KOCAELİ (AA) - KADİR YILDIZ - FETÖ'nün 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimine ilişkin Ankara, İstanbul, Kocaeli ve Muğla'daki davalara Cumhurbaşkanlığı adına katılan avukat Halit Çokan, yargılama süreçlerinde bazı sanıkların suçlamalara karşı savunma yapmak yerine kalkışmanın neden başarısız olduğunu sorgulayan yaklaşım içinde olduklarını söyledi.
Çokan, AA muhabirine, 15 Temmuz darbe kalkışmasını diğerlerinden ayıran unsurlardan birisinin yıllara sari şekilde FETÖ tarafından zihni devşirilen, iradesine el konulan askerlerin anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmeleri olduğunu belirterek, bunun sosyolojide kült yapılanma şeklinde tanımlandığını anlattı.
Kült yapılanmada himmet toplantıları yoluyla örgüt mensuplarının sürekli murakabe altında tutulduklarına işaret eden Çokan, mensupların örgüt dışı her türlü bilgi kaynağını dışlayarak da kontrolün sağlandığını dile getirdi.
Çokan, örgüt üyelerinin korku ve minnet duygularıyla yönetildiğine dikkati çekerek, 'FETÖ, tamamıyla böyle bir yapılanma. Duygusunu, davranışını, inancını kontrol ettiği mensupları üzerinden o gece anayasal düzeni ortadan kaldırmaya dönük teşebbüste bulunmuştur. Kült yapılanmada, kült liderinin veya kendisinin yaşayan hakikat addedilmesi, kendisi dışındaki varlığın düşman kabul edilmesi, kendisinin veya kendilerinin seçilmiş olarak addedilmesi, kendisine karşı olan düşüncenin, inancın yok edilmesi üzerine kurulmuş bir yapılanma olarak değerlendirilmesi var.' diye konuştu.
Bu motivasyonla yetiştirilen örgüt mensuplarının 15 Temmuz'da millete karşı hunharca silah kullandıklarını, bunu yaparken hiçbir nedamet duymadıklarını dile getiren Çokan, kült yapılanmalarda karşıt olanın her zaman 'hain, engel ve yok edilmesi gereken bir varlık' görüldüğünü, FETÖ mensuplarının da bu anlayışla 15 Temmuz'da kendi varlıklarına tehdit olarak düşündükleri hükümeti, sosyal yapıyı ve anayasal düzeni ortadan kaldırmayı esas aldıklarını söyledi.
- 'General ve amiraller, gündüz eğitimci, gece komitacı öğretmenlerin talimatıyla hareket etti'
Çokan, gerek Akıncı Üssü gerek Donanma davalarında general ve amirallerin, gündüz eğitimci, gece komitacı olan öğretmenlerin yönlendirmesi ve talimatıyla hareket ederek darbeyi deruhte ettiklerini, bunu yaparken de hiyerarşiye bağlı kalmayıp üstlerine bir şey sormadıklarını anladıklarını belirtti.
Çayyolu'ndaki villada yapılan darbe toplantılarındaki askerlerin, raporlarını 'sivil imam Adil Öksüz'e sunduklarını ve onun da bunları hain Fetullah Gülen'e aktardığını anlatan Çokan, örgüt elebaşından alınan onayla da kalkışmanın gerçekleştirildiğini dile getirdi.
Çokan, Donanma ve diğer darbe girişimi davalarına katıldığını belirterek, şöyle devam etti:
'Gördüğümüz şey, kesinlikle pişman olmamaları. Sosyal psikolojide bunun karşılığı var. Leon Festinger, bunu kavramsallaştırmış ve bilişsel çelişki olarak, bazıları da insandışılaştırma olarak ifade etmiş yani bunun ardında, sözde 'Kutsal bir amaç uğruna eylem gerçekleştirilebilir, insan da öldürülür, kamu binaları da bombalanır, güvenlik görevlileri de şehit edilebilir' gibi sapkın ve sapıkça bir anlayışı kabul etmeleri yatıyor. Yargılamalarda gördüğümüz en tuhaf hususlardan biri de savunmadan, işledikleri suçla ilgili meşruiyet oluşturmadan ziyade, 'Biz, nasıl başarısız olduk?' gibi başarısızlığı sorgulayan tuhaf bir anlayışla karşı karşıyayız. Bunun sebebi de hep başarıya odaklanmışlar ve bunlara hep kesin zafer kazanacaklarına ilişkin ideoloji veya bir inanç zerk edilmiş. Bu inancın tersine bir durum olduğunda da afallamışlar.'
Bu davalarda suçlu bulunarak hapis cezasına çarptırılan sanıklara ilişkin Çokan, 'Normalde bir insan suçtan kurtulmaya dönük savunma yapsa, işlediği eylemleri inkar etse bu anlaşılır ancak cezası kesinleşip infaza dönüştükten sonra hakikati itiraf etmeye tevessül eder. Bunlar öyle bir örgütsel bağlantı içerisindeler ki öyle bir adanmışlık içerisindeler ki hala sanki ceza almamışlar gibi işledikleri eylemleri inkara devam ettiklerini görüyoruz.' ifadelerini kullandı.
Çokan, çeşitli yerlere sızarak FETÖ yapılanmasına bağlılığını sürdüren örgüt mensuplarına karşı mücadelenin topyekun devam etmesi gerektiğini sözlerine ekledi.





