Tahsin Dayanç
Tahsin Dayanç
Yazarın Makaleleri
Tanışma
Onu ilk olarak arkadaşlarla gittiğimiz bir restoranda görmüştüm. O an hafızamdan çıkmıyor. Üstünde siyah bir kazak vardı. Siyah kısa kesilmiş kahküllerini öne düşürmüş, bembeyaz bir gülüşü vardı. Onu ilk görüşümden hatırladım...
Gülmek
Yaşanması gereken mutlulukların yaşanmaması değil midir canımızı acıtan. Tam olacak dediğimiz bir işin, bir ilişkinin son anda hiçbir geçerli neden yokken olmaması gibi. Acıtan gerçeklerle yüzleşmeye ne demeli peki? Sizi bile bile acıtacak...
Yamak
 Her el işini başarıyla yapan usta gibi o da işe daha çocukluktan başlamıştı. Derslerinde başarısız olunca babası onu diğer arkadaşlarının babalarının yaptığı gibi otomobil sanayisine değil de mahallede bulunan terzinin yanına...
Saygı
İş yerinden erken çıktı. Genelde geç saate kadar çalışıyordu fakat bugün mesai bitiş saatinden bile erken çıkmıştı. Çalışma arkadaşları da onun bu acele çıkışına bir anlam verememişti. Hızlı adımlarla evine doğru giderken markete...
Aksi
Benim adım Hulusi. Herkes bana adımdan çok "aksi" diye hitap eder. Bu lakabı ismimden daha çok duyarım çünkü gerçek hayatta da aksi biriyim. Hemen aksi değince kötü anlamlar çıkartmayın. İnsanların bana bakış açılarından, hayatın bana...
Ruh
‘'Bana ruhunu satar mısın çocuk?'' ‘'Ruhumu mu? O ne ki?'' ‘'Senin görmediğin, dokunamadığın hatta bilmediğin bir şey. Seni sen yapan bir şey.'' ‘'Onu sana satarsam o zaman bana ne olacak?''...
Nasihat
Kendimi birkaç yıl önceki hayatımın geçtiği bir yerde buluyorum. Sanki zaman makinesine binmiş gibiyim. Etrafımı gözlemliyorum bu insanlara bu sokaklara bu yaşantıya çok gençken bakmıştım. Bir de şimdi bulunduğum yaştan bakıp farklı...
Direk
Ben bir elektrik direğiyim. Sokaklarda, tarlalarda, kara parçası olan her yerde yer alan, kimsenin dikkat etmediği ve insanlığın en fazla ihtiyaç duyduğu elektriği evlere, iş yerlerine, ulaşılması gereken yerlere taşıyan bir direğim. ‘'Bir...
Mafya
Pembe ceketini fıstık yeşili gömleğinin üstüne giydi. Bıyıklarını burudu ve yıllardır yaz kış yüzünden eksik etmediği güneş gözlüklerini taktı. Pembe ceketinin iç cebindeki dar aralıklı ufak tarağı ile saçını geriye doğru taradı....
Belirsiz
 ‘'Pardon, sizi sevebilir miyim?'' dedi utan‐ gaç adam. Kadın büyük bir hışımla adama doğru baktı ve sinirlendi. "Aa ne münasebet! Düştüğümüz hallere, geldiğimiz durumlara bak!" diyerek adımla‐ rını hızlandırdı....
Yok
Yıllar sonra gelmiştin bana. İçimde bulunan kuru toprağı canlandırmış, üzerinde birbirinden güzel çiçekler açtırmıştın. Toplumdan, insanlardan kendini soyutlamış olan ben senin sayende tekrar insan içine çıkmaya başlamıştım, ümidimi...
Tüketmek
İnsan sadece tüketmek için bu dünyada yer alır. Üretim desen zaten kendi için üretir, ürettiği şeyi de hızlıca tüketir. Tam bir tüketim çılgınlığı var. Sevdiği çiçeği iki gün sular, ilaçlar, ilgilenir daha sonra ondan sıkılır....
Silsile
Oturduğu evi, sokağı biliyordum. Hangi sınıfta olduğunu hangi sırada oturduğunu bile biliyordum. O kadar seviyordum ki onu uzaktan, yanımda olsa bu kadar sevemezdim. O da beni tanıyordu, nasıl tanımasın aynı okuldaydık ben de hemen yan sınıfındaydım....
Balıkçı
Babasının ince sesiyle gün doğmadan kalktı. Daha çok küçüktü fakat babası ona söz vermişti. O da bu sözün gerçekleşeceği günü bekliyordu ve o gün bugündü. Hızlıca üstüne bir şeyler giydi. Uykulu gözlerle an‐ nesinin kurduğu...
Bayram
Mutlu bir şekilde kalktı. Daha hava aydınlanmamıştı bile fakat içerisindeki heyecan ve çoşku onun daha fazla uyumasına izin vermemişti. O da bir sağ bir sola döndüğü yatakta uyuma çabasını sona erdirip yataktan dışarı attı kendini....
Oyuncak
 İnsanı en çok yaralayan şey hatıralarının yok olmasıdır. İnsan her yaşta çocuktur hatta bebek. Otuzlu yaşlara bile gelse çocukluğundan kalan eşyalar mutlaka vardır hele bir de o eşyaları, oyuncakları başka birine verirsen ya da...
Karga
Bir kargayla yüz yüze geldim. Karşılıklı bakışmaya başladık. Kafasını sola çevirdi bana baktı, sonra sağa çevirip etrafa bakmaya devam etti. Ben de onu taklit ederek aynı şekilde ona bakmaya başladım. O kadar güzel bakıyordu ki simsiyah...
Gaz
Silahını herkesin önünde en yakın arkadaşına doğru çekti. Hiçbir şey söylemiyor sadece arkadaşına bakıyordu. Soğuk terler döküyordu. Etrafında bulunan insanlar panikle uzaklaşmışlardı. Polise haber verenler de olmuştu. Arkadaşı sürekli...
Tanımak
Bir insanı tanımak… söylenmesi ne kadar kolay değil mi? Çok kolay bir kelimedir tanımak. Tek nefeste ağızdan çıkar ve farkında olmasa da son derece iddialı bir kelimedir . İnsanoğlu ve konuştuğu dil ne kadar garip, aslında mümkün olmayan...
Dört
Hayatımın dört sayısıyla ilgili bir ilişkisi olduğunu düşünmeye başladım. Bu kanıya sen beni ilişkimizin dördüncü ayının dördüncü günün de terk ettiğinde vardım. Hayatımın en kritik noktaları sanki bana bir mesaj veriyormuş gibi...
Zafer
Zafer aramızdaki en neşeli kişiydi. Farklı fikirleri vardı. Dinlerdik, bize saçma gelse de ileride bir gün o fikirlerin gerçek olacağını bilirdik ya da en azından umardık. Çok fazla gülerdi. Her şeye gülerdi. Büyük usta Kemal Sunal'ın...
Bölge
Gerinerek uyandı. Sonrasında da gözlerini yavaşça açtı. Her sabah olduğu gibi kendini yalayarak güne başladı. Aslında kendini temizledi desek daha doğru olur . O sırada etraf sakin ve sessizdi. Yalaması bitmeye yakın gökten büyük bir gürültü...
İhtimal
Yolda yürürken sağına soluna bakıyordu. O sırada tam önüne bir kuş pisledi. Kafasını havaya kaldırsa da kuşu göremedi sanki görse ona bir şey yapabilecekmiş gibi. İstemsizce yukarı baktı ve sonra kafasını yere indirip pisliğin yanından...
ÇÖP
Kararını vermiş, artık büyük temizlik zamanı gelmişti. Yıllardır yaşadığı, biriktirdiği, deneyimlediği, iyi, kötü, güzel, çirkin her şeyi çöpe atacaktı. Hayatı artık bu gereksiz şeylerle o kadar dolmuştu ki içinde yeniliklere,...