"Bu Saldırı Akademik Özgürlüğe Yapılmıştır"

Üniversitelerin bilimin, özgür düşüncenin ve güvenliğin sembolü olması gerektiğini belirten İsmail Baş, yaşanan menfur olayın tüm eğitim camiasını derinden yaraladığını ifade etti. Baş, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

"Bir öğretim üyemizin, kampüs sınırları içerisinde fiziki saldırıya maruz kalması yalnızca kendisine yönelik bir şiddet eylemi değil; üniversitelerin saygınlığına, akademik özgürlüğe ve eğitim camiasının ortak değerlerine yöneltilmiş kabul edilemez bir saldırıdır."

Güvenlik Tedbirleri Yeniden Ele Alınmalı

Yaşanan bu vahim olayın eğitim kurumlarındaki güvenlik zafiyetini bir kez daha gözler önüne serdiğini belirten Baş, yetkilileri göreve çağırdı. Eğitim çalışanlarının can güvenliğini sağlamanın ve şiddeti önleyici mekanizmaları hayata geçirmenin ilgili kurumların temel sorumluluğu olduğunu hatırlattı.

"Adli ve İdari İşlemler Gecikmeksizin Başlatılmalı"

Olayın tüm yönleriyle aydınlatılması gerektiğini ifade eden Hürriyetçi Eğitim Sen Temsilcisi Baş, adaletin tecelli etmesi için çağrıda bulundu:

  • Olayda dahli, ihmali veya sorumluluğu bulunan herkes hakkında idari ve adli işlemler gecikmeksizin başlatılmalıdır.

  • Sorumlular hukuk önünde hesap vermelidir.

  • Şiddete karşı gösterilecek en güçlü irade, adaletin eksiksiz tecelli etmesidir.

"Hiçbir Eğitim Emekçisi Yalnız Değildir"

Saldırıya uğrayan öğretim üyesine geçmiş olsun ve acil şifalar dileklerini ileten İsmail Baş, sendika olarak eğitim çalışanlarının onurunu ve çalışma huzurunu koruma noktasında geri adım atmayacaklarını belirtti.

Baş, açıklamasını şu sözlerle noktaladı: "Üniversitelerde şiddetin ve güvenlik zafiyetlerinin son bulduğu, eğitim çalışanlarının görevlerini huzur ve güven içinde yerine getirebildiği bir çalışma ortamı sağlanıncaya kadar sürecin takipçisi olacağımızı kamuoyuna saygıyla bildiriyoruz."

Muhabir: Haber Merkezi