YALOVA (AA) - Yalova'nın Çınarcık ilçesinde 6 katlı binanın teras katındaki evinin penceresinden geçen yıl 26 Eylül'de düşerek hayatını kaybeden, 'Güllü' adıyla tanınan şarkıcı Gül Tut'un ölümüne ilişkin kızı Tuğyan Ülkem Gülter'in yargılanmasına başlandı.

Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya hakkında 'tasarlayarak üstsoya karşı kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle dava açılan tutuklu sanık Tuğyan Ülkem Gülter ve maktulün oğlu Tuğberk Yağız Hamza Gülter katıldı.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatı da duruşmada hazır bulundu.

Duruşmada, zaman zaman ağladığı görülen sanık Tuğyan Ülkem Gülter, suçlamaları kabul etmediğini belirterek, 10 aydır yaşadığı zorlu sürecin kendisini çok etkilediğini, ailesine ilişkin her şeyin sayfa sayfa paylaşıldığını söyledi.

Gülter, olay günü arkadaşı Sultan'la dışarı çıkıp tekrar eve geldiklerini ve annesiyle görüşüp akşam film izlemeye karar verdiklerini anlattı.

Daha sonra sipariş verdiklerini, annesinin sofra kurduğunu belirten sanık Gülter, bu sırada 2-3 kere Kervan E. ile konuşmak için odaya girdiğini, annesinin rahatsız olup söylendiğini dile getirdi.

Ardından müzik açtıklarını ve beraber oynadıklarını belirten Gülter, Sultan ile odaya geçtiklerini, burada annesine müziğin sesini kısması için mesaj attığını anlattı.

Gülter, daha sonra annesinin odaya girdiğini, yine oynadıklarını ve annesiyle sarıldıklarını dile getirerek, 'Bir anda çok büyük ses geldi, arkamı döndüğümde annem yoktu. Telefonu yatağın üstündeydi. Ne olduğunu anlamadım, Sultan'a 'koş' diye bağırdım.' ifadesini kullandı.

Annesinin nasıl düştüğünü görmediğini öne süren Gülter, 'Annem arkam dönükken düşmüş, nasıl düştüğünü görmedim. Odamın zemininde herhangi bir ıslaklık fark etmedim. Sultan, annem düştüğü esnada aynaya bakıyordu.' diye konuştu.

Kervan E. ile iddianamede yer alan mesajlaşmaları sorulan Gülter, Kervan E. ile 2024 yılından beri ilişkilerinin olduğunu ancak evli olması nedeniyle annesinin bu durumu onaylamadığını ifade etti.

Gülter, kendisine yönelik iddiaların ortaya atılmasının ardından rahatsızlık duyduğunu, bundan dolayı aklanmak için Kervan E'den açıklama yapmasını istediğini anlattı.

Annesine yönelik 'Gebersin' şeklinde yazdığı mesajları sorulan Gülter, şöyle konuştu:

'Annem de benim hakkımda 'ölsün, gebersin' gibi kelimeler kullanıyordu. Dilimizin kemiği yoktu. Ben işe giderken tartışırdık, sonra akşam hiçbir şey olmamış gibi gelip yaşantımıza devam ederdik.'

Sanık Gülter, Kervan E. ile annesine zarar verebileceğine dair görüşme yapmadığını iddia etti.

Arkadaşı Sultan Nur Ulu'nun kendisine yönelik beyanları sorulan Gülter, 'Sultan'la husumetimiz söz konusu değildir. Daha sonra aleyhime değişen beyanlarını kabul etmiyorum.' dedi.

- 'Annemi görsem tutmaya, engel olmaya çalışırdım'

Bilirkişi raporlarında annesinin düşüşünden sonra neden hemen refleks göstermediklerine ilişkin tespit sorulan Gülter, 'İnanın kal geldi bana. Telefonumu alıp aşağı inmem bir oldu. Annemi görsem tutmaya, engel olmaya çalışırdım.' diye konuştu.

Gülter, Kervan E. ile arasında 'Annem birazdan kendini atıyor' şeklindeki konuşmaların hatırlatılması üzerine 'Annemin dövmesini ayak bileğime yapmıştım. Kervan'ın ise elime yaptırmıştım. Annem bunu kıskanıp bazı şeyler söyledi ben de bunun üzerine Kervan'a yazmıştım.' ifadesini kullandı.

Sanık Gülter, iddianamede yer alan ve olaydan önce duyulduğu belirtilen 'Hadi görüşürüz' sesini olay anında duymadığını belirterek, 'Daha sonradan bu ses kayıtları bana dinletilince 'Hadi görüşürüz' sesinin anneme ait olduğunu anladım.' diye konuştu.

Annesinin sıkça alkol aldığını iddia eden Gülter, 'Dengesini kaybederdi, sürekli içerdi. Olay günü konuşması peltekliyor, yürüyüşü değişik ve ben annemin ilk defa şarap içtiğini gördüm.' dedi.

- 'Annem sandalyeye bağlanıp şiddet uygulanabilecek bir kadın değil'

Gülter, annesine yönelik beyanda bulunurken kardeşi Tuğberk Yağız Hamza Gülter'in 'Annem yüksekten korkmuyor muydu?' diye sorması üzerine mahkeme başkanı sanığın beyanının kesilmemesi uyarısında bulundu.

Annesinin daha önce de birkaç kez düştüğünü anlatan sanık Gülter, bir defasında annesini hastaneye kendisinin götürdüğünü, alkollü olduğu için annesine tıbbi müdahalede bulunulamadığını öne sürdü.

Daha sonra sanık ve müşteki avukatları arasında yaşanan sözlü tartışma nedeniyle duruşmaya ara verildi.

Aranın ardından Gülter, avukatların sorularını yanıtladı.

Sanık Gülter, olaydan önce Kervan E'ye annesinin düştüğü pencerenin fotoğrafını attığının sorulması üzerine, Kervan E'nin nerede olduğunu sorması üzerine bu fotoğrafı atmış olabileceğini söyledi.

Gülter, annesinin oda kapısındaki şifreli sistem ve evde kameraların bulunmasıyla ilgili soruya ise 'Annem tedirginliği olduğu için değil, dijital şeylere meraklıdır.' dedi.

Annesine şiddet uygulayıp uygulamadığı sorulan Gülter, 'Annem sandalyeye bağlanıp şiddet uygulanabilecek bir kadın değil. Bunu kardeşime de sorabilirsiniz.' diye konuştu.

Duruşma, müşteki Tuğberk Yağız Hamza Gülter'in dinlenmesiyle devam ediyor.

- Olay

Gül Tut, 26 Eylül 2025'te Çınarcık ilçesi Harmanlar Mahallesi Vali Akı Caddesi'ndeki 6 katlı binanın teras katındaki evinin penceresinden düşerek hayatını kaybetmişti.

Olayın ardından Yalova Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatılmıştı. Soruşturma kapsamında Gül Tut'un kızı Tuğyan Ülkem Gülter ile olay sırasında aynı odada bulunan arkadaşı Sultan Nur Ulu'nun yanı sıra Ulu'nun babası Arif Ulu ve 2 kişi gözaltına alınmıştı.

Gülter tutuklanmış, Sultan Nur Ulu hakkında ev hapsi kararı verilmiş, diğer 3 kişi ise savcılıktaki işlemlerinin ardından serbest bırakılmıştı.

Tut'un ölümüyle ilgili Gülter'in eski nişanlısı Kervan E. de 'kasten öldürmeye azmettirme' suçlamasıyla gözaltına alınmış, Yalova Adliyesindeki işlemlerinin ardından hakkında yurt dışına çıkış yasağı ve imza atma şeklinde adli kontrol tedbirleri uygulanarak serbest bırakılmıştı.

Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen iddianamede, Tuğyan Ülkem Gülter'in 'tasarlayarak üstsoya karşı kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılması talep edilmişti. Sultan Nur Ulu hakkında ise 'yalan tanıklık' suçundan 2 yıldan 4 yıla kadar hapisle cezalandırılması talebiyle ayrı bir dava açılmıştı.

- İddianameden

İddianamede, maktul Tut'un 26 Eylül 2025'te saat 01.26'da Çınarcık ilçesindeki evinde, kızı Gülter'e ait odanın penceresinden 18,17 metre yükseklikten beton zemine düşerek hayatını kaybettiği belirtilmişti.

Olay anına ilişkin kamera ses kayıtlarının İstanbul Teknik Üniversitesi tarafından incelendiği, bilirkişi raporunda düşmeden hemen önce genç bir kadının 'Hadi görüşüürüüüz' dediğinin değerlendirildiği kaydedilen iddianamede, söz konusu sesin sanık Gülter'e ait olduğu kanaatine varıldığı belirtilmişti.

İddianamede, şüphelinin bu sözlerin hemen ardından annesini kalça altından iki eliyle kavradığı, ayaklarını yerden keserek pencereden aşağı attığı ileri sürülmüştü.

Cumhuriyet savcısı iddianamede, mesaj kayıtları, tanık anlatımları, ses çözümleri, bilirkişi raporları ve olay sonrasındaki davranışlara dayanarak tutuklu Gülter'in 'tasarlayarak üstsoya karşı kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmasını talep etmişti.

Kaynak: AA