SES Sakarya Şube Temsilcisi Kadir Varol: " İş yerlerimiz güvenli hale gelene kadar can güvenliğimizin tehdit altında bulunduğu yerlerde gerekirse çalışmaktan kaçınma hakkımızı kullanacağımızı ilan ediyoruz"

Konya'da dün kardiyoloji uzmanı Dr. Ekrem Karakaya ve poliklinik sekreterinin ölümüyle sonuçlanan saldırı, Sakarya'da da sağlık emekçileri tarafından protesto edildi. KESK'e bağlı Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçilri Sendikası (SES) Sakarya Temsilcisi Kadir Varol, işyerleri güvenli hale gelinceye kadar, van güvenliğine tehdit bulunan yerlerde gerekirse çalışmama hakkını kullanacaklarını bildirdi.

Yenikent Devlet Hastanesi önünde çok sayıda sağlık çalışanının katıldığı protestoda konuşan Kadir Varol, şunları söyledi:

"Konya Şehir Hastanesi’nde çalışan Kardiyoloji uzmanı Dr. Ekrem Karakaya ve poliklinik sekreteri hasta yakınının silahlı saldırısına uğradı. Yapılan tüm müdahalelere rağmen her iki sağlık çalışanı hayatını kaybetti. Üzgünüz, öfkeliyiz. Doktor beyin ve poliklinik sekreterinin yakınlarına ve tüm sağlık camiasına başsağlığı diliyoruz.

Sağlıkta önlenemeyen hatta artarak devam eden şiddetin sorumluları sağlıkta yanlış politikaları sürdürmeye, bizleri hasta ve yakınları ile karşı karşıya getirmeye devam ediyor. Şiddeti körükleyen açıklamalardan ve politikalardan geri kalmıyorlar. Hiç bir kuruma silahla girilemezken, hastanelere rahatlıkla girilebiliyor.

Defalarca söyledik, muhataplarına sorunumuzu ilettik, çözüm bulun da demedik, çözüm sunduk, sadece “uygulayın” dedik…

Ancak Sağlık Bakanlığı hala biz sağlık emekçilerine kulaklarını tıkamaya devam ediyor."

SAĞLIK ÇALIŞANI KIYIMI

"Sağlık kurumları artık çalışanlar açısından verimli, huzurlu ve güvenli bir ortam olmaktan çıktı, yoğun iş yükü altında ezildiğimiz, her an şiddete maruz kaldığımız, can güvenliğimizin bulunmadığı sağlıksız yerler haline geldi. Sağlıkta şiddet sağlık çalışanı kıyımına dönüştü!

Sağlık ortamının getirildiği bu nokta bizleri mesleğimize yabancılaştırdı. Performans kaygısı bir yandan, liyakatsız yöneticilerin iktidarın desteğine yaslanarak uyguladıkları mobing, öte yandan yap-boza çevirdikleri ulaşılamaz-niteliksiz, ücretli hale getirdikleri sağlık sistemindeki tüm sorunların muhatabı olarak sağlık emekçilerini gören, şiddet uygulamayı hak arama zanneden hasta ve hasta yakınlarının şiddeti, tükeniyoruz!

Yeter artık, şiddete maruz kalmak ve ölmek istemiyoruz. Yaşamak ve yaşatmak istiyoruz. Bu vahşet son bulmak zorunda!"

"GÖREVİMİZ BAŞINDA ÖLÜYORUZ"

Türkiye'den 2 gün önce yola çıkan boş tahıl gemisi Ukrayna'ya ulaştı Türkiye'den 2 gün önce yola çıkan boş tahıl gemisi Ukrayna'ya ulaştı

"Tüm sağlık emekçilerinin sabrı tükendi. Her ay yurtdışına giden sağlık emekçisi sayısı yüzleri aşıyor, genç hekimler artık Tıpta Uzmanlık değil yabancı dil kurslarına kayıt oluyor. Özel hastane patronlarının yönettiği sağlık politikaları sağlık emekçilerini insanca koşullarda çalışabilmek için özel hastanelere geçmeye zorluyor.

Politika yapıcılar, sağlık ortamını günden güne tükettiniz, sağlık emekçilerini tükettiniz, neden hala ve ısrarla önlem almayarak bizleri bu vahşetle yüz yüze bırakıyorsunuz?

Görevimiz başında ölüyoruz! Sağlıkta dönüşüm programınız bizleri yaşamdan koparmaya devam ediyor. Sağlık Bakanı ve bürokratları ne yapıyor diye sormak istiyoruz. Pandemi koşullarında her türlü riski göze alarak çalışmış olan sağlık emekçilerinin yani bizlerin hayatı bu kadar ucuz mu? Yükümlülüklerinizi acilen yerine getirmeniz için daha ne kadar ölmeliyiz? Şiddetle ilgili biz sağlık emek meslek örgütleriyle birlikte Acil Eylem Planı hazırlamak için neyi bekliyorsunuz?

Artık yeter! Sağlıkta şiddete karşı hemen, şimdi, amasız, fakatsız önlem alınsın, şiddet uygulayanlar istisnasız cezalandırılsın. İş yerlerimiz güvenli hale gelene kadar can güvenliğimizin tehdit altında bulunduğu yerlerde gerekirse çalışmaktan kaçınma hakkımızı kullanacağımızı ilan ediyoruz."