<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Sakarya Son Dakika Haberleri - Bizim Sakarya Gazetesi</title>
    <link>https://www.bizimsakarya.com.tr</link>
    <description>"Sakarya'da yaşanan en güncel gelişmeleri anında öğrenmek için doğru adrestesiniz! Bizimsakarya.com.tr, Son Dakika Sakarya Haberlerinin kaynağıdır. Sakarya'da meydana gelen önemli olaylar, güncel haberler ve daha fazlası için bizi takip edin. Sakarya'nın nabzını bizimle tutun!"</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.bizimsakarya.com.tr/rss/bilim" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 04 Jun 2026 07:33:45 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.bizimsakarya.com.tr/rss/bilim"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Marmara Denizi'nde bazı bölgelerde plastik kirliliği 3 katına çıktı]]></title>
      <link>https://www.bizimsakarya.com.tr/marmara-denizinde-bazi-bolgelerde-plastik-kirliligi-3-katina-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bizimsakarya.com.tr/marmara-denizinde-bazi-bolgelerde-plastik-kirliligi-3-katina-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Olgaç Güven: - 'Geçmişten günümüze artan bir plastik kirliliği trendi bütün istasyonlarda net şekilde görülüyor. 2000'li yılların başından itibaren plastik kirliliğinde belirgin bir artış görüyoruz. İstasyondan istasyona değişmekle birlikte bazı bölgelerde yaklaşık 3 katlık artış söz konusu' - 'Şu ana kadar tespit ettiğimiz mikroplastiklerin yaklaşık yüzde 94'ü fiber yapıda. Bunlar saç teli benzeri ince plastik parçacıkları']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>MERSİN (AA) - GÜLSELİ KENARLI - Marmara Denizi'nin kirlilik tarihini ortaya çıkarmayı amaçlayan TÜBİTAK 1001 projesinde elde edilen ilk bulgular, denizdeki mikroplastik kirliliğinin 2000'li yıllardan itibaren belirgin şekilde arttığını bazı bölgelerde 3 katına çıktığını ortaya koydu.</p><p>Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Deniz Bilimleri Enstitüsü, Akdeniz Üniversitesi, Ege Üniversitesi ve Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi ortaklığında gerçekleştirilen TÜBİTAK 1001 projesi ile Marmara Denizi'nin kirlilik tarihi araştırılıyor.</p><p>Projenin ara raporuna göre, çalışma kapsamında Marmara Denizi'nin 14 kritik noktasından alınan sediment karotlarının ilk analizleri sonuç verdi. İncelenen örneklerde mikroplastik dağılımı, kirletici yükü ve radyoizotop tarihlemesine ilişkin ilk bulgular yer alıyor.</p><p>Çalışmaların sonraki aşamasında polimer karakterizasyonu ve metal kirliliğine yönelik analizler sürdürülecek.</p><p>Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Olgaç Güven'in yürütücülüğünde geçen yıl başlatılan projede, ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsüne ait Bilim-2 araştırma gemisiyle deniz tabanından 'ahtapot' adı verilen karot cihazı kullanılarak 40-50 santimetre uzunluğunda sediment örnekler çıkarıldı.</p><p>- 'Çınarcık Çukuru'nda dikkati çekici bulgular elde ettik'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Güven, AA muhabirine, Marmara Denizi'nin, tek bir ülkenin yönetiminde olması nedeniyle insan faaliyetlerinin etkilerini izlemek açısından dünyadaki birçok denize göre daha kontrollü ve özel bir araştırma alanı sunduğunu söyledi.</p><p>Projede ilk etapta Marmara Denizi'nin farklı baskılar altındaki bölgelerini temsil edecek örnekleri açtıklarını belirten Güven, 'İzmit Körfezi, Gemlik Körfezi, Marmara'nın en derin noktası olan Çınarcık Çukuru, İmralı Baseni ve Marmara'nın orta kesiminden alınan sediment karotlarında mikroplastiklerin dikey dağılımını ve karakterizasyonunu inceledik. Özellikle yoğun sanayi, nüfus ve tatlı su girdilerinin etkisindeki İzmit Körfezi ile Karadeniz kaynaklı akıntıların taşıdığı yükün toplandığı Çınarcık Çukuru'nda dikkati çekici bulgular elde ettik.' ifadelerini kullandı.</p><p>Güven, sediment örneklerinde yapılan tarihlendirme çalışmalarının Ege Üniversitesi Nükleer Bilimler Enstitüsünde yürütüldüğüne işaret ederek, 'Geçmişten günümüze artan bir plastik kirliliği trendi bütün istasyonlarda net şekilde görülüyor. 2000'li yılların başından itibaren plastik kirliliğinde belirgin bir artış görüyoruz. İstasyondan istasyona değişmekle birlikte bazı bölgelerde yaklaşık 3 katlık artış söz konusu.' diye konuştu.</p><p>- 1999 Gölcük Depremi'nin denizlerdeki izine ulaşıldı</p><p>Çalışmalarda 1999 Gölcük Depremi'nin izlerine de rastladıklarını anlatan Güven, şunları kaydetti:</p><p>'İzmit Körfezi ve Çınarcık Baseni'nde deprem dönemine denk gelen katmanlarda plastik miktarında ciddi artış tespit ettik. Bu artışın, deprem sonrası karasal ortamdaki kirletici yükün deniz ortamına taşınmasıyla ilişkili olduğunu düşünüyoruz. Karasal ortamda yaşanan büyük olayların denizel ortama taşınan yükü sedimentte kayıt altına alınabiliyor.'</p><p>Güven, projede sediment katmanlarında 1960'lı yıllara kadar uzanan anlamlı mikroplastik kirliliği tespit ettiklerine dikkati çekerek, daha eski katmanlarda da tekil plastik parçacıklarıyla karşılaştıklarını aktardı.</p><p>Polimer analizlerinin tamamlanmasının ardından belirli dönemlerde kullanılan plastik türleriyle sanayi ve tüketim alışkanlıkları arasındaki ilişkinin daha net ortaya konabileceğini belirten Güven, belirli dönemlerde alınan kararların ya da üretim alışkanlıklarının denizdeki karşılığını görmeyi hedeflediklerinin altını çizdi.</p><p>- 'Şu ana kadar tespit ettiğimiz mikroplastiklerin yaklaşık yüzde 94'ü fiber yapıda'</p><p>Güven, 'Şu ana kadar tespit ettiğimiz mikroplastiklerin yaklaşık yüzde 94'ü fiber yapıda. Bunlar saç teli benzeri ince plastik parçacıkları.' bilgisini verdi.</p><p>Fiberlerin en önemli kaynaklarından birinin sentetik tekstil ürünleri olduğuna işaret eden Güven, çamaşır yıkama sırasında açığa çıkan liflerin, mikro arıtma sistemi olmadığı için arıtma tesislerinden geçerek denize ulaştığını söyledi.</p><p>Güven, İzmit Körfezi'nde ise özellikle kozmetik ürünlerinde kullanılan mikro boncuklara rastladıklarını belirtti.</p><p>- Plastiklerin Marmara'da nasıl taşındığı araştırılıyor</p><p>ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Yücel de projenin yalnızca plastik varlığını değil, plastiklerin Marmara'da nasıl taşındığını ve hangi bölgelerde biriktiğini anlamayı amaçladığını dile getirdi.</p><p>Marmara'daki derin çukurların çevreden gelen partikülleri biriktiren doğal depolama alanları gibi çalıştığına dikkati çeken Yücel, Çınarcık Çukuru, İzmit Körfezi ve Gemlik Körfezi gibi bölgelerin Marmara'nın plastik tarihçesini anlamak için önemli alanlar olduğunu gördüklerini kaydetti.</p><p>Yücel, depremin sadece fiziksel yıkım oluşturmadığını, kıyıdaki kirletici yükü ve çöpleri de Marmara'nın daha derin bölgelerine taşıdığını belirterek, 'Bu da bize depremselliğin sadece jeofizik bir olay değil, aynı zamanda deniz ekosistemini ve kirlilik döngülerini etkileyen bir unsur olduğunu gösteriyor.' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji, Mersin, Bilim</category>
      <guid>https://www.bizimsakarya.com.tr/marmara-denizinde-bazi-bolgelerde-plastik-kirliligi-3-katina-cikti</guid>
      <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 11:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bizimsakaryacomtr.teimg.com/crop/1280x720/bizimsakarya-com-tr/uploads/2026/06/agency/aa/marmara-denizinde-bazi-bolgelerde-plastik-kirliligi-3-katina-cikti.jpg" type="image/jpeg" length="78515"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yapı Kredi'den gençlere yapay zeka ve girişimcilik odaklı eğitim programı]]></title>
      <link>https://www.bizimsakarya.com.tr/yapi-krediden-genclere-yapay-zeka-ve-girisimcilik-odakli-egitim-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bizimsakarya.com.tr/yapi-krediden-genclere-yapay-zeka-ve-girisimcilik-odakli-egitim-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Yapı Kredi Genel Müdür Yardımcısı Yakup Doğan: - 'Pilot dönemle başlattığımız bu yapıyı ilerleyen dönemde daha geniş katılımla büyüterek, gençlerin teknoloji ve girişimcilik ekosistemine güçlü bir başlangıç yapmasına katkı sunmayı hedefliyoruz']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Yapı Kredi, gençlerin geleceğin yetkinlikleriyle erken yaşta buluşmalarını desteklemek amacıyla Yapı Kredi FRWRD x PLAY AI Akademisi programını hayata geçirdi.</p><p>Bankadan yapılan açıklamaya göre, Yönetici ve Liderler için Uluslararası Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi (CIFAL) İstanbul, Birleşmiş Milletler Eğitim ve Araştırma Enstitüsü (UNITAR) ve Bahçeşehir Üniversitesi işbirliğiyle gerçekleştirilecek program, lise çağındaki öğrencilerin girişimcilik, inovasyon ve yapay zeka alanlarında bilgi ve deneyim kazanmasını hedefliyor.</p><p>İki faz halinde 27 Haziran-9 Ağustos tarihlerinde düzenlenecek 8 haftalık hibrit program kapsamında öğrenciler, eğitimler, uygulamalı atölyeler, mentörlük görüşmeleri, ekip çalışmaları ve alanında uzman isimlerle gerçekleştirilecek buluşmalar aracılığıyla teknoloji ve girişimcilik ekosistemini yakından tanıma fırsatı bulacak.</p><p>Program boyunca öğrenciler, bir problemi doğru tanımlamadan başlayarak yenilikçi iş fikirleri geliştirme, bu fikirleri sürdürülebilir iş modellerine dönüştürme ve yapay zeka destekli çözümler üretme süreçlerini deneyimleyecek. Bu sayede, yapay zekayı kullanmanın yanı sıra üretim, problem çözme ve girişimcilik süreçlerinde etkin şekilde değerlendirebilen gençlerin yetişmesine katkı sağlanacak. <br></p><p>Programın ilk aşamasında fikirlerini iş modeline dönüştürmeye odaklanacak öğrenciler, ikinci aşamada ise yapay zeka eğitimleri ve uygulamalı atölyelerle yetkinliklerini geliştirerek kendi iş fikirleri üzerinde temel seviyede prototipler oluşturma imkanı bulacak. Program süresince öğrenciler, daha önce kendi ürünlerini geliştirmiş ve iş modeli oluşturmuş öğrencilerden oluşan akran mentorları tarafından da desteklenecek. <br></p><p>Programı başarıyla tamamlayan öğrenciler, UNITAR onaylı sertifika almaya hak kazanacak. Öğrenciler, ileri seviye öğrenim fırsatları, dijital staj imkanları ve girişimcilik ekosistemiyle doğrudan temas kurabilecekleri deneyimlerden de yararlanabilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Yapı Kredi FRWRD x PLAY AI Akademisi, ilk etapta pilot bir model olarak hayata geçirilecek. Banka, pilot dönemden elde edilecek çıktı ve deneyimler doğrultusunda programı ilerleyen dönemlerde daha geniş bir öğrenci kitlesine açmayı planlıyor.</p><p>- 'Gençlerin yapay zekayı üretmesini ve geliştirmesini destekliyoruz'</p><p>Açıklamada görüşlerine yer verilen Yapı Kredi Genel Müdür Yardımcısı Yakup Doğan, gençlerin yapay zekayı üreten ve geliştiren bireyler olarak yetişmesini desteklediklerini belirtti.<br></p><p>Yapay zekanın, girişimcilik ve inovasyonun, yalnızca teknoloji dünyasının değil, tüm sektörlerin geleceğini şekillendiren temel alanlar arasında yer aldığını aktaran Doğan, şunları kaydetti:<br></p><p><p>'Yapı Kredi FRWRD x PLAY AI Akademisi ile lise çağındaki gençlerimizin bu alanlarla erken yaşta tanışmasını ve öğrendiklerini üretime dönüştürebilecekleri bir deneyim kazanmasını amaçlıyoruz. Programımızın yapay zeka modülünde öğrenciler güncel yapay zeka araçlarını tanıyacak, bu araçları kendi iş modelleri üzerinde uygulayacak ve temel seviyede prototipler geliştirecek. Kullanılacak yapay zeka araçlarını öğrencilerimize ücretsiz sunarak, onların öğrenme ve üretme süreçlerini destekleyeceğiz. CIFAL İstanbul, UNITAR ve Bahçeşehir Üniversitesi işbirliğiyle hayata geçirdiğimiz bu programın gençlerin problem çözme, fikir geliştirme, ekip çalışması ve inovasyon becerilerini güçlendireceğine inanıyoruz. Pilot dönemle başlattığımız bu yapıyı ilerleyen dönemde daha geniş katılımla büyüterek, gençlerin teknoloji ve girişimcilik ekosistemine güçlü bir başlangıç yapmasına katkı sunmayı hedefliyoruz.'<br></p><p><br></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji, Istanbul, Bilim</category>
      <guid>https://www.bizimsakarya.com.tr/yapi-krediden-genclere-yapay-zeka-ve-girisimcilik-odakli-egitim-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 12:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bizimsakaryacomtr.teimg.com/crop/1280x720/bizimsakarya-com-tr/uploads/2026/05/agency/aa/yapi-krediden-genclere-yapay-zeka-ve-girisimcilik-odakli-egitim-programi.jpg" type="image/jpeg" length="90767"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yeşilhat Akademi Buluşmaları'nda iklim, sağlık ve enerji konuşuldu]]></title>
      <link>https://www.bizimsakarya.com.tr/yesilhat-akademi-bulusmalarinda-iklim-saglik-ve-enerji-konusuldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bizimsakarya.com.tr/yesilhat-akademi-bulusmalarinda-iklim-saglik-ve-enerji-konusuldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Anadolu Ajansı Çevre ve Tarım Haberleri Müdürlüğü ve İstanbul Aydın Üniversitesi işbirliğinde düzenlenen 'Yeşilhat Akademi Buluşmaları'nda uzmanlar, iklim krizinin enerji üretiminden halk sağlığına, kentleşmeden psikolojik etkilere kadar uzanan sonuçlarını değerlendirdi - İstanbul Aydın Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Füsun Terzioğlu: - 'Eskiden biz sadece travmaları şiddete maruz kalan ya da bir fiziksel travma geçiren insanlar gibi görürdük ama şimdi seller, yangınlar, aşırı sıcaklıklar, küresel olaylar nedeniyle bütün hayatı değişen insanlar üzerinde de travma sonrası bozukluklar gelişiyor']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Anadolu Ajansı (AA) Çevre ve Tarım Haberleri Müdürlüğü Yeşilhat ve İstanbul Aydın Üniversitesi işbirliğinde düzenlenen 'Yeşilhat Akademi Buluşmaları'nda uzmanlar, iklim krizinin enerji, sağlık ve kentler üzerindeki etkilerini farklı boyutlarıyla ele aldı.<br></p><p>İstanbul Aydın Üniversitesi Turkuaz Salonu'nda gerçekleşen ve AA Yeşilhat muhabiri Biriz Özbakır'ın moderatörlüğünü yaptığı 'Değişen dünya: iklim krizinin enerji, sağlık ve kentlere etkisi' temalı panele, İstanbul Aydın Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Füsun Terzioğlu, Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zafer Aslan, Mimarlık ve Tasarım Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Dilek Yaşar ve Teknoloji Transfer Ofisi (TEKMER) Müdürü Dr. Öğretim Üyesi Utku Bulut Şimşek katıldı.</p><p>- İklim değişikliği insan sağlığını olumsuz etkiliyor</p><p>Prof. Dr. Terzioğlu, paneldeki konuşmasında, iklim değişikliğinin insanı fiziksel, sosyal, psikolojik ve biyolojik açıdan etkileyen en önemli çevresel sağlık sorunlarından biri olduğunu söyledi.</p><p>İklim değişikliğinin sıcaklık artışı, hava kirliliği, polen yoğunluğu, sel ve orman yangınları gibi çevresel etkiler yoluyla alerjik ve kronik solunum yolu hastalıkları başta olmak üzere insan sağlığını doğrudan olumsuz etkilediğini belirten Terzioğlu, hava kirliliğinin kronik ve yaygın bir zehirlenme etkisi oluşturduğunu, ısı artışının ise daha akut ve sistemleri çökerten bir etki yarattığını aktardı.</p><p>Terzioğlu, iklim değişikliğinin sağlık üzerindeki etkilerini azaltmak için sürdürülebilirlik politikalarını benimsemesi ve bireysel davranış değişiklikleriyle desteklenen ülke politikalarının hayata geçirilmesi gerektiğini belirterek, 'Hava kirliliğiyle, ısı değişikliğiyle hiç ilişkilendirilmeyen üreme sağlığı sorunları da hem kadın hem erkek üzerinde çok büyük etki unsuru oluşturuyor.' dedi.</p><p>İklim değişikliğinin yeni psikolojik sorunlara da yol açtığına işaret eden Terzioğlu, sel, yangın gibi afetler nedeniyle insanların aidiyet ve güven duygusunu kaybederek derin psikolojik etkiler yaşadığını kaydetti. <br></p><p>Prof. Dr. Terzioğlu, 'Eskiden biz sadece travmaları şiddete maruz kalan ya da bir fiziksel travma geçiren insanlar gibi görürdük ama şimdi seller, yangınlar, aşırı sıcaklıklar, küresel olaylar nedeniyle bütün hayatı değişen insanlar üzerinde de travma sonrası bozukluklar gelişiyor. Orada yaşadığı yaşamsal krizlerle onların baş etme mekanizmasına ve bu süreçten çıkmasına nasıl destek olabileceğimiz konusunu ön plana çıkarıyor. O yüzden bir kavram daha girdi. Travma sonrası iyileşme.' ifadesini kullandı.</p><p>- 'Güneş enerjisinin potansiyeli inanılmaz avantaj sağlayacak'</p><p>Prof. Dr. Aslan ise iklim değişikliğinin enerji dönüşümünü doğrudan etkilediğini söyledi.</p><p>Paris Anlaşması hedeflerine ulaşmak için net sıfır emisyon politikalarının, disiplinler arası çalışmaların ve uluslararası işbirliklerinin zorunlu olduğuna işaret eden Aslan, iklim değişikliğinin bazı alternatif enerji potansiyellerini artırabilse de, kuraklık, sıcaklık artışı ve rüzgar değişimlerinin enerji üretiminde riski artırdığını anlattı.</p><p>Aslan, Türkiye'nin kuzeybatı ve güneydoğu bölgelerinin yüksek rüzgar ve güneş enerjisi potansiyeline sahip olduğuna dikkati çekerek, özellikle Van ve doğu bölgelerinde güneş enerjisinin, kıyı ve dağlık alanlarda ise rüzgar enerjisinin büyük avantaj sunduğunu ifade etti.</p><p>Kıyı bölgelerinde deniz, kara etkileşimi nedeniyle rüzgar enerjisinin özellikle yaz ve kış dönemlerinde çok olduğunun altını çizen Aslan, şunları kaydetti:</p><p>'Bu dönemlerde güneşlenme süresine bağlı olarak güneş enerjisinin potansiyeli inanılmaz avantaj sağlayacak. Dolayısıyla daha verimli çalışmalar yapılabilecek. Geri dönüşüm süreleri ve maliyetler açısından hem güneş hem de rüzgar enerjisi sistemleri biraz farklılık göstermekle beraber çok cazip. Keza biyokütle de öyle.'</p><p>- 'Cephesinde bitki gördüğümüz her bina yeşil bina değil'</p><p>Doç. Dr. Yaşar da tasarımın artık yalnızca fonksiyon ve estetik üreten bir araç olmaktan çıkarak iklim, sağlık ve enerji krizleri gibi sorunlara da yanıt veren bir köprü görevi gördüğünü söyledi.</p><p>Yeşil mimariyi, kullanıcı konforunu ve sağlığı odağında tutan, ekonomik, çevresel ve sosyal sürdürülebilirliğin birlikte değerlendirildiği bir tasarım yaklaşımı olarak tanımlayan Yaşar, şöyle devam etti:</p><p>'Çatısında güneş paneli gördüğümüz, cephesinde bitki gördüğümüz her bina yeşil bina değil. Hani öyle bir algı var. Bir binanın yeşil bina olabilmesi için yaşam döngüsü çerçevesinde ele alınması gerekir. İnsanlar gibi. Nasıl ki insan doğuyor, büyüyor, yaşıyor ve sonra ölüyorsa binalar da aynı şekilde. Bir tasarım aşaması var, inşa aşaması var, kullanım aşaması var ve ardından binalar da yok oluyor.'</p><p>Yaşar, son yıllarda yeşil mimarinin zaman zaman bir pazarlama etiketi olarak kullanıldığını, bu nedenle projelerin gerçekten yeşil bina olup olmadığının sorgulanması gerektiğini vurguladı.</p><p>Trafik kaynaklı hava kirliliğinin ve buna bağlı sıcaklık artışlarının iklim krizini derinleştirdiği, bu nedenle şehir içi düzenlemelerinin önemli olduğunu altını çizen Yaşar, ayrıca kentlerdeki yapı yoğunluğunu azaltmak için kırsal alanlara yatırım yapılarak nüfusun dengelenmesi gerektiği sözlerine ekledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>- 'Şirketler sürdürülebilirlik alanında yaptığı faaliyetlerle de performanslarını değerlendiriyorlar'</p><p> Dr. Öğretim Üyesi Şimşek de güneş ve rüzgar enerjisi teknolojilerindeki hızlı gelişimin fosil yakıtlara bağımlılığı azaltmada kritik bir rol oynadığını ifade etti.</p><p>Elektrik enerjisiyle ve yeni depolama sistemleriyle çalışan çözümlerin geleceğin temiz teknolojilerinden birisi olarak öne çıktığını belirten Şimşek, 'Bu çözümlerin yanında batarya teknolojileri, yeşil hidrojen ve karbon yönetimi alanlarında da tüm ülkeler, ülkemiz dahil önemli yatırımlar yapıyorlar. Tabii ki bir de toplumların bu çevresel farklılığının artması da bir değişim oluşturuyor. Artık şirketler yalnızca ekonomik olarak cirolarıyla değil, sürdürülebilirlik alanında yaptığı faaliyetlerle de bu performanslarını değerlendiriyorlar.' diye konuştu.<br></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji, Istanbul, Bilim</category>
      <guid>https://www.bizimsakarya.com.tr/yesilhat-akademi-bulusmalarinda-iklim-saglik-ve-enerji-konusuldu</guid>
      <pubDate>Fri, 15 May 2026 10:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bizimsakaryacomtr.teimg.com/crop/1280x720/bizimsakarya-com-tr/uploads/2026/05/agency/aa/yesilhat-akademi-bulusmalarinda-iklim-saglik-ve-enerji-konusuldu.jpg" type="image/jpeg" length="52047"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Jandarma teşkilatının görev ve kabiliyeti Marmara Bölgesi Kariyer Fuarı'nda tanıtıldı]]></title>
      <link>https://www.bizimsakarya.com.tr/jandarma-teskilatinin-gorev-ve-kabiliyeti-marmara-bolgesi-kariyer-fuarinda-tanitildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bizimsakarya.com.tr/jandarma-teskilatinin-gorev-ve-kabiliyeti-marmara-bolgesi-kariyer-fuarinda-tanitildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- BUÜ Görükle Yerleşkesi'nde 22 üniversite paydaşlığında, çeşitli sektörlerden 180 firmanın katılımıyla düzenlenen fuarda Bursa İl Jandarma Komutanlığı ekiplerinin açtığı stant ilgi gördü]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>BURSA (AA) - Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile İŞKUR koordinasyonunda, Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) ev sahipliğinde düzenlenen Marmara Kariyer Fuarı'nda (MARMARAKAF'26) kurulan Bursa İl Jandarma Komutanlığı standında, gençlere teşkilatın görevleri ve uzmanlaşmış birimlerin kullanıldığı teçhizatları tanıtıldı.</p><p>BUÜ Görükle Yerleşkesi'nde 22 üniversite paydaşlığında, çeşitli sektörlerden 180 firmanın katılımıyla düzenlenen fuarda Bursa İl Jandarma Komutanlığı ekipleri de stant açtı.<br></p><p>Standı ziyaret eden katılımcılara, jandarmanın görev ve kabiliyetleri, trafik ve olay yeri incelemede yapılan müdahaleler ile Sahil Güvenlik Komutanlığının faaliyetleri anlatıldı.</p><p>Jandarma komando özel harekat birliklerinin ve 'saygı nöbetçisi alplerin' yoğun ilgi gördüğü fuarda, patlayıcı madde imha timlerince bomba imha robotu hakkında katılımcılara bilgi verildi.<br></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Fuarla gençlerin jandarma teşkilatını tanımaları hedeflendi.</p><p>- Siber dolandırıcılığa karşı uyarı<br></p><p>Bursa İl Jandarma Komutanlığı Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürü Teğmen Doğukan Günay, AA muhabirine, siber dolandırıcılığa maruz kalınmaması için dikkat etmesi gereken hususlara değindi.<br></p><p>Vatandaşların gelen mesaj ve e-postalara karşı tedbirli ve dikkatli olması gerektiğini belirterek, şu uyarılarda bulundu:<br></p><p>'Bilinmeyen yerden veya şüpheli gelen e-postaları açmayın. Banka, kargo veya resmi kurumlardan gelen e-postaların URL adreslerinin doğruluğunu kontrol etmeden açmayın. Size ait olmayan çekiliş, ödül, icra takip veya miras mesajlara inanmayın. Şüpheli bağlantılara tıklamayın. Banka, e-ticaret veya sosyal medya hesaplarınıza giriş yaparken her zaman resmi web sistemleri seçenekleri yazın. E-posta veya SMS ile gelen bağlantılara tıklamadan önce URL adresini ayrıntılı olarak inceleyin. Hiçbir resmi kurum veya banka şifresi, kredi kartı bilgileri veya kimlik numaranızı e-posta veya telefonla istemez. Telefon aramalarında kendisini polis, savcı veya banka görevlisi olarak tanıyan kişilere inanmayın. Harf, rakam ve özel karakter içeren güçlü şifreler kullanın, aktif değilse iki faktörlü kimlik doğrulamayı etkinleştirin.'</p><p>Günay, vatandaşlardan sosyal medya hesaplarını kullanırken güçlü şifre oluşturmalarını ve şüpheli linklere tıklamaması konusunda tedbirli olmalarını istedi.<br></p><p>- Şiddet ihbarlarına kısa sürede gerekli destek sağlanıyor</p><p>İl Jandarma Komutanlığında görevli Teğmen Eminenur Temel ise kişilerin şiddete uğraması veya şiddete uğrama tehlikesi altında bulunması halinde durumu ilgili makamlara ihbar etmesi gerektiğini bildirdi.<br></p><p>Temel, jandarmanın her zaman vatandaşın yanında olduğunu belirterek, 'Ülkemizin her yerinden ücretsiz olarak aranabilen 112 Acil Çağrı Merkezi ya da KADES uygulaması aracılığıyla şiddet ihbarını bildirdiğiniz takdirde, jandarma en kısa sürede gerekli destek ve yardımı yaparak önlem alacak ve yasal prosedürleri uygulayacaktır. Şu an bizi dinleyen tüm akıllı telefon kullanıcısı kadınların KADES uygulamasını cep telefonlarına yüklemelerini, çevrelerindeki kadınlara da yüklemeleri konusunda tavsiyede bulunmalarını rica ederim.' diye konuştu.</p><p>- Olay yeri inceleme ekiplerinin görevleri</p><p>İl Jandarma Komutanlığı Kriminal Şube Müdürlüğü Olay Yeri İnceleme Tim Komutanı Kıdemli Başçavuş Cahit Aydemir, birimin görev ve sorumluluklarına ilişkin bilgi verdi.<br></p><p>Aydemir, olayın neden sonuç ilişkisini ortaya koyabilecek her türlü nesne, obje, görünür veya görünmez izlerin delil olabildiğini anlatarak, şunları kaydetti:<br></p><p>'Elde edilen bulgular gerekli işaretlemelerle kayıt işlemlerinin ardından usulüne uygun teknikler kullanılarak olay yerinden nakledilmekte ve nakli yapılan bulgular yüksek güvenlikli bulgu poşetleri içine konularak güvenliği sağlanmaktadır. Elde edilen bulguların kayıt altına alınmasına müteakip ambalajlanarak toplanması ve raporlanması yapıldıktan sonra adli makamların talebi doğrultusunda kriminal laboratuvarlarına gönderilmektedir. Kriminal Laboratuvarlarında incelemesi tamamlanan bulgular, düzenlenen uzmanlık raporuyla birlikte adli makamlara teslim edilmektedir.'</p><p>- Şüpheli pakete uzaktan müdahalede bomba imha robotu önemli rol üstleniyor</p><p>İl Jandarma Komutanlığı Kriminal Şube Müdürlüğü Patlayıcı Madde İmha Tim Komutanı Jandarma Astsubay Üstçavuş Mehmet Akar ise patlayıcı madde imha timlerinin görevlerini anlattı.<br></p><p>Akar, timlerin mayın, mühimmat ve el yapımı patlayıcı madde kullanılarak gerçekleştirilebilecek terör veya asayiş olaylarında meydana gelebilecek kayıpları önlemek amacıyla Jandarma Genel Komutanlığı bünyesinde teşkil edilmiş özel donanımlı timler olduğunu dile getirdi.<br></p><p>Stantta yer alan bomba imha robotundan özelliklerinden de bahseden Akar, sözlerini şöyle sürdürdü:<br></p><p> 'Patlayıcı madde imha timlerinin envanterinde bulunan bomba imha robotu, şüpheli cisim, paket olaylarında şüpheli paketin yanına gidilmeden keşif ve müdahale etmek amacıyla kullanılır. Bomba imha robotunun üzerinde bulunan su topu az miktarda suyu yüksek bir hızla fırlatma prensibiyle çalışır. Su jeti etkisiyle şüpheli paketleri patlamadan parçalamak suretiyle etkisiz hale getirmek için kullanılır. Şüpheli paket içerisindeki elektronik devreler su jeti etkisiyle parçalanarak patlamadan etkisiz hale getirilir.'<br></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji, Bursa, Bilim</category>
      <guid>https://www.bizimsakarya.com.tr/jandarma-teskilatinin-gorev-ve-kabiliyeti-marmara-bolgesi-kariyer-fuarinda-tanitildi</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 18:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bizimsakaryacomtr.teimg.com/crop/1280x720/bizimsakarya-com-tr/uploads/2026/05/agency/aa/jandarma-teskilatinin-gorev-ve-kabiliyeti-marmara-bolgesi-kariyer-fuarinda-tanitildi.jpg" type="image/jpeg" length="92904"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Deprem ve yangında yıkılan binaların beton atıkları afete dayanıklı yapılarda kullanılacak]]></title>
      <link>https://www.bizimsakarya.com.tr/deprem-ve-yanginda-yikilan-binalarin-beton-atiklari-afete-dayanikli-yapilarda-kullanilacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bizimsakarya.com.tr/deprem-ve-yanginda-yikilan-binalarin-beton-atiklari-afete-dayanikli-yapilarda-kullanilacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi ile İstanbul Teknik Üniversitesi işbirliğinde yürütülen projede, yangın geçirmiş betonarme yapılardan elde edilen atıkların çelik tüpler içinde yeniden değerlendirilmesi hedefleniyor - Projeyle hem tonlarca enkazın ekonomiye kazandırılması hem de sürdürülebilir ve depreme dayanıklı yapı sistemlerinin geliştirilmesi amaçlanıyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>TEKİRDAĞ (AA) - FIRAT ÇAKIR - Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi ile İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) işbirliğinde yürütülen projeyle depremde yıkılan ya da yangın geçirmiş betonarme yapıların atıkları yeniden yapı sektörüne kazandırılacak.</p><p>İTÜ Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Yapı Bilimleri Ana Bilim Dalı doktora öğrencisi Selin Koca'nın tez çalışması kapsamında, yangın geçirmiş betonarme binalardan elde edilen atıkların çelik tüpler (CFCT) içerisinde yeniden kullanılmasına yönelik çalışma başlatıldı.</p><p>Proje kapsamında, 2 yıl önce Tekirdağ'ın Çerkezköy ilçesinde yangın geçiren yaklaşık 160 bin metrekarelik tekstil fabrikasından elde edilen beton atıkları, NKÜ Yapısal Deprem Laboratuvarı'na getirildi.</p><p>Kırma ve küçültme işlemlerinden geçirilen beton parçaları, CFCT adı verilen çelik tüpler içerisinde çeşitli deneylere tabi tutuluyor.</p><p>Elde edilen veriler doğrultusunda yaklaşık 3 ay içerisinde büyük yapısal deneylerin yapılması planlanıyor.</p><p>Çalışmayla afetler sonrası ortaya çıkan tonlarca beton atığının sürdürülebilir şekilde yeniden değerlendirilmesi hedefleniyor.</p><p>- Yangın ve depremlerde ortaya çıkan beton atıklar çevresel ve ekonomik sorun oluşturuyor</p><p>NKÜ Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Ahmet Bal, AA muhabirine, yangın ve deprem sonrası oluşan beton atıklarının çelik tüpler içerisinde yeniden kullanılmasıyla hem karbon salınımı azaltmayı hem de daha dayanıklı yapılar geliştirmeyi amaçladıklarını söyledi.</p><p>Yangın ve deprem sonrası ortaya çıkan beton atıklarının çevresel ve ekonomik açıdan önemli sorun oluşturduğunu belirten Bal, sürdürülebilirliğin beton yapılarda dünyanın birçok ülkesinde öne çıkan bir konu olduğunu ifade etti.</p><p>Türkiye'nin 6 Şubat depremlerinin ardından büyük miktarda enkazla karşı karşıya kaldığını dile getiren Bal, bu atıkların yeniden değerlendirilmesinin önem taşıdığını kaydetti.</p><p>Bal, yangın geçirmiş ve mevcut haliyle kullanılamayacak durumdaki betonarme yapıların yeniden değerlendirilebileceğini anlattı.</p><p>- Uygulama, çelik borularda karşılaşılan burkulma ve stabilite problemlerini ortadan kaldıracak<br></p><p>Yangın geçirmiş fabrika atıklarının laboratuvar ortamında ayrıştırılarak belirli tane boyutlarına getirildiğini ifade eden Bal, 'Bu malzemenin CFCT denilen çelik tüpler içerisinde kullanılabilirliğiyle ilgili deneyler gerçekleştiriyoruz. Bu çalışmaların hem sürdürülebilirlik hem de yangın dirençliliği açısından önemli sonuçlar ortaya koyacağını düşünüyoruz.' dedi.</p><p>Bal, şu ana kadar 32 deney gerçekleştirdiklerini belirtti.</p><p>Elde edilen sonuçlar doğrultusunda en verimli yöntemin belirlenmeye çalışıldığını vurgulayan Bal, 'Bu yöntem sayesinde taşıyıcı sistemin dayanımı önemli ölçüde artırılırken, yapıların güvenliği ve yük taşıma kapasitesi de üst seviyeye çıkarılmış oluyor. Bunları çimento enjeksiyonu ile güçlendirerek tüplerin içerisine enjekte ediyoruz. Bu uygulama sayesinde, çelik borularda normalde karşılaşılan burkulma ve stabilite problemleri ortadan kaldırılıyor.' diye konuştu.</p><p>- Bu yöntem sayesinde daha yüksek ve dayanıklı binalar inşa edilebilecek</p><p>Bal, uygulama sayesinde daha yüksek ve daha dayanıklı binaların inşa edilmesini mümkün hale getirmek istediklerini kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>CFCT sistemlerinin özellikle Çin ve Japonya'da gökdelen, köprü ve deniz yapılarında yaygın olarak kullanıldığını anlatan Bal, 'Japonya gibi depremselliği yüksek ülkelerde bu yapıların depreme dirençliliğinin çok yüksek olduğunu görüyoruz. Sürdürülebilir dünya için depreme dayanıklı yapı sistemlerinin geliştirilmesinde CFCT teknolojilerinin çok büyük önemi var. Türkiye'de de bu tarz yapıları inşa etmeye başlayacağız.' ifadelerini kullandı.</p><p><br></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji, Tekirdağ, Bilim</category>
      <guid>https://www.bizimsakarya.com.tr/deprem-ve-yanginda-yikilan-binalarin-beton-atiklari-afete-dayanikli-yapilarda-kullanilacak</guid>
      <pubDate>Sat, 09 May 2026 13:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bizimsakaryacomtr.teimg.com/crop/1280x720/bizimsakarya-com-tr/uploads/2026/05/agency/aa/deprem-ve-yanginda-yikilan-binalarin-beton-atiklari-afete-dayanikli-yapilarda-kullanilacak.jpg" type="image/jpeg" length="36419"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Kacır, SAHA 2026'da Altınay'ın SR40 ve SR80 endüstriyel robotlarının tanıtımında konuştu:]]></title>
      <link>https://www.bizimsakarya.com.tr/bakan-kacir-saha-2026da-altinayin-sr40-ve-sr80-endustriyel-robotlarinin-tanitiminda-konustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bizimsakarya.com.tr/bakan-kacir-saha-2026da-altinayin-sr40-ve-sr80-endustriyel-robotlarinin-tanitiminda-konustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- 'Türk savunma sanayisinin elde ettiği küresel başarıların arkasındaki esas kıymetli taraf, adeta dağıtık sinir (ağları) ayarında birlikte çalışabilen bir AR-GE, inovasyon ve üretim zekasını inşa edebilmiş olmamızdır' - 'Dijital dönüşümü mutlaka yerli ve milli teknolojilerle hayata geçirmek zorundayız. Dolayısıyla bu proje inanıyorum ki bu anlamda Türk sanayisinin dijital dönüşümünü siber güvenlikte, milli ihtiyaçlarımızı dikkate alan bir yaklaşımla hayata geçirmemize imkan tanıyacak']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye'nin savunma sanayisindeki başarı hikayesinin oluşturulan ekosistem sayesinde olduğunu ifade ederek, 'Türk savunma sanayisinin elde ettiği küresel başarıların arkasındaki esas kıymetli taraf, adeta dağıtık sinir (ağları) ayarında birlikte çalışabilen bir AR-GE, inovasyon ve üretim zekasını inşa edebilmiş olmamızdır.' dedi.</p><p>Türkiye ve Avrupa'nın en büyük savunma, havacılık ve uzay sanayi kümelenmesi SAHA İstanbul organizasyonuyla İstanbul Fuar Merkezi'nde SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı gerçekleştiriliyor.</p><p>Anadolu Ajansı'nın (AA) Global İletişim Ortağı olduğu fuarda, Altınay Teknoloji Grubu'na ait, tamamen yerli ve milli imkanlarla üretilen GRASS robot serisinin 40 kilogram ve 80 kilogram yük kapasiteli, farklı operasyonel ihtiyaçlara uygun SR40 ve SR80 endüstriyel robotları, Bakan Kacır ile birlikte Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii (SSB) Başkanı Haluk Görgün ve Altınay Teknoloji Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Altınay'ın katıldığı törenle tanıtıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır, burada yaptığı konuşmada, Türkiye'nin sanayi robotları üretiminde önemli kazanımlar elde etmesine öncülük edecek proje tanıtımı kapsamında Altınay'ın ev sahipliğinde bir araya gelmekten memnuniyet duyduğunu söyledi.</p><p>Türkiye'nin savunma sanayisindeki başarı hikayesinin oluşturulan ekosistem sayesinde olduğunu aktaran Kacır, şöyle konuştu:</p><p>'Türk savunma sanayisinin elde ettiği küresel başarıların arkasındaki esas kıymetli taraf, adeta dağıtık sinir (ağları) ayarında birlikte çalışabilen bir AR-GE, inovasyon ve üretim zekasını inşa edebilmiş olmamızdır. Bu sayede, dünyadan çok daha hızlı AR-GE süreçlerini tamamlıyor, geliştirdiğimiz platformları, sistemleri, alt sistemleri seri üretime dünyadan çok daha hızlı kazandırmayı başarıyoruz. Bu dünyada çok az sayıda ülkenin sahip olduğu bir imkan ve kabiliyet. Ve inanıyoruz ki bu imkan ve kabiliyet savunma sanayisi ile sınırlı kalmayacak. Bunlar sanayinin sivil alanlarına da hızla taşınacak, böylelikle Türk sanayisinin toplam katma değerini çok daha yüksek düzeylere çıkarmamıza imkan tanıyacak fırsatlar oluşturacak.'</p><p>- Türk sanayisinin dijital dönüşümüne siber güvenlik odaklı milli yaklaşım</p><p>Bakan Kacır, bugünün dünyasında savunma paradigmasının temel unsurlarından birinin siber güvenlik olduğunu vurgulayarak, bu alandaki kritik sektörlerin belirlendiğini belirtti.</p><p>Dijitalleşmenin hızla arttığı imalat sanayinin siber saldırıların başlıca hedefleri arasında yer aldığına dikkati çeken Kacır, şöyle konuştu:</p><p>'Türk sanayisinin, Türk imalat sanayisinin dijital dönüşümünde, robotik üretim süreçlerinde yerli ve milli sistemlerin ürünlerin kullanılması bir tercihten öte mutlak bir zorunluluğu ifade ediyor. Bu anlamda 2030 Sanayi ve Teknoloji Stratejisi'nde ortaya koyduğumuz halihazırda yaklaşık 30 bin düzeyinde olan endüstriyel robot kullanımını 2030 yılına kadar 200 binin üzerine çıkarma amacımız da bu. Dijital dönüşümü mutlaka yerli ve milli teknolojilerle hayata geçirmek zorundayız. Dolayısıyla bu proje inanıyorum ki bu anlamda Türk sanayisinin dijital dönüşümünü siber güvenlikte, milli ihtiyaçlarımızı dikkate alan bir yaklaşımla hayata geçirmemize imkan tanıyacak.'</p><p>TÜBİTAK, KOSGEB ve Bakanlık yatırım teşviklerinin uçtan uca tanımlandığı ve yenilikçi teknoloji başlıklarında yerli ve milli ürün geliştirimi ve üretiminin hedeflendiği HAMLE Programı'na da vurgu yapan Kacır, şöyle devam etti:</p><p>'Programın en somut çıktılarından birinin Altınay'ın endüstriyel robotik projesi olması bizler için ayrı bir mutluluk vesilesi. İnanıyorum ki HAMLE Programı'nda hayata geçirdiğimiz tüm projeler tamamlandığında hem milli teknolojimizi hedeflerimize daha fazla yaklaştırma hem de 12 milyar dolar düzeyinde potansiyel dış ticaret açığını kapama imkanına sahip olacağız. Bu açıdan ekonomimize de büyük katkılar sunmuş olacağız. Ve inşallah önümüzdeki dönemde HİT 30 Programı kapsamında 2030 yılına kadar 30 milyar dolar devlet desteğiyle hayatı geçirmeye hedeflediğimiz yüksek teknoloji yatırımları için de bir milyar dolar kaynak ayırdığımız endüstriyel robot alanı da çok önemli bir yer tutmayı sürdürecek.'</p><p>- 'Savunma alanında birçok kıymetli projede sorumluluk alıyorlar'</p><p>SSB Başkanı Görgün ise sektöre pek çok alanda katkı sunulduğunu belirterek, bu katkılar arasında Hakan Altınay ve şirketinin çalışmalarının da yer aldığını, tanıtımı yapılan ürünlerin bunun bir parçası olduğunu ifade etti.</p><p>Görgün, 'Savunma alanında birçok kıymetli projede sorumluluk alıyorlar. Bunları da hem maliyet etkin hem zamanında yerine getiriyorlar. Bu vesileyle sektörümüz adına teşekkür etmek isterim. Burada bir özel teşekkür de Bakanımıza etmek istiyorum. Savunma sanayisi sektörümüzde faaliyet gösteren ana entegratörlerden alt yüklenicilere, KOBİ'lere varana kadar ihtiyaç duyulan gerek YTAK kredileriyle, gerek hamle programlarında verdikleri destekleriyle can suyu oluyor, yenilikçi fikirlere destek oluyor, üretim kabiliyetlerinin artmasına katkı sağlıyorlar.' diye konuştu.</p><p>- 'SR40 ile SR80'i milli sanayimizin altyapısının kullanımına sunacağız'</p><p>Hakan Altınay da yaklaşık 35 yıldır bu alanda çalıştıklarını belirterek, 2020'de başlatılan HAMLE Programı kapsamında yalnızca sanayi robotu üretimine odaklanmadıklarını, robotlara işlev kazandıran dikey teknoloji altyapısının da milli imkanlarla geliştirilmesi yönünde önemli ilerleme kaydettiklerini ifade etti.</p><p>Altınay, şunları kaydetti:</p><p>'Yapacağımız bu açılışta iki tane yeni nesil geliştirdiğimiz sanayi robotumuz SR40 ile SR80'i milli sanayimizin altyapısının kullanımına sunacağız. Eğer bir aksilik olmazsa Türkiye önümüzdeki dönemde yeni bir robot endüstrisinin, endüstriyel altyapısının kuruluş haberini de inşallah almış olacak. Yakın bir zamanda Tuzla Endüstri Serbest Bölgesi'nde 30 bin metrekarelik bir tesisle ulusal seviyede Türkiye'nin sanayi robotlarını üretmeye başlıyoruz. Türkiye artık sahip olduğu teknolojik birikimiyle ülkenin ihtiyaç duyduğu üretim alanındaki bütün altyapıları kendi insanının geliştirdiği teknolojiyle üretme noktasında.'</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji, Istanbul, Bilim</category>
      <guid>https://www.bizimsakarya.com.tr/bakan-kacir-saha-2026da-altinayin-sr40-ve-sr80-endustriyel-robotlarinin-tanitiminda-konustu</guid>
      <pubDate>Wed, 06 May 2026 20:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bizimsakaryacomtr.teimg.com/crop/1280x720/bizimsakarya-com-tr/uploads/2026/05/agency/aa/bakan-kacir-saha-2026da-altinayin-sr40-ve-sr80-endustriyel-robotlarinin-tanitiminda-konustu.jpg" type="image/jpeg" length="73420"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ROKETSAN ve Altınay Savunma Teknolojileri'nden AKYA projesinde güç birliği]]></title>
      <link>https://www.bizimsakarya.com.tr/roketsan-ve-altinay-savunma-teknolojilerinden-akya-projesinde-guc-birligi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bizimsakarya.com.tr/roketsan-ve-altinay-savunma-teknolojilerinden-akya-projesinde-guc-birligi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- İmzalanan sözleşme doğrultusunda AKYA torpidosunun yüksek güç ve enerji yoğunluklu lityum tabanlı batarya sistemlerinin seri üretimi Altınay Savunma tarafından gerçekleştirilecek]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Ağır sınıf torpido AKYA projesi kapsamında, ROKETSAN ve Altınay Savunma Teknolojileri arasında 'Lityum Tabanlı Batarya Tedarik Sözleşmesi' imzalandı.</p><p>SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı, Türkiye'nin ve Avrupa'nın en büyük savunma, havacılık ve uzay sanayi kümelenmesi SAHA İstanbul organizasyonuyla İstanbul Fuar Merkezi'nde gerçekleştiriliyor.</p><p>Anadolu Ajansının Global İletişim Ortağı olduğu SAHA 2026'da Türk savunma sanayisi şirketleri anlaşmalar imzalıyor.</p><p>Altınay Savunma Teknolojilerinden yapılan açıklamaya göre, Türkiye'nin denizlerdeki caydırıcı gücünü artıran AKYA ağır sınıf torpido projesinde yerlilik oranını ve sistem performansını maksimize edecek bir tedarik sözleşmesi hayata geçirildi.</p><p>ROKETSAN ile Altınay Savunma Teknolojileri arasında imzalanan sözleşme doğrultusunda AKYA torpidosunun yüksek güç ve enerji yoğunluklu lityum tabanlı batarya sistemlerinin seri üretimi Altınay Savunma tarafından gerçekleştirilecek.</p><p>Denizaltı platformlarında görev yapan ağır sınıf torpidoların zorlu harekat koşullarındaki ihtiyaçları gözetilerek tasarlanan batarya sistemi, ROKETSAN'ın yüksek kalite ve performans standartlarını karşılamak üzere Altınay Savunma mühendisliğiyle geliştirildi. Bu stratejik alt sistem, yüksek güç yoğunluğu ile torpidonun sürat ve manevra kabiliyetini destekliyor. Gelişmiş enerji yönetimi sayesinde görev süresini optimize ediyor ve zorlu deniz koşullarında güvenilir performans sunarak sistem seviyesinde yüksek verimlilik sağlıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>- 'AKYA projemiz, Türk donanmasının Mavi Vatan'daki vurucu gücü konumunda'</p><p>Açıklamada görüşlerine yer verilen ROKETSAN Genel Müdür Yardımcısı Halid Bulut, vakıf şirketleri ile özel sektör arasındaki sinerjinin önem taşıdığını belirtti.</p><p>ROKETSAN olarak kahraman Türk ordusunun envanterine kazandırdıkları sistemlerde yerlilik ve millilik oranını en üst seviyeye taşımanın temel öncelikleri olduğunu aktaran Bulut, 'AKYA projemiz, Türk donanmasının Mavi Vatan'daki vurucu gücü konumunda. Bu kritik projede, Altınay Savunma gibi değerli ekosistem paydaşlarımızın mühendislik yetkinliklerini sistemlerimize entegre etmekten memnuniyet duyuyoruz. İmzalanan sözleşmenin ülkemize ve savunma sanayimize hayırlı olmasını diliyorum.' ifadesini kullandı.</p><p>Altınay Savunma Genel Müdürü Burak Mercan ise Türk savunma sanayisinin göz bebeği olan vakıf şirketleriyle uyum içinde çalışmanın ve onların yürüttüğü stratejik projelere katma değer sağlamanın şirketlerinin en önemli misyonlarından biri olduğunu aktararak, 'Teknoloji üreten global bir marka olma vizyonumuz doğrultusunda, Altınay'ın köklü mühendislik gücünü AKYA gibi deniz kuvvetlerimiz için hayati bir projeye sunmaktan, ROKETSAN'ın güvenilir bir çözüm ortağı olmaktan büyük gurur duyuyoruz. Geliştirdiğimiz lityum tabanlı batarya sistemlerinin AKYA'nın sahadaki başarısına doğrudan katkı sunacağına inancımız tamdır.' değerlendirmesinde bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji, Istanbul, Bilim</category>
      <guid>https://www.bizimsakarya.com.tr/roketsan-ve-altinay-savunma-teknolojilerinden-akya-projesinde-guc-birligi</guid>
      <pubDate>Tue, 05 May 2026 19:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bizimsakaryacomtr.teimg.com/crop/1280x720/bizimsakarya-com-tr/uploads/2026/05/agency/aa/roketsan-ve-altinay-savunma-teknolojilerinden-akya-projesinde-guc-birligi.jpg" type="image/jpeg" length="28408"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yalovalı ilkokul öğrencileri tasarladıkları dron ve robotla madalyalar kazandı]]></title>
      <link>https://www.bizimsakarya.com.tr/yalovali-ilkokul-ogrencileri-tasarladiklari-dron-ve-robotla-madalyalar-kazandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bizimsakarya.com.tr/yalovali-ilkokul-ogrencileri-tasarladiklari-dron-ve-robotla-madalyalar-kazandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>YALOVA (AA) - Yalova'da öğrenim gören ilkokul öğrencileri, Antalya'da düzenlenen Fibonacci Robot Olimpiyatları Avrasya Şampiyonası'nda biri altın iki madalya kazandı.</p><p>Yalova'da teknolojiye merakı olan ve bu alanda çalışma yapmak isteyen öğrencilere hizmet veren bir akademide eğitim alan 9 yaşındaki Battal Atakan Taşal ve 9 yaşındaki Batuhan Keskin ile 8 yaşındaki Melih Burak Hanay'dan oluşan Teknoakademi takımı, 22-26 Nisan'da 22 ülkeden 625 takımın katılımıyla Antalya'daki Avrasya Şampiyonası'nda katıldı.</p><p>'Dron ralli' ve 'çizgi izleyen' kategorilerinde yarışan Teknoakademi takımı biri altın, diğeri bronz olmak üzere iki madalya elde etti.</p><p>Öğrenciler, bu yıl gerçekleştirilecek TEKNOFEST ve İtalya'nın başkenti Roma'da düzenlenecek Fibonacci Robot Olimpiyatları'na katılıp başarılarını sürdürmek için çalışmalarına devam ediyor.</p><p>- 'Disiplinli çalışmanın karşılığını alıyorlar'</p><p>Öğrencilerin eğitim aldığı akademinin müdürü Hatice Şener, AA muhabirine, Antalya'da 22 ülkeden takımların katıldığı Fibonacci Robot Olimpiyatları Avrasya Şampiyonası'nda 'dron ralli' kategorisinde altın madalya, 'çizgi izleyen'de bronz madalya kazandıklarını söyledi.</p><p>Kurumda öğrencileri başarı ve meslek edindirme odaklı çalıştırdıklarını belirten Şener, 'Öğrencilerimiz disiplinli çalışmanın karşılığını alıyor. Hedefimiz uluslararası platformlarda daha büyük başarılar elde etmek.' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Şener, teknoloji eğitimine erken yaşta başlanmasının önemine işaret ederek, öğrencilerin kontrollü şekilde teknolojiyle buluşturulması gerektiğini vurguladı.</p><p>- 'Başarılı olmak için çalışmak gerekli'</p><p>Öğrencilerden Taşal da başarılı olmak için çok çalıştıklarını belirterek, 'Başarılı olmak için çalışmak gerekli. Eğer istediğiniz yere yönelmek istiyorsanız, kendi başınıza değil, bir kulübe gitmeniz daha faydalı olabilir.' ifadelerini kullandı.</p><p>Takımın üyelerinden Melih Burak Hanay da ödül töreninde isimleri okununca mutlu olduklarını dile getirdi.</p><p>Madalya kazanan takımın diğer üyesi Batuhan Keskin de başarının anne ve babalarının verdiği emeklerle geldiğini vurguladı.</p><p>Velilerden Deniz Salamcı Taşal da çocukların ilgi alanlarına göre yönlendirilmesinin önemine dikkati çekerek, 'Onlara hedef dayatmak yerine doğru ortamı sunmaya çalışıyoruz.' diye konuştu.</p><p>Velilerden Zeynep Hanay ise oğlunun katıldığı şampiyonayla önemli deneyim kazandığına değinerek, çocuğunun yer aldığı takımın madalya kazanmasından mutluluk duyduklarını belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji, Yalova, Bilim</category>
      <guid>https://www.bizimsakarya.com.tr/yalovali-ilkokul-ogrencileri-tasarladiklari-dron-ve-robotla-madalyalar-kazandi</guid>
      <pubDate>Tue, 05 May 2026 12:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bizimsakaryacomtr.teimg.com/crop/1280x720/bizimsakarya-com-tr/uploads/2026/05/agency/aa/yalovali-ilkokul-ogrencileri-tasarladiklari-dron-ve-robotla-madalyalar-kazandi.jpg" type="image/jpeg" length="80792"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA['5. Uluslararası Marmara Lisansüstü İletişim Öğrencileri Kongresi' başladı]]></title>
      <link>https://www.bizimsakarya.com.tr/5-uluslararasi-marmara-lisansustu-iletisim-ogrencileri-kongresi-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bizimsakarya.com.tr/5-uluslararasi-marmara-lisansustu-iletisim-ogrencileri-kongresi-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Emin Babacan: - 'Buradan hem ülke coğrafya hem dünya, insanlık adına, bu anlam ve hakikat krizine ilişkin güzel şeylerin çıkacağına inanıyorum' - Kongre Koordinatörü Dr. Öğr. Üyesi Alaattin Aslan: - 'Zorlu ve öğretici akademik süreçten geçmeyi başaran 24 nitelikli bildiri 2 gün boyunca 6 farklı oturumda sizlere sunulacak']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Dijital teknolojiler ve yapay zeka uygulamalarının toplumsal yaşam üzerindeki etkilerinin tartışılacağı '5. Uluslararası Marmara Lisansüstü İletişim Öğrencileri Kongresi' başladı.</p><p>Anadolu Ajansının (AA) global iletişim ortağı olduğu, 'Yapay Zeka ve Geleceğimiz: Aile, Çocuk ve Toplum' temalı kongre, Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Doç. Dr. Yalçın Lüleci Konferans Salonu'nda düzenleniyor.</p><p>Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı ve Kongre Başkanı Prof. Dr. Mehmet Emin Babacan, açılışta yaptığı konuşmada, sosyal bilimlerin yaşadığı çağın, toplumun, bölgenin ve coğrafyanın dertleri ve sorunlarıyla ilgilenip ve araştırması gerektiğini söyledi.</p><p>Prof. Dr. Babacan, teknolojik değişimin insanlık tarihindeki diğer dönüşümlerden daha hızlı olduğunu belirterek, 'Bugün biz henüz modernleşme serüvenini anlamaya, anlamlandırmaya çalışırken, nasıl yaşayacağımıza dair yol yordam ararken, kendimizi son çeyrek yüzyıl içerisinde özellikle yapay zeka teknolojisi ya da ileri genetik, robotik adına ne dersek bir teknolojik ekosistem içerisinde yaşar bulduk. Yani yaklaşık birkaç yüzyıllık aydınlanma sonrası dönemi kendi modernleşme serüveni içerisinde anlamlandırma çabası, gayretiyle uğraşırken bizler bugün bir kere daha tabiri yerindeyse bir anaforun ortasında kendimizi buluverdik.' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Sosyal bilimcilerin tarihsel olarak değişimi anlamlandırmada son zamanlarda geriden geldiğine dikkati çeken Babacan, değişimin hızlı olması nedeniyle bunu anlamak, kavramak ve anlamlandırmak konusunda gerçekten çok ciddi bir çabaya ve gayrete ihtiyaçları olduğunu anlattı.</p><p>Aile ve toplum yapısının güçlendirilmesinin önemini aktaran Babacan, özellikle dijital ekosistemde değerlerin aşındığını söyledi.</p><p>Prof. Dr. Babacan, akademik çalışmaların bu anlamda önemli bir rol üstlendiğini, kongrenin de bu çabanın bir parçası olduğunu belirtti.</p><p>Genç akademisyen adaylarına duyduğu güveni dile getiren Babacan,'Bu açıdan ben bu topraklardan, buradan çıkacak olan genç araştırmacı arkadaşlarımızın hem ülke coğrafya hem dünya, insanlık adına, bu anlam ve hakikat krizine ilişkin güzel şeylerin çıkacağına inanıyorum. Dolayısıyla kongremizin hepimiz için, fakültemiz, üniversitemiz, ülkemiz ve yüksek yönetimimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum.' diye konuştu.</p><p>- '36 baş araştırmacıdan tam metin dönüşü aldık'</p><p>Kongre Koordinatörü Dr. Öğretim Üyesi Alaattin Aslan, kongrenin aynı zamanda eğitim ve yetiştirme platformu olduğunu söyledi.</p><p>Aslan, 2014 yılında mütevazı bir sempozyum olarak başlayan etkinliğin zamanla kurumsal bir kimlik kazandığını anlatarak, şöyle devam etti:</p><p>'Aralık başında çağrıya çıktığımızda tam 65 tekil bildiri özeti elimize ulaştı. Titiz yönlendirmeler sonucunda 36 baş araştırmacıdan tam metin dönüşü aldık. Tam metin gönderme zorunluluğu ve hakemlik sürecini işleterek, diğer pek çok kongrede esnetilebilen bu kuralı bizler büyük bir ciddiyetle uyguladık. Hakem değerlendirmeleri ve temamızı uyumsuz bulunan 12 metni daha elemiş olduk. Tüm bu zorlu ve öğretici akademik süreçten geçmeyi başaran 24 nitelikli bildiri 2 gün boyunca 6 farklı oturumda sizlere sunulacak. Bir bildirimizin 2 yazarlığı olması sebebiyle toplam 25 genç araştırmacı bu kongrede ter dökecek.'</p><p>Aslan, yapay zekanın aile, çocuk ve toplum üzerindeki etkilerinin çok yönlü ele alınması gerektiğini ifade etti.</p><p>Bu temanın yalnızca dönemsel bir popülarite ürünü olmadığına değinen Aslan, 'Devletimizin 2026-2035 yılları için ilan ettiği aile 'Nüfus 10 Yılı Vizyonu' gibi makro ve milli politikalarla tam bir paralellik içinde. Yapay zeka evlerimizin içine kadar girmişken akademinin bu tarihsel dönüşün karşısında varlık göstermesi, etik ilkeleri gözeterek toplumsal bir zırh inşa etmesi ve politika yapıcılara sağlam bir yol haritası sunması temel amacımızdır.' diye konuştu.</p><p>Aslan, kongrenin sonunda sunulacak bildirilerin bilimsel bir kitapta toplanacağını sözlerine ekledi.</p><p>Kongre, 2 gün boyunca çeşitli oturum ve forumlarla devam edecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji, Istanbul, Bilim</category>
      <guid>https://www.bizimsakarya.com.tr/5-uluslararasi-marmara-lisansustu-iletisim-ogrencileri-kongresi-basladi</guid>
      <pubDate>Mon, 04 May 2026 13:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bizimsakaryacomtr.teimg.com/crop/1280x720/bizimsakarya-com-tr/uploads/2026/05/agency/aa/5-uluslararasi-marmara-lisansustu-iletisim-ogrencileri-kongresi-basladi.jpg" type="image/jpeg" length="21393"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye Uzay Ajansı Başkanı Kıraç, Sakarya'da öğrencilerle buluştu:]]></title>
      <link>https://www.bizimsakarya.com.tr/turkiye-uzay-ajansi-baskani-kirac-sakaryada-ogrencilerle-bulustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bizimsakarya.com.tr/turkiye-uzay-ajansi-baskani-kirac-sakaryada-ogrencilerle-bulustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- 'Bugüne kadar Ay'a kendi imkanlarıyla erişebilen ülke sayısı 6. Allah'ın izniyle önümüzdeki sene Türkiye 7'nci ülke olacak']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>SAKARYA (AA) - Türkiye Uzay Ajansı Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Kıraç, 'Bugüne kadar Ay'a kendi imkanlarıyla erişebilen ülke sayısı 6. Allah'ın izniyle önümüzdeki sene Türkiye 7'nci ülke olacak.' dedi.<br></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>İl Milli Eğitim Müdürlüğünce Serdivan Belediyesi Kültür ve Kongre Merkezi'nde düzenlenen programda öğrencilerle bir araya gelen Kıraç, uzay çalışmalarından bahsetti.</p><p>Türkiye'nin uzay çalışmalarının daha eskilere dayandığını, ülkenin kendi uydusunu yapabildiğini anlatan Kıraç, 'Uzayda yapabileceğiniz en kompleks iş haberleşme uydusu. 4,5 tonluk teknoloji, geçen sene Türkiye 6A'yı yaptı ve gönderdi, tamamen Türk mühendislerimizin gayretleriyle yapıldı. Türkiye, kendi haberleşme uydusunu yapan dünyadaki 11 ülkeden biri. Bu çok önemli.' diye konuştu.</p><p>Kıraç, uzay farkındalığı ve insan kaynağının geliştirilmesinin önemli olduğunu dile getirerek, bir kişinin bile bugünkü sunumdan etkilenip kendini uzaya yönlendirip bir şeyler yapmasının ülke için büyük kazanç olduğunu kaydetti.</p><p>Ay Araştırma Programı'ndan bahseden Kıraç, 'Bugüne kadar Ay'a kendi imkanlarıyla erişebilen ülke sayısı 6. Allah'ın izniyle önümüzdeki sene Türkiye 7'nci ülke olacak. Birinci fazda kendi uzay aracımızı TÜBİTAK Uzay şu anda bitirdi, DeltaV'nin yaptığı Hibrit İtki Sistemi'yle entegre ediyoruz. Yine SpaceX ile işbirliği yapacağız, ilk fırlatmayı onlar yapacak çünkü bizim roketimiz ve fırlatma yerimiz yok. SpaceX bizi Dünya yörüngesinden çıkardıktan sonra kendi itki sistemimizle ateşleme yaparak Ay yörüngesine gideceğiz. Yaklaşık 2 ay kadar deneyler yapacağız.' ifadelerini kullandı.</p><p>Kıraç, önemli hedeflerinden birinin de uzaya erişim ve uzay limanı olduğunu aktararak, 'Bağımsız ülke olmaktan bahsediyorsak bugün kendi imkanlarımızla kendi uzay limanımız, fırlatma yapacağımız yer ve kendi roketimizle uzaya gidebilmek, ülke için çok stratejik hedef.' dedi.</p><p>Türkiye'nin Somali'de uzay limanı kuracağını dile getiren Kıraç, bu bittikten sonra Türkiye'nin de uzay istasyonunun olacağını belirtti.</p><p>Kıraç, Milli Uzay Programı'nın diğer konu başlıklarına da değinerek, Türk astronotlar Alper Gezeravcı ve Tuva Cihangir Atasever'in uzayda deney gerçekleştirdiğini, bunların devam edeceğini kaydetti.</p><p>Dünyanın en prestijli uzay organizasyonu olarak nitelendirilen ve 1950'den beri düzenlenen Uluslararası Uzay Kongresi'nin (IAC) bu yıl Antalya'da gerçekleştirileceğini aktaran Kıraç, dünyadaki şirketlerin etkinliğe yeni ürünleriyle katılım sağlayacağını sözlerine ekledi.</p><p>Programa, Arifiye Kaymakamı Ahmet Can Pınar, İl Milli Eğitim Müdürü Coşkun Bakırtaş, yöneticiler, öğretmenler ve öğrenciler katıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sakarya, Teknoloji, Bilim</category>
      <guid>https://www.bizimsakarya.com.tr/turkiye-uzay-ajansi-baskani-kirac-sakaryada-ogrencilerle-bulustu</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Apr 2026 16:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bizimsakaryacomtr.teimg.com/crop/1280x720/bizimsakarya-com-tr/uploads/2026/04/agency/aa/turkiye-uzay-ajansi-baskani-kirac-sakaryada-ogrencilerle-bulustu.jpg" type="image/jpeg" length="39815"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dijitalpark Teknokent'ten 3 yılda 75 milyon dolarlık ihracat]]></title>
      <link>https://www.bizimsakarya.com.tr/dijitalpark-teknokentten-3-yilda-75-milyon-dolarlik-ihracat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bizimsakarya.com.tr/dijitalpark-teknokentten-3-yilda-75-milyon-dolarlik-ihracat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Dijitalpark Teknokent Genel Müdürü Prof. Dr. Tahsin Engin: - 'Son 3 yılda özellikle ihracatta önemli sıçrama yaptık. Bu süreçte 75 milyon dolara yakın bir ihracat gelirine ulaşmış durumdayız ve bu hızla artmaya devam ediyor' - 'Çekmeköy yerleşkemize bugüne kadar 2 milyar TL'nin üzerinde yatırım yaptık']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - ABDULKADİR GÜNYOL - TOLGA YANIK - Dijitalpark Teknokent Genel Müdürü Prof. Dr. Tahsin Engin, 2025 yılında ihracat rakamlarının 31 milyon doların üzerine çıktığını belirterek, 'Son 3 yılda özellikle ihracatta önemli sıçrama yaptık. Bu süreçte 75 milyon dolara yakın bir ihracat gelirine ulaşmış durumdayız ve bu hızla artmaya devam ediyor.' dedi.<br></p><p>Tahsin Engin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Dijitalpark Teknokent'in Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi ve Türk Alman Üniversitesinin ortaklaşa kurduğu teknoloji ekosistemi olduğunu söyledi.</p><p>İstanbul'da iki (Çekmeköy ve Ataşehir), bir de Rize'de olmak üzere toplam üç yerleşkede hizmet verdiklerini anlatan Engin, Türkiye'nin en genç ve dinamik teknokentlerden biri olduklarının altını çizdi.</p><p>Engin, teknokent ekosistemine bakıldığında devletin uyguladığı muafiyetlerin neredeyse hepsinde aynı olduğunu belirterek, 'Fiziki imkanlar açısından özellikle bazı teknokentler öne çıkıyor. Şunu gururla söylemek isterim ki lokasyon, teknolojik altyapı ve fiziki mekanlar açısından Türkiye'nin en nadide teknokentlerinden biriyiz.' şeklinde konuştu.</p><p>- '4 bin AR-GE personeline istihdam sağlayan bacasız bir fabrikayız'</p><p>Kendilerini öne çıkaran en önemli özelliklerden birinin bünyelerinde bulunan Teknoloji Transfer Ofisi olduğunun altını çizen Engin, bu ofisin olanaklarının üniversitelerin akademisyenlerine ve teknokentte faaliyet gösteren erken aşamadan ölçekli firmalara kadar bütün firmalara her boyutta uçtan uca hizmet vermeye devam ettiğini ifade etti.</p><p>Engin, 'Sadece 4 yaşında olmamıza rağmen 400'e yaklaşan çeşitli ölçekte firmaya ve 4 bin AR-GE personeline istihdam sağlayan bacasız bir fabrikayız. Ülkemiz adına da gurur verici bir katkı yaptığımızı düşünüyorum.' diye konuştu.</p><p>- 2025'te 31 milyon dolardan fazla ihracat</p><p>Engin, 2025 yılında toplamda 200 milyon dolarlık bir ciroya ulaştıklarının altını çizerek, cironun çok önemli bir parametre olmakla birlikte aslında teknokent ekosisteminin performans endeksinde asıl parametrenin ihracat rakamları olduğunu söyledi.</p><p>2025 yılında ihracat rakamlarının 31 milyon doların üzerine çıktığını vurgulayan Engin, 'Son 3 yılda özellikle ihracatta önemli sıçrama yaptık. Bu süreçte 75 milyon dolara yakın bir ihracat gelirine ulaşmış durumdayız ve bu hızla artmaya devam ediyor. İnanıyorum ki önümüzdeki yıl yıllık bazda 50 milyon dolara ulaşabiliriz.' dedi.</p><p>- Çekmeköy'e 2 milyar TL'lik dev yatırım</p><p>Çekmeköy'deki yerleşkeye dair detaylar da veren Engin, 'İçinde bulunduğumuz bu alan aslında yeşil sertifikalarla donatılmış. Toplamda 7 bina olarak planlanmıştır. Bu binalardan 2 tanesini şu anda yaptık. Birini 2 yıl önce devreye almıştık, birini de inşallah mayıs ayında hizmete açmış olacağız.' değerlendirmesinde bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Engin, Çekmeköy yerleşkelerine bugüne kadar 2 milyar TL'nin üzerinde yatırım yaptıklarına dikkati çekerek, şunları kaydetti:</p><p>'Bu çok büyük bir rakam. Bina yapmak hem maliyetli hem de zaman alan bir süreç. Şu anda 32 bin metrekare kapalı alana sahip Ataşehir yerleşkemiz ve 24 bin metrekare alana sahip Çekmeköy yerleşkemiz olarak toplamda önemli bir metrajda ekosisteme hizmet veriyoruz.'</p><p>Engin, FinTek ekosisteminin en güçlü teknokenti olduklarını belirterek, Türkiye'nin 2. FinTek unicorn adayının kendi bünyelerinde olduğunu ve söz konusu şirketin ABD'de yatırım turundan olumlu sonuç alarak döndüğünü söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji, Istanbul, Bilim</category>
      <guid>https://www.bizimsakarya.com.tr/dijitalpark-teknokentten-3-yilda-75-milyon-dolarlik-ihracat</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Apr 2026 11:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bizimsakaryacomtr.teimg.com/crop/1280x720/bizimsakarya-com-tr/uploads/2026/04/agency/aa/dijitalpark-teknokentten-3-yilda-75-milyon-dolarlik-ihracat.jpg" type="image/jpeg" length="97908"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Nesli tehlike altındaki Likya orkidesi ilk kez tohumdan üretildi]]></title>
      <link>https://www.bizimsakarya.com.tr/nesli-tehlike-altindaki-likya-orkidesi-ilk-kez-tohumdan-uretildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bizimsakarya.com.tr/nesli-tehlike-altindaki-likya-orkidesi-ilk-kez-tohumdan-uretildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Akdeniz Koruma Derneği Denetim Kurulu Üyesi Nejdet Bozkurt: - 'Bu çalışmayla doğada 200 kökün altına inmiş Likya orkidesinin ilk kez tohumdan üretimini başarıyla gerçekleştirdik. Elde ettiğimiz tohumları Ulusal Tohum Bankasına göndererek genetik materyalimizin bir miras olarak gelecek nesillere aktarılmasını da sağlamış olduk']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - BİRİZ ÖZBAKIR - Nesli tehlike altında olan ve aynı zamanda salep üretiminde kullanılan Likya orkidesi (Ophrys lycia) ilk kez tohumdan üretildi.</p><p>Antalya'nın Kaş ilçesine bağlı 3 köyde yayılış gösteren Likya orkidesi, yaklaşık 30-40 santimetreye kadar boylanabiliyor.</p><p>Son derece dar bir yayılış alanına sahip bu endemik tür, Uluslararası Doğayı Koruma Birliği (IUCN) koruma kategorisinde 'kritik tehlikede' olarak değerlendiriliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Nisanda çiçeklenen bitki, aynı gövde üzerinde 7-8 çiçeğe kadar ulaşabiliyor. Pembe ve menekşe tonlarındaki çiçekleriyle öne çıkan türün çiçek dudağı kısmı ise kırmızı, kahverengi bir görünüme sahip. Toprak altında iki yuvarlak yumru bulunduran Likya orkidesi, çiçeklenme döneminin ardından kuruyarak yaşamını bir sonraki yıla kadar toprak altında sürdürüyor.</p><p>Kaçak sökümler, turizm ve yapılaşma baskısı, pestisit kullanımı ile habitat tahribatı, tür üzerinde geri dönüşü olmayan etkiler yaratıyor. Doğal popülasyonların sürdürülebilirliğini tehdit eden kontrolsüz hasat faaliyetleri, türün ekolojik dengedeki rolünü de riske atıyor.</p><p>Yürütülen çalışmalarla, türün doğadan kaçak toplanmasının önüne geçilmesi, yerinde koruma alanlarının genişletilmesi ve doku kültürü gibi yöntemlerle kontrollü üretimin yaygınlaştırılması hedefleniyor.</p><p>Bu kapsamda, Akdeniz Koruma Derneği ile Ege Üniversitesi işbirliğinde 'Endemik Bir Tür Olan Ophrys lycia'nın Tozlaşma Biyolojisi, İn Vitro Koşullarda Çoğaltılması ve Korunması' projesi yürütülüyor.</p><p>- 'Tür sayısı son 20 yılda 1000'lerden 200'e kadar indi'</p><p>Projenin yürütücüsü Akdeniz Koruma Derneği Denetim Kurulu Üyesi Nejdet Bozkurt, AA muhabirine, Likya orkidesi tohumunu elde etme aşamasından başlayarak yeniden doğaya kazandırılmasına kadar geçen tüm süreçlerin laboratuvar koşullarında yürütülmesi üzerinde çalıştıklarını söyledi.</p><p>Bozkurt, Likya orkidesinin korunmasının yalnızca bir bitki türünün değil, Akdeniz'in doğal ve kültürel mirasının korunması anlamına geldiğine işaret ederek, 'Tür sayısı son 20 yılda 1000'lerden 200'e kadar indi. Tür büyük bir baskı altında ve müdahale edilmezse yok olacak diye düşünüyoruz. Yani yok olmanın eşiğine gelmiş bir türü korumak amacıyla bu projeyi gerçekleştirdik.' dedi.</p><p>Türkiye'deki orkidelerin yalnızca doğanın bir parçası olmadığını, aynı zamanda önemli bir biyokültürel miras taşıdığını belirten Bozkurt, şöyle devam etti:</p><p>'Bunların toprak altındaki iki yuvarlak yumrusu aslında bizim evlerimize kadar gelen bir bitkiyi ifade ediyor. Orkidelerin yumrularından salep elde ediliyor. Kış aylarında sıcak içecek olarak tükettiğimiz salebin ham maddesinde orkide yumrusu var. Aynı şekilde yediğimiz dondurmalarda da kıvam artırıcı olarak orkide yumrularından elde edilen etken maddeler kullanılıyor. Yumrulu orkideler doğadan kaçak olarak sökülüyor. Her yıl ülkemizde yaklaşık 100 milyon kök orkide yok ediliyor.'</p><p>Türkiye'de geleneksel olarak yumrudan çoğaltma yönteminin yaygın olduğuna dikkati çeken Bozkurt, ancak bunun sürdürülebilirlik açısından tartışmalı olduğunu, bu nedenle tohumdan çoğaltma yöntemiyle laboratuvar üretimi başlattıklarını dile getirdi.</p><p>- Tohumlar nasıl elde edildi?</p><p>Bozkurt, toz zerresi kadar küçük olan orkide türleri tohumlarının, doğadan güvenli şekilde toplanmasının oldukça zorlu bir süreç olduğunu belirtti.</p><p>Tohum elde etme sürecinde öncelikle popülasyonları tespit edip güçlü bireyleri ebeveyn olarak seçtiklerini dile getiren Bozkurt, tohumları tek tek tozlaştırıp takip ettiklerini ve laboratuvar testlerinde canlı ve verimli olduklarını doğrulayarak değerli bir genetik materyal elde ettiklerini anlattı.</p><p>Bozkurt, Türkiye'de daha önce yapılmamış tohumdan orkide çoğaltma yöntemini uygulayarak genetik çeşitliliği korumayı ve doğadan kaçak sökümlere bağlı baskıyı azaltmayı amaçladıklarını kaydederek, 'Bu çalışmayla doğada 200 kökün altına inmiş Likya orkidesinin ilk kez tohumdan üretimini başarıyla gerçekleştirdik. Elde ettiğimiz tohumları Ulusal Tohum Bankasına göndererek genetik materyalimizin bir miras olarak gelecek nesillere aktarılmasını da sağlamış olduk.' diye konuştu.</p><p>Laboratuvarda geliştirilen fidelerin doğada 4 aydır canlı kalmayı başardığını bildiren Bozkurt, milimetrenin onda biri büyüklüğündeki bir tohumun kontrollü koşullarda gelişerek yumru oluşturan bir bitkiye dönüşmesinin, türün geleceği açısından önemli ve umut verici bir kilometre taşı olduğunu söyledi.</p><p>Bozkurt, çalışma kapsamında 400 günlük laboratuvar sürecinin ardından tohumları toprakla buluşturduklarını belirterek, tohumların şu anda canlı filizler olarak yaşamlarına devam ettiğini ve biraz daha gelişim gösterdikten sonra doğal ortamlarına, Kaş'taki 3 köye transfer edileceğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji, Istanbul, Bilim</category>
      <guid>https://www.bizimsakarya.com.tr/nesli-tehlike-altindaki-likya-orkidesi-ilk-kez-tohumdan-uretildi</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 11:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bizimsakaryacomtr.teimg.com/crop/1280x720/bizimsakarya-com-tr/uploads/2026/04/agency/aa/nesli-tehlike-altindaki-likya-orkidesi-ilk-kez-tohumdan-uretildi.jpg" type="image/jpeg" length="14030"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Trakya ve Güney Marmara'daki deprem hareketliliği 28 noktadan 7/24 izlenecek]]></title>
      <link>https://www.bizimsakarya.com.tr/trakya-ve-guney-marmaradaki-deprem-hareketliligi-28-noktadan-724-izlenecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bizimsakarya.com.tr/trakya-ve-guney-marmaradaki-deprem-hareketliligi-28-noktadan-724-izlenecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- ÇOMÜ Rektörü ve Trakya Üniversiteler Birliği Dönem Başkanı Prof. Dr. Cüneyt Erenoğlu: - 'Sistem yaşam alanlarımızı, kampüslerimizi ve kentlerimizi sürekli izleyecek, bina deformasyonlarımızı ortaya çıkaracak' - 'Projenin koordinasyon çalışması başladı. Bilimsel araştırma projeleriyle kurulacak. Trakya'yı ve Güney Marmara'yı çepeçevre saran bir izleme ağını 7 gün 24 saat çalıştırıyor duruma geleceğiz. Bunun Türkiye'de örneği çok az. Bir üniversite birliği kapsamında inşallah bu yolda bir ilki inşa ettik']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ÇANAKKALE (AA) - BURAK AKAY - Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Rektörü ve Trakya Üniversiteler Birliği Dönem Başkanı Prof. Dr. Cüneyt Erenoğlu, Trakya ve Güney Marmara'daki deprem hareketliliğinin 28 noktadan 7/24 jeodezi (yerin şekil, büyüklük ve gravite alanlarının zamana bağlı olarak değişimlerinin incelenmesi) yöntemiyle izlenmesi için 'TR-TRAK- GNSS Projesi' oluşturduklarını söyledi.</p><p>Prof. Dr. Erenoğlu, AA muhabirine, 6 Şubat 2023'teki Kahramanmaraş merkezli 11 kenti etkileyen depremlerin, herkesin hafızasında derin izler bıraktığını ifade etti.</p><p>Coğrafyanın gerçeği olan depreme her an hazır olunması gerektiğinin altını çizen Erenoğlu, üniversite kampüslerinde de bu anlamda güvenlik alanları oluşturmanın bir proje değil öncelikli strateji haline geldiğini anlattı.</p><p>Güvenli kampüs için gerekli unsurların üç temel başlıkta toplanabileceğini dile getiren Erenoğlu, şöyle devam etti:</p><p>'Birincisi yapısal güvenlik. Tüm kampüs binalarımızın güncel deprem yönetmeliklerine göre uygunluğunu sürekli olarak analiz etmek gerekiyor. Riskli yapıları güçlendirmek veya yenilemek zorundayız. Tabii eğitimde süreklilik gerekli ve eğitimde olmazsa olmaz gerçeğimiz afet anında eğitimin tamamen durmaması için dijital altyapılarımızı da güçlendirmek zorundayız. Bu noktada özellikle üniversite kriz zamanında bile üretmeye devam etmek durumunda. Üçüncüsü de afet kültürü özellikle tatbikat yapmayan, senaryo çalışmayan, kriz planı olmayan bir kurum ne yazık ki güvenilir değil. Bu anlamda öğrencilerimizin, akademisyenlerimizin ve tabii ki kıymetli Çanakkale halkının da özellikle afet bilincini arttırmak durumundayız.'</p><p>- 'Projenin koordinasyon çalışması başladı'</p><p>Prof. Dr. Cüneyt Erenoğlu, 6 üniversiteden oluşan Trakya Üniversiteler Birliğinin üst kurul toplantısında, tüm Trakya'yı ve Güney Marmara'yı kapsayacak bir jeodezi oluşturmayı amaçladıklarını dile getirdi.</p><p>Bu izleme çalışmasının söz konusu bölgede önemli bir ağ haline dönüşeceğini aktaran Erenoğlu, şunları kaydetti:</p><p>'TR-TRAK- GNSS, birlik üyesi 6 üniversitenin stratejik işbirliğiyle bölgedeki tektonik deformasyonu gerçek zamanlı ve sürekli olarak izlemeyi amaçlayan bir erken uyarı ve bilimsel araştırma altyapısı. Sistem, yaşam alanlarımızı, kampüslerimizi ve kentlerimizi sürekli izleyecek, bina deformasyonlarımızı ortaya çıkaracak. Bu çalışma için üst kurulumuzda oy birliğiyle karar verildi. Projenin koordinasyon çalışması başladı. Bilimsel araştırma projeleriyle kurulacak, 28 noktadan oluşacak. Bütün Trakya'yı ve Güney Marmara'yı çepeçevre saran bir izleme ağını 7 gün 24 saat çalıştırıyor duruma geleceğiz. Bunun Türkiye'de örneği çok az. Bir üniversite birliği kapsamında inşallah bu yolda bir ilki inşa ettik.'</p><p>Erenoğlu, ÇOMÜ olarak güvenli kampüsleri oluşturma aşamasına geçtiklerini dile getirerek, 'Bazı binalarımızın deprem risk analizi durumu vardı. Raporlarımızı aldık ve yeni fakülte binalarımız daha güvenilir, daha sağlıklı, gençlerimizin daha deprem riski olmayan alanlarda eğitim almasını sağlayacak. Akademisyenlerimizin güvenilir ortamda akademik çalışmalarını yapmasını sağlayacak. Bu bizim için olmazsa olmaz. Yakın dönemde iki veya üç binada da aynı çalışmayı yürüteceğiz.' ifadesini kullandı.</p><p>Cüneyt Erenoğlu, projenin finansmanının üniversitelerin öz kaynaklarını en verimli şekilde kullanacak bir model üzerine inşa edildiğini aktardı.</p><p>Bilimsel Araştırma Projeleri (BAP) desteğiyle finanse edilecek projede her paydaş üniversitenin kendi sorumluluk alanındaki istasyonların kurulum maliyetini kendi BAP Koordinatörlüğü üzerinden fonlayacağını vurgulayan Erenoğlu, geleneksel sistemlere göre 5 kat daha ekonomik olan 'Düşük Maliyetli GNSS' cihazları kullanılacağından oldukça uygun bir çalışma olduğunu belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Erenoğlu, 1-7 Mart'ın Deprem Haftası olması dolayısıyla çalışmalar yürüteceklerini kaydederek, 'Kamu, özel sektör, okullar, kurumlar ve sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte çok sayıda faaliyeti hayata geçireceğiz. Önemli olan her bir bireye, her bir aileye bu deprem farkındalığını bilimsel olarak da aşılayarak yol almak.' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji, Çanakkale, Bilim</category>
      <guid>https://www.bizimsakarya.com.tr/trakya-ve-guney-marmaradaki-deprem-hareketliligi-28-noktadan-724-izlenecek</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Mar 2026 11:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bizimsakaryacomtr.teimg.com/crop/1280x720/bizimsakarya-com-tr/uploads/2026/03/agency/aa/trakya-ve-guney-marmaradaki-deprem-hareketliligi-28-noktadan-724-izlenecek.jpg" type="image/jpeg" length="37540"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA['Sağlıkta İnovasyon Yarışması'nın ödülleri sahiplerini buldu]]></title>
      <link>https://www.bizimsakarya.com.tr/saglikta-inovasyon-yarismasinin-odulleri-sahiplerini-buldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bizimsakarya.com.tr/saglikta-inovasyon-yarismasinin-odulleri-sahiplerini-buldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>SAKARYA (AA) - Sakarya Sağlık Müdürlüğü tarafından Valilik, Büyükşehir Belediyesi, Sakarya Üniversitesi (SAÜ) ve Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesinin (SUBÜ) desteğiyle sağlık alanındaki yaratıcı ve uygulanabilir fikirleri desteklemek amacıyla düzenlenen 'Sağlıkta İnovasyon Yarışması'nda dereceye girenlere ödülleri törenle verildi.</p><p>SAÜ Turgut Özal Kongre Merkezi'nde düzenlenen ödül törende konuşan Sakarya Vali Yardımcısı İsmail Altan Demirayak, son yıllarda sağlık alanında önemli gelişmeler yaşandığını söyledi.</p><p>Vatandaşların sağlık hizmetlerine erişme noktasında bilgi teknolojileri ve yapay zekadan faydalanılmaya başlandığını belirten Demirayak, 'Sağlık tesislerinin hizmet kapasitesini artırmayı, kurumsal verimliliği sağlamak adına çalışanların ve hastaların güvenliğini sağlamayı, hizmet kalitesini artırmaya yönelik birtakım inovatif projeler geliştirmeyi hedefledik. Oldukça geniş katılımlı bir yarışma oldu.' diye konuştu.</p><p>İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Kayhan Özdemir de 10 farklı ülkeden 355 projenin değerlendirildiğini söyledi.</p><p>Değerlendirme sürecinin, titizlikle yürütüldüğünü ifade eden Özdemir, 'Projeleri bir standardizasyon çerçevesinde değerlendirmeye gayret ettik. Herhangi bir ayrım olmasın, hak kaybı yaşanmasın diye büyük hassasiyet gösterdik. Sonunda üç farklı kategoride ilk üç projeyi belirledik. Bu projelerin geleceğe ışık tutmasını, klinik pratikte kullanılmasını ve ülkemizin milli gelirine katkı sağlamasını hedefliyoruz.' ifadelerini kullandı.<br></p><p>Konuşmaların ardından 'Sağlık Çalışanı' kategorisinde Dr. Lütfi Kırdar Şehir Hastanesi bünyesinde geliştirilen 'Diyabet Hastalarında İnsülin Uygulamasında Doğru Enjeksiyon Alanlarını Gösteren Yönlendirme Aparatı (İNSÜLİN-YÖNTEK)' projesiyle Innovator Nurses ekibi birinci oldu.<br></p><p>Korucuk Işık Kalkanı Grubu'nun geliştirdiği 'K-LEDUS (Kemoterapi LED Uyarı Sistemi)' projesiyle ikincilik ödülü Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesinden Sevil Köse'ye verilirken, Kocaeli Şehir Hastanesinden Eylem Akyüz ve Halil Kaçar'ın geliştirdiği 'Yaşam Eli (Akıllı Triyaj Eldiveni)' projesi ise üçüncü oldu.</p><p>Ayrıca, afet bölgelerinde otomatik triyaj, dijital hasta kaydı ve konum takibi sağlayan giyilebilir sistem, jüri tarafından dikkati çeken projeler arasında yer aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Üniversite Öğrencisi' kategorisinde de birincilik ödülü, Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi öğrencilerinin geliştirdiği 'ExoFlow-Exosome Tabanlı Kontrollü İlaç Salınım Cihazı' projesine verildi.<br></p><p>İkincilik ödülünü SUBÜ VİTA ekibinin 'LifeLift' projesi kazanırken, üçüncülük ödülü 'IBSED' projesiyle Sedef Altun'un oldu.</p><p>'Ortaokul/Lise' kategorisinde 'Çocuklar İçin Eğlenceli Kan Alma Seti (FUNSET)' projesiyle İnovatif Adımlar Takımı birinci oldu. İkincilik ödülü 'FertiSense AI' projesiyle SynPlan Tech ekibinin olurken, üçüncülük ödülü Sakarya Fen Lisesi öğrencilerinin geliştirdiği 'Melanom için Akıllı Karar Destek Sistem Tasarımı' projesine verildi.</p><p>Törene, SUBÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Sarıbıyık, SAÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Özer Köseoğlu, SAÜ Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Fatih Altıntoprak, ilgili kurum müdürleri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, sağlık çalışanları ve öğrenciler katıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sakarya, Teknoloji, Bilim</category>
      <guid>https://www.bizimsakarya.com.tr/saglikta-inovasyon-yarismasinin-odulleri-sahiplerini-buldu</guid>
      <pubDate>Fri, 27 Feb 2026 17:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bizimsakaryacomtr.teimg.com/crop/1280x720/bizimsakarya-com-tr/uploads/2026/02/agency/aa/saglikta-inovasyon-yarismasinin-odulleri-sahiplerini-buldu.jpg" type="image/jpeg" length="85396"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yapı Kredi 'Sorumlu Yapay Zeka İlkeleri'ni yayımladı]]></title>
      <link>https://www.bizimsakarya.com.tr/yapi-kredi-sorumlu-yapay-zeka-ilkelerini-yayimladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bizimsakarya.com.tr/yapi-kredi-sorumlu-yapay-zeka-ilkelerini-yayimladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Yapı Kredi Genel Müdür Yardımcısı Gökhan Özdinç: - 'Yapay zekayı hızla adapte edilmesi gereken bir araçtan ziyade sorumlulukla tasarlanan ve güvenle yönetilen stratejik bir yetkinlik olarak ele alıyoruz']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Yapı Kredi, yapay zeka teknolojilerinin etik, güvenli ve insan odaklı kullanımına yönelik kurumsal yaklaşımını belirleyen 'Sorumlu Yapay Zeka İlkeleri'ni yayımladı.</p><p>Bankadan yapılan açıklamaya göre, söz konusu ilkelerle yapay zeka yalnızca teknolojik bir yetkinlik değil, güven, sorumluluk ve toplumsal fayda ekseninde tasarlanan stratejik bir dönüşüm alanı olarak konumlandırılıyor.</p><p>Yapı Kredi'nin köklü sorumlu bankacılık anlayışının uzantısı niteliğindeki ilkeler, insan haklarına saygı, şeffaflık, hesap verebilirlik, veri gizliliği ve güvenliği gibi değerleri merkeze alıyor. Bu çerçevede banka, yapay zeka uygulamalarını bugünün operasyonel ihtiyaçlarının yanı sıra geleceğin toplumsal beklentilerine yanıt verecek bir perspektifle tasarlamayı amaçlıyor.</p><p>Yayımlanan ilkeler, yapay zeka sistemlerinin fikir aşamasından geliştirmeye, kullanımdan devreden çıkarılmaya kadar tüm yaşam döngüsünü kapsıyor. <br></p><p>Olası risklerin ve etik ihlallerin önüne geçmek amacıyla proaktif bir yaklaşımın benimsendiği ilkelerde, kritik uygulamalarda insan gözetimi, itiraz mekanizmaları ve geri bildirim kanallarının erişilebilirliği temel bir sorumluluk alanı olarak tanımlanıyor.<br></p><p>- Somut bir anlayış ortaya koyduk'<br></p><p>Açıklamada görüşlerine yer verilen Yapı Kredi Genel Müdür Yardımcısı Gökhan Özdinç, Sorumlu Yapay Zeka İlkeleri ile adalet ve kapsayıcılık, teknik sağlamlık, siber güvenlik, sürdürülebilirlik ve toplumsal etki alanlarında somut bir anlayış ortaya koyduklarını belirtti.</p><p>Yapay zekayı bankacılıktan toplumsal yaşama kadar pek çok alanda dönüşümün hızını ve ölçeğini yeniden tanımlayan bir güç olarak niteleyen Özdinç, şunları kaydetti:<br></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Ancak bu gücün kalıcı değer yaratabilmesi, yalnızca teknolojik kapasiteyle değil, etik sorumluluk ve güçlü yönetişim anlayışıyla mümkün. Yapay zekayı hızla adapte edilmesi gereken bir araçtan ziyade sorumlulukla tasarlanan ve güvenle yönetilen stratejik bir yetkinlik olarak ele alıyoruz. Koç Topluluğu'nun köklü etik ve yönetişim kültüründen beslenen ilkelerimiz, KVKK, Avrupa Birliği düzenlemeleri ile OECD, UNESCO ve ISO gibi uluslararası standartlarla uyumlu bir çerçeve sunuyor. Değişen teknolojiler, regülasyonlar ve toplumsal beklentiler doğrultusunda bu alandaki çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz.'</p><p><br></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji, Istanbul, Bilim</category>
      <guid>https://www.bizimsakarya.com.tr/yapi-kredi-sorumlu-yapay-zeka-ilkelerini-yayimladi</guid>
      <pubDate>Fri, 20 Feb 2026 11:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bizimsakaryacomtr.teimg.com/crop/1280x720/bizimsakarya-com-tr/uploads/2026/02/agency/aa/yapi-kredi-sorumlu-yapay-zeka-ilkelerini-yayimladi.jpg" type="image/jpeg" length="67361"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ASELSAN, yapay zekayla 39 milyon dolarlık verimlilik artışı sağladı]]></title>
      <link>https://www.bizimsakarya.com.tr/aselsan-yapay-zekayla-39-milyon-dolarlik-verimlilik-artisi-sagladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bizimsakarya.com.tr/aselsan-yapay-zekayla-39-milyon-dolarlik-verimlilik-artisi-sagladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Şirketin Genel Müdürü Ahmet Akyol: - 'ASELSAN, yapay zekanın bütün unsurlarını süreçlerinde uyguluyor ve buradaki verimlilik artışının, tasarrufun, hızlanmanın bize yıllık getirisi 39 milyon dolar oldu. 730 bin saat işçilik kazancını da elde etmiş olduk' - 'SİHA'larımızın kameralarıyla ilgili ilk ambargoyla yüzleştiğimiz dönemde kamera yapmamız 8 yıl sürdü, son kamerayı ise 3 yılda yaptık. Yapay zeka bu çalışmalara katkı veriyor, başka parametreler de var ama inovasyon döngümüz giderek hızlanıyor']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, şirketlerinin yapay zekanın bütün unsurlarını süreçlerinde uyguladığını belirterek, 'Buradaki verimlilik artışının, tasarrufun, hızlanmanın bize yıllık getirisi 39 milyon dolar oldu. 730 bin saat işçilik kazancını da elde etmiş olduk.' dedi.</p><p>Boğaziçi Üniversitesi Güney Kampüs'teki Albert Long Hall'da düzenlenen Boğaziçi Yetenek Zirvesi'ne katılan Akyol, etkinlikte 'Algoritmalar Çağında Teknoloji Yöneten İnsan' başlıklı bir sunum gerçekleştirdi.</p><p>Akyol, konuşmasında, dünyada yılda 200 milyar dolar yapay zeka yatırımı yapılan bir dönemden geçildiğini ifade ederek, 'Yapay zeka yatırımlarının çok konuşulduğu, çıktılarının yavaş yavaş bize yansımaya başladığı bir dönemdeyiz. Dolayısıyla daha büyük sonuçlara da hep beraber şahitlik edeceğiz diye değerlendiriyorum.' şeklinde konuştu.<br></p><p>ASELSAN'ın piyasa değeriyle Türkiye'nin en değerli şirketi ünvanını taşıdığına işaret eden Akyol, ayrıca Türkiye'de tek çatı altında en çok mühendis çalıştıran şirket olduğunu söyledi.</p><p>- 'Kilogram başına ihracatımız 2 bin 200 dolar'</p><p>Akyol, Türkiye'nin en nitelikli kadrosuyla en zor işleri yapan bir takım olduklarını belirterek, 'Yaptığımız işler Türkiye'de değer gören işler. Kilogram başına ihracatımız 2 bin 200 dolar. 1 milyar doların üzerinde ihracat yaptık.' bilgisini verdi.</p><p>Askeri alanda bütün çipleri tasarlayabildiklerini anlatan Akyol, sivil taraf için çok büyük ölçek gerektiğini ve buradaki fırsat penceresini bir sonraki teknoloji olan kuantum çip tasarımı olarak değerlendirdiklerini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Akyol, kuantum çiple ilgili araştırma laboratuvarları bulunduğunu, yeni teknoloji üslerinde konuyla ilgili bir laboratuvar daha kurduklarını aktararak, şöyle konuştu:</p><p>'Kuantum çip dizaynı yapabilen, bunu da üretebilmeye yönelik yatırımlar yapan bir şirketiz. Aynı anda bu yüksek işlem gücünü ASELSAN'ın iç ağıyla kurmuş durumdayız. Oldukça hassas işler yapıyoruz, kapalı ağda çalışıyoruz. Türkiye'nin bilebildiğimiz kadarıyla en büyük veri merkezine sahibiz. Burada olağanüstü yapay zeka modelleriyle ürünlerimize, süreçlerimize katkı sağlamak istiyoruz.'</p><p>Türk ordusunun ve güvenlik güçlerinin büyük bir operasyonu yürüttüğünü ve bu alanda birikmiş verilere erişim sağlamanın kendileri için büyük avantaj olduğunu vurgulayan Akyol, 'Bu avantajı ASELSAN'ın ve Türkiye'nin lehine çevirmek istiyoruz. Örneğin, SİHA'larımızdan elde edilen 100 bin saatlik kayıtlı kamera verisi var. Böyle veriye sahip olan bir ülke yok. Bunların hepsi teknoloji geliştirirken, milletimize hizmet etmek açısından da büyük imkanlar tanıyor.' ifadelerini kullandı.</p><p>- 'ASELSAN, yapay zekanın bütün unsurlarını süreçlerinde uyguluyor'</p><p>Akyol, kendi yapay zeka modellerini geliştirdiklerini çünkü her alanın kendine özel problemleri olduğunu belirterek, 'Büyük dil modelleri genel çözümler getiriyorlar. Onları işleyecek çok büyük işlemci güçleri gerekiyor ve optimizasyonda bazı verimsizliklerle karşılaşıyorsunuz. Bir alana özel bir model geliştirdiğimizde daha verimli, hızlı, gecikmesiz ve doğru işler yapıyorlar.' dedi.</p><p>Malzeme seçiminden insan kaynakları süreçlerine kadar birçok alanda yapay zekayı kullandıklarına işaret eden Akyol, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>'ASELSAN, yapay zekanın bütün unsurlarını süreçlerinde uyguluyor ve buradaki verimlilik artışının, tasarrufun, hızlanmanın bize yıllık getirisi 39 milyon dolar oldu. 730 bin saat işçilik kazancını da elde etmiş olduk. SİHA'larımızın kameralarıyla ilgili ilk ambargoyla yüzleştiğimiz dönemde kamera yapmamız 8 yıl sürdü, son kamerayı ise 3 yılda yaptık. Yapay zeka bu çalışmalara katkı veriyor, başka parametreler de var ama inovasyon döngümüz giderek hızlanıyor.'</p><p>Akyol, yapay zekanın insanları işsiz bırakan bir teknoloji olmadığını vurgulayarak, 'Yapay zeka, iş yapısını değiştiren bir teknoloji olarak önümüzdeki dönemde yöneteceğimiz bir süreç olarak karşımıza çıkacak. Dolayısıyla dünyadaki birçok parametre bundan etkilenecek. Hep beraber bu değişimi yönetmek durumundayız.' değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Yapay zekanın bir araç olduğunu ifade eden Akyol, 'Ne yapacağımızı, nasıl yapacağımızı söylüyor ama neden ve nereye kısmına cevap vermiyor. Yapay zeka geminin kaptanı değildir, geminin kaptanı insandır.' diye konuştu.</p><p>Ahmet Akyol, ASELSAN'la yol yürümek isteyen gençlerin sayısının giderek arttığını dile getirerek, bu yıl 137 kişinin yurt dışından Türkiye'ye gelerek şirketlerinde işe başladığını bildirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji, Istanbul, Bilim</category>
      <guid>https://www.bizimsakarya.com.tr/aselsan-yapay-zekayla-39-milyon-dolarlik-verimlilik-artisi-sagladi</guid>
      <pubDate>Tue, 17 Feb 2026 13:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bizimsakaryacomtr.teimg.com/crop/1280x720/bizimsakarya-com-tr/uploads/2026/02/agency/aa/aselsan-yapay-zekayla-39-milyon-dolarlik-verimlilik-artisi-sagladi.jpg" type="image/jpeg" length="78923"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[GRAFİKLİ - Türkiye'de her 3 tatlı su balığından biri tehlike altında]]></title>
      <link>https://www.bizimsakarya.com.tr/grafikli-turkiyede-her-3-tatli-su-baligindan-biri-tehlike-altinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bizimsakarya.com.tr/grafikli-turkiyede-her-3-tatli-su-baligindan-biri-tehlike-altinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Su Ürünleri Temel Bilimleri Bölümü İç Sular Biyolojisi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Cüneyt Kaya: - 'Türkiye'nin iç sularındaki 367 yerli balık türünün yüzde 55'i sadece ülkemize özgü yani endemik türler' - 'Yaptığımız araştırmada bu türlerin yüzde 38'inin yani üçte birinden fazlasının bugün kirlilik, kuraklık ve istilacı türler gibi tehditler nedeniyle yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu tespit ettik']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - BİRİZ ÖZBAKIR - Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü koordinasyonunda Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi tarafından yürütülen araştırmada, Türkiye'de her 3 tatlı su balığından birinin tehlike altında olduğu tespit edildi.<br></p><p>Tatlı su balıkları, nehir, göl ve ırmak gibi tatlı sularda yaşayan, yılan balığı ve bazı alabalık türleri gibi yaşamlarının bir bölümünü denizlerde geçiren türleri de kapsayan canlı grubunu oluşturuyor. Ekosistemin dengesinde kilit rol oynayan bu balıklar, besin zincirinin merkezinde yer alıyor. Bu balıkların varlıkları su kaynaklarının sağlıklı olduğunun da en önemli göstergesi olarak kabul ediliyor.</p><p>Bu kapsamda, Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğünün koordinasyonunda Türkiye'deki iç su balıklarının ve havzaların güncel durumunu gösteren 'Türkiye Tatlı Su Balıklarının Kritik Kontrol Listesi (2026)' başlıklı bir araştırma yapıldı.</p><p>Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Su Ürünleri Temel Bilimleri Bölümü İç Sular Biyolojisi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Cüneyt Kaya'nın yürütücülüğünü yaptığı araştırmaya farklı kurumlardan 25 akademisyen ve uzman katkı sağladı.</p><p>Doç. Dr. Cüneyt Kaya AA muhabirine, araştırma çerçevesinde, yeni tanımlanan ve geçerliliğini yitirmiş türleri belirlemek, bilimsel değişimlerden kaynaklanan belirsizlikleri gidermek, tatlı su balıklarının tür sayısını güncel verilerle netleştirmek için kontrol listesi hazırladıklarını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Listeyle tatlı su balıklarının dağılım alanlarını, karşı karşıya oldukları tehditleri ve kırmızı listedeki durumlarını da tespit ettiklerini belirten Kaya, 'Türkiye'nin iç sularındaki 367 yerli balık türünün yüzde 55'i sadece ülkemize özgü yani endemik türler. Yaptığımız araştırmada bu türlerin yüzde 38'inin yani üçte birinden fazlasının bugün kirlilik, kuraklık ve istilacı türler gibi tehditler nedeniyle yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu tespit ettik.' ifadesini kullandı.</p><p>Kaya, Türkiye'nin neredeyse tek başına Avrupa kadar tatlı su balık çeşidine sahip olduğuna dikkati çekerek, ülkede toplamda bakıldığında 367'si yerli 390 tatlı su balık türünün tespit edildiğini kaydetti.</p><p>Söz konusu tatlı su balıklarının 23'ünün artık kendi başına üremeyi başarmış ve yerleşik bir hal almış yabancı türler olduğunun altını çizen Kaya, 'Biz bu türleri istemiyoruz. Çünkü buranın doğal türleri değiller ve istilacı potansiyeli var. Yani bizim doğal türlerimiz üzerinde tehdit unsuru oluşturabiliyorlar ama işin güzel tarafı genel çerçevede baktığımızda Türkiye'ye özgü yani endemik 202 türümüz var.' dedi.</p><p>- 'Endemik tür sayısı bakımından 28 tür ile Antalya ön plana çıkıyor'</p><p>Tür zenginliği açısından Sakarya Nehri'nin öne çıktığına işaret eden Kaya, şöyle devam etti:</p><p>'Sakarya Nehri'nde 65 tür listelendi. Endemik tür sayısı bakımından 28 tür ile Antalya ön plana çıkıyor. En yüksek sayıda yabancı tür ise yine 10 tür ile Sakarya Nehri'nde. İç sularımızda maalesef 6 türümüzü kaybettik, nesli tükendi. Bu sayının, özellikle son yıllarda logaritmik biçimde artan kuraklığın çok hızlı ilerlemesi nedeniyle önümüzdeki dönemde daha da artmasından derin bir endişe duyuyoruz maalesef.'</p><p>Kaya, nesli tükenen altı türün Gölcük Gölü'nde yaşayan Gölcük dişlisazancığı, Göksu Deresi'ndeki Diyarbakır taşemeni, Seyhan ve Ceyhan Nehirleri'ndeki Adana inci balığı, Beyşehir Gölü havzasındaki Gövce, Eğirdir Gölü'ndeki Kavinne ve Hatay'daki Amik Gölü'nde yaşayan Amik akçapağı olduğunu aktardı.</p><p>- 'Tüm istilacı türlerin yol açtığı ekonomik kayıp 4,1 milyar dolar'</p><p>Endemik tatlı su balıklarının en çok kapalı havzalarda ve birbirinden tamamen ayrışmış nehir sistemlerinde yoğunlaştığının altını çizen Kaya, şunları kaydetti:</p><p>'Özellikle Beyşehir, Eğirdir, Burdur, Konya kapalı havzası, ayrıca Batı ve Güney Anadolu'daki küçük akarsu ve göller ön plana çıktı. Bu alanlarda her havza adeta kendi balığını, kendi türünü üretmiş durumunda. Koruma için en önemli adım bu sistemleri doğal haliyle koruyabilmek. Plansız barajlar, suyun aşırı çekilmesi, kirlilik ve yabancı balıkların bırakılması gibi problemler bertaraf edilmeli, önemle takip edilmeli. Çünkü bu türler başka bir yerde yaşamıyorlar. Kaybolurlarsa geri dönüşü olmayacak.' değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Kaya, her yabancı türün istilacı olmasa da potansiyel olarak yerli türleri baskılayıp hızla çoğalabileceği için özellikle akvaryum balıklarının ait olmadığı ortamlara bırakılmaması gerektiğini hatırlattı.</p><p>Bu gibi durumların yarattığı ekonomik yükün oldukça büyük olduğunu belirten Kaya, '1960 ile 2022 yılları arasında Türkiye'de sadece balıklar değil, tüm istilacı türlerin toplamda yol açtığı ekonomik kayıp 4,1 milyar dolar. Devasa bir rakamdan bahsediyoruz.' ifadesini kullandı.</p><p>Kaya, yabancı türlerin yayılmasını önlemenin en etkili yolunun eğitim ve farkındalık olduğunu vurguladı.</p><p>Yabancı türlerin giriş yollarını ve yayılışlarını önlemenin, türlerin sayısı arttıktan sonra kontrol altına almaktan çok daha etkili olduğunu belirten Kaya, bunun ekolojik ve ekonomik kayıpları azaltabileceğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji, Istanbul, Bilim</category>
      <guid>https://www.bizimsakarya.com.tr/grafikli-turkiyede-her-3-tatli-su-baligindan-biri-tehlike-altinda</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Feb 2026 11:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bizimsakaryacomtr.teimg.com/crop/1280x720/bizimsakarya-com-tr/uploads/2026/02/agency/aa/grafikli-turkiyede-her-3-tatli-su-baligindan-biri-tehlike-altinda.jpg" type="image/jpeg" length="80900"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Morpara'nın geliştirdiği UniQR ile Kırgızistan'dan gelenler karekodla ödeme yapabilecek]]></title>
      <link>https://www.bizimsakarya.com.tr/morparanin-gelistirdigi-uniqr-ile-kirgizistandan-gelenler-karekodla-odeme-yapabilecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bizimsakarya.com.tr/morparanin-gelistirdigi-uniqr-ile-kirgizistandan-gelenler-karekodla-odeme-yapabilecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Morpara Genel Müdürü Özat: - 'Hedefimiz, Türkiye'de ödemeleri kolaylaştırırken turistlerin ödeme alışkanlıklarından kopmadan işlem yapabilmelerini sağlayabilmek']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Morpara, Kırgızistan bankası MBANK ile yaptığı işbirliği kapsamında, Kırgızistan'dan Türkiye'ye gelen ziyaretçilerin TR Karekod ile ödeme yapabilmesini sağlayacak yeni bir karekod ödeme çözümünü hayata geçirdi. </p><p>Şirketten yapılan açıklamaya göre, işbirliği kapsamında düzenlenen imza töreni, MBANK Yönetim Kurulu Başkanı Işenbayev Maksatbek Beyşenbekoviç ile Morpara Genel Müdürü Hakan Özat'ın katılımıyla gerçekleştirildi.</p><p>İşbirliği sayesinde MBANK müşterileri, Türkiye ziyaretlerinde kendi mobil bankacılık uygulamaları TR Karekod standardı ile QR ödeme gerçekleştirebilecek. <br></p><p>Ödeme teknolojileri alanında faaliyet gösteren fintech markası Morpara tarafından geliştirilen UniQR, entegre edilen uluslararası finansal kuruluşların müşterilerine Türkiye'de nakit taşıma ihtiyacı olmadan, kendi bankalarının veya ödeme kuruluşlarının mobil uygulamaları üzerinden ödeme yapma imkanı sunuyor. Bu yapı, yurt dışından gelen kullanıcılar için Türkiye'de 'evinde hissettiği' bir ödeme deneyimi sağlamayı hedefliyor.</p><p>UniQR sayesinde tüm işlemler mevcut POS altyapısı üzerinden, TR Karekod standardı ile, kayıtlı, izlenebilir ve regülasyonlara uyumlu biçimde gerçekleştirilebiliyor. Bu sayede turizmin ülke ekonomisine katkısının şeffaf şekilde kayıt altına alınmasına da destek veriliyor.</p><p>UniQR, Türkiye'nin ulusal ödeme altyapısı olan TR Karekod'u uluslararası finans ekosistemiyle buluştururken aynı zamanda Türkiye merkezli ödeme teknolojilerinin küresel ölçekte konumlanmasına stratejik katkı sunuyor. </p><p>UniQR, işbirliği yaptığı bankalar ve ödeme kuruluşlarının kendi kullanıcılarını kendi uygulamalarında tutmalarına imkan sunarken, regülasyonlarla uyumlu ve ölçeklenebilir bir uluslararası QR ödeme modeli olarak da avantaj sağlıyor. <br></p><p>Açıklamada görüşlerine yer verilen Morpara Genel Müdürü Özat, finans teknolojileri alanında Türkiye adına yenilikler sunarken, ülkenin inovasyonlarını küresel pazara açma misyonuyla UniQR'ı geliştirdiklerini belirtti.</p><p>Özat, UniQR'ın TRKarekod'u tüm dünya ile bağlantı kuran bir köprü olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Hedefimiz, Türkiye'de ödemeleri kolaylaştırırken turistlerin ödeme alışkanlıklarından kopmadan işlem yapabilmelerini sağlayabilmek. MBANK ile stratejik işbirliğimiz, Türkiye ve Kırgızistan arasındaki ilişkiler için önemli bir konumda. Ülkemize ve sektörümüze hayırlı olmasını diliyoruz.' ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji, Istanbul, Bilim</category>
      <guid>https://www.bizimsakarya.com.tr/morparanin-gelistirdigi-uniqr-ile-kirgizistandan-gelenler-karekodla-odeme-yapabilecek</guid>
      <pubDate>Wed, 04 Feb 2026 10:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bizimsakaryacomtr.teimg.com/crop/1280x720/bizimsakarya-com-tr/uploads/2026/02/agency/aa/morparanin-gelistirdigi-uniqr-ile-kirgizistandan-gelenler-karekodla-odeme-yapabilecek.jpg" type="image/jpeg" length="35109"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Deprem riskine karşı zemin ve üstyapı analizini raporlayan sistem geliştirildi]]></title>
      <link>https://www.bizimsakarya.com.tr/deprem-riskine-karsi-zemin-ve-ustyapi-analizini-raporlayan-sistem-gelistirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bizimsakarya.com.tr/deprem-riskine-karsi-zemin-ve-ustyapi-analizini-raporlayan-sistem-gelistirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Kahramanmaraş merkezli depremlerde de görev alan Bursa Teknik Üniversitesinden 15 kişilik ekip, Bursa'nın depremselliği ve zemin sıvılaşmasıyla ilgili yaklaşık 3 yıl süren bilimsel çalışma sonucu geliştirdikleri yazılımı Türkiye geneline yaymayı hedefliyor - Projenin yürütücüsü Prof. Dr. Eyübhan Avcı: - 'Net harita çıkarıyoruz ve 'Zemin budur, şu bölgelerde sıvılaşma olur, şu bölgeler heyelana duyarlı, binalarımızın durumu bu, bir deprem anında şu kadar bina hasar alır' gibi net bilgileri sunuyoruz']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>BURSA (AA) - SEMİH ŞAHİN - Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) akademisyenlerince geliştirilen yazılım sayesinde deprem riskine karşı, zemin sıvılaşması olan bölgeler, bina risk analizi, yumuşak zemin etkisi, mevcut binanın yapım yılı, binanın fay hattına uzaklığı ve depreme dayanıklılığı gibi bilgilere ulaşılabilecek.</p><p>BTÜ Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Eyübhan Avcı ve ekibi, Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen illerde yıkımın nedenleri üzerine araştırma yaptı.</p><p>Daha sonra Bursa'nın depremselliği konusunda yıkıma neden olabilecek zemin sıvılaşmasıyla ilgili proje geliştiren Avcı, inşaat, jeoloji, jeofizik, bilgisayar ve orman mühendisliği ile şehir bölge planlama bölümlerinden 15 akademisyenle saha çalışması yürüttü.</p><p>Araştırma ekibi, saha çalışmaları sırasında, Bursa'nın depremselliğini, zemin sıvılaşması olan bölgeleri, üstyapı (bina) risk analizi, yumuşak zemin etkisi, yerleşim bölgesindeki yer altı su seviyesi, mevcut binanın yapım yılı, binanın fay hattına uzaklığı ve depreme dayanıklılığı gibi verileri tek bir portalda topladı.</p><p>Yaklaşık 3 yıllık bilimsel çalışmalar sonucunda geliştirilen sistem sayesinde vatandaşlar, tek tuşla bulunduğu ev veya iş yerinin durumunu öğrenebilecek, bina yapılacak parsellerdeki zemin bilgilerini sorgulayabilecek.</p><p>Şu an için Bursa'nın Yıldırım ilçesindeki bazı mahallelerde aktif olan, 'www.depremzeminsorgulama.com' adresinden ulaşılabilen sistem, ücretsiz hizmet veriyor.</p><p>BTÜ akademisyenlerinin geliştirdiği bu sistemin, Bursa'nın tamamı ve diğer illerde de yapılacak çalışmaların ardından sisteme yüklenecek raporlamayla Türkiye geneline yayılması hedefleniyor.</p><p>- 'Kamu kurumları bununla yol haritasını çıkarabilecek'</p><p>Projenin yürütücüsü Prof. Dr. Eyübhan Avcı, AA muhabirine, sistemin Yıldırım ilçesinin bazı mahallelerinde pilot uygulamasının tamamlandığını söyledi.</p><p>Kahramanmaraş merkezli depremlerde zarar gören veya yıkılan 3 binin üzerinde bina incelediklerini, farklı zeminlerde araştırma yaptıklarını belirten Avcı, orada elde ettikleri veriler ışığında Bursa'nın risk haritasını çıkarmaya başladıklarını dile getirdi.<br></p><p>Geliştirilen yazılımı kamu kurumları ve vatandaşların görebileceği şekilde tasarladıklarını belirten Avcı, şöyle devam etti:</p><p>'En büyük eksikliklerimizden biri, alan hakimiyetimizin olmaması. Çıkarılmış detaylı zemin haritalarımız yok. Yapıyla ilgili ciddi analizlerimiz yok. Bununla ilgili net bilgiler yok, istatistiki bilgiler var. Biz burada net veri sunuyoruz. Net harita çıkarıyoruz ve 'Zemin budur, şu bölgelerde sıvılaşma olur, şu bölgeler heyelana duyarlı, binalarımızın durumu bu, bir deprem anında şu kadar bina hasar alır' gibi net bilgileri sunuyoruz. Kamu kurumları bununla ilgili yol haritasını çıkarabilecekleri gibi özellikle belediyeler ruhsat aşamasında zemini sıkıntılı olan yerlerde zemin iyileştirmesi yaptırarak, zemin büyütme etkisi olan yerlerde binaların kaç katlı ya da nasıl yapılması gerektiğiyle ilgili karar alabilecek. Bu da oldukça avantaj sağlayacak.'</p><p>- 'Bu, Türkiye'de yapılmış tek çalışma'</p><p>Avcı, vatandaşlardan oturulan binanın zemin durumu, deprem riski, mevcut yapının depremde hasar alıp almayacağı konusunda çok sayıda mesaj aldıklarını anlatarak, geliştirilen yazılımla bu soru işaretlerinin giderileceğini söyledi.</p><p>Mahalle, ada, parsel üzerinden sorgulanabilecek bilgiler ışığında, konut satın almak veya kiralamak isteyenlerin bina ve zemin bilgisine rahatlıkla ulaşabileceğini belirten Avcı, şunları kaydetti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'İlk sekmede zemin bilgisini görecekler. Burada sıvılaşma, yumuşak zemin etkisi, zemin büyütme, yer altı su seviyesi ve binada iyileşme yapılıp yapılmadığına dair verileri görebilecekler. İkinci modül de faya yakınlık olacak. Binası en yakın fay hattına ne kadar uzaklıkta? Bunu görebilecek. Üçüncü modülümüz de binayla ilgili. Binanın yapım yılı, kaç katlı olacağı, taşıyıcı sistemleriyle ilgili bilgileri buradan görebilecekler.'</p><p>Avcı, alanın riskli olduğunu gören vatandaşın kafasındaki soru işaretlerini kaldırmak için dördüncü kısımda önerilerin bulunacağını dile getirerek, 'Sıvılaşma varsa 'Zemin etüdü yapmanızı, binanızla ilgili deprem performans analizi yapmanızı öneriyoruz.' gibi öneriler olacak. Bunları vatandaş görebilecek. Raporlama kısmında da direkt bu bilgilerin çıktısını alıp, çıktıda da net bir şekilde verileri paylaşmış olacak. Yeni bina alacak veya kiralayacak vatandaşlarımız da binanın bilgisini görmüş olacaklar. Depreme uyumlu binaları tercih edecekler. Bu da onlar için avantaj sağlamış olacak.' dedi.</p><p>Bugüne kadar 3 binin üzerinde zemin etüdü bilgisi topladıklarını bildiren Avcı, sözlerini şöyle tamamladı:</p><p>'Bursa'nın tamamının haritalandırılmasının ardından talep gelen illerin de risk haritasını çıkaracağız. Bu, Türkiye'de yapılmış tek çalışma. Bu yüzden oldukça önem arz ediyor. Bir an önce depreme uyumlu hale gelmemiz lazım. Vatandaşlarımızla, devletle bir arada olup önce mevcut durumu görmemiz gerekiyor. Ondan sonra da bir an önce yol haritası çizmemiz lazım. Bunun için de devlet ve vatandaşlarımız el birliği içinde hızlı bir şekilde dönüşüme gitmemiz lazım. Türkiye deprem kuşağında ve deprem bir gerçek. Biz buna bir an önce hazırlıklı yakalanırsak can ve mal kayıpları yaşamayız.'</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji, Bursa, Bilim</category>
      <guid>https://www.bizimsakarya.com.tr/deprem-riskine-karsi-zemin-ve-ustyapi-analizini-raporlayan-sistem-gelistirildi</guid>
      <pubDate>Thu, 22 Jan 2026 11:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bizimsakaryacomtr.teimg.com/crop/1280x720/bizimsakarya-com-tr/uploads/2026/01/agency/aa/deprem-riskine-karsi-zemin-ve-ustyapi-analizini-raporlayan-sistem-gelistirildi.jpg" type="image/jpeg" length="53659"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Meteoroloji uzmanları, AA'nın 'Yılın Kareleri' oylamasına katıldı]]></title>
      <link>https://www.bizimsakarya.com.tr/meteoroloji-uzmanlari-aanin-yilin-kareleri-oylamasina-katildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bizimsakarya.com.tr/meteoroloji-uzmanlari-aanin-yilin-kareleri-oylamasina-katildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölümü öğretim üyeleri Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu ve Prof. Dr. Hüseyin Toros, Anadolu Ajansının (AA) gözünden 2025'e damga vuran olaylara ait fotoğrafların yer aldığı 'Yılın Kareleri' oylamasına katıldı.</p><p>Kadıoğlu ve Toros, lifebox, AJet ve ROKETSAN sponsorluğunda düzenlenen yarışmada, AA foto muhabirleri ve muhabirlerinin 2025 yılında Türkiye ile dünya gündeminde yankı bulan toplam 6 kategorideki 112 fotoğrafını inceledi.</p><p>'Gazze: Açlık' kategorisinde Mohammed Nassar'ın 'Gazze'ye havadan insani yardım malzemeleri indirildi' karesini seçen Kadıoğlu, 'Portre'de Cem Özdel'in 'Rastgeldi' adlı fotoğrafını tercih etti.</p><p>Kadıoğlu, 'Haber'de Hakan Akgün'ün 'İnsansız hava kaleleri', 'Spor'da Esra Bilgin'in 'Alperen', 'Doğal Yaşam ve Çevre'de Özgün Tiran'ın 'Yeşilin sonu' ve 'Günlük Hayat' kategorisinde Ömer Taha Çetin'in 'Ay seferi' fotoğraflarına oy verdi.</p><p>Fotoğrafları çok güzel bulduğunu ve her konuyu çarpıcı şekilde sunduğunu belirten Kadıoğlu, 'Bu bir çeşit sanat ve bu sanatı farkındalık yaratmada kullanıyor olmaları bence çok güzel. Bir kare fotoğraf binlerce kelime aslında.' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Kadıoğlu, oy verdiği 'Yeşilin sonu' fotoğrafına dikkati çekerek, 'Kuraklığı bu kadar çarpıcı bir şekilde anlatmak için ciltlerce kitap yazmak gerekir. Ama fotoğraf çok güzel bir şekilde ortaya koyuyor. Çatlamış toprak, bitmiş su, ölmüş ağaç ve teknolojinin sembolü olan tekerlek ama hiçbiri hayatta değil. Hepsi ölümü gösteriyor.' değerlendirmesinde bulundu.</p><p>- 'Çalışmanız son derece değerli'</p><p>Toros da 'Gazze: Açlık' kategorisinde Ahmed Jihad Ibrahim Al-arini'nin 'Gazze'de yetersiz beslenme sorunu yaşayan çocuk, ölüm tehlikesiyle karşı karşıya' fotoğrafını ve 'Portre'de Mehmet Aslan'ın 'Hayat siyah beyaz' adlı karesini tercih etti.</p><p>'Haber'de Emin Sansar'ın 'Kutlamalar', 'Spor'da Salih Zeki Fazlıoğlu'nun 'Dalga geçer gibi', 'Doğal Yaşam ve Çevre'de Beytullah Eles'in 'Göklerde bir kale' karesine oy veren Toros, 'Günlük Hayat' kategorisinde ise Harun Özalp'in 'Yağmur altında, keyfi yerinde' fotoğrafını seçti.</p><p>Toros, fotoğrafların her birinin tarihe geçecek kanıtlar olduğunu belirterek, 'Geriye dönüp baktığımızda o olayın önemli veya hangi sırada olduğunu da işte bu tür oylamalarla belirlemiş oluyoruz. Bu anlamda çalışmanız son derece değerli.' ifadesini kullandı.</p><p>- Oylama</p><p>AA'nın 2012 yılından bu yana düzenlediği yarışmada, bu yıl 'Haber', 'Doğal Yaşam ve Çevre', 'Spor' ve 'Günlük Hayat' olmak üzere 4 ana kategorinin yanı sıra 'Gazze: Açlık' ve 'Portre' başlıklı 2 özel kategori yer alıyor.</p><p>Türkçe ve İngilizce alt yazıyla dünya genelinde yapılan oylamaya katılanlar, istedikleri sayıda fotoğrafa oy verebiliyor.</p><p>Oylama 'yilinkareleri.aa.com.tr' internet sitesinden 15 Şubat Pazar saat 17.00'ye kadar devam edecek.</p><p><br></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji, Istanbul, Bilim</category>
      <guid>https://www.bizimsakarya.com.tr/meteoroloji-uzmanlari-aanin-yilin-kareleri-oylamasina-katildi</guid>
      <pubDate>Thu, 15 Jan 2026 12:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bizimsakaryacomtr.teimg.com/crop/1280x720/bizimsakarya-com-tr/uploads/2026/01/agency/aa/meteoroloji-uzmanlari-aanin-yilin-kareleri-oylamasina-katildi.jpg" type="image/jpeg" length="16322"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
