İSTANBUL (AA) - Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Avrupa Bölge Direktörü Dr. Hans Kluge, 6 Şubat 2023'te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerde Türkiye'nin hazırlık kapasitesine şahit olduklarını söyledi.
Kluge, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu ile İstanbul'da gerçekleştirilen 'Depremlerde Sağlığın Korunması-Deprem Acil Durum Yönetimi Yoluyla Sağlık Güvenliğinin Güçlendirilmesi' konulu DSÖ Bakanlar Konferansı kapsamında düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu.
Türkiye'nin gösterdiği uluslararası liderlik için teşekkür eden Kluge, Venezuela'da depremden etkilenenlere başsağlığı ve geçmiş olsun dileklerini iletti.
Kluge, 'Türkiye'deki acil durum ekiplerine de dünyayla gösterdikleri dayanışma için ve hızlıca müdahaleye dahil oldukları için teşekkür ediyorum.' dedi.
6 Şubat 2023'te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından Hatay'ı ziyaret ettiğini belirten Kluge, bölgede gördüğü yıkımın unutulmayacağını ifade etti.
Türkiye'nin 6 Şubat 2023 depremlerinin ardından ortaya koyduğu sağlık müdahale kapasitesinin, afet öncesi hazırlığın önemini gösterdiğine dikkati çeken Kluge, şunları kaydetti:
'Hazırlığın da nasıl olduğunu gördük o depremde aslında. Türkiye'deki sağlık ekipleri, saatler içerisinde depremzedelere ulaştı. 50 binden fazla hasta, helikopterlerle derhal güvenli yerlere nakledildi. Bu kapasite depremden önce inşa edilmişti. Bu, işte hazırlık dediğimiz şeydi.'
- 'İstanbul Bildirgesi, bu alanda tarihteki en güçlü deklarasyon olacak'
Kluge, bilimsel verilere göre depreme dayanıklı hastane inşasının maliyeti sınırlı ölçüde artırdığını ancak yatırımın geri dönüşünün çok daha yüksek olduğunu belirterek, deprem hazırlığına yatırım yapmanın en doğru adımlardan biri olduğunu söyledi.
Konferansa Afrika, Doğu Akdeniz, Batı Pasifik ve Avrupa bölgelerinden 40'tan fazla ülkenin sağlık bakanı, bakan yardımcısı ve temsilcisinin katıldığını anlatan Kluge, 'İstanbul Bildirgesi, aslında bu alanda tarihte görülmüş en güçlü deklarasyon olacak.' dedi.
Depremlerin engellenemeyeceğini ve zamanının öngörülemeyeceğini vurgulayan Kluge, ancak deprem meydana geldiğinde sağlık sistemlerinin hazır olup olmayacağını belirleyebileceklerini anlattı.
Kluge, Türkiye'nin deprem deneyimlerinden çıkardığı dersleri şeffaf biçimde diğer ülkelerle paylaştığına işaret ederek, bundan sonraki süreçte bu deneyimlerin olası afetlerden önce uygulanması gerektiğini vurguladı.
Konuşmaların ardından soru cevap kısmına geçildi.
- 'Türkiye, bu konferansı düzenlemek için en doğru adres'
Kluge, konferansın en önemli sonuçlarından birinin ülkeler arasındaki dayanışmanın güçlendirilmesi olduğunun altını çizerek, 'Dayanışma, sadece ahlaki bir gereklilik değil. Aynı zamanda stratejik bir gerekliliktir. İstanbul, Türkiye, Dünya Sağlık Örgütü için bu konferansı düzenlemek için en doğru adres oldu çünkü Türkiye, sistematik bir şekilde bu uluslararası dayanışmayı gösterdi.' değerlendirmesinde bulundu.
Kovid-19 salgını döneminde DSÖ'nün talep ettiği aşılara Türkiye'nin destek verdiğini belirten Kluge, 'Kovid 19'da birçok ülke aşıları kendine sakladı. Biz, Türkiye'den ne zaman aşı istesek Türkiye bize aşı gönderdi. Çok teşekkür ediyoruz Sayın Bakan. Biz Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve First Lady'den (Emine Erdoğan) Gazze'den çocuklarının tahliyesi için destek istediğimizde Türkiye yardımcı oldu.' ifadelerini kullandı.
İmzalanacak İstanbul Bildirgesi'nin sunduğu avantajlarla ilgili soruya yanıt veren Kluge, ülkelerin deprem yönetimine ilişkin deneyimlerinin tek bir belgede bir araya getirileceğini anlattı.
Kluge, dezenformasyonla mücadele, yapay zeka uygulamaları, tahliye süreçleri ve insansız hava araçlarının kullanımı gibi iyi uygulamaların paylaşılacağını ifade etti.
DSÖ Avrupa Bölge Direktörü Dr. Kluge, konuşmasını Türkçe 'Bir elin nesi var, iki elin sesi var.' atasözüyle tamamladı.





