken askerlere, beni asamazlar, söyleyeceklerim var, der. Mehmed Asaf bey bu sözlerinden sonra Kılıç Ali’nin karşısına getirilir. Mehmed Asaf bey, kendisinin Ali Fuat Paşa tarafından ilan edilmiş umumi affa mazhar olduğunu, bu sebepten idam kararının kaldırılmasını Kılıç Ali’ye söyler. Kılıç Ali bu konuşma üzerine yan odaya geçerek, Ali Fuat Paşa ile makine başından şifreli görüşme yaparak, Düzce-Hendek isyanlarında affa mazhar olmayanların listesini ister. Ankara’ya gönderilen listede Mehmed Asaf beyin ismi yoktur ve idamdan kurtulur.



Yeniden yargılanan Mehmed Asaf beye sürgün kararı çıkar. Mehmed Asaf bey, Eğridir Gölündeki Can Adasına sürgüne gönderilir. Mehmed Asaf bey, Can Adasında 2 yıl kalır. 2 yıllık sürgün hayatının sonunda af çıkar. TBMM Sakarya Meydan muharebesi kazanıldıktan sonra, siyasi suçların affedilmesi konusunda kanun çıkarır. Çıkarılan af kanunu ile serbest kalan Mehmed Asaf bey, Hendek’e döner. Hendek’e dönen Mehmed Asaf bey, Hükümet Konağı önünde arzuhalciliğe devam eder.

Mehmed Asaf bey 2 evlilik yapmıştır. İlk eşi Zekiye hanımdan Orhan ve Turan adında 2 oğlu ve Numan adında 1 kız çocuğu, ikinci eşi Seher Hanımdan Zehre ile Leyla adında iki kız çocuğu vardır.
 

1 Mart 1976 tarihinde Hendek’te vefat eden Mehmed Asaf beyin mezarı, Hendek Belediyesi Asri Mezarlığındadır…

MURAT CEBECİOĞLU’NUN KİTABINDA, MEHMED ASAF BEYİN EDEBİ KİMLİĞİ ÖNE ÇIKTI…

 Edebi yönü kuvvetli olan Mehmed Asaf bey Hendek’i anlatan, tanıtan makaleler yazar. Özellikle Hendek Halk Evinin çıkardığı ÇAMDAĞ DERGİSİNDE, 1947 Tarihli Hendek’te Tütün Ziraatı başlıklı makalesini okuyanlar, Mehmed Asaf beyin edebi yönünün güçlü olduğunu anlar. Aynı şekilde Uludere ile ilgilide muhteşem tasvirleri vardır. Bu tasvirleri okuyanlar, Mehmed Asaf Beyin tasvirleri ünlü edebiyatçılardan aşağı değil, diye hayranlıklarını açığa vuruyor.

Mehmed Asaf Bey aynı zamanda gazetecidir. Rusya’da sürgün hayatı yaşarken çıkarılan NİYET Gazetesi’nde bunu görmek mümkün…

Rusya’da sürgün hayatı yaşamak ve gazete çıkarmak…

Rus topraklarında gazete çıkarmak, çok büyük bir tarihi olay!

Bu önemli tarihi olayın bu zamana kadar Bayraktepe’deki müzede sergilenmemesi büyük bir eksiklik!

Bayraktepe müzesinde Mehmed Asaf Bey ile ilgili bir köşe ivedilikle oluşturulmalıdır. Bu köşede Rusya’da esir hayatı yaşarken çıkardığı NİYET GAZETESİ ve özel eşyaları sergilenmelidir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner87