banner101
banner75
banner96

Garip Mutluluk

Sandıklı karşısında rakip kaleye gitmek yerine rakibin gelmesini engellemek üzerine kurulu bir düzen…2’li forvet tercihi, sözde galibiyet isteği…Devamı felaketin ta kendisi!..

Garip Mutluluk

Sandıklı karşısında rakip kaleye gitmek yerine rakibin gelmesini engellemek üzerine kurulu bir düzen…2’li forvet tercihi, sözde galibiyet isteği…Devamı felaketin ta kendisi!..

12 Mart 2014 Çarşamba 13:47
Garip Mutluluk

Soru basit, uzman olmak gerekmiyor.
O ikili forvete topu kim getirecek?
Sağ önde defansif ön libero Hamza…
Haftalardır, inatla ve ısrarla…
Arkasında da Aykut Duran…
Ne gelen var, ne de ileri çıkan…
Ne Hamza’dan hayır gelir ne Aykut’tan…
Teknik-taktik adına söylenecek ne varsa hepsi yalan-dolan!..
Çocukların suçu yok, tek suçlu başkan…
Takım yanıyor, o yanlış adres veriyor.
***
Solda kanatta ise cinayet işleniyor!...
Önde Onur Anıl, arkasında Hakkı Helvacı…
İkisi de stoper, hem de sağ ayaklı…
Sol ayaksız oynayan sol kanat…
Karşılarında sanki Gökhan Gönül oynayacak?
Afrika’da böyle bir tercihi yapan teknik adamı ‘Yamyamlar’a verirler!...
Burada takım veriyorlar, sonra zeytinyağı gibi su yüzüne çıkarak bağırıyorlar…
“Takım düşüyor, şehir uyuyor”…
Peki; “Kim düşürüyor?”…
Bağıran’la bağırtan!..
***
Kaleci Hüseyin’in degajlarıyla pozisyon bulma düşüncesi yılbaşında büyük ikramiye çıkma şansı kadar düşüktü.
Sakaryaspor’a bir amorti çıktı, Sandıklı’ya son iki rakamlı ikramiye!…
Büyüğü 3 puandı, onu amaçlayan kimse yoktu.
Rakibin orta sahasındaki ikili 23 ile 25 nolu oyuncuları ne kadar uyumluysa Sakaryaspor’un aynı pozisyondaki oyuncuları aynı oranda uyumsuzdu.
Biri oyunu istediği gibi yönlendirdi, diğeri göbeğini kaşıyan adam gibiydi!..
Rakibin bol pas yapması, teknik direktörleri Murat Bölükbaşı’nın henüz felsefesini yerleştirememiş olduğunun göstergesiydi.
Ne o durdurabildi, ne de Sakaryaspor!..

***
Saha da stoperler cirit atıyor..
İki pas yapmak, deveye hendek atlatmaktan zor…
Bu şartlarda gol atmakta yerli uçak yapmak kadar uzak!... Üretmek ne kelime?
Sadece iyi niyetli mücadele, o hep vardı.
Takımın sorunu fiziksel değil, kimyasal!
Anlamakta zorlananları, anlamakta zorlanıyorum..
***
Çözüm mercii, çözümsüzlüğün merkezi…
Sahadakilerin hepsi sağ ayak, numunelik solak yok.
Hepsi kulübeye mahkum!..
Elleri bağlı, ayaklar prangalı…
Ayhan, Canberk, Yılmaz, Erdi bir de Uğur Er, yedek kaleci…
7 kişilik kulübenin beşi solak…
Oyuna girenler yine sağ ayak; Bünyamin ile Berat…
Solaklar, Anayasa Mahkemesi’ne başvurup dava açsalar, kazanırlar!..
İnsan Hakları’na aykırı…
Ki antrenörün kendisi de solak…
Bugünkü Murat Özkan, futbolcu Murat Özkan’ı imkanı yok oynatmazdı!..
Verdiği görüntü bu…
***
2 Yarı takım aynıydı, hoca memnun!...
Tek fark önde koyulan baskı oldu.
Çocukların “ekmek arası fırça yemiş” bir hali vardı!
On dakika geçtikten sonra oyun rolanti…
Oyuncu hamleleri tabelanın değişmemesi üzerine….
Elibol Sandıklı senden tırstı, sen sandık’tan.
Maça çıkarken herkes beraberliğe razı.…
Maç bitti, skor şaşırmadı.
Garip ama herkes mutlu!..

Son Güncelleme: 00.00.0000 00:00
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner73

banner87