Atalay, memleketi Sakarya’nın Kaynarca ilçesinde kurulması planlanan kimya ve plastik odaklı endüstri bölgesi projesine ateş püskürdü. Birinci sınıf tarım arazilerinin ve su havzalarının sanayi baskısıyla yok edilmek istendiğini belirten Atalay, "Halk, köylü, siyasetçi, belediye başkanı karşı; bu sevdadan derhal vazgeçin, günahtır ve ayıptır" ifadeleriyle yetkililere rest çekti.

"TABELAYI DEĞİŞTİRİP 'ENDÜSTRİ BÖLGESİ' YAPTILAR"

Kaynarca, Karasu ve Karadeniz sahil şeridinin Türkiye’nin en verimli lahana ve tarım merkezlerinden biri olduğuna dikkat çeken Atalay, Kocaeli ve Gebze hattındaki sanayicilerin bölgeye göz diktiğini vurguladı. Süreci sert bir dille eleştiren TÜRK-İŞ Lideri, şu ifadeleri kullandı:

"Diyorlar ki Tuzla'dan, Dilovası'ndan, Gebze'den plastik ve kimya sanayicileri yıllardır organize sanayi bölgesi kurmak istiyorlar... Sonra bakanlık tabelayı değiştirdi; yazdı 'OSB Endüstri Bölgesi'. Ne demek bu? Diyor ki: 'Seni orada gelip zehirleyeceğim'."

"BÜTÜN ŞEHİR AYAKTA, BU SEVDADAN VAZGEÇİN"

Bölgede 1,5 milyon insanın yaşadığını ve projenin büyük bir infiale yol açtığını kaydeden Atalay, ilgili bakanlığa ve yetkililere uyarılarda bulundu:

  • Toplumsal Tepki: "Halk karşı, köylü karşı, siyasetçi karşı, belediye başkanı karşı, vatandaş karşı; hâlâ sorumlu bakanlık bundan vazgeçmiyor. Belki Bakan yahut bakanlar orayı hiç görmediler."

  • Sert Uyarı: "Buradan bir daha ifade ediyorum: Bunu yapamazsınız! O toplum size bunu yaptırmaz, günahtır ve ayıptır! Bir an evvel bu sevdadan vazgeçin!"

"BABAMLA PATATES TOPLADIĞIMIZ TOPRAKLAR BETONA GÖMÜLDÜ"

G geçmişte Sakarya Ovası'na inşa edilen devasa fabrikaları ve heba edilen verimli arazileri örnek gösteren Atalay, kendi çocukluk anılarını anlatarak çarpık sanayileşmeye dikkat çekti:

"Adapazarı'na girerken sağda solda fabrikalar var. O arazilerde bundan 60 sene evvel rahmetli kamyoncu babamla patates topladığımı biliyorum. Ne olurdu o fabrikayı 5 kilometre öteye, dağın dibine yapsaydın? Bu çarpık tablo dün de vardı, bugün de devam ediyor."

"SU VE ÇEVRE MAAŞTAN DAHA ÖNEMLİDİR"

Sendikal mücadelenin sadece ücret pazarlığı olmadığını ifade eden Atalay, yaşam alanlarını korumanın öncelikli görev olduğunu vurguladı. Konuşmasını gençlere de mesaj vererek noktaladı:

"Biz sendikalar için su da bizim meselemiz, çevre de bizim meselemiz. Bana göre su ve çevre, maaştan daha önemli. Ancak 25 yaşındaki genç bunu görmüyor, 'Bırak onları parayı hallet' diyor. Oysa su olmazsa, çevre olmazsa para da olmaz."

Muhabir: Haber Merkezi