<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Sakarya Son Dakika Haberleri - Bizim Sakarya Gazetesi</title>
    <link>https://www.bizimsakarya.com.tr</link>
    <description>"Sakarya'da yaşanan en güncel gelişmeleri anında öğrenmek için doğru adrestesiniz! Bizimsakarya.com.tr, Son Dakika Sakarya Haberlerinin kaynağıdır. Sakarya'da meydana gelen önemli olaylar, güncel haberler ve daha fazlası için bizi takip edin. Sakarya'nın nabzını bizimle tutun!"</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.bizimsakarya.com.tr/rss/teknoloji" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 22 Jul 2026 21:52:27 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.bizimsakarya.com.tr/rss/teknoloji"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[TÜBİTAK Fen Lisesi, öğrencilerinin YKS'de aldığı başarılı sonuçlarla göz doldurdu]]></title>
      <link>https://www.bizimsakarya.com.tr/tubitak-fen-lisesi-ogrencilerinin-yksde-aldigi-basarili-sonuclarla-goz-doldurdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bizimsakarya.com.tr/tubitak-fen-lisesi-ogrencilerinin-yksde-aldigi-basarili-sonuclarla-goz-doldurdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Lise, ilk yüze giren 7 öğrencisiyle 12, ilk bine giren 32 öğrencisiyle de 58 derece elde ederek ön plana çıktı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>KOCAELİ (AA) - Uyguladığı özel öğretim programıyla temel bilimler, bilişim teknolojileri, yazılım ve havacılık ile uzay teknolojileri alanlarında Türkiye'nin ihtiyaç duyduğu nitelikli bilim insanı adaylarını geleceğe hazırlayan TÜBİTAK Fen Lisesi, 2026 yılı Yükseköğretim Kurumları Sınavı'nda (YKS) öğrencilerinin elde ettiği başarılı sonuçlarla ön plana çıkıyor.</p><p>'Milli Teknoloji Hamlesi'nin ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağını yetiştirme hedefiyle, bilim ve teknolojiye yön verecek üreten, geliştiren, araştıran ve sorun çözen nesil yetiştirme hedefine sahip lisede üniversite sınavına giren öğrencilerin elde ettiği başarılı sonuçlar göz dolduruyor.</p><p>İlk yüze giren 7 öğrencisiyle alanlarda 12 derece elde eden TÜBİTAK Fen Lisesi, ilk binde de 32 öğrencisiyle 58 derece yaptı.</p><p>TÜBİTAK Fen Lisesi Müdürü Hacı Ahmet Yıldırım, AA muhabirine, öğrencilerle geçirdikleri 5 yıllık sürecin meyvelerini aldıklarını söyledi.</p><p>Sonuçların, 5 yıllık süreci çok verimli geçirdiklerinin kanıtı niteliğinde olduğunu belirten Yıldırım, 'Bunun en önemli göstergelerinden biri öğrencilerimizi iyi üniversitelere yolcu etmekti. Çocukların kendilerine bir şeyler katarak iyi üniversitelere gittiklerini görmek bizleri sevindirdi. İnşallah tercihlerden sonra çok büyük kısmı diledikleri okullara gitmiş olacaklar.' diye konuştu.</p><p>Yıldırım, elde edilen başarılı sonuçlardan dolayı mutluluk duyduklarını dile getirerek, hedefledikleri misyon doğrultusunda elde edilen derecelerin önemli olduğunu kaydetti.</p><p>- 'İlk binde olmayan 6 öğrencimizin üniversiteye direkt geçiş hakkı var'</p><p>Öğrencilerin çok iyi bir hazırlık yılı geçirdiklerini aktaran Yıldırım, 'Sınavın ardından emeklerinin karşılığını almış oldular. İlk yüze giren 7 öğrencimiz ve 12 derecemiz var, derecelerimizin 3'ü Alan Yeterlilik Testi (AYT) sayısaldan geldi. İlk binde de 32 öğrencimiz var. Bunlar 58 derece yaptılar ve 23'ü de AYT sayısaldan geldi. İnsanların kafasında fikir oluşturması için bu rakamlar önemli. Diğer öğrencilerimiz de çok güzel dereceler aldılar.' diye konuştu.</p><p>Yıldırım, lisenin nitelikli bilim insanı yetiştirme misyonuna bağlı olarak, bilim olimpiyatları ve proje çalışmalarının üniversiteye geçişte ciddi katkı sağladığına değinerek, şöyle devam etti:</p><p>'İlk binde olmayan öğrencilerimizden 6'sının Uluslararası Bilim Olimpiyatları ve yarışmalarda elde ettikleri derecelerden dolayı üniversiteye direkt geçiş hakkı var. Yine 16 öğrencimizin bilim olimpiyatları ve proje yarışmalarından elde ettikleri dereceler sayesinde yerleştirme puanlarının yanı sıra ek katsayı puanları gelecek. Bu da şu demek, istedikleri bölümlere yerleşmiş olacaklar. Bu, 5 yıllık zaman diliminde yaptıkları çalışmaların güzel birer meyvesi oluyor.'</p><p>Öğrencilere kazandırdıkları disiplinin sınav hayatlarına da olumlu yansıdığını vurgulayan Yıldırım, 'Milyonlarca insanın girdiği sınavda ilk 100 ve ilk 1000'den bahsediyoruz. Öğrencilerimiz 5 yıllık eğitim hayatları boyunca ciddi disiplin elde ettiler ve üniversite sınavı gibi hayatlarındaki önemli bir aşamada sonuçlarını olumlu anlamda gördüler. Tercihler sonuçlandığında da inşallah karşılığını görecekler.' ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Yıldırım, nitelikli bilim insanı yetiştirme hedefi doğrultusunda eğitim vermeye devam edeceklerinin altını çizerek, okuldan ilk mezun olan öğrencilerin arkalarından gelen öğrencilere önemli bir yol açtığını sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji, Kocaeli, Bilim</category>
      <guid>https://www.bizimsakarya.com.tr/tubitak-fen-lisesi-ogrencilerinin-yksde-aldigi-basarili-sonuclarla-goz-doldurdu</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 17:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bizimsakaryacomtr.teimg.com/crop/1280x720/bizimsakarya-com-tr/uploads/2026/07/agency/aa/tubitak-fen-lisesi-ogrencilerinin-yksde-aldigi-basarili-sonuclarla-goz-doldurdu.jpg" type="image/jpeg" length="96132"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencisi, uluslararası matematik yarışmasından altın madalyayla döndü]]></title>
      <link>https://www.bizimsakarya.com.tr/kartal-anadolu-imam-hatip-lisesi-ogrencisi-uluslararasi-matematik-yarismasindan-altin-madalyayla-dondu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bizimsakarya.com.tr/kartal-anadolu-imam-hatip-lisesi-ogrencisi-uluslararasi-matematik-yarismasindan-altin-madalyayla-dondu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Japonya'da düzenlenen WMI 2026 Dünya Finali'nde altın madalya kazanan Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi 11. sınıf öğrencisi Muhammed Enes Demirel: - 'Ağustos ayının başında Vietnam'da düzenlenecek Asya Matematik Olimpiyatları'nın finali var. İnşallah orada da yine daha güzel başarı elde etmek isterim. Bunun dışında Uluslararası Matematik Olimpiyatları (IMO) adı verilen ve en prestijli matematik olimpiyatı olarak kabul edilen farklı bir yarışma var. Benim matematik olimpiyatlarına başlamamdaki en büyük motivasyon da ülkemi altın madalyayla temsil edebilmek' - 'Herhangi bir alanda kendini geliştirmek isteyen öğrencilere hocalarımız desteklerini esirgemiyor. 'Ben şunu yapmak istiyorum.' dediğimizde önümüzü açmak için ellerinden geleni yapıyorlar']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - HAMDİ DİNDİREK - Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi 11. sınıf öğrencisi Muhammed Enes Demirel, Japonya'da düzenlenen World Mathematics Invitational (WMI) 2026 Dünya Finali'nde kazandığı altın madalyayla matematik alanındaki başarısını uluslararası düzeye taşıdı.</p><p>Küçük yaşta hafızlığını tamamlayan Demirel, fen, teknoloji, mühendislik, matematik (STEM) alanlarındaki ulusal ve uluslararası yarışmalarda çeşitli dereceler elde etti.</p><p>Demirel, Japonya'da düzenlenen WMI 2026 Dünya Finali'nde gösterdiği performansla önemli bir başarıya imza attı.</p><p>WMI ön eleme turunda dünya üçüncüsü olarak finale katılmaya hak kazanan Demirel, finalde elde ettiği altın madalyayla Türkiye'yi ve okulunu uluslararası platformda başarıyla temsil etti.</p><p>Altın madalyasıyla Türkiye'ye dönen Demirel, matematik tutkusunu ve başarı yolculuğunu AA muhabirine anlattı.</p><p>Demirel, matematiğe olan ilgisinin çocukluk döneminden itibaren başladığını, 5-6 yaşlarındayken 1'den 100'e kadar saymayı öğrendiğini söyledi.</p><p>Daha büyük sayıların nasıl devam ettiğini merak ettiğini ve akrabalarına sorduğunu belirten Demirel, 'Soruyordum, '10 bin' diyorlar, çok seviniyorum 10 bin diye bir sayı varmış diye. Sonra '100 bin', 'milyon', 'milyar', bunları söylüyorlar, çok hoşuma gidiyor. Sayılarla uğraşmayı seviyordum herhalde o zamanlar.' dedi.</p><p>Demirel, tek basamaklı sayıların çarpımını öğrendikten sonra 'Daha büyük sayılar nasıl çarpılır?' diyerek herhangi bir kaynağa bakmadan kendi kendine çarpmayı denediğini dile getirdi.</p><p>- 'Türkiye'nin en üstte görünmesini ve bunun da benim vesilemle olmasını çok isterim'</p><p>Katıldığı yarışma hakkında bilgi veren Demirel, şöyle konuştu:</p><p>'Uluslararası yarışmalarda, matematik olimpiyatları özelinde öncelikle ülke içinde elemeler yapılıyor. WMI sınavının da ülke içinde bir ön eleme sınavı vardı. Bu eleme sınavında başarılı olan öğrenciler de final sınavına katılmaya hak kazanıyordu. Ön eleme sınavında dünya üçüncülüğü nasip olmuştu. Bu şekilde de finale gitmiş oldum. Finalde de iki aşamadan oluşan bir sınav vardı. Bu sınav aslında daha çok hız odaklı, kısıtlı süre içerisinde en fazla doğru soruyu işaretleyeceğin bir sınav. Final sınavında 15 soru ilk bölümden, 10 soru da ikinci bölümden vardı. Yanlış-doğru sayımız açıklanmadı ancak altın madalya geldiğine göre güzel bir şeyler yaptığımızı görebiliriz.'</p><p>Ödül töreninden önceki akşam sonuçların açıklanacağının kendilerine söylendiğini aktaran Demirel, 'Beklerken elimize belgeler geldi. Bunun içinde sonuçların olduğu söylendi. Türkiye heyetinin başındaki hoca aldı eline, sonra gitti. Ben de bekliyorum ne madalyası geldi diye. 10-15 dakika bekledikten sonra 'altın' diye mesaj atıldı. Ben de çok sevindim. Final sınavına gidip ülkeyi temsil etmek ve bir öğrencinin kendi içinde bir şeyler yapabileceğine inanmasını sağlayan bir deneyimdi.' ifadelerini kullandı.</p><p>Demirel, Çin, Japonya ve ABD gibi bazı ülkelerin bu olimpiyatlarda daha başarılı bir geçmişe sahip olduğunu, Türkiye'nin de son dönemde önemli gelişim gösterdiğini ve bu ülkelerle rekabet eder duruma geldiğini kaydetti.</p><p>Katıldığı yarışmada Türkiye'nin başarı sıralamasında o ülkeler arasında yer almasının kendisini çok mutlu ettiğini dile getiren Demirel, 'İnşallah daha farklı sınavlar da var. Bu sınavlarda da Türkiye'nin en üstte görünmesini ve bunun da benim vesilemle olmasını çok isterim.' diye konuştu.</p><p>- 'Saatlerce yazmaya, soru sormaya, öğrenmeye çalıştım'</p><p>Özel olarak WMI yarışması için bir çalışmada bulunmadığını ve genel manada matematik çalıştığını anlatan Demirel, şöyle devam etti:</p><p>'Hazırlık yılının sonlarına doğru matematiğe yoğun şekilde çalışmaya karar verdim. Matematik birkaç alt dalda incelenebilir. Bunların hepsi için bir defter aldım, ondan sonra da masanın başına oturup saatlerce yazmaya, soru sormaya, öğrenmeye çalıştım. Düzenli olarak günde 8-9 saat çalıştığım söylenemez ancak bir yıllık süreçte o kadar yoğun çalıştım. İkinci yılda belirli bir şeyleri biliyorduk, kardeşlerimizle, arkadaşlarımızla bu bilgiyi paylaşarak daha kalıcı hale getirmeye çalıştım. 10. sınıf da biraz bu odaklı geçti. Ancak tabii az çalıştım dediğim de 5 saat falan çalışıyorduk.<br></p><p>Kader dünyasında bu başarının sana yazılabilmesi için isteğinin görülmesi lazım. Aslında bunun hepsini 'talep' adı altında inceleyebiliriz; dua, sebat, azim. Bir istek, motivasyon oluyor, bu istek aslında bir duadır. Sonra bu duadan sonra sen bir gayrete giriyorsun, azme geliyorsun, çalışıyorsun. Bu çalışma azmini uzun süre sebat ederek sürdürürsen de bunun sonucuna başarı deniyor. Başarılı olmak isteyen arkadaşlar için formül bu.'</p><p>- 'En büyük motivasyon, Uluslararası Matematik Olimpiyatları'nda ülkeyi altın madalyayla temsil edebilmek'</p><p>Demirel, çocukluğundan bu yana ailesinden birçok konuda büyük destek gördüğünü belirterek, 'Okulun desteği denince aklıma tercih dönemi geliyor. Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi'ni seçsem mi, seçmesem mi diye arada kalmıştım, ondan sonra da seçmiştim. Tercih ettikten sonra ise aklıma, 'Ben bir şeyler öğrenmek istiyorum, acaba imkanlar ne kadar iyi?' sorusu geldi. Sonra şunu fark ettim, herhangi bir alanda kendini geliştirmek isteyen öğrencilere hocalarımız desteklerini esirgemiyor. 'Ben şunu yapmak istiyorum.' dediğimizde önümüzü açmak için ellerinden geleni yapıyorlar. Olimpiyatlarda da bu şekilde oldu, ellerinden geldiğince destek olmaya çalıştılar, Allah hepsinden razı olsun.' şeklinde konuştu.</p><p>Gelecek hedeflerinden de bahseden Demirel, 'Ağustos ayının başında Vietnam'da düzenlenecek Asya Matematik Olimpiyatları'nın finali var. İnşallah orada da yine daha güzel bir başarı elde etmek isterim. Bunun dışında Uluslararası Matematik Olimpiyatları (IMO) adı verilen ve en prestijli matematik olimpiyatı olarak kabul edilen farklı bir yarışma var. Bunun seçimleri de TÜBİTAK tarafından ülke genelinde yapılıyor ve 6 kişilik bir takım oluşturuluyor. Yaz döneminde kamp süreci, ardından ikinci aşama sınavı, takım seçme sınavı ve IMO var. Benim matematik olimpiyatlarına başlamamdaki en büyük motivasyon da ülkemi altın madalyayla temsil edebilmek.' ifadelerini kullandı.</p><p>- 'Hedefim, 42 puan alıp dünya birinciliğiyle dönmek'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Demirel, Türkiye'nin Uluslararası Matematik Olimpiyatları'ndan genellikle iyi dereceler ve madalyalarla döndüğüne dikkati çekerek, şu anda Çin'de düzenlenen organizasyonda Türkiye'yi temsil eden 6 öğrencinin de başarılı sonuçlar elde etmesini diledi.</p><p>Seneye bu sınavın Budapeşte'de olacağını aktaran Demirel, şunları kaydetti:</p><p>'Bu sınavda altın madalya almak için aşağı yukarı 42 puan üzerinden 35 puan almak gerekiyor. Aslında olimpiyat sınavını fullemesi de çok zor. Çin takımı bu sınavda genellikle 42 puan yaparak altın madalya kazanıyor, dünya birincisi oluyor. Ülke tarihimizdeki en büyük başarı da Melih Üçer hocamız tarafından yapılmış; 38 puanlık bir derece, altın madalya ve dünya dördüncülüğü. Benim hedefim de inşallah bu sınavda 42 puan alıp dünya birinciliğiyle dönmek.<br></p><p>Madalya ve derece, bana 'Hayatta başardım.' dedirtecek şeyler değil çünkü madalya ve derece, sadece çalışmanın ve gayretin sertifikalanmış hali. Asıl başarı, o çalışma ve gayreti sürekli sürdürebilmek. Bunun dışında insanlara faydalı olabilmek de çok önemli. Altın madalyaları üst üste yığsak bile bunun bir önemi yok. Asıl mesele daha iyi yerlere gelerek insanlara, ümmete daha faydalı olabilmek diye düşünüyorum.'</p><p>Demirel, çalışmadan başarının mümkün olmadığını belirterek, 'Doğru şekilde çalışmak ve öğrenmek için çabalamak lazım. Altın madalya ya da derece önemli değil, asıl mesele gayreti sürdürebilmek.' dedi.</p><p>Sınavda yaptığı basit işlem hatasının kendisine önemli ders verdiğini anlatan Demirel, elde edilen başarının yalnızca kişinin kendi çabasına bağlanmaması gerektiğini söyledi.</p><p>Başarıdan çok gayret ve duaya odaklanılması gerektiğini vurgulayan Demirel, asıl amacının insanlara faydalı olabilmek olduğunu sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji, Istanbul, Bilim</category>
      <guid>https://www.bizimsakarya.com.tr/kartal-anadolu-imam-hatip-lisesi-ogrencisi-uluslararasi-matematik-yarismasindan-altin-madalyayla-dondu</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 11:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bizimsakaryacomtr.teimg.com/crop/1280x720/bizimsakarya-com-tr/uploads/2026/07/agency/aa/kartal-anadolu-imam-hatip-lisesi-ogrencisi-uluslararasi-matematik-yarismasindan-altin-madalyayla-dondu.jpg" type="image/jpeg" length="99846"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İstanbul Boğazı'nın yunusları 30 yıldır takip altında]]></title>
      <link>https://www.bizimsakarya.com.tr/istanbul-bogazinin-yunuslari-30-yildir-takip-altinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bizimsakarya.com.tr/istanbul-bogazinin-yunuslari-30-yildir-takip-altinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- TÜDAV Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Arda Tonay: - 'Yaklaşık 40 bireyden oluşan yerleşik afalina grubu var. Bunun yanında mevsimsel olarak gelip geçen bireyler de bulunuyor. Özellikle balık göçü dönemlerinde toplam sayı yaklaşık 200'e kadar çıkabiliyor' - 'Yunuslar deniz ekosisteminin sağlığını gösteren, besin zincirinin en üst basamağında yer alan gösterge türlerdir. Bir bölgede yunus bulunması, o ekosistemin işleyişi hakkında önemli bilgiler verir. Bu nedenle ekosistemin korunması açısından vazgeçilmez canlılardır']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - GÜLSELİ KENARLI - Türk Deniz Araştırmaları Vakfı (TÜDAV) Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Arda Tonay, İstanbul Boğazı'nda yaklaşık 40 bireyden oluşan yerleşik yunus grubunu ve mevsimsel göçlerle gelen diğer yunus türlerini yaklaşık 30 yıldır takip ettiklerini belirterek, 'Bir bölgede yunus bulunması, o ekosistemin işleyişi hakkında önemli bilgiler verir' dedi.<br></p><p>TÜDAV, İstanbul Boğazı ve Marmara Denizi'ndeki yunusların beslenme, dinlenme ve göç rotalarını izlemek amacıyla gözlem ve sörvey çalışmaları yürütüyor.</p><p>Yaklaşık 6 bilim insanının her hafta R/V TÜDAV-Maru araştırma gemisiyle deniz seferi gerçekleştirdiği çalışmalar kapsamında yaklaşık 30 yılda 1500'den fazla sefer düzenlendi. Marmara Denizi ile İstanbul Boğazı'ndaki yerleşik afalina yunusları ve mevsimsel göç yapan tırtak ile mutur yunuslarının hareketleri, foto kimliklendirme ve akustik izleme yöntemleriyle takip edildi.</p><p>Çalışmalar, Karadeniz ile Akdeniz arasında biyolojik koridor görevi gören Türk Boğazlar Sistemi'nin ve her iki deniz ekosisteminin korunmasına da katkı sağlıyor.</p><p>- 'Yerleşik popülasyon yalnızca afalinalardan oluşuyor'</p><p>AA muhabirinin sorularını yanıtlayan TÜDAV Yönetim Kurulu Üyesi ve İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi Deniz Biyolojisi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Arda Tonay, Boğaz'da afalina, tırtak ve mutur olmak üzere üç yunus türünün görüldüğünü, özellikle ilkbahar ve sonbaharda pelajik balık göçüyle birlikte yunus hareketliliğinin arttığını ancak yılın her döneminde yunus gözlemenin mümkün olduğunu söyledi.</p><p>İstanbul Boğazı'nda yerleşik popülasyonun yalnızca afalinalardan oluştuğunu, tırtak ve muturların ise mevsimsel olarak boğazı kullandığını bildiren Tonay, afalina ve tırtakların sırt yüzgeçlerindeki doğal çentik ve şekil farklılıklarının her birey için benzersiz olduğunu, bu sayede fotoğraflarla bireyleri tek tek tanımlayabildiklerini anlattı.</p><p>Tonay, 'Yaklaşık 40 bireyden oluşan yerleşik afalina grubu var. Bunun yanında mevsimsel olarak gelip geçen bireyler de bulunuyor. Özellikle balık göçü dönemlerinde toplam sayı yaklaşık 200'e kadar çıkabiliyor.' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>TÜBİTAK destekli CetaFin adlı yeni projelerinde İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi, TÜDAV, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi ve Sinop Üniversitesi araştırmacılarının birlikte çalıştıklarını belirten Tonay, şu bilgileri verdi:</p><p>'Bu proje ile İstanbul ile Zonguldak ve Sinop'ta elde edilen fotoğraf katalogları karşılaştırılacak. Komşu ülkelerde oluşturulan kataloglarla da eşleştirme yapılarak yunusların farklı bölgeler arasında hareket edip etmediği araştırılacak. Yunuslar deniz ekosisteminin sağlığını gösteren, besin zincirinin en üst basamağında yer alan gösterge türlerdir. Bir bölgede yunus bulunması, o ekosistemin işleyişi hakkında önemli bilgiler verir. Bu nedenle ekosistemin korunması açısından vazgeçilmez canlılardır.'</p><p>1983 yılına kadar yunus avcılığı yapılan Karadeniz'de, 20. yüzyılda 3 ila 4 milyon yunusun öldürüldüğü yönünde tahminler bulunduğunu aktaran Tonay, avcılık yasağının ardından popülasyonlarda toparlanma görüldüğünü ancak tehditlerin devam ettiğini vurguladı.</p><p>Tonay, dip uzatma ağlarında özellikle muturların hedef dışı av olarak yaşamını yitirdiğini, kirlilik ve aşırı avcılık nedeniyle besin kaynaklarının azalmasının da yunusları hastalıklara karşı daha savunmasız hale getirdiğini ifade etti.</p><p>- 'Bazılarının ilk fotoğrafları 15 yıldan daha eskiye dayanıyor'</p><p>TÜDAV Deniz Memelileri Uzmanı Dr. Ayaka Amaha Öztürk, araştırmalarda tekneyle denize açıldıklarını, görülen her yunusun türünü, grup büyüklüğünü ve davranışlarını kayıt altına aldıklarını anlattı.</p><p>Son yıllarda özellikle sırt yüzgeçlerinin fotoğraflandığını belirten Öztürk, 'Yüzgeçlerden artık hayvanları tanıyabiliyoruz. Yaklaşık 40 bireyi düzenli olarak takip ediyoruz. Bazılarının ilk fotoğrafları 15 yıldan daha eskiye dayanıyor.' diye konuştu.</p><p>Boğaz'da 2009'dan bu yana hidrofonlarla akustik izleme çalışmaları yürüttüklerini belirten Öztürk, yunusların özellikle gece saatlerinde daha aktif olduğunu dile getirdi.</p><p>Öztürk, ilkbaharda Karadeniz yönüne gerçekleşen balık göçü sırasında özellikle Boğaz'ın Karadeniz girişinde ve Beykoz koyları çevresinde yunus yoğunluğunun arttığını kaydetti.</p><p>- 'Jet ski trafiği yunusları rahatsız ediyor'</p><p>İstanbul Boğazı'nın dünyadaki sayılı büyük metropoller arasında tekneden kısa sürede yunus gözlemi yapılabilen ender alanlardan biri olduğunu belirten Öztürk, yoğun deniz trafiğinin ise önemli baskılar oluşturduğunu söyledi.</p><p>Son dönemde jet ski kullanımındaki artışın yunuslar üzerinde olumsuz etki oluşturduğunu dile getiren Öztürk, şu değerlendirmede bulundu:</p><p>'Jet skilerin oluşturduğu yüksek ses ve hızlı hareketler yunusları rahatsız ediyor. Yunusların yoğun bulunduğu dönemlerde ve özellikle Karadeniz girişi ile Beykoz koyları gibi alanlarda bu faaliyetlerin sınırlandırılması koruma açısından önemli.'</p><p>Balıkçılık faaliyetlerinin de yunusların davranışlarını etkilediğinden bahseden Öztürk, uzun yıllardır yürüttükleri gözlemlerde popülasyonda büyük bir değişim tespit etmediklerini, yıllara göre görülen dalgalanmaların ise büyük ölçüde balık stoklarındaki değişimlerle ilişkili olduğunu sözlerine ekledi.</p><p>2030 yılına kadar devam etmesi planlanan yeni proje kapsamında, İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi Deniz Biyolojisi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ayhan Dede ise pasif akustik izleme çalışmalarını yürütüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji, Istanbul, Bilim</category>
      <guid>https://www.bizimsakarya.com.tr/istanbul-bogazinin-yunuslari-30-yildir-takip-altinda</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 11:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bizimsakaryacomtr.teimg.com/crop/1280x720/bizimsakarya-com-tr/uploads/2026/07/agency/aa/istanbul-bogazinin-yunuslari-30-yildir-takip-altinda.jpg" type="image/jpeg" length="82931"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Visa siber tehditlere karşı yeni istihbarat platformunu duyurdu]]></title>
      <link>https://www.bizimsakarya.com.tr/visa-siber-tehditlere-karsi-yeni-istihbarat-platformunu-duyurdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bizimsakarya.com.tr/visa-siber-tehditlere-karsi-yeni-istihbarat-platformunu-duyurdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Visa Türkiye Genel Müdürü Samile Mümin: - Visa Tehdit İstihbaratı Platformumuz ile finansal kuruluşların, riskleri dolandırıcılığa veya finansal kayba dönüşmeden önce daha erken tespit etmesine ve bu risklere daha isabetli şekilde müdahale etmesine yardımcı oluyoruz']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Visa, finansal kuruluşların tehditleri daha erken tespit etmesine ve dolandırıcılığa yol açabilecek riskleri azaltmasına yardımcı olmak amacıyla Visa Tehdit İstihbaratı Platformunu (VTIP) hayata geçirdi.</p><p>Şirketten yapılan açıklamaya göre, dolandırıcılık yaygın olarak daha önce yaşanan siber olayların bir sonucu olarak ortaya çıkarken, bu süreç, çoğu zaman henüz herhangi bir ödeme işlemi gerçekleşmeden önce verilerin ele geçirilmesi, kimlik bilgilerinin çalınması veya sistemlerin istismar edilmesiyle başlıyor. <br></p><p>Ödeme bilgilerinin açığa çıkmasına yol açan siber saldırılar, ödeme ekosisteminin herhangi bir noktasında gerçekleşebiliyor. Ele geçirilen ödeme bilgileri yasa dışı platformlarda el değiştirerek finansal kayıplara ve operasyonel aksamalara neden olabiliyor.<br></p><p>Finansal kuruluşların siber tehditlere karşı harekete geçmesine yardımcı olmak üzere geliştirilen platform, şirketin kendi küresel ağını korumak için kullandığı gelişmiş siber güvenlik yetkinliklerinden yararlanıyor.<br></p><p>Küresel ağına yönelik 200'den fazla ülkede her ay yaklaşık 90 milyon siber saldırıyı ve 11 milyon oltalama e-postasını engelleyen Visa, 'sıfır ihlal ve sıfır kesinti' hedefi doğrultusunda yürüttüğü çalışmalarını siber savunma altyapısıyla destekliyor. Siber savunma operasyonlarını yürüten ekip tarafından geliştirilerek gerçek operasyon ortamında test edilen platform, sahip olduğu tehdit istihbaratı ve siber güvenlik yetkinliklerini müşterilerinin kullanımına sunuyor.<br></p><p>- Finansal kuruluşların ihtiyaçlarına özel geliştirildi</p><p>Finans sektörü için özel olarak geliştirilen platform, güvenlik ve risk yönetimi ekiplerinin doğrudan ödeme riskleriyle ilişkili tehditlere odaklanmasına yardımcı oluyor. <br></p><p>Kurumların siber olaylarla dolandırıcılık riskleri arasındaki bağlantıyı daha net görmesini sağlayan platformun özellikleri arasında finans sektörüne özel kötü amaçlı yazılım kaynaklı ihlal göstergeleri sunan tehdit istihbaratı, kuruluşların maruz kaldığı açıkları önceliklendiren güvenlik açığı istihbaratı ve marka taklitlerini tespit etmeye yardımcı olan marka istihbaratı yer alıyor. Ayrıca üst düzey yöneticiler ile çalışanların hedef alınma ihtimaline karşı dijital kimlik istihbaratı sağlanırken, dark web'de tespit edilen ele geçirilmiş ödeme bilgileri VisaNet'ten elde edilen içgörülerle zenginleştirilerek, anlamlı finansal istihbarata dönüştürülüyor.<br></p><p>Siber güvenlik ve dolandırıcılık istihbaratını bir araya getirerek finansal kuruluşların siber olayların dolandırıcılıkla sonuçlanma olasılığını azaltmasına yardımcı olan şirket, son 5 yılda dolandırıcılığı azaltmak ve ağ güvenliğini güçlendirmek amacıyla teknolojiye 13 milyar doların üzerinde yatırım yaptı.<br></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>- 'Vakaların büyük bölümü geç fark ediliyor'</p><p>Açıklamada görüşlerine yer verilen Visa Türkiye Genel Müdürü Samile Mümin, dolandırıcılık vakalarının büyük bir bölümünün geç fark edilen siber olayların bir sonucu olarak ortaya çıktığını belirtti.</p><p>Mümin, 'Visa Tehdit İstihbaratı Platformumuz ile finansal kuruluşların, riskleri dolandırıcılığa veya finansal kayba dönüşmeden önce daha erken tespit etmesine ve bu risklere daha isabetli şekilde müdahale etmesine yardımcı oluyoruz. Siber güvenlik ve ödeme istihbaratını bir araya getirerek, müşterilerimizin, kendi müşterilerini daha etkin korumasını, dolandırıcılığın yarattığı olumsuz etkileri azaltmasını ve dijital ödemelere duyulan güveni güçlendirmesini sağlıyoruz.' değerlendirmesinde bulundu.</p><p><br></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji, Istanbul, Bilim</category>
      <guid>https://www.bizimsakarya.com.tr/visa-siber-tehditlere-karsi-yeni-istihbarat-platformunu-duyurdu</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jul 2026 14:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bizimsakaryacomtr.teimg.com/crop/1280x720/bizimsakarya-com-tr/uploads/2026/07/agency/aa/visa-siber-tehditlere-karsi-yeni-istihbarat-platformunu-duyurdu.jpg" type="image/jpeg" length="68762"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İstanbul'da 4 meme kanseri hastası, kriyoablasyon yöntemiyle aynı gün tedavi edildi]]></title>
      <link>https://www.bizimsakarya.com.tr/istanbulda-4-meme-kanseri-hastasi-kriyoablasyon-yontemiyle-ayni-gun-tedavi-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bizimsakarya.com.tr/istanbulda-4-meme-kanseri-hastasi-kriyoablasyon-yontemiyle-ayni-gun-tedavi-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- İÜ Onkoloji Enstitüsü Radyoloji Biriminden Doç. Dr. İnci Kızıldağ Yırgın: - 'Bu yöntemle ameliyat olamayan veya ameliyat olmak istemeyen, 60 yaş üstünde ve 1,5 santimetrenin altında tümörü bulunan hastaları tedavi ediyoruz. Tümör alanına çok küçük bir kesiden girerek, yalnızca lokal anestezi altında tümörü eksi 170 dereceye kadar donduruyor ve orada öldürüyoruz' - 'Bugün ilk kez aynı gün içerisinde 4 vakaya birden müdahale ettik ve hastaların tedavilerini gerçekleştirdik. İşlem sonrasında hastalarımız medikal onkologlar ve radyasyon onkologları tarafından değerlendiriliyor. Gerekirse ameliyat olmuş hastalarda olduğu gibi ışın tedavisi veya ilaç tedavileri uygulanıyor']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - HİKMET FARUK BAŞER - İstanbul Üniversitesi (İÜ) Onkoloji Enstitüsü'nde, meme kanseri tedavisinde cerrahi müdahaleye alternatif olarak uygulanan kriyoablasyon (dondurma) yöntemiyle aynı gün içerisinde 4 hasta ameliyatsız şekilde tedavi edildi.<br></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Meme kanseri tedavisinde cerrahi yöntemlere alternatif olarak geliştirilen ve tümörün dondurularak yok edilmesini amaçlayan yöntem, İÜ Onkoloji Enstitüsü'nde uygulanıyor.</p><p>Kriyoablasyon yönteminde, lokal anestezi altında tümör bölgesine ince bir iğne yerleştiriliyor. Daha sonra tümör dokusu yaklaşık eksi 140 ila 170 dereceye kadar soğutularak hedeflenen kanser hücreleri etkisiz hale getiriliyor. İşlem sırasında cerrahi kesi yapılmıyor ve genel anesteziye ihtiyaç duyulmuyor.</p><p>Yöntem, meme dokusunun korunmasına imkan sağlaması, ameliyat izi bırakmaması ve hastaların kısa sürede günlük yaşamlarına dönebilmesi nedeniyle öne çıkıyor. İşlem sonrasında yaklaşık 2 saat gözlem altında tutulan hastalar aynı gün taburcu ediliyor.</p><p>Tedavi genellikle 60 yaş üzerindeki, erken evre meme kanseri tanısı almış veya tümör boyutu 1,5 santimetreden küçük olan uygun hastalara uygulanıyor.</p><p>Onkoloji Enstitüsü bünyesindeki radyoloji biriminden Doç. Dr. İnci Kızıldağ Yırgın liderliğinde gerçekleştirilen yöntemle ameliyatsız şekilde tedavi edilen 4 hasta aynı gün taburcu edildi.</p><p>Yırgın, AA muhabirine yaptığı açıklamada, meme kanserinin oldukça sık görülen bir hastalık olduğunu, istatistiklere göre her 8 kadından birini etkilediğini söyledi.</p><p>Tarama programlarının aksatılmaması gerektiğini belirten Yırgın, radyoloji uzmanlarının bugüne kadar taramalarda etkin rol üstlendiğini, erken teşhis edilen kanserlerde tedaviye yönelik yeni yöntemlerin değerlendirildiğini ifade etti.</p><p>Doç. Dr. Yırgın, hastalara erken evre meme kanserinde kriyoablasyon tedavisini uyguladıklarını belirterek, 'Bu yöntemle ameliyat olamayan veya ameliyat olmak istemeyen, 60 yaş üstünde ve 1,5 santimetrenin altında tümörü bulunan hastaları tedavi ediyoruz. Tümör alanına çok küçük bir kesiden girerek, yalnızca lokal anestezi altında tümörü eksi 170 dereceye kadar donduruyor ve orada öldürüyoruz.' dedi.</p><p>- 'Başarı oranı yüzde 97-98 seviyelerinde'</p><p>Hastaların genel anestezi almadığını ve koltuk altına yönelik herhangi bir girişim yapılmadığını kaydeden Yırgın, işlem sonrasında hastaların aynı gün evlerine gönderildiğini anlattı.</p><p>Ameliyathane ortamında bulunmalarına rağmen klasik anlamda bir ameliyat gerçekleştirmediklerini dile getiren Yırgın, 'Dünyada yapılan çalışmalar bu tedavinin ameliyatla eş değer sonuçlar verdiğini gösteriyor. Başarı oranı yüzde 97-98 seviyelerinde.' diye konuştu.</p><p>Doç. Dr. Yırgın, kriyoablasyonun klasik meme kanseri ameliyatlarından farklı olduğunu, ameliyatlarda hastaların genel anestezi sürecinden geçtiğini, özellikle ileri yaş grubunda buna bağlı komplikasyonların görülebildiğini belirtti.</p><p>Kan sulandırıcı kullanan ve kalp-damar hastalıkları nedeniyle ameliyat açısından yüksek risk taşıyan hastalarda yöntemin önemli avantajlar sunduğunu belirten Yırgın, şöyle devam etti:</p><p>'Hastalar tüm ilaçlarını kullanarak geliyor. Kan sulandırıcı kullansa da bu işlemi yapabiliyoruz. Çoğu hastamız zaten kardiyak problemleri olan, kalbinde stenti bulunan ve kan sulandırıcı kullanan kişiler. Bu nedenle ameliyat olamayan hastalarda, tedavilerini aksatmadan ve sadece lokal anestezi altında meme kanserini ameliyatsız şekilde tedavi edebiliyoruz. Bugün ilk kez aynı gün içerisinde 4 vakaya birden müdahale ettik ve hastaların tedavilerini gerçekleştirdik. İşlem sonrasında hastalarımız medikal ve radyasyon onkologları tarafından değerlendiriliyor. Gerekirse ameliyat olmuş hastalarda olduğu gibi ışın tedavisi veya ilaç tedavileri uygulanıyor. Cerrahi ekiple uyumlu çalışıyor olmamız bizim en büyük şansımız.'</p><p>Yırgın, tedavi sonrası hastaların 5 yıl boyunca yakın takipte tutulduğunu, ameliyat olan hastalarla aynı şekilde düzenli olarak kontrollerin yapıldığını sözlerine ekledi.</p><p>- 'Bugünkü vakalarımızın en uzunu yaklaşık 1 saat sürdü'</p><p>İÜ Onkoloji Enstitüsü Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Berkay Kılıç da yöntemin özellikle belirli hasta gruplarında önemli bir alternatif sunduğunu kaydetti.</p><p>Kılıç, hormon duyarlı meme kanseri bulunan, koltuk altı lenf bezlerine yayılım göstermeyen ve anestezi açısından yüksek risk taşıyan hastalarda kriyoablasyonun bilimsel bir seçenek olarak değerlendirildiğini dile getirdi.</p><p>Kontrolsüz diyabeti, yüksek tansiyonu veya KOAH gibi akciğer hastalıkları bulunan ve ameliyat sonrası yoğun bakım ihtiyacı doğabilecek hastalarda yöntemin önemli avantajlar sağladığını belirten Kılıç, 'Bugün de 4 hastamıza bu işlemi başarılı bir şekilde uyguladık.' dedi.</p><p>Uygulamanın yaklaşık 45 dakika ile 1 saat arasında tamamlandığını ifade eden Kılıç, 'Hastanın şuuru tamamen açık oluyor. Hastayla konuşarak ve minimum ağrı hissiyle işlemi başarıyla gerçekleştiriyoruz. Bugünkü vakalarımızın en uzunu yaklaşık 1 saat sürdü.' ifadelerini kullandı.</p><p>72 yaşındaki hasta Naciye Özden ise operasyonun başarılı geçtiğini, durumunun iyi olduğunu vurgulayarak, 'Çok memnunum, inşallah sonrası da iyi gider, devam eder.' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji, Istanbul, Bilim</category>
      <guid>https://www.bizimsakarya.com.tr/istanbulda-4-meme-kanseri-hastasi-kriyoablasyon-yontemiyle-ayni-gun-tedavi-edildi</guid>
      <pubDate>Fri, 19 Jun 2026 11:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bizimsakaryacomtr.teimg.com/crop/1280x720/bizimsakarya-com-tr/uploads/2026/06/agency/aa/istanbulda-4-meme-kanseri-hastasi-kriyoablasyon-yontemiyle-ayni-gun-tedavi-edildi.jpg" type="image/jpeg" length="91591"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Vodafone Business'tan siber suçların finansal etkisine ilişkin rehber]]></title>
      <link>https://www.bizimsakarya.com.tr/vodafone-businesstan-siber-suclarin-finansal-etkisine-iliskin-rehber</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bizimsakarya.com.tr/vodafone-businesstan-siber-suclarin-finansal-etkisine-iliskin-rehber" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Özlem Kestioğlu: - 'Özellikle KOBİ'ler açısından bakıldığında, artık hiçbir işletme hedef alınamayacak kadar küçük değil. Siber güvenlik, tıpkı sağlık gibi, sorun ortaya çıktıktan sonra değil, ortaya çıkmadan önce yönetilmesi gereken bir alan']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Vodafone Business, siber suçların finansal etkisine ilişkin küresel ölçekte 'Yükselen Tehdit Dalgası: Yapay Zeka Çağında İşletmeler İçin Siber Güvenlik Rehberi' hazırladı. </p><p>Şirketten yapılan açıklamaya göre, yapay zeka, işletmelere verimlilik, hız ve rekabet avantajı sağlarken, siber tehditlerin ölçeğini ve etkisini de yeniden şekillendiriyor.</p><p>Şirketin küresel ölçekte hazırladığı söz konusu rehber, yapay zeka destekli siber saldırıların giderek yaygınlaştığına ve özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler için yeni risk alanları oluşturduğuna dikkati çekiyor.</p><p>Buna göre, siber suçların finansal etkisinin gelecek 3 yıl içinde dünya genelinde yüzde 50 oranında artması bekleniyor. KOBİ'lerin yüzde 49'u siber güvenliği ilk 5 önceliği arasında gösterirken, yüzde 69'u yapay zeka teknolojilerini güvenli şekilde kullanıma sunmak için gerekli güvenlik önlemlerine sahip olmadığını belirtiyor. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Yapay zekanın saldırganlar tarafından da etkin şekilde kullanılmaya başlanmasıyla tehditlerin yalnızca sayısı değil, karmaşıklığı da artıyor. Siber saldırganların 5 dakikadan kısa sürede birden fazla cihazı şifreleyebildiği ve yapay zeka destekli araçlarla çok daha hızlı, kişiselleştirilmiş ve ikna edici saldırılar gerçekleştirebildiği vurgulanıyor. İşletmelerin yüzde 94'ü ise gelişmiş siber tehditler karşısında kendisini hazırlıksız hissediyor.</p><p>- İşletmeler, kritik verilerini düzenli yedeklemeli</p><p>Raporda, işletmelerin siber risklere karşı daha güçlü savunma oluşturabilmesi için çalışan farkındalığı eğitimlerine yatırım yapması, kimlik avı simülasyonları gerçekleştirmesi, çok faktörlü kimlik doğrulama (MFA) kullanması, sistemlerini düzenli güncellemesi ve kritik verilerini düzenli yedeklemesi öneriliyor. Çalışanların yalnızca ihtiyaç duydukları verilere erişebilmesi ve güvenlik sistemlerinin sürekli izlenmesi gerektiği de vurgulanıyor.</p><p>Kimlik avı saldırıları, yalnızca e-posta üzerinden gerçekleştirilmiyor. Sesli oltalama (vishing), SMS oltalama (smishing), QR kod dolandırıcılıkları ve çok kanallı sosyal mühendislik yöntemleri siber suçlular tarafından giderek daha fazla kullanılıyor.</p><p>Geçen yıl tespit edilen kimlik avı saldırılarının yüzde 60'tan fazlasını sesli oltalama saldırıları oluşturdu. Yapay zeka destekli ses klonlama teknolojileri sayesinde saldırganlar, yöneticileri, iş ortaklarını veya güvenilir kurum temsilcilerini taklit ederek, çalışanları hassas bilgileri paylaşmaya ya da para transferi yapmaya yönlendirebiliyor.</p><p>Fidye yazılımı vakalarının yalnızca yüzde 2,6'sı çok büyük şirketleri hedef alırken, saldırıların yüzde 65'i 10-1000 arası çalışanı bulunan işletmelerde gerçekleşiyor. KOBİ'lerin yüzde 28'i ise tek fidye yazılımı saldırısı sonrasında gelir akışını ve kritik operasyonlarını kaybetme riskiyle karşı karşıya bulunuyor.</p><p>Yapay zeka destekli saldırı araçlarının yaygınlaşması nedeniyle teknik bilgi seviyesi sınırlı saldırganların bile karmaşık saldırılar düzenleyebildiğine dikkat çekilen raporda, işletmelerin siber dayanıklılıklarını artırmak için proaktif güvenlik yaklaşımlarını benimsemesinin kritik önem taşıdığı kaydediliyor.</p><p>- 'Siber güvenlik yalnızca bilgi teknolojileri ekiplerinin sorumluluğunda değil</p><p>Açıklamada görüşlerine yer verilen Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Özlem Kestioğlu, yapay zekanın işletmelere önemli fırsatlar sunarken, siber suçluların da daha hızlı, ölçeklenebilir ve ikna edici saldırı geliştirmesine imkan tanıdığını belirtti.</p><p>Siber güvenliği yalnızca bilgi teknolojileri ekiplerinin sorumluluğu olarak görmenin yeterli olmadığını aktaran Kestioğlu, 'Kurumların, tüm çalışanlarıyla güvenlik kültürünü benimsemesi gerekiyor. Özellikle KOBİ'ler açısından bakıldığında, artık hiçbir işletme hedef alınamayacak kadar küçük değil. Siber güvenlik, tıpkı sağlık gibi, sorun ortaya çıktıktan sonra değil, ortaya çıkmadan önce yönetilmesi gereken bir alan.' ifadelerini kullandı.</p><p>Kestioğlu, işletmelerin değişen tehdit ortamına karşı daha dayanıklı hale gelmesine destek olduklarını vurgulayarak, 'Ağ güvenliğinden e-posta güvenliğine, zafiyet yönetiminden antivirüs, erişim yönetimi, risk analizine kadar uzanan geniş çözüm portföyümüzle kurumların dijital varlıklarını korumasına ve iş sürekliliklerini güçlendirmesine yardımcı oluyoruz.' değerlendirmesini yaptı.</p><p>Siber güvenliğe verdikleri önem doğrultusunda Ankara'da günün her saati çalışan 'Siber Güvenlik Operasyon Merkezi' kurduklarını belirten Kestioğlu, müşterilere önce zafiyet taraması yapıp danışmanlık sağladıklarını, sonrasında ise sistemlerini profesyonel şekilde koruduklarını kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji, Istanbul, Bilim</category>
      <guid>https://www.bizimsakarya.com.tr/vodafone-businesstan-siber-suclarin-finansal-etkisine-iliskin-rehber</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 11:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bizimsakaryacomtr.teimg.com/crop/1280x720/bizimsakarya-com-tr/uploads/2026/06/agency/aa/vodafone-businesstan-siber-suclarin-finansal-etkisine-iliskin-rehber.jpg" type="image/jpeg" length="13394"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sakarya'da '2. Robot ve Teknoloji Olimpiyatları' başladı]]></title>
      <link>https://www.bizimsakarya.com.tr/sakaryada-2-robot-ve-teknoloji-olimpiyatlari-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bizimsakarya.com.tr/sakaryada-2-robot-ve-teknoloji-olimpiyatlari-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- İlkokuldan üniversite düzeyine kadar öğrencilerin projelerini sergilediği ve 8 kategoride robot yarışmalarının yapıldığı etkinlik yarın sona erecek]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>SAKARYA (AA) - Sakarya'da, '2. Robot ve Teknoloji Olimpiyatları' başladı. </p><p>Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi (SUBÜ) ve Sakarya Makine İmalatçıları Birliği (SAMİB) işbirliğinde, gençlerin teknolojik tasarım ve uygulama becerilerini geliştirmeleri ve üreten girişimci bireyler olarak yetişmelerini sağlamak amacıyla SUBÜ Spor Bilimleri Fakültesi'nde düzenlenen olimpiyatlara 740 takım katılıyor.</p><p>İlkokuldan üniversite düzeyine kadar öğrenciler, geliştirdikleri projeleri sergiliyor.</p><p>'Mini Sumo Robot', 'Çizgi İzleyen Robot', 'Tasarla-Geliştir', 'Robo Futbol Yarışması', 'Savaşan Robot', 'İnsansız Hava Araçları', 'Labirent Çözen' ve 'Serbest Kategori' olmak üzere 8 kategoriden oluşan yarışmalarda derece alan projeler için toplamda 800 bin lira ödül verilecek.</p><p>- 'Binlerce kişi aynı teknoloji havasını soluyor'</p><p>SUBÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Sarıbıyık, açılışta yaptığı konuşmada, yarışmacıların birçok kategoride proje ürettiğini söyledi.<br></p><p>Yarışmacılara başarılar dileyen Sarıbıyık, 'Onları yetiştiren hocalara ve ailelere teşekkür ediyoruz. Burada geleceğin mühendis, teknik eleman ve iş insanları yetişiyor. Birbirini görerek, tanıyarak ve birbirleriyle etkileşim içinde oluyorlar. Geleceğin gençleriyle ilgili ülkemiz adına son derece ümit verici durum ortaya çıkmış oluyor. Bu yarışmanın kategorisi ve ödülleri var ama yarışmaya katılmış olmak aslında bu ödülü hak etmek anlamına geliyor. Burada binlerce kişi aynı teknoloji havasını soluyor.' dedi.</p><p>SAMİB Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Kar da Sakarya ve Türkiye'nin kurtuluşunun nitelikli ve katma değerli imalattan geçtiğine inandıklarını belirterek, 'Burada yarışacak kardeşlerimiz inşallah ileride katma değerli hedefimize ulaşmamızı sağlayacak kardeşlerimizdir. Hepsine başarılar diliyorum. Çocuklar, hızlı ve güçlü gelin, size çok ihtiyacımız var.' diye konuştu.</p><p>Düzenleme Komitesi Başkanı Doç. Dr. Barış Boru da üniversite-sanayi işbirliğinin en güzel örneklerinden birinin yaşandığını dile getirerek, 2 gün boyunca yarışmacıların bilgilerini, hayallerini ve emeklerini sergileyeceğini kaydetti.</p><p>Konuşmaların ardından protokol üyeleri ve katılımcılar, öğrencilerin projelerini inceledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Organizasyon, yarın yapılacak ödül töreniyle sona erecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sakarya, Teknoloji, Bilim</category>
      <guid>https://www.bizimsakarya.com.tr/sakaryada-2-robot-ve-teknoloji-olimpiyatlari-basladi</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 13:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bizimsakaryacomtr.teimg.com/crop/1280x720/bizimsakarya-com-tr/uploads/2026/06/agency/aa/sakaryada-2-robot-ve-teknoloji-olimpiyatlari-basladi.jpg" type="image/jpeg" length="50736"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[SYS Grup yeni teknolojilerini Eurosatory 2026'da vitrine çıkaracak]]></title>
      <link>https://www.bizimsakarya.com.tr/sys-grup-yeni-teknolojilerini-eurosatory-2026da-vitrine-cikaracak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bizimsakarya.com.tr/sys-grup-yeni-teknolojilerini-eurosatory-2026da-vitrine-cikaracak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- CANiK CEO'su Cahit Utku Aral: - 'Özellikle son dönemde giderek artan insansız hava aracı tehditlerine karşı geliştirdiğimiz mobil ve katmanlı yakın hava savunma mimarimizi ön plana çıkaracağız']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - CANiK'in bünyesinde yer aldığı Samsun Yurt Savunma (SYS) Grup, inovatif silah sistemleri ve akıllı entegrasyon çözümlerini Paris'te düzenlenecek Eurosatory 2026'da sergileyecek.</p><p>Şirketten yapılan açıklamaya göre, NATO ve Avrupa savunma ekosisteminin önemli fuarlarından Eurosatory 2026, bu yıl 15-19 Haziran'da Fransa'nın başkenti Paris'te kapılarını açacak. 1967 yılından bu yana geleceğin savunma trendlerine yön veren organizasyonda, Türk savunma sanayisinin alanında öncü şirketleri, yenilikçi vizyonu ve son teknoloji ürün gamıyla yerini alacak.<br></p><p>Fuarda, 61 ülkeden 2 binden fazla katılımcı 90'ı aşkın ülkeden üst düzey delegasyon ve 40 binin üzerinde profesyonel ziyaretçi ağırlanırken, CANiK, AEI Systems ve UNIROBOTICS'in imzasını taşıyan vizyoner teknolojiler küresel savunma vitrinine çıkacak.</p><p>Eurosatory, ülkelerin savunma tedarik kararlarında ve ihracat fırsatlarında kaldıraç görevi üstlenen kritik platformlardan biri olarak kabul ediliyor. Dünya basınının da mercek altına alacağı fuarda CANiK ve grup şirketleri, yenilikçi ve inovatif stant konseptiyle sadece bir üretici değil, aynı zamanda geleceğin savunma konseptlerini inşa eden bir teknoloji grubu olarak yer alacak. Sektör profesyonelleri ve seçkin delegasyonlarla bir araya gelecek grup, stratejik işbirliklerine imza atarak küresel pazardaki payını daha da büyütmeyi hedefliyor.<br></p><p>CANiK, yeni nesil tabancalar ve eğitim kitleriyle etkinliğe katılacak. Küresel pazarda rüştünü ispatlamış, NATO ve güvenlik güçlerinin öncelikli tercihleri arasında yer alan tüm aktif satıştaki tabancaların yanı sıra RADIAN işbirliğiyle geliştirilen, kompakt yapısı ve entegre kompansatöre sahip yeni nesil taşıma tabancası PRIME RADIAN, uluslararası vitrine çıkacak. Ayrıca tabancaları 'force-on-force' simülasyonlarına uygun hale getiren CANiK markalı MT-X dönüşüm kitleri ve mühimmatları da eğitim odaklı çözümler olarak sergilenecek.</p><p>CANiK'in 12.7x99 mm (.50 cal) sınıfındaki yerli üretim makineli tüfek çözümleri kara ve deniz platformlarındaki gücünü gösterirken, ailenin yeni ve ileri teknolojiye sahip üyesi, özellikle döner kanatlı hava araçlarına entegre edilen CANiK M3 FALCON fuarda ziyaretçilerle buluşacak. Özel operasyon kabiliyetlerini artıran düşük ses ve düşük alev izli M2 QCB Bastırıcı ve Alev Gizleyen Dönüşüm Kiti ile akıllı ve modüler uzaktan komutalı silah sistemlerine (RCWS) entegre gelişmiş kapalı refleks nişangahı MECANIK MOxL optik ve arayüzleri de profesyonellerin beğenisine sunulacak.</p><p>CANiK, orta kalibre top sistemleri alanındaki mühendislik gücünü, yıllık 400 adet top üretimine ulaşan üretim kapasitesiyle küresel pazara taşımaya devam ediyor. Grup şirketlerinden AEI Systems tarafından geliştirilen 30x113 mm VENOM LR, dünyanın en düşük geri tepmeye sahip ve ayarlanabilir atım hızına sahip top sistemlerinden biri olarak öne çıkarken, aynı zamanda hem ABD hem de Avrupa standartlarındaki mühimmatlarla tam uyumlu çalışabilen tamburalı top (revolver cannon) çözümü olma özelliğini taşıyor. Üstün entegrasyon kabiliyeti, operasyonel esnekliği ve sahada kendini kanıtlamış performansıyla VENOM LR, modern muharebe ortamlarının değişen ihtiyaçlarına güçlü, sürdürülebilir ve maliyet etkin bir çözüm sunuyor.<br></p><p>UNIROBOTICS de akıllı ve modüler uzaktan komutalı silah sistemlerini fuarda sergileyecek. Bu kapsamda hafif kara ve deniz platformları için optimize edilen kompakt TRAKON LITE serisi (12.7mm, Doğu Bloku mühimmatlarıyla uyumlu TRAKON LITE / 108 ve TRAKON LITE / 99) tanıtılacak. Ayrıca orta sınıf zırhlı araçlar için geliştirilen TRAKON 30, CANiK standının yanı sıra deniz versiyonuyla İspanyol ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin önde gelen firmalarının standında yer alacak.<br></p><p>- 'Stratejik bir buluşma noktası'</p><p>Açıklamada görüşlerine yer verilen CANiK Üst Yöneticisi (CEO) Cahit Utku Aral, dünyanın en önemli savunma sanayisi fuarlarından Eurosatory 2026'da CANiK ve SYS Grup şirketleri olarak güçlü bir şekilde yer almaktan gurur duyduklarını belirtti.</p><p>Sürekli büyüyen ürün portföyleri, mühendislik kabiliyetleri ve yüksek üretim kapasiteleriyle yalnızca küresel savunma trendlerini takip eden değil, aynı zamanda bunlara yön veren şirketler arasında yer alma hedeflerine her geçen gün daha da yaklaştıklarını aktaran Aral, şunları kaydetti:<br></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Bu yıl Eurosatory'de, hafif silahlardan orta kalibre toplara, uzaktan komutalı silah sistemlerinden entegre savunma çözümlerine kadar uzanan geniş ürün ailemizi uluslararası ziyaretçilerle buluşturacağız. Özellikle son dönemde giderek artan insansız hava aracı tehditlerine karşı geliştirdiğimiz mobil ve katmanlı yakın hava savunma mimarimizi ön plana çıkaracağız. CANiK ağır makineli tüfek ailesi, VENOM LR 30x113 mm top sistemi ve UNIROBOTICS tarafından geliştirilen TRAKON uzaktan komutalı silah sistemlerinin bir araya gelmesiyle oluşturulan bu konsept, günümüzün asimetrik tehditlerine karşı son derece etkili ve maliyet etkin bir çözüm sunuyor. Türk savunma sanayisinin küresel ölçekte yükselen gücünü temsil eden firmalardan biri olarak, Eurosatory 2026'yı yalnızca ürünlerimizi sergilediğimiz bir platform değil, aynı zamanda yeni işbirlikleri geliştirdiğimiz, mevcut ortaklıklarımızı güçlendirdiğimiz ve geleceğin savunma ihtiyaçlarına yönelik çözümlerimizi paylaştığımız stratejik bir buluşma noktası olarak görüyoruz. Savunma teknolojilerinde yenilikçi yaklaşımımız, entegre üretim kabiliyetlerimiz ve ihracat odaklı büyüme stratejimizle dost ve müttefik ülkelerin güvenlik ihtiyaçlarına katkı sağlamaya devam edeceğiz.'</p><p>Aral, Eurosatory gibi küresel savunma fuarlarını yalnızca ürün sergiledikleri platformlar olarak değil, aynı zamanda ülkeler arası stratejik işbirliklerinin kurulduğu kritik merkezler olarak gördüklerini aktardı.</p><p>SYS Grup olarak bu etkinliklere katılmanın Türk savunma sanayisinin mühendislik gücünü ve yenilikçi vizyonunu dünyaya göstermeleri açısından büyük önem taşıdığına değinen Aral, 'Savunma teknolojilerinde rekabet artık hız, inovasyon ve güvenilirlik üzerinden şekilleniyor. Eurosatory, bu dönüşümün nabzının attığı en önemli uluslararası arenalardan biri. Biz de burada hem mevcut ortaklıklarımızı güçlendiriyor, hem de geleceğin savunma çözümlerini küresel paydaşlarla şekillendiriyoruz.' değerlendirmesinde bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji, Istanbul, Bilim</category>
      <guid>https://www.bizimsakarya.com.tr/sys-grup-yeni-teknolojilerini-eurosatory-2026da-vitrine-cikaracak</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 10:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bizimsakaryacomtr.teimg.com/crop/1280x720/bizimsakarya-com-tr/uploads/2026/06/agency/aa/sys-grup-yeni-teknolojilerini-eurosatory-2026da-vitrine-cikaracak.jpg" type="image/jpeg" length="93900"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kocaeli'de düzenlenen sempozyumda Marmara Denizi odaklı çevre sorunları görüşülüyor]]></title>
      <link>https://www.bizimsakarya.com.tr/kocaelide-duzenlenen-sempozyumda-marmara-denizi-odakli-cevre-sorunlari-gorusuluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bizimsakarya.com.tr/kocaelide-duzenlenen-sempozyumda-marmara-denizi-odakli-cevre-sorunlari-gorusuluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>KOCAELİ (AA) - Kocaeli'de düzenlenen '1. Marmara Sürdürülebilir Çevre Sempozyumu'nda Marmara Denizi'nin çevresel sorunları, iklim değişikliği ve sürdürülebilir çevre politikaları ele alınıyor.</p><p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ve Kocaeli Üniversitesi işbirliğinde gerçekleştirilen, Kocaeli Kongre Merkezi'nde 'Bir Deniz Bir Gelecek; Marmara'dan COP31'e' ana temasıyla 3 gün sürecek sempozyumda, Marmara Denizi özelinde yaşanan çevresel sorunların küresel iklim değişikliği perspektifiyle ele alınması hedefleniyor.</p><p>Deniz ekosistemlerinin korunması, iklim kriziyle mücadele, sürdürülebilir kalkınma politikaları, çevre hukuku ve biyoçeşitliliğin muhafazası gibi başlıklar, alanında uzman akademisyenler, araştırmacılar, kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri ile sivil toplum paydaşlarının katılımıyla kapsamlı biçimde değerlendiriliyor.</p><p>Sempozyum, yerel ölçekte karşılaşılan çevresel sorunların küresel iklim gündemiyle ilişkilendirilmesini sağlayarak, özellikle COP 31 sürecine bilimsel perspektiften katkı sunmayı amaçlanırken, bu doğrultuda Marmara Denizi ekseninde geliştirilecek politika önerilerinin ulusal ve uluslararası çevre stratejilerine ışık tutması bekleniyor.</p><p>Sempozyum kapsamında 5 farklı salonda gerçekleştirilecek oturumlarda yaklaşık 150 bilimsel bildiri sunulacak. Programda ayrıca 20 uzman konuşmacının yer aldığı oturumlar, 31 panelistin katılacağı 7 panel, proje sunumları ve sergi etkinlikleri gerçekleştirilecek.</p><p>Sempozyum alanında kurulan sergide ise çevre ve sürdürülebilirlik alanında faaliyet gösteren 60 kurum ve firma çalışmalarını katılımcılara tanıtıyor.</p><p>Kocaeli Valisi İlhami Aktaş, açılışta yaptığı konuşmada, sempozyumdan çıkacak bildiriler ve paylaşılacak bilimsel tecrübelerle büyük bir sorumluluğu yerine getirmiş olacaklarını belirterek, son yıllardaki çalışmalarla belli bir noktaya gelen çevre bilincinin bu tür sempozyumlarla daha da taçlanacağını söyledi.</p><p>Gençlere, öğrencilere ve akademiye yeni başlayanlara bu konuların anlatılmasıyla geleceğe daha da ümitle bakma imkanı sağlanacağını dile getiren Aktaş, 'Bugün ülkemizde yapılan çalışmalar, yerel yönetimlerin yaptığı çalışmalar, sıfır atık projesinin de artık küresel bir proje haline gelmiş olması ekonomik anlamda da çevre açısından da hepimizi ilgilendirmekte.' dedi.</p><p>AK Parti Kocaeli Milletvekili Prof. Dr. Sadettin Hülagü, Marmara Denizi ve Marmara Havzası'nın Türkiye'nin en stratejik yaşam alanlarından biri olduğunu, nüfusun önemli bir bölümünün bu havzada yaşadığını belirterek, sanayi, ticaret, lojistik ve üretim gücünün merkezi konumundaki Marmara'nın korunmasının yalnızca çevresel bir sorumluluk değil, aynı zamanda ekonomik, sosyal ve stratejik bir zorunluluk olduğunu ifade etti.</p><p>Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, kentte devam eden İzmit Körfezi'ndeki dip çamuru temizliği projesi, kentteki ileri biyolojik arıtma tesisleri ve devam eden diğer projeler hakkında bilgi verdi.</p><p>Marmara Denizi'ndeki 11 milyon ton çamurun alınması gereken 8,5 milyon tonunu almak için çalıştıklarını anlatan Büyükakın, 'Almazsak ne olacak? Arıtma yapmazsak ne olacak? Müsilaj olmaya devam edecek. Deniz kirlenmeye devam edecek. Oksijen seviyesi düşecek. Oksijen seviyesi düştükçe biyoçeşitlilik azalacak. Bu ekonomiden geçinenler geçimlerini kaybedecekler ve sonu hüsran olacak. Aydınlara, üniversitelere çok iş düşüyor. Kamuoyunun bu konuda bilinçlenmesi gerekiyor. Bu güzel ve kıymetli bir organizasyon.' diye konuştu.</p><p>- 'Marmara'yı koruyabilirsek iki kıtanın ortak geleceğini de korumuş oluruz'</p><p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çevre Yönetimi Genel Müdürü Fatih Turan ise Marmara Denizi'nin Asya ile Avrupa kıtalarının kesişim noktasında herkesin hayatına doğrudan ya da dolaylı şekilde dokunan çok önemli bir coğrafya olduğunu vurguladı.</p><p>Turan, Marmara Bölgesi'nin ekonominin merkezi olması, lojistik ve ticaretin kalbinde yer alması, ülke nüfusunun üçte birinin burada yaşaması ve şehirleşmenin artışı ile önemli bir konumda olduğuna ancak bu yoğunluğun beraberinde ciddi sorumlulukları da beraberinde getirdiğine değinerek, 'Hızlı kentleşme, kontrolsüz sanayileşme ve artan nüfus baskısı Marmara'nın doğal dengesini her geçen gün daha fazla zorlamakta. Bu nedenle sürdürülebilir şehirleşme politikaları geliştirmek, sanayi ve çevre dengesini korumak, deniz ekosistemini korumak ve toplumsal farkındalığı artırmak artık bir tercih değil, zorunluktur.' şeklinde konuştu.</p><p>Marmara Denizi eylem planında yer alan eylemlerden 19'unun tamamlandığına işaret eden Turan, şöyle devam etti:</p><p>'Özellikle havzaya ulaşan azot ve fosfor yüklerinin azaltılması amacıyla ileri biyolojik arıtma altyapısının güçlendirmesi temel önceliklerimiz arasında yer almaktadır. Çevre Kanunu ile Marmara havzasındaki atık su arıtma tesislerinin ileri biyolojik arıtma seviyesine dönüşmesi zorunluluğu getirilmiştir. Haziran 2025 itibarıyla dönüşüm için öngörülen süreç tamamlanmış olmakla havzadaki ileri biyolojik arıtma oranının yüzde 51'den yüzde 51,8'e yükselmiş olması önümüzdeki dönemde yatırım sürecinin hızlandırılması ve finansman imkanlarının güçlendirmesi ihtiyacını ortaya koymaktadır.'</p><p>Turan, bakanlık olarak atıkları bertaraf edilmesi gereken bir yük değil, ekonomiye yeniden kazandırılması gereken değerli kaynak olarak gördüklerine dikkati çekerek, sanayi, yerel yönetimler, akademi ve özel sektör arasında kurulacak güçlü işbirliğiyle kaynak verimliliğinin artırılmasının, endüstriyel simbiyoz uygulamalarının yaygınlaştırılmasının ve geri dönüşüm altyapısının güçlendirilmesinin mümkün olacağını, bunun da sera gazı emisyonlarının azaltılmasına, doğal kaynakların korunmasına ve yeşil büyüme hedeflerine önemli katkılar sağlayacağını kaydetti.</p><p>'Sıfır Atık' yaklaşımının sağladığı kazanımlar üzerine inşa edilen döngüsel ekonomi politikalarıyla kaynaklarını daha verimli kullanan, atığını azaltan ve geri kazanımı artıran bir ekonomik yapının oluşturulmasının hedeflendiğini belirten Turan, 'kirliliğin kaynağında önlenmesi' yaklaşımı kapsamında kimyasalların kayıt altına alınarak risklerinin yönetildiğini, gerekli durumlarda ise kullanımlarının kısıtlandığını veya yasaklandığını bildirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Turan, Türkiye'nin COP31'e ev sahipliği ve başkanlık yapma hedefinin yanı sıra Akdeniz'in iklim diplomasisinde de 'oyun kurucu' bir ülke olarak yoluna devam ettiğini belirterek, 'Sayın Bakanımızın duyurduğu üzere 2026 yılında ülkemiz COP'a ev sahipliği yapacak. COP31 sürecine yönelik çalışmalarımız hızla devam ediyor. Eğer Marmara'yı koruyabilirsek sadece bir denizi değil, iki kıtanın ortak geleceğini de korumuş oluruz.' değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Kocaeli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nuh Zafer Cantürk de Marmara Denizi'nin Türkiye'nin üretim gücünü taşıyan, ekonomik kalkınmasına yön veren ve doğal zenginlikleriyle gelecek nesillere emanet edilen eşsiz bir yaşam havzası olduğunu ancak iklim değişikliği, artan çevresel baskılar, su kaynakları üzerindeki riskler ve deniz ekosistemlerinde yaşanan değişikliklerin bu değerli havzaya karşı sorumluluğu her geçen gün artırdığını vurguladı.</p><p>Cantürk, bu nedenle sempozyumu yalnızca akademik bir etkinlik olarak değil, bilim insanlarını, kamu kurumlarını, yerel yönetimleri, özel sektörü, sanayi dünyasını ve gençleri ortak bir hedef etrafında buluşturan güçlü bir istişare ve çözüm platformu olarak değerlendirdiklerini sözlerine ekledi.</p><p>Konuşmaların ardından çekilen hatıra fotoğrafıyla açılış programı sona erdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji, Kocaeli, Bilim</category>
      <guid>https://www.bizimsakarya.com.tr/kocaelide-duzenlenen-sempozyumda-marmara-denizi-odakli-cevre-sorunlari-gorusuluyor</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 14:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bizimsakaryacomtr.teimg.com/crop/1280x720/bizimsakarya-com-tr/uploads/2026/06/agency/aa/kocaelide-duzenlenen-sempozyumda-marmara-denizi-odakli-cevre-sorunlari-gorusuluyor.jpg" type="image/jpeg" length="98338"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Marmara Denizi'nde bazı bölgelerde plastik kirliliği 3 katına çıktı]]></title>
      <link>https://www.bizimsakarya.com.tr/marmara-denizinde-bazi-bolgelerde-plastik-kirliligi-3-katina-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bizimsakarya.com.tr/marmara-denizinde-bazi-bolgelerde-plastik-kirliligi-3-katina-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Olgaç Güven: - 'Geçmişten günümüze artan bir plastik kirliliği trendi bütün istasyonlarda net şekilde görülüyor. 2000'li yılların başından itibaren plastik kirliliğinde belirgin bir artış görüyoruz. İstasyondan istasyona değişmekle birlikte bazı bölgelerde yaklaşık 3 katlık artış söz konusu' - 'Şu ana kadar tespit ettiğimiz mikroplastiklerin yaklaşık yüzde 94'ü fiber yapıda. Bunlar saç teli benzeri ince plastik parçacıkları']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>MERSİN (AA) - GÜLSELİ KENARLI - Marmara Denizi'nin kirlilik tarihini ortaya çıkarmayı amaçlayan TÜBİTAK 1001 projesinde elde edilen ilk bulgular, denizdeki mikroplastik kirliliğinin 2000'li yıllardan itibaren belirgin şekilde arttığını bazı bölgelerde 3 katına çıktığını ortaya koydu.</p><p>Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Deniz Bilimleri Enstitüsü, Akdeniz Üniversitesi, Ege Üniversitesi ve Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi ortaklığında gerçekleştirilen TÜBİTAK 1001 projesi ile Marmara Denizi'nin kirlilik tarihi araştırılıyor.</p><p>Projenin ara raporuna göre, çalışma kapsamında Marmara Denizi'nin 14 kritik noktasından alınan sediment karotlarının ilk analizleri sonuç verdi. İncelenen örneklerde mikroplastik dağılımı, kirletici yükü ve radyoizotop tarihlemesine ilişkin ilk bulgular yer alıyor.</p><p>Çalışmaların sonraki aşamasında polimer karakterizasyonu ve metal kirliliğine yönelik analizler sürdürülecek.</p><p>Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Olgaç Güven'in yürütücülüğünde geçen yıl başlatılan projede, ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsüne ait Bilim-2 araştırma gemisiyle deniz tabanından 'ahtapot' adı verilen karot cihazı kullanılarak 40-50 santimetre uzunluğunda sediment örnekler çıkarıldı.</p><p>- 'Çınarcık Çukuru'nda dikkati çekici bulgular elde ettik'</p><p>Güven, AA muhabirine, Marmara Denizi'nin, tek bir ülkenin yönetiminde olması nedeniyle insan faaliyetlerinin etkilerini izlemek açısından dünyadaki birçok denize göre daha kontrollü ve özel bir araştırma alanı sunduğunu söyledi.</p><p>Projede ilk etapta Marmara Denizi'nin farklı baskılar altındaki bölgelerini temsil edecek örnekleri açtıklarını belirten Güven, 'İzmit Körfezi, Gemlik Körfezi, Marmara'nın en derin noktası olan Çınarcık Çukuru, İmralı Baseni ve Marmara'nın orta kesiminden alınan sediment karotlarında mikroplastiklerin dikey dağılımını ve karakterizasyonunu inceledik. Özellikle yoğun sanayi, nüfus ve tatlı su girdilerinin etkisindeki İzmit Körfezi ile Karadeniz kaynaklı akıntıların taşıdığı yükün toplandığı Çınarcık Çukuru'nda dikkati çekici bulgular elde ettik.' ifadelerini kullandı.</p><p>Güven, sediment örneklerinde yapılan tarihlendirme çalışmalarının Ege Üniversitesi Nükleer Bilimler Enstitüsünde yürütüldüğüne işaret ederek, 'Geçmişten günümüze artan bir plastik kirliliği trendi bütün istasyonlarda net şekilde görülüyor. 2000'li yılların başından itibaren plastik kirliliğinde belirgin bir artış görüyoruz. İstasyondan istasyona değişmekle birlikte bazı bölgelerde yaklaşık 3 katlık artış söz konusu.' diye konuştu.</p><p>- 1999 Gölcük Depremi'nin denizlerdeki izine ulaşıldı</p><p>Çalışmalarda 1999 Gölcük Depremi'nin izlerine de rastladıklarını anlatan Güven, şunları kaydetti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'İzmit Körfezi ve Çınarcık Baseni'nde deprem dönemine denk gelen katmanlarda plastik miktarında ciddi artış tespit ettik. Bu artışın, deprem sonrası karasal ortamdaki kirletici yükün deniz ortamına taşınmasıyla ilişkili olduğunu düşünüyoruz. Karasal ortamda yaşanan büyük olayların denizel ortama taşınan yükü sedimentte kayıt altına alınabiliyor.'</p><p>Güven, projede sediment katmanlarında 1960'lı yıllara kadar uzanan anlamlı mikroplastik kirliliği tespit ettiklerine dikkati çekerek, daha eski katmanlarda da tekil plastik parçacıklarıyla karşılaştıklarını aktardı.</p><p>Polimer analizlerinin tamamlanmasının ardından belirli dönemlerde kullanılan plastik türleriyle sanayi ve tüketim alışkanlıkları arasındaki ilişkinin daha net ortaya konabileceğini belirten Güven, belirli dönemlerde alınan kararların ya da üretim alışkanlıklarının denizdeki karşılığını görmeyi hedeflediklerinin altını çizdi.</p><p>- 'Şu ana kadar tespit ettiğimiz mikroplastiklerin yaklaşık yüzde 94'ü fiber yapıda'</p><p>Güven, 'Şu ana kadar tespit ettiğimiz mikroplastiklerin yaklaşık yüzde 94'ü fiber yapıda. Bunlar saç teli benzeri ince plastik parçacıkları.' bilgisini verdi.</p><p>Fiberlerin en önemli kaynaklarından birinin sentetik tekstil ürünleri olduğuna işaret eden Güven, çamaşır yıkama sırasında açığa çıkan liflerin, mikro arıtma sistemi olmadığı için arıtma tesislerinden geçerek denize ulaştığını söyledi.</p><p>Güven, İzmit Körfezi'nde ise özellikle kozmetik ürünlerinde kullanılan mikro boncuklara rastladıklarını belirtti.</p><p>- Plastiklerin Marmara'da nasıl taşındığı araştırılıyor</p><p>ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Yücel de projenin yalnızca plastik varlığını değil, plastiklerin Marmara'da nasıl taşındığını ve hangi bölgelerde biriktiğini anlamayı amaçladığını dile getirdi.</p><p>Marmara'daki derin çukurların çevreden gelen partikülleri biriktiren doğal depolama alanları gibi çalıştığına dikkati çeken Yücel, Çınarcık Çukuru, İzmit Körfezi ve Gemlik Körfezi gibi bölgelerin Marmara'nın plastik tarihçesini anlamak için önemli alanlar olduğunu gördüklerini kaydetti.</p><p>Yücel, depremin sadece fiziksel yıkım oluşturmadığını, kıyıdaki kirletici yükü ve çöpleri de Marmara'nın daha derin bölgelerine taşıdığını belirterek, 'Bu da bize depremselliğin sadece jeofizik bir olay değil, aynı zamanda deniz ekosistemini ve kirlilik döngülerini etkileyen bir unsur olduğunu gösteriyor.' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji, Mersin, Bilim</category>
      <guid>https://www.bizimsakarya.com.tr/marmara-denizinde-bazi-bolgelerde-plastik-kirliligi-3-katina-cikti</guid>
      <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 11:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bizimsakaryacomtr.teimg.com/crop/1280x720/bizimsakarya-com-tr/uploads/2026/06/agency/aa/marmara-denizinde-bazi-bolgelerde-plastik-kirliligi-3-katina-cikti.jpg" type="image/jpeg" length="93639"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yapı Kredi'den gençlere yapay zeka ve girişimcilik odaklı eğitim programı]]></title>
      <link>https://www.bizimsakarya.com.tr/yapi-krediden-genclere-yapay-zeka-ve-girisimcilik-odakli-egitim-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bizimsakarya.com.tr/yapi-krediden-genclere-yapay-zeka-ve-girisimcilik-odakli-egitim-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Yapı Kredi Genel Müdür Yardımcısı Yakup Doğan: - 'Pilot dönemle başlattığımız bu yapıyı ilerleyen dönemde daha geniş katılımla büyüterek, gençlerin teknoloji ve girişimcilik ekosistemine güçlü bir başlangıç yapmasına katkı sunmayı hedefliyoruz']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Yapı Kredi, gençlerin geleceğin yetkinlikleriyle erken yaşta buluşmalarını desteklemek amacıyla Yapı Kredi FRWRD x PLAY AI Akademisi programını hayata geçirdi.</p><p>Bankadan yapılan açıklamaya göre, Yönetici ve Liderler için Uluslararası Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi (CIFAL) İstanbul, Birleşmiş Milletler Eğitim ve Araştırma Enstitüsü (UNITAR) ve Bahçeşehir Üniversitesi işbirliğiyle gerçekleştirilecek program, lise çağındaki öğrencilerin girişimcilik, inovasyon ve yapay zeka alanlarında bilgi ve deneyim kazanmasını hedefliyor.</p><p>İki faz halinde 27 Haziran-9 Ağustos tarihlerinde düzenlenecek 8 haftalık hibrit program kapsamında öğrenciler, eğitimler, uygulamalı atölyeler, mentörlük görüşmeleri, ekip çalışmaları ve alanında uzman isimlerle gerçekleştirilecek buluşmalar aracılığıyla teknoloji ve girişimcilik ekosistemini yakından tanıma fırsatı bulacak.</p><p>Program boyunca öğrenciler, bir problemi doğru tanımlamadan başlayarak yenilikçi iş fikirleri geliştirme, bu fikirleri sürdürülebilir iş modellerine dönüştürme ve yapay zeka destekli çözümler üretme süreçlerini deneyimleyecek. Bu sayede, yapay zekayı kullanmanın yanı sıra üretim, problem çözme ve girişimcilik süreçlerinde etkin şekilde değerlendirebilen gençlerin yetişmesine katkı sağlanacak. <br></p><p>Programın ilk aşamasında fikirlerini iş modeline dönüştürmeye odaklanacak öğrenciler, ikinci aşamada ise yapay zeka eğitimleri ve uygulamalı atölyelerle yetkinliklerini geliştirerek kendi iş fikirleri üzerinde temel seviyede prototipler oluşturma imkanı bulacak. Program süresince öğrenciler, daha önce kendi ürünlerini geliştirmiş ve iş modeli oluşturmuş öğrencilerden oluşan akran mentorları tarafından da desteklenecek. <br></p><p>Programı başarıyla tamamlayan öğrenciler, UNITAR onaylı sertifika almaya hak kazanacak. Öğrenciler, ileri seviye öğrenim fırsatları, dijital staj imkanları ve girişimcilik ekosistemiyle doğrudan temas kurabilecekleri deneyimlerden de yararlanabilecek.</p><p>Yapı Kredi FRWRD x PLAY AI Akademisi, ilk etapta pilot bir model olarak hayata geçirilecek. Banka, pilot dönemden elde edilecek çıktı ve deneyimler doğrultusunda programı ilerleyen dönemlerde daha geniş bir öğrenci kitlesine açmayı planlıyor.</p><p>- 'Gençlerin yapay zekayı üretmesini ve geliştirmesini destekliyoruz'</p><p>Açıklamada görüşlerine yer verilen Yapı Kredi Genel Müdür Yardımcısı Yakup Doğan, gençlerin yapay zekayı üreten ve geliştiren bireyler olarak yetişmesini desteklediklerini belirtti.<br></p><p>Yapay zekanın, girişimcilik ve inovasyonun, yalnızca teknoloji dünyasının değil, tüm sektörlerin geleceğini şekillendiren temel alanlar arasında yer aldığını aktaran Doğan, şunları kaydetti:<br></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p><p>'Yapı Kredi FRWRD x PLAY AI Akademisi ile lise çağındaki gençlerimizin bu alanlarla erken yaşta tanışmasını ve öğrendiklerini üretime dönüştürebilecekleri bir deneyim kazanmasını amaçlıyoruz. Programımızın yapay zeka modülünde öğrenciler güncel yapay zeka araçlarını tanıyacak, bu araçları kendi iş modelleri üzerinde uygulayacak ve temel seviyede prototipler geliştirecek. Kullanılacak yapay zeka araçlarını öğrencilerimize ücretsiz sunarak, onların öğrenme ve üretme süreçlerini destekleyeceğiz. CIFAL İstanbul, UNITAR ve Bahçeşehir Üniversitesi işbirliğiyle hayata geçirdiğimiz bu programın gençlerin problem çözme, fikir geliştirme, ekip çalışması ve inovasyon becerilerini güçlendireceğine inanıyoruz. Pilot dönemle başlattığımız bu yapıyı ilerleyen dönemde daha geniş katılımla büyüterek, gençlerin teknoloji ve girişimcilik ekosistemine güçlü bir başlangıç yapmasına katkı sunmayı hedefliyoruz.'<br></p><p><br></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji, Istanbul, Bilim</category>
      <guid>https://www.bizimsakarya.com.tr/yapi-krediden-genclere-yapay-zeka-ve-girisimcilik-odakli-egitim-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 12:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bizimsakaryacomtr.teimg.com/crop/1280x720/bizimsakarya-com-tr/uploads/2026/05/agency/aa/yapi-krediden-genclere-yapay-zeka-ve-girisimcilik-odakli-egitim-programi.jpg" type="image/jpeg" length="74665"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yeşilhat Akademi Buluşmaları'nda iklim, sağlık ve enerji konuşuldu]]></title>
      <link>https://www.bizimsakarya.com.tr/yesilhat-akademi-bulusmalarinda-iklim-saglik-ve-enerji-konusuldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bizimsakarya.com.tr/yesilhat-akademi-bulusmalarinda-iklim-saglik-ve-enerji-konusuldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Anadolu Ajansı Çevre ve Tarım Haberleri Müdürlüğü ve İstanbul Aydın Üniversitesi işbirliğinde düzenlenen 'Yeşilhat Akademi Buluşmaları'nda uzmanlar, iklim krizinin enerji üretiminden halk sağlığına, kentleşmeden psikolojik etkilere kadar uzanan sonuçlarını değerlendirdi - İstanbul Aydın Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Füsun Terzioğlu: - 'Eskiden biz sadece travmaları şiddete maruz kalan ya da bir fiziksel travma geçiren insanlar gibi görürdük ama şimdi seller, yangınlar, aşırı sıcaklıklar, küresel olaylar nedeniyle bütün hayatı değişen insanlar üzerinde de travma sonrası bozukluklar gelişiyor']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Anadolu Ajansı (AA) Çevre ve Tarım Haberleri Müdürlüğü Yeşilhat ve İstanbul Aydın Üniversitesi işbirliğinde düzenlenen 'Yeşilhat Akademi Buluşmaları'nda uzmanlar, iklim krizinin enerji, sağlık ve kentler üzerindeki etkilerini farklı boyutlarıyla ele aldı.<br></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>İstanbul Aydın Üniversitesi Turkuaz Salonu'nda gerçekleşen ve AA Yeşilhat muhabiri Biriz Özbakır'ın moderatörlüğünü yaptığı 'Değişen dünya: iklim krizinin enerji, sağlık ve kentlere etkisi' temalı panele, İstanbul Aydın Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Füsun Terzioğlu, Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zafer Aslan, Mimarlık ve Tasarım Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Dilek Yaşar ve Teknoloji Transfer Ofisi (TEKMER) Müdürü Dr. Öğretim Üyesi Utku Bulut Şimşek katıldı.</p><p>- İklim değişikliği insan sağlığını olumsuz etkiliyor</p><p>Prof. Dr. Terzioğlu, paneldeki konuşmasında, iklim değişikliğinin insanı fiziksel, sosyal, psikolojik ve biyolojik açıdan etkileyen en önemli çevresel sağlık sorunlarından biri olduğunu söyledi.</p><p>İklim değişikliğinin sıcaklık artışı, hava kirliliği, polen yoğunluğu, sel ve orman yangınları gibi çevresel etkiler yoluyla alerjik ve kronik solunum yolu hastalıkları başta olmak üzere insan sağlığını doğrudan olumsuz etkilediğini belirten Terzioğlu, hava kirliliğinin kronik ve yaygın bir zehirlenme etkisi oluşturduğunu, ısı artışının ise daha akut ve sistemleri çökerten bir etki yarattığını aktardı.</p><p>Terzioğlu, iklim değişikliğinin sağlık üzerindeki etkilerini azaltmak için sürdürülebilirlik politikalarını benimsemesi ve bireysel davranış değişiklikleriyle desteklenen ülke politikalarının hayata geçirilmesi gerektiğini belirterek, 'Hava kirliliğiyle, ısı değişikliğiyle hiç ilişkilendirilmeyen üreme sağlığı sorunları da hem kadın hem erkek üzerinde çok büyük etki unsuru oluşturuyor.' dedi.</p><p>İklim değişikliğinin yeni psikolojik sorunlara da yol açtığına işaret eden Terzioğlu, sel, yangın gibi afetler nedeniyle insanların aidiyet ve güven duygusunu kaybederek derin psikolojik etkiler yaşadığını kaydetti. <br></p><p>Prof. Dr. Terzioğlu, 'Eskiden biz sadece travmaları şiddete maruz kalan ya da bir fiziksel travma geçiren insanlar gibi görürdük ama şimdi seller, yangınlar, aşırı sıcaklıklar, küresel olaylar nedeniyle bütün hayatı değişen insanlar üzerinde de travma sonrası bozukluklar gelişiyor. Orada yaşadığı yaşamsal krizlerle onların baş etme mekanizmasına ve bu süreçten çıkmasına nasıl destek olabileceğimiz konusunu ön plana çıkarıyor. O yüzden bir kavram daha girdi. Travma sonrası iyileşme.' ifadesini kullandı.</p><p>- 'Güneş enerjisinin potansiyeli inanılmaz avantaj sağlayacak'</p><p>Prof. Dr. Aslan ise iklim değişikliğinin enerji dönüşümünü doğrudan etkilediğini söyledi.</p><p>Paris Anlaşması hedeflerine ulaşmak için net sıfır emisyon politikalarının, disiplinler arası çalışmaların ve uluslararası işbirliklerinin zorunlu olduğuna işaret eden Aslan, iklim değişikliğinin bazı alternatif enerji potansiyellerini artırabilse de, kuraklık, sıcaklık artışı ve rüzgar değişimlerinin enerji üretiminde riski artırdığını anlattı.</p><p>Aslan, Türkiye'nin kuzeybatı ve güneydoğu bölgelerinin yüksek rüzgar ve güneş enerjisi potansiyeline sahip olduğuna dikkati çekerek, özellikle Van ve doğu bölgelerinde güneş enerjisinin, kıyı ve dağlık alanlarda ise rüzgar enerjisinin büyük avantaj sunduğunu ifade etti.</p><p>Kıyı bölgelerinde deniz, kara etkileşimi nedeniyle rüzgar enerjisinin özellikle yaz ve kış dönemlerinde çok olduğunun altını çizen Aslan, şunları kaydetti:</p><p>'Bu dönemlerde güneşlenme süresine bağlı olarak güneş enerjisinin potansiyeli inanılmaz avantaj sağlayacak. Dolayısıyla daha verimli çalışmalar yapılabilecek. Geri dönüşüm süreleri ve maliyetler açısından hem güneş hem de rüzgar enerjisi sistemleri biraz farklılık göstermekle beraber çok cazip. Keza biyokütle de öyle.'</p><p>- 'Cephesinde bitki gördüğümüz her bina yeşil bina değil'</p><p>Doç. Dr. Yaşar da tasarımın artık yalnızca fonksiyon ve estetik üreten bir araç olmaktan çıkarak iklim, sağlık ve enerji krizleri gibi sorunlara da yanıt veren bir köprü görevi gördüğünü söyledi.</p><p>Yeşil mimariyi, kullanıcı konforunu ve sağlığı odağında tutan, ekonomik, çevresel ve sosyal sürdürülebilirliğin birlikte değerlendirildiği bir tasarım yaklaşımı olarak tanımlayan Yaşar, şöyle devam etti:</p><p>'Çatısında güneş paneli gördüğümüz, cephesinde bitki gördüğümüz her bina yeşil bina değil. Hani öyle bir algı var. Bir binanın yeşil bina olabilmesi için yaşam döngüsü çerçevesinde ele alınması gerekir. İnsanlar gibi. Nasıl ki insan doğuyor, büyüyor, yaşıyor ve sonra ölüyorsa binalar da aynı şekilde. Bir tasarım aşaması var, inşa aşaması var, kullanım aşaması var ve ardından binalar da yok oluyor.'</p><p>Yaşar, son yıllarda yeşil mimarinin zaman zaman bir pazarlama etiketi olarak kullanıldığını, bu nedenle projelerin gerçekten yeşil bina olup olmadığının sorgulanması gerektiğini vurguladı.</p><p>Trafik kaynaklı hava kirliliğinin ve buna bağlı sıcaklık artışlarının iklim krizini derinleştirdiği, bu nedenle şehir içi düzenlemelerinin önemli olduğunu altını çizen Yaşar, ayrıca kentlerdeki yapı yoğunluğunu azaltmak için kırsal alanlara yatırım yapılarak nüfusun dengelenmesi gerektiği sözlerine ekledi.</p><p>- 'Şirketler sürdürülebilirlik alanında yaptığı faaliyetlerle de performanslarını değerlendiriyorlar'</p><p> Dr. Öğretim Üyesi Şimşek de güneş ve rüzgar enerjisi teknolojilerindeki hızlı gelişimin fosil yakıtlara bağımlılığı azaltmada kritik bir rol oynadığını ifade etti.</p><p>Elektrik enerjisiyle ve yeni depolama sistemleriyle çalışan çözümlerin geleceğin temiz teknolojilerinden birisi olarak öne çıktığını belirten Şimşek, 'Bu çözümlerin yanında batarya teknolojileri, yeşil hidrojen ve karbon yönetimi alanlarında da tüm ülkeler, ülkemiz dahil önemli yatırımlar yapıyorlar. Tabii ki bir de toplumların bu çevresel farklılığının artması da bir değişim oluşturuyor. Artık şirketler yalnızca ekonomik olarak cirolarıyla değil, sürdürülebilirlik alanında yaptığı faaliyetlerle de bu performanslarını değerlendiriyorlar.' diye konuştu.<br></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji, Istanbul, Bilim</category>
      <guid>https://www.bizimsakarya.com.tr/yesilhat-akademi-bulusmalarinda-iklim-saglik-ve-enerji-konusuldu</guid>
      <pubDate>Fri, 15 May 2026 10:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bizimsakaryacomtr.teimg.com/crop/1280x720/bizimsakarya-com-tr/uploads/2026/05/agency/aa/yesilhat-akademi-bulusmalarinda-iklim-saglik-ve-enerji-konusuldu.jpg" type="image/jpeg" length="78449"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Jandarma teşkilatının görev ve kabiliyeti Marmara Bölgesi Kariyer Fuarı'nda tanıtıldı]]></title>
      <link>https://www.bizimsakarya.com.tr/jandarma-teskilatinin-gorev-ve-kabiliyeti-marmara-bolgesi-kariyer-fuarinda-tanitildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bizimsakarya.com.tr/jandarma-teskilatinin-gorev-ve-kabiliyeti-marmara-bolgesi-kariyer-fuarinda-tanitildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- BUÜ Görükle Yerleşkesi'nde 22 üniversite paydaşlığında, çeşitli sektörlerden 180 firmanın katılımıyla düzenlenen fuarda Bursa İl Jandarma Komutanlığı ekiplerinin açtığı stant ilgi gördü]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>BURSA (AA) - Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile İŞKUR koordinasyonunda, Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) ev sahipliğinde düzenlenen Marmara Kariyer Fuarı'nda (MARMARAKAF'26) kurulan Bursa İl Jandarma Komutanlığı standında, gençlere teşkilatın görevleri ve uzmanlaşmış birimlerin kullanıldığı teçhizatları tanıtıldı.</p><p>BUÜ Görükle Yerleşkesi'nde 22 üniversite paydaşlığında, çeşitli sektörlerden 180 firmanın katılımıyla düzenlenen fuarda Bursa İl Jandarma Komutanlığı ekipleri de stant açtı.<br></p><p>Standı ziyaret eden katılımcılara, jandarmanın görev ve kabiliyetleri, trafik ve olay yeri incelemede yapılan müdahaleler ile Sahil Güvenlik Komutanlığının faaliyetleri anlatıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Jandarma komando özel harekat birliklerinin ve 'saygı nöbetçisi alplerin' yoğun ilgi gördüğü fuarda, patlayıcı madde imha timlerince bomba imha robotu hakkında katılımcılara bilgi verildi.<br></p><p>Fuarla gençlerin jandarma teşkilatını tanımaları hedeflendi.</p><p>- Siber dolandırıcılığa karşı uyarı<br></p><p>Bursa İl Jandarma Komutanlığı Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürü Teğmen Doğukan Günay, AA muhabirine, siber dolandırıcılığa maruz kalınmaması için dikkat etmesi gereken hususlara değindi.<br></p><p>Vatandaşların gelen mesaj ve e-postalara karşı tedbirli ve dikkatli olması gerektiğini belirterek, şu uyarılarda bulundu:<br></p><p>'Bilinmeyen yerden veya şüpheli gelen e-postaları açmayın. Banka, kargo veya resmi kurumlardan gelen e-postaların URL adreslerinin doğruluğunu kontrol etmeden açmayın. Size ait olmayan çekiliş, ödül, icra takip veya miras mesajlara inanmayın. Şüpheli bağlantılara tıklamayın. Banka, e-ticaret veya sosyal medya hesaplarınıza giriş yaparken her zaman resmi web sistemleri seçenekleri yazın. E-posta veya SMS ile gelen bağlantılara tıklamadan önce URL adresini ayrıntılı olarak inceleyin. Hiçbir resmi kurum veya banka şifresi, kredi kartı bilgileri veya kimlik numaranızı e-posta veya telefonla istemez. Telefon aramalarında kendisini polis, savcı veya banka görevlisi olarak tanıyan kişilere inanmayın. Harf, rakam ve özel karakter içeren güçlü şifreler kullanın, aktif değilse iki faktörlü kimlik doğrulamayı etkinleştirin.'</p><p>Günay, vatandaşlardan sosyal medya hesaplarını kullanırken güçlü şifre oluşturmalarını ve şüpheli linklere tıklamaması konusunda tedbirli olmalarını istedi.<br></p><p>- Şiddet ihbarlarına kısa sürede gerekli destek sağlanıyor</p><p>İl Jandarma Komutanlığında görevli Teğmen Eminenur Temel ise kişilerin şiddete uğraması veya şiddete uğrama tehlikesi altında bulunması halinde durumu ilgili makamlara ihbar etmesi gerektiğini bildirdi.<br></p><p>Temel, jandarmanın her zaman vatandaşın yanında olduğunu belirterek, 'Ülkemizin her yerinden ücretsiz olarak aranabilen 112 Acil Çağrı Merkezi ya da KADES uygulaması aracılığıyla şiddet ihbarını bildirdiğiniz takdirde, jandarma en kısa sürede gerekli destek ve yardımı yaparak önlem alacak ve yasal prosedürleri uygulayacaktır. Şu an bizi dinleyen tüm akıllı telefon kullanıcısı kadınların KADES uygulamasını cep telefonlarına yüklemelerini, çevrelerindeki kadınlara da yüklemeleri konusunda tavsiyede bulunmalarını rica ederim.' diye konuştu.</p><p>- Olay yeri inceleme ekiplerinin görevleri</p><p>İl Jandarma Komutanlığı Kriminal Şube Müdürlüğü Olay Yeri İnceleme Tim Komutanı Kıdemli Başçavuş Cahit Aydemir, birimin görev ve sorumluluklarına ilişkin bilgi verdi.<br></p><p>Aydemir, olayın neden sonuç ilişkisini ortaya koyabilecek her türlü nesne, obje, görünür veya görünmez izlerin delil olabildiğini anlatarak, şunları kaydetti:<br></p><p>'Elde edilen bulgular gerekli işaretlemelerle kayıt işlemlerinin ardından usulüne uygun teknikler kullanılarak olay yerinden nakledilmekte ve nakli yapılan bulgular yüksek güvenlikli bulgu poşetleri içine konularak güvenliği sağlanmaktadır. Elde edilen bulguların kayıt altına alınmasına müteakip ambalajlanarak toplanması ve raporlanması yapıldıktan sonra adli makamların talebi doğrultusunda kriminal laboratuvarlarına gönderilmektedir. Kriminal Laboratuvarlarında incelemesi tamamlanan bulgular, düzenlenen uzmanlık raporuyla birlikte adli makamlara teslim edilmektedir.'</p><p>- Şüpheli pakete uzaktan müdahalede bomba imha robotu önemli rol üstleniyor</p><p>İl Jandarma Komutanlığı Kriminal Şube Müdürlüğü Patlayıcı Madde İmha Tim Komutanı Jandarma Astsubay Üstçavuş Mehmet Akar ise patlayıcı madde imha timlerinin görevlerini anlattı.<br></p><p>Akar, timlerin mayın, mühimmat ve el yapımı patlayıcı madde kullanılarak gerçekleştirilebilecek terör veya asayiş olaylarında meydana gelebilecek kayıpları önlemek amacıyla Jandarma Genel Komutanlığı bünyesinde teşkil edilmiş özel donanımlı timler olduğunu dile getirdi.<br></p><p>Stantta yer alan bomba imha robotundan özelliklerinden de bahseden Akar, sözlerini şöyle sürdürdü:<br></p><p> 'Patlayıcı madde imha timlerinin envanterinde bulunan bomba imha robotu, şüpheli cisim, paket olaylarında şüpheli paketin yanına gidilmeden keşif ve müdahale etmek amacıyla kullanılır. Bomba imha robotunun üzerinde bulunan su topu az miktarda suyu yüksek bir hızla fırlatma prensibiyle çalışır. Su jeti etkisiyle şüpheli paketleri patlamadan parçalamak suretiyle etkisiz hale getirmek için kullanılır. Şüpheli paket içerisindeki elektronik devreler su jeti etkisiyle parçalanarak patlamadan etkisiz hale getirilir.'<br></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji, Bursa, Bilim</category>
      <guid>https://www.bizimsakarya.com.tr/jandarma-teskilatinin-gorev-ve-kabiliyeti-marmara-bolgesi-kariyer-fuarinda-tanitildi</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 18:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bizimsakaryacomtr.teimg.com/crop/1280x720/bizimsakarya-com-tr/uploads/2026/05/agency/aa/jandarma-teskilatinin-gorev-ve-kabiliyeti-marmara-bolgesi-kariyer-fuarinda-tanitildi.jpg" type="image/jpeg" length="80307"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Deprem ve yangında yıkılan binaların beton atıkları afete dayanıklı yapılarda kullanılacak]]></title>
      <link>https://www.bizimsakarya.com.tr/deprem-ve-yanginda-yikilan-binalarin-beton-atiklari-afete-dayanikli-yapilarda-kullanilacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bizimsakarya.com.tr/deprem-ve-yanginda-yikilan-binalarin-beton-atiklari-afete-dayanikli-yapilarda-kullanilacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi ile İstanbul Teknik Üniversitesi işbirliğinde yürütülen projede, yangın geçirmiş betonarme yapılardan elde edilen atıkların çelik tüpler içinde yeniden değerlendirilmesi hedefleniyor - Projeyle hem tonlarca enkazın ekonomiye kazandırılması hem de sürdürülebilir ve depreme dayanıklı yapı sistemlerinin geliştirilmesi amaçlanıyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>TEKİRDAĞ (AA) - FIRAT ÇAKIR - Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi ile İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) işbirliğinde yürütülen projeyle depremde yıkılan ya da yangın geçirmiş betonarme yapıların atıkları yeniden yapı sektörüne kazandırılacak.</p><p>İTÜ Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Yapı Bilimleri Ana Bilim Dalı doktora öğrencisi Selin Koca'nın tez çalışması kapsamında, yangın geçirmiş betonarme binalardan elde edilen atıkların çelik tüpler (CFCT) içerisinde yeniden kullanılmasına yönelik çalışma başlatıldı.</p><p>Proje kapsamında, 2 yıl önce Tekirdağ'ın Çerkezköy ilçesinde yangın geçiren yaklaşık 160 bin metrekarelik tekstil fabrikasından elde edilen beton atıkları, NKÜ Yapısal Deprem Laboratuvarı'na getirildi.</p><p>Kırma ve küçültme işlemlerinden geçirilen beton parçaları, CFCT adı verilen çelik tüpler içerisinde çeşitli deneylere tabi tutuluyor.</p><p>Elde edilen veriler doğrultusunda yaklaşık 3 ay içerisinde büyük yapısal deneylerin yapılması planlanıyor.</p><p>Çalışmayla afetler sonrası ortaya çıkan tonlarca beton atığının sürdürülebilir şekilde yeniden değerlendirilmesi hedefleniyor.</p><p>- Yangın ve depremlerde ortaya çıkan beton atıklar çevresel ve ekonomik sorun oluşturuyor</p><p>NKÜ Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Ahmet Bal, AA muhabirine, yangın ve deprem sonrası oluşan beton atıklarının çelik tüpler içerisinde yeniden kullanılmasıyla hem karbon salınımı azaltmayı hem de daha dayanıklı yapılar geliştirmeyi amaçladıklarını söyledi.</p><p>Yangın ve deprem sonrası ortaya çıkan beton atıklarının çevresel ve ekonomik açıdan önemli sorun oluşturduğunu belirten Bal, sürdürülebilirliğin beton yapılarda dünyanın birçok ülkesinde öne çıkan bir konu olduğunu ifade etti.</p><p>Türkiye'nin 6 Şubat depremlerinin ardından büyük miktarda enkazla karşı karşıya kaldığını dile getiren Bal, bu atıkların yeniden değerlendirilmesinin önem taşıdığını kaydetti.</p><p>Bal, yangın geçirmiş ve mevcut haliyle kullanılamayacak durumdaki betonarme yapıların yeniden değerlendirilebileceğini anlattı.</p><p>- Uygulama, çelik borularda karşılaşılan burkulma ve stabilite problemlerini ortadan kaldıracak<br></p><p>Yangın geçirmiş fabrika atıklarının laboratuvar ortamında ayrıştırılarak belirli tane boyutlarına getirildiğini ifade eden Bal, 'Bu malzemenin CFCT denilen çelik tüpler içerisinde kullanılabilirliğiyle ilgili deneyler gerçekleştiriyoruz. Bu çalışmaların hem sürdürülebilirlik hem de yangın dirençliliği açısından önemli sonuçlar ortaya koyacağını düşünüyoruz.' dedi.</p><p>Bal, şu ana kadar 32 deney gerçekleştirdiklerini belirtti.</p><p>Elde edilen sonuçlar doğrultusunda en verimli yöntemin belirlenmeye çalışıldığını vurgulayan Bal, 'Bu yöntem sayesinde taşıyıcı sistemin dayanımı önemli ölçüde artırılırken, yapıların güvenliği ve yük taşıma kapasitesi de üst seviyeye çıkarılmış oluyor. Bunları çimento enjeksiyonu ile güçlendirerek tüplerin içerisine enjekte ediyoruz. Bu uygulama sayesinde, çelik borularda normalde karşılaşılan burkulma ve stabilite problemleri ortadan kaldırılıyor.' diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>- Bu yöntem sayesinde daha yüksek ve dayanıklı binalar inşa edilebilecek</p><p>Bal, uygulama sayesinde daha yüksek ve daha dayanıklı binaların inşa edilmesini mümkün hale getirmek istediklerini kaydetti.</p><p>CFCT sistemlerinin özellikle Çin ve Japonya'da gökdelen, köprü ve deniz yapılarında yaygın olarak kullanıldığını anlatan Bal, 'Japonya gibi depremselliği yüksek ülkelerde bu yapıların depreme dirençliliğinin çok yüksek olduğunu görüyoruz. Sürdürülebilir dünya için depreme dayanıklı yapı sistemlerinin geliştirilmesinde CFCT teknolojilerinin çok büyük önemi var. Türkiye'de de bu tarz yapıları inşa etmeye başlayacağız.' ifadelerini kullandı.</p><p><br></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji, Tekirdağ, Bilim</category>
      <guid>https://www.bizimsakarya.com.tr/deprem-ve-yanginda-yikilan-binalarin-beton-atiklari-afete-dayanikli-yapilarda-kullanilacak</guid>
      <pubDate>Sat, 09 May 2026 13:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bizimsakaryacomtr.teimg.com/crop/1280x720/bizimsakarya-com-tr/uploads/2026/05/agency/aa/deprem-ve-yanginda-yikilan-binalarin-beton-atiklari-afete-dayanikli-yapilarda-kullanilacak.jpg" type="image/jpeg" length="24654"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Kacır, SAHA 2026'da Altınay'ın SR40 ve SR80 endüstriyel robotlarının tanıtımında konuştu:]]></title>
      <link>https://www.bizimsakarya.com.tr/bakan-kacir-saha-2026da-altinayin-sr40-ve-sr80-endustriyel-robotlarinin-tanitiminda-konustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bizimsakarya.com.tr/bakan-kacir-saha-2026da-altinayin-sr40-ve-sr80-endustriyel-robotlarinin-tanitiminda-konustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- 'Türk savunma sanayisinin elde ettiği küresel başarıların arkasındaki esas kıymetli taraf, adeta dağıtık sinir (ağları) ayarında birlikte çalışabilen bir AR-GE, inovasyon ve üretim zekasını inşa edebilmiş olmamızdır' - 'Dijital dönüşümü mutlaka yerli ve milli teknolojilerle hayata geçirmek zorundayız. Dolayısıyla bu proje inanıyorum ki bu anlamda Türk sanayisinin dijital dönüşümünü siber güvenlikte, milli ihtiyaçlarımızı dikkate alan bir yaklaşımla hayata geçirmemize imkan tanıyacak']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye'nin savunma sanayisindeki başarı hikayesinin oluşturulan ekosistem sayesinde olduğunu ifade ederek, 'Türk savunma sanayisinin elde ettiği küresel başarıların arkasındaki esas kıymetli taraf, adeta dağıtık sinir (ağları) ayarında birlikte çalışabilen bir AR-GE, inovasyon ve üretim zekasını inşa edebilmiş olmamızdır.' dedi.</p><p>Türkiye ve Avrupa'nın en büyük savunma, havacılık ve uzay sanayi kümelenmesi SAHA İstanbul organizasyonuyla İstanbul Fuar Merkezi'nde SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı gerçekleştiriliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Anadolu Ajansı'nın (AA) Global İletişim Ortağı olduğu fuarda, Altınay Teknoloji Grubu'na ait, tamamen yerli ve milli imkanlarla üretilen GRASS robot serisinin 40 kilogram ve 80 kilogram yük kapasiteli, farklı operasyonel ihtiyaçlara uygun SR40 ve SR80 endüstriyel robotları, Bakan Kacır ile birlikte Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii (SSB) Başkanı Haluk Görgün ve Altınay Teknoloji Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Altınay'ın katıldığı törenle tanıtıldı.</p><p>Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır, burada yaptığı konuşmada, Türkiye'nin sanayi robotları üretiminde önemli kazanımlar elde etmesine öncülük edecek proje tanıtımı kapsamında Altınay'ın ev sahipliğinde bir araya gelmekten memnuniyet duyduğunu söyledi.</p><p>Türkiye'nin savunma sanayisindeki başarı hikayesinin oluşturulan ekosistem sayesinde olduğunu aktaran Kacır, şöyle konuştu:</p><p>'Türk savunma sanayisinin elde ettiği küresel başarıların arkasındaki esas kıymetli taraf, adeta dağıtık sinir (ağları) ayarında birlikte çalışabilen bir AR-GE, inovasyon ve üretim zekasını inşa edebilmiş olmamızdır. Bu sayede, dünyadan çok daha hızlı AR-GE süreçlerini tamamlıyor, geliştirdiğimiz platformları, sistemleri, alt sistemleri seri üretime dünyadan çok daha hızlı kazandırmayı başarıyoruz. Bu dünyada çok az sayıda ülkenin sahip olduğu bir imkan ve kabiliyet. Ve inanıyoruz ki bu imkan ve kabiliyet savunma sanayisi ile sınırlı kalmayacak. Bunlar sanayinin sivil alanlarına da hızla taşınacak, böylelikle Türk sanayisinin toplam katma değerini çok daha yüksek düzeylere çıkarmamıza imkan tanıyacak fırsatlar oluşturacak.'</p><p>- Türk sanayisinin dijital dönüşümüne siber güvenlik odaklı milli yaklaşım</p><p>Bakan Kacır, bugünün dünyasında savunma paradigmasının temel unsurlarından birinin siber güvenlik olduğunu vurgulayarak, bu alandaki kritik sektörlerin belirlendiğini belirtti.</p><p>Dijitalleşmenin hızla arttığı imalat sanayinin siber saldırıların başlıca hedefleri arasında yer aldığına dikkati çeken Kacır, şöyle konuştu:</p><p>'Türk sanayisinin, Türk imalat sanayisinin dijital dönüşümünde, robotik üretim süreçlerinde yerli ve milli sistemlerin ürünlerin kullanılması bir tercihten öte mutlak bir zorunluluğu ifade ediyor. Bu anlamda 2030 Sanayi ve Teknoloji Stratejisi'nde ortaya koyduğumuz halihazırda yaklaşık 30 bin düzeyinde olan endüstriyel robot kullanımını 2030 yılına kadar 200 binin üzerine çıkarma amacımız da bu. Dijital dönüşümü mutlaka yerli ve milli teknolojilerle hayata geçirmek zorundayız. Dolayısıyla bu proje inanıyorum ki bu anlamda Türk sanayisinin dijital dönüşümünü siber güvenlikte, milli ihtiyaçlarımızı dikkate alan bir yaklaşımla hayata geçirmemize imkan tanıyacak.'</p><p>TÜBİTAK, KOSGEB ve Bakanlık yatırım teşviklerinin uçtan uca tanımlandığı ve yenilikçi teknoloji başlıklarında yerli ve milli ürün geliştirimi ve üretiminin hedeflendiği HAMLE Programı'na da vurgu yapan Kacır, şöyle devam etti:</p><p>'Programın en somut çıktılarından birinin Altınay'ın endüstriyel robotik projesi olması bizler için ayrı bir mutluluk vesilesi. İnanıyorum ki HAMLE Programı'nda hayata geçirdiğimiz tüm projeler tamamlandığında hem milli teknolojimizi hedeflerimize daha fazla yaklaştırma hem de 12 milyar dolar düzeyinde potansiyel dış ticaret açığını kapama imkanına sahip olacağız. Bu açıdan ekonomimize de büyük katkılar sunmuş olacağız. Ve inşallah önümüzdeki dönemde HİT 30 Programı kapsamında 2030 yılına kadar 30 milyar dolar devlet desteğiyle hayatı geçirmeye hedeflediğimiz yüksek teknoloji yatırımları için de bir milyar dolar kaynak ayırdığımız endüstriyel robot alanı da çok önemli bir yer tutmayı sürdürecek.'</p><p>- 'Savunma alanında birçok kıymetli projede sorumluluk alıyorlar'</p><p>SSB Başkanı Görgün ise sektöre pek çok alanda katkı sunulduğunu belirterek, bu katkılar arasında Hakan Altınay ve şirketinin çalışmalarının da yer aldığını, tanıtımı yapılan ürünlerin bunun bir parçası olduğunu ifade etti.</p><p>Görgün, 'Savunma alanında birçok kıymetli projede sorumluluk alıyorlar. Bunları da hem maliyet etkin hem zamanında yerine getiriyorlar. Bu vesileyle sektörümüz adına teşekkür etmek isterim. Burada bir özel teşekkür de Bakanımıza etmek istiyorum. Savunma sanayisi sektörümüzde faaliyet gösteren ana entegratörlerden alt yüklenicilere, KOBİ'lere varana kadar ihtiyaç duyulan gerek YTAK kredileriyle, gerek hamle programlarında verdikleri destekleriyle can suyu oluyor, yenilikçi fikirlere destek oluyor, üretim kabiliyetlerinin artmasına katkı sağlıyorlar.' diye konuştu.</p><p>- 'SR40 ile SR80'i milli sanayimizin altyapısının kullanımına sunacağız'</p><p>Hakan Altınay da yaklaşık 35 yıldır bu alanda çalıştıklarını belirterek, 2020'de başlatılan HAMLE Programı kapsamında yalnızca sanayi robotu üretimine odaklanmadıklarını, robotlara işlev kazandıran dikey teknoloji altyapısının da milli imkanlarla geliştirilmesi yönünde önemli ilerleme kaydettiklerini ifade etti.</p><p>Altınay, şunları kaydetti:</p><p>'Yapacağımız bu açılışta iki tane yeni nesil geliştirdiğimiz sanayi robotumuz SR40 ile SR80'i milli sanayimizin altyapısının kullanımına sunacağız. Eğer bir aksilik olmazsa Türkiye önümüzdeki dönemde yeni bir robot endüstrisinin, endüstriyel altyapısının kuruluş haberini de inşallah almış olacak. Yakın bir zamanda Tuzla Endüstri Serbest Bölgesi'nde 30 bin metrekarelik bir tesisle ulusal seviyede Türkiye'nin sanayi robotlarını üretmeye başlıyoruz. Türkiye artık sahip olduğu teknolojik birikimiyle ülkenin ihtiyaç duyduğu üretim alanındaki bütün altyapıları kendi insanının geliştirdiği teknolojiyle üretme noktasında.'</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji, Istanbul, Bilim</category>
      <guid>https://www.bizimsakarya.com.tr/bakan-kacir-saha-2026da-altinayin-sr40-ve-sr80-endustriyel-robotlarinin-tanitiminda-konustu</guid>
      <pubDate>Wed, 06 May 2026 20:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bizimsakaryacomtr.teimg.com/crop/1280x720/bizimsakarya-com-tr/uploads/2026/05/agency/aa/bakan-kacir-saha-2026da-altinayin-sr40-ve-sr80-endustriyel-robotlarinin-tanitiminda-konustu.jpg" type="image/jpeg" length="36673"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ROKETSAN ve Altınay Savunma Teknolojileri'nden AKYA projesinde güç birliği]]></title>
      <link>https://www.bizimsakarya.com.tr/roketsan-ve-altinay-savunma-teknolojilerinden-akya-projesinde-guc-birligi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bizimsakarya.com.tr/roketsan-ve-altinay-savunma-teknolojilerinden-akya-projesinde-guc-birligi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- İmzalanan sözleşme doğrultusunda AKYA torpidosunun yüksek güç ve enerji yoğunluklu lityum tabanlı batarya sistemlerinin seri üretimi Altınay Savunma tarafından gerçekleştirilecek]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Ağır sınıf torpido AKYA projesi kapsamında, ROKETSAN ve Altınay Savunma Teknolojileri arasında 'Lityum Tabanlı Batarya Tedarik Sözleşmesi' imzalandı.</p><p>SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı, Türkiye'nin ve Avrupa'nın en büyük savunma, havacılık ve uzay sanayi kümelenmesi SAHA İstanbul organizasyonuyla İstanbul Fuar Merkezi'nde gerçekleştiriliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Anadolu Ajansının Global İletişim Ortağı olduğu SAHA 2026'da Türk savunma sanayisi şirketleri anlaşmalar imzalıyor.</p><p>Altınay Savunma Teknolojilerinden yapılan açıklamaya göre, Türkiye'nin denizlerdeki caydırıcı gücünü artıran AKYA ağır sınıf torpido projesinde yerlilik oranını ve sistem performansını maksimize edecek bir tedarik sözleşmesi hayata geçirildi.</p><p>ROKETSAN ile Altınay Savunma Teknolojileri arasında imzalanan sözleşme doğrultusunda AKYA torpidosunun yüksek güç ve enerji yoğunluklu lityum tabanlı batarya sistemlerinin seri üretimi Altınay Savunma tarafından gerçekleştirilecek.</p><p>Denizaltı platformlarında görev yapan ağır sınıf torpidoların zorlu harekat koşullarındaki ihtiyaçları gözetilerek tasarlanan batarya sistemi, ROKETSAN'ın yüksek kalite ve performans standartlarını karşılamak üzere Altınay Savunma mühendisliğiyle geliştirildi. Bu stratejik alt sistem, yüksek güç yoğunluğu ile torpidonun sürat ve manevra kabiliyetini destekliyor. Gelişmiş enerji yönetimi sayesinde görev süresini optimize ediyor ve zorlu deniz koşullarında güvenilir performans sunarak sistem seviyesinde yüksek verimlilik sağlıyor.</p><p>- 'AKYA projemiz, Türk donanmasının Mavi Vatan'daki vurucu gücü konumunda'</p><p>Açıklamada görüşlerine yer verilen ROKETSAN Genel Müdür Yardımcısı Halid Bulut, vakıf şirketleri ile özel sektör arasındaki sinerjinin önem taşıdığını belirtti.</p><p>ROKETSAN olarak kahraman Türk ordusunun envanterine kazandırdıkları sistemlerde yerlilik ve millilik oranını en üst seviyeye taşımanın temel öncelikleri olduğunu aktaran Bulut, 'AKYA projemiz, Türk donanmasının Mavi Vatan'daki vurucu gücü konumunda. Bu kritik projede, Altınay Savunma gibi değerli ekosistem paydaşlarımızın mühendislik yetkinliklerini sistemlerimize entegre etmekten memnuniyet duyuyoruz. İmzalanan sözleşmenin ülkemize ve savunma sanayimize hayırlı olmasını diliyorum.' ifadesini kullandı.</p><p>Altınay Savunma Genel Müdürü Burak Mercan ise Türk savunma sanayisinin göz bebeği olan vakıf şirketleriyle uyum içinde çalışmanın ve onların yürüttüğü stratejik projelere katma değer sağlamanın şirketlerinin en önemli misyonlarından biri olduğunu aktararak, 'Teknoloji üreten global bir marka olma vizyonumuz doğrultusunda, Altınay'ın köklü mühendislik gücünü AKYA gibi deniz kuvvetlerimiz için hayati bir projeye sunmaktan, ROKETSAN'ın güvenilir bir çözüm ortağı olmaktan büyük gurur duyuyoruz. Geliştirdiğimiz lityum tabanlı batarya sistemlerinin AKYA'nın sahadaki başarısına doğrudan katkı sunacağına inancımız tamdır.' değerlendirmesinde bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji, Istanbul, Bilim</category>
      <guid>https://www.bizimsakarya.com.tr/roketsan-ve-altinay-savunma-teknolojilerinden-akya-projesinde-guc-birligi</guid>
      <pubDate>Tue, 05 May 2026 19:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bizimsakaryacomtr.teimg.com/crop/1280x720/bizimsakarya-com-tr/uploads/2026/05/agency/aa/roketsan-ve-altinay-savunma-teknolojilerinden-akya-projesinde-guc-birligi.jpg" type="image/jpeg" length="71099"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yalovalı ilkokul öğrencileri tasarladıkları dron ve robotla madalyalar kazandı]]></title>
      <link>https://www.bizimsakarya.com.tr/yalovali-ilkokul-ogrencileri-tasarladiklari-dron-ve-robotla-madalyalar-kazandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bizimsakarya.com.tr/yalovali-ilkokul-ogrencileri-tasarladiklari-dron-ve-robotla-madalyalar-kazandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>YALOVA (AA) - Yalova'da öğrenim gören ilkokul öğrencileri, Antalya'da düzenlenen Fibonacci Robot Olimpiyatları Avrasya Şampiyonası'nda biri altın iki madalya kazandı.</p><p>Yalova'da teknolojiye merakı olan ve bu alanda çalışma yapmak isteyen öğrencilere hizmet veren bir akademide eğitim alan 9 yaşındaki Battal Atakan Taşal ve 9 yaşındaki Batuhan Keskin ile 8 yaşındaki Melih Burak Hanay'dan oluşan Teknoakademi takımı, 22-26 Nisan'da 22 ülkeden 625 takımın katılımıyla Antalya'daki Avrasya Şampiyonası'nda katıldı.</p><p>'Dron ralli' ve 'çizgi izleyen' kategorilerinde yarışan Teknoakademi takımı biri altın, diğeri bronz olmak üzere iki madalya elde etti.</p><p>Öğrenciler, bu yıl gerçekleştirilecek TEKNOFEST ve İtalya'nın başkenti Roma'da düzenlenecek Fibonacci Robot Olimpiyatları'na katılıp başarılarını sürdürmek için çalışmalarına devam ediyor.</p><p>- 'Disiplinli çalışmanın karşılığını alıyorlar'</p><p>Öğrencilerin eğitim aldığı akademinin müdürü Hatice Şener, AA muhabirine, Antalya'da 22 ülkeden takımların katıldığı Fibonacci Robot Olimpiyatları Avrasya Şampiyonası'nda 'dron ralli' kategorisinde altın madalya, 'çizgi izleyen'de bronz madalya kazandıklarını söyledi.</p><p>Kurumda öğrencileri başarı ve meslek edindirme odaklı çalıştırdıklarını belirten Şener, 'Öğrencilerimiz disiplinli çalışmanın karşılığını alıyor. Hedefimiz uluslararası platformlarda daha büyük başarılar elde etmek.' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Şener, teknoloji eğitimine erken yaşta başlanmasının önemine işaret ederek, öğrencilerin kontrollü şekilde teknolojiyle buluşturulması gerektiğini vurguladı.</p><p>- 'Başarılı olmak için çalışmak gerekli'</p><p>Öğrencilerden Taşal da başarılı olmak için çok çalıştıklarını belirterek, 'Başarılı olmak için çalışmak gerekli. Eğer istediğiniz yere yönelmek istiyorsanız, kendi başınıza değil, bir kulübe gitmeniz daha faydalı olabilir.' ifadelerini kullandı.</p><p>Takımın üyelerinden Melih Burak Hanay da ödül töreninde isimleri okununca mutlu olduklarını dile getirdi.</p><p>Madalya kazanan takımın diğer üyesi Batuhan Keskin de başarının anne ve babalarının verdiği emeklerle geldiğini vurguladı.</p><p>Velilerden Deniz Salamcı Taşal da çocukların ilgi alanlarına göre yönlendirilmesinin önemine dikkati çekerek, 'Onlara hedef dayatmak yerine doğru ortamı sunmaya çalışıyoruz.' diye konuştu.</p><p>Velilerden Zeynep Hanay ise oğlunun katıldığı şampiyonayla önemli deneyim kazandığına değinerek, çocuğunun yer aldığı takımın madalya kazanmasından mutluluk duyduklarını belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji, Yalova, Bilim</category>
      <guid>https://www.bizimsakarya.com.tr/yalovali-ilkokul-ogrencileri-tasarladiklari-dron-ve-robotla-madalyalar-kazandi</guid>
      <pubDate>Tue, 05 May 2026 12:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bizimsakaryacomtr.teimg.com/crop/1280x720/bizimsakarya-com-tr/uploads/2026/05/agency/aa/yalovali-ilkokul-ogrencileri-tasarladiklari-dron-ve-robotla-madalyalar-kazandi.jpg" type="image/jpeg" length="51224"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA['5. Uluslararası Marmara Lisansüstü İletişim Öğrencileri Kongresi' başladı]]></title>
      <link>https://www.bizimsakarya.com.tr/5-uluslararasi-marmara-lisansustu-iletisim-ogrencileri-kongresi-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bizimsakarya.com.tr/5-uluslararasi-marmara-lisansustu-iletisim-ogrencileri-kongresi-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Emin Babacan: - 'Buradan hem ülke coğrafya hem dünya, insanlık adına, bu anlam ve hakikat krizine ilişkin güzel şeylerin çıkacağına inanıyorum' - Kongre Koordinatörü Dr. Öğr. Üyesi Alaattin Aslan: - 'Zorlu ve öğretici akademik süreçten geçmeyi başaran 24 nitelikli bildiri 2 gün boyunca 6 farklı oturumda sizlere sunulacak']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Dijital teknolojiler ve yapay zeka uygulamalarının toplumsal yaşam üzerindeki etkilerinin tartışılacağı '5. Uluslararası Marmara Lisansüstü İletişim Öğrencileri Kongresi' başladı.</p><p>Anadolu Ajansının (AA) global iletişim ortağı olduğu, 'Yapay Zeka ve Geleceğimiz: Aile, Çocuk ve Toplum' temalı kongre, Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Doç. Dr. Yalçın Lüleci Konferans Salonu'nda düzenleniyor.</p><p>Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı ve Kongre Başkanı Prof. Dr. Mehmet Emin Babacan, açılışta yaptığı konuşmada, sosyal bilimlerin yaşadığı çağın, toplumun, bölgenin ve coğrafyanın dertleri ve sorunlarıyla ilgilenip ve araştırması gerektiğini söyledi.</p><p>Prof. Dr. Babacan, teknolojik değişimin insanlık tarihindeki diğer dönüşümlerden daha hızlı olduğunu belirterek, 'Bugün biz henüz modernleşme serüvenini anlamaya, anlamlandırmaya çalışırken, nasıl yaşayacağımıza dair yol yordam ararken, kendimizi son çeyrek yüzyıl içerisinde özellikle yapay zeka teknolojisi ya da ileri genetik, robotik adına ne dersek bir teknolojik ekosistem içerisinde yaşar bulduk. Yani yaklaşık birkaç yüzyıllık aydınlanma sonrası dönemi kendi modernleşme serüveni içerisinde anlamlandırma çabası, gayretiyle uğraşırken bizler bugün bir kere daha tabiri yerindeyse bir anaforun ortasında kendimizi buluverdik.' dedi.</p><p>Sosyal bilimcilerin tarihsel olarak değişimi anlamlandırmada son zamanlarda geriden geldiğine dikkati çeken Babacan, değişimin hızlı olması nedeniyle bunu anlamak, kavramak ve anlamlandırmak konusunda gerçekten çok ciddi bir çabaya ve gayrete ihtiyaçları olduğunu anlattı.</p><p>Aile ve toplum yapısının güçlendirilmesinin önemini aktaran Babacan, özellikle dijital ekosistemde değerlerin aşındığını söyledi.</p><p>Prof. Dr. Babacan, akademik çalışmaların bu anlamda önemli bir rol üstlendiğini, kongrenin de bu çabanın bir parçası olduğunu belirtti.</p><p>Genç akademisyen adaylarına duyduğu güveni dile getiren Babacan,'Bu açıdan ben bu topraklardan, buradan çıkacak olan genç araştırmacı arkadaşlarımızın hem ülke coğrafya hem dünya, insanlık adına, bu anlam ve hakikat krizine ilişkin güzel şeylerin çıkacağına inanıyorum. Dolayısıyla kongremizin hepimiz için, fakültemiz, üniversitemiz, ülkemiz ve yüksek yönetimimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum.' diye konuştu.</p><p>- '36 baş araştırmacıdan tam metin dönüşü aldık'</p><p>Kongre Koordinatörü Dr. Öğretim Üyesi Alaattin Aslan, kongrenin aynı zamanda eğitim ve yetiştirme platformu olduğunu söyledi.</p><p>Aslan, 2014 yılında mütevazı bir sempozyum olarak başlayan etkinliğin zamanla kurumsal bir kimlik kazandığını anlatarak, şöyle devam etti:</p><p>'Aralık başında çağrıya çıktığımızda tam 65 tekil bildiri özeti elimize ulaştı. Titiz yönlendirmeler sonucunda 36 baş araştırmacıdan tam metin dönüşü aldık. Tam metin gönderme zorunluluğu ve hakemlik sürecini işleterek, diğer pek çok kongrede esnetilebilen bu kuralı bizler büyük bir ciddiyetle uyguladık. Hakem değerlendirmeleri ve temamızı uyumsuz bulunan 12 metni daha elemiş olduk. Tüm bu zorlu ve öğretici akademik süreçten geçmeyi başaran 24 nitelikli bildiri 2 gün boyunca 6 farklı oturumda sizlere sunulacak. Bir bildirimizin 2 yazarlığı olması sebebiyle toplam 25 genç araştırmacı bu kongrede ter dökecek.'</p><p>Aslan, yapay zekanın aile, çocuk ve toplum üzerindeki etkilerinin çok yönlü ele alınması gerektiğini ifade etti.</p><p>Bu temanın yalnızca dönemsel bir popülarite ürünü olmadığına değinen Aslan, 'Devletimizin 2026-2035 yılları için ilan ettiği aile 'Nüfus 10 Yılı Vizyonu' gibi makro ve milli politikalarla tam bir paralellik içinde. Yapay zeka evlerimizin içine kadar girmişken akademinin bu tarihsel dönüşün karşısında varlık göstermesi, etik ilkeleri gözeterek toplumsal bir zırh inşa etmesi ve politika yapıcılara sağlam bir yol haritası sunması temel amacımızdır.' diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Aslan, kongrenin sonunda sunulacak bildirilerin bilimsel bir kitapta toplanacağını sözlerine ekledi.</p><p>Kongre, 2 gün boyunca çeşitli oturum ve forumlarla devam edecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji, Istanbul, Bilim</category>
      <guid>https://www.bizimsakarya.com.tr/5-uluslararasi-marmara-lisansustu-iletisim-ogrencileri-kongresi-basladi</guid>
      <pubDate>Mon, 04 May 2026 13:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bizimsakaryacomtr.teimg.com/crop/1280x720/bizimsakarya-com-tr/uploads/2026/05/agency/aa/5-uluslararasi-marmara-lisansustu-iletisim-ogrencileri-kongresi-basladi.jpg" type="image/jpeg" length="92675"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye Uzay Ajansı Başkanı Kıraç, Sakarya'da öğrencilerle buluştu:]]></title>
      <link>https://www.bizimsakarya.com.tr/turkiye-uzay-ajansi-baskani-kirac-sakaryada-ogrencilerle-bulustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bizimsakarya.com.tr/turkiye-uzay-ajansi-baskani-kirac-sakaryada-ogrencilerle-bulustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- 'Bugüne kadar Ay'a kendi imkanlarıyla erişebilen ülke sayısı 6. Allah'ın izniyle önümüzdeki sene Türkiye 7'nci ülke olacak']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>SAKARYA (AA) - Türkiye Uzay Ajansı Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Kıraç, 'Bugüne kadar Ay'a kendi imkanlarıyla erişebilen ülke sayısı 6. Allah'ın izniyle önümüzdeki sene Türkiye 7'nci ülke olacak.' dedi.<br></p><p>İl Milli Eğitim Müdürlüğünce Serdivan Belediyesi Kültür ve Kongre Merkezi'nde düzenlenen programda öğrencilerle bir araya gelen Kıraç, uzay çalışmalarından bahsetti.</p><p>Türkiye'nin uzay çalışmalarının daha eskilere dayandığını, ülkenin kendi uydusunu yapabildiğini anlatan Kıraç, 'Uzayda yapabileceğiniz en kompleks iş haberleşme uydusu. 4,5 tonluk teknoloji, geçen sene Türkiye 6A'yı yaptı ve gönderdi, tamamen Türk mühendislerimizin gayretleriyle yapıldı. Türkiye, kendi haberleşme uydusunu yapan dünyadaki 11 ülkeden biri. Bu çok önemli.' diye konuştu.</p><p>Kıraç, uzay farkındalığı ve insan kaynağının geliştirilmesinin önemli olduğunu dile getirerek, bir kişinin bile bugünkü sunumdan etkilenip kendini uzaya yönlendirip bir şeyler yapmasının ülke için büyük kazanç olduğunu kaydetti.</p><p>Ay Araştırma Programı'ndan bahseden Kıraç, 'Bugüne kadar Ay'a kendi imkanlarıyla erişebilen ülke sayısı 6. Allah'ın izniyle önümüzdeki sene Türkiye 7'nci ülke olacak. Birinci fazda kendi uzay aracımızı TÜBİTAK Uzay şu anda bitirdi, DeltaV'nin yaptığı Hibrit İtki Sistemi'yle entegre ediyoruz. Yine SpaceX ile işbirliği yapacağız, ilk fırlatmayı onlar yapacak çünkü bizim roketimiz ve fırlatma yerimiz yok. SpaceX bizi Dünya yörüngesinden çıkardıktan sonra kendi itki sistemimizle ateşleme yaparak Ay yörüngesine gideceğiz. Yaklaşık 2 ay kadar deneyler yapacağız.' ifadelerini kullandı.</p><p>Kıraç, önemli hedeflerinden birinin de uzaya erişim ve uzay limanı olduğunu aktararak, 'Bağımsız ülke olmaktan bahsediyorsak bugün kendi imkanlarımızla kendi uzay limanımız, fırlatma yapacağımız yer ve kendi roketimizle uzaya gidebilmek, ülke için çok stratejik hedef.' dedi.</p><p>Türkiye'nin Somali'de uzay limanı kuracağını dile getiren Kıraç, bu bittikten sonra Türkiye'nin de uzay istasyonunun olacağını belirtti.</p><p>Kıraç, Milli Uzay Programı'nın diğer konu başlıklarına da değinerek, Türk astronotlar Alper Gezeravcı ve Tuva Cihangir Atasever'in uzayda deney gerçekleştirdiğini, bunların devam edeceğini kaydetti.</p><p>Dünyanın en prestijli uzay organizasyonu olarak nitelendirilen ve 1950'den beri düzenlenen Uluslararası Uzay Kongresi'nin (IAC) bu yıl Antalya'da gerçekleştirileceğini aktaran Kıraç, dünyadaki şirketlerin etkinliğe yeni ürünleriyle katılım sağlayacağını sözlerine ekledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Programa, Arifiye Kaymakamı Ahmet Can Pınar, İl Milli Eğitim Müdürü Coşkun Bakırtaş, yöneticiler, öğretmenler ve öğrenciler katıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sakarya, Teknoloji, Bilim</category>
      <guid>https://www.bizimsakarya.com.tr/turkiye-uzay-ajansi-baskani-kirac-sakaryada-ogrencilerle-bulustu</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Apr 2026 16:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bizimsakaryacomtr.teimg.com/crop/1280x720/bizimsakarya-com-tr/uploads/2026/04/agency/aa/turkiye-uzay-ajansi-baskani-kirac-sakaryada-ogrencilerle-bulustu.jpg" type="image/jpeg" length="94269"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dijitalpark Teknokent'ten 3 yılda 75 milyon dolarlık ihracat]]></title>
      <link>https://www.bizimsakarya.com.tr/dijitalpark-teknokentten-3-yilda-75-milyon-dolarlik-ihracat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bizimsakarya.com.tr/dijitalpark-teknokentten-3-yilda-75-milyon-dolarlik-ihracat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Dijitalpark Teknokent Genel Müdürü Prof. Dr. Tahsin Engin: - 'Son 3 yılda özellikle ihracatta önemli sıçrama yaptık. Bu süreçte 75 milyon dolara yakın bir ihracat gelirine ulaşmış durumdayız ve bu hızla artmaya devam ediyor' - 'Çekmeköy yerleşkemize bugüne kadar 2 milyar TL'nin üzerinde yatırım yaptık']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - ABDULKADİR GÜNYOL - TOLGA YANIK - Dijitalpark Teknokent Genel Müdürü Prof. Dr. Tahsin Engin, 2025 yılında ihracat rakamlarının 31 milyon doların üzerine çıktığını belirterek, 'Son 3 yılda özellikle ihracatta önemli sıçrama yaptık. Bu süreçte 75 milyon dolara yakın bir ihracat gelirine ulaşmış durumdayız ve bu hızla artmaya devam ediyor.' dedi.<br></p><p>Tahsin Engin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Dijitalpark Teknokent'in Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi ve Türk Alman Üniversitesinin ortaklaşa kurduğu teknoloji ekosistemi olduğunu söyledi.</p><p>İstanbul'da iki (Çekmeköy ve Ataşehir), bir de Rize'de olmak üzere toplam üç yerleşkede hizmet verdiklerini anlatan Engin, Türkiye'nin en genç ve dinamik teknokentlerden biri olduklarının altını çizdi.</p><p>Engin, teknokent ekosistemine bakıldığında devletin uyguladığı muafiyetlerin neredeyse hepsinde aynı olduğunu belirterek, 'Fiziki imkanlar açısından özellikle bazı teknokentler öne çıkıyor. Şunu gururla söylemek isterim ki lokasyon, teknolojik altyapı ve fiziki mekanlar açısından Türkiye'nin en nadide teknokentlerinden biriyiz.' şeklinde konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>- '4 bin AR-GE personeline istihdam sağlayan bacasız bir fabrikayız'</p><p>Kendilerini öne çıkaran en önemli özelliklerden birinin bünyelerinde bulunan Teknoloji Transfer Ofisi olduğunun altını çizen Engin, bu ofisin olanaklarının üniversitelerin akademisyenlerine ve teknokentte faaliyet gösteren erken aşamadan ölçekli firmalara kadar bütün firmalara her boyutta uçtan uca hizmet vermeye devam ettiğini ifade etti.</p><p>Engin, 'Sadece 4 yaşında olmamıza rağmen 400'e yaklaşan çeşitli ölçekte firmaya ve 4 bin AR-GE personeline istihdam sağlayan bacasız bir fabrikayız. Ülkemiz adına da gurur verici bir katkı yaptığımızı düşünüyorum.' diye konuştu.</p><p>- 2025'te 31 milyon dolardan fazla ihracat</p><p>Engin, 2025 yılında toplamda 200 milyon dolarlık bir ciroya ulaştıklarının altını çizerek, cironun çok önemli bir parametre olmakla birlikte aslında teknokent ekosisteminin performans endeksinde asıl parametrenin ihracat rakamları olduğunu söyledi.</p><p>2025 yılında ihracat rakamlarının 31 milyon doların üzerine çıktığını vurgulayan Engin, 'Son 3 yılda özellikle ihracatta önemli sıçrama yaptık. Bu süreçte 75 milyon dolara yakın bir ihracat gelirine ulaşmış durumdayız ve bu hızla artmaya devam ediyor. İnanıyorum ki önümüzdeki yıl yıllık bazda 50 milyon dolara ulaşabiliriz.' dedi.</p><p>- Çekmeköy'e 2 milyar TL'lik dev yatırım</p><p>Çekmeköy'deki yerleşkeye dair detaylar da veren Engin, 'İçinde bulunduğumuz bu alan aslında yeşil sertifikalarla donatılmış. Toplamda 7 bina olarak planlanmıştır. Bu binalardan 2 tanesini şu anda yaptık. Birini 2 yıl önce devreye almıştık, birini de inşallah mayıs ayında hizmete açmış olacağız.' değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Engin, Çekmeköy yerleşkelerine bugüne kadar 2 milyar TL'nin üzerinde yatırım yaptıklarına dikkati çekerek, şunları kaydetti:</p><p>'Bu çok büyük bir rakam. Bina yapmak hem maliyetli hem de zaman alan bir süreç. Şu anda 32 bin metrekare kapalı alana sahip Ataşehir yerleşkemiz ve 24 bin metrekare alana sahip Çekmeköy yerleşkemiz olarak toplamda önemli bir metrajda ekosisteme hizmet veriyoruz.'</p><p>Engin, FinTek ekosisteminin en güçlü teknokenti olduklarını belirterek, Türkiye'nin 2. FinTek unicorn adayının kendi bünyelerinde olduğunu ve söz konusu şirketin ABD'de yatırım turundan olumlu sonuç alarak döndüğünü söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji, Istanbul, Bilim</category>
      <guid>https://www.bizimsakarya.com.tr/dijitalpark-teknokentten-3-yilda-75-milyon-dolarlik-ihracat</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Apr 2026 11:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bizimsakaryacomtr.teimg.com/crop/1280x720/bizimsakarya-com-tr/uploads/2026/04/agency/aa/dijitalpark-teknokentten-3-yilda-75-milyon-dolarlik-ihracat.jpg" type="image/jpeg" length="13333"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
