Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Grup Başkanı Özgür Özel, 'NATO zirvesi olacak diye Meclis'i, kamu kurumlarını, sokakları kapatan olağanüstü hal var' dedi.

Özel, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Dün İzmir'de olduğunu hatırlatan Özel, 'İzmir'de Küçük Menderes Havzası'ndaydık. Bir günde altı ilçemizi ziyaret ettik. Bayındır'da çiçek üreten kadınlarla sabah kahvaltı sofrasında buluştuk. Ödemiş'te rahmetli Ecevit ile aynı meydanda bir römork kasasının üzerindeydik. Kiraz'da aşure dağıtırken, Beydağ'da keşkek döverken, Tire'de sokaklara sığmazken binlerle, on binlerle birlikteydik. Son olarak Konak'a, Kordon'a gittik. Zira bir sokak arkasındaki babaevimize. On binlerle birlikte İzmir'de bir kez daha kucaklaştık. Bir yanda bir mahkeme kararıyla mutlak sultanın, mutlak butlandan partiyi bölme umutlarıyla ve onun teklif ettiği görevi kabul eden bir avucun yalnızlığı bir yerde, İzmir'de yüz binlerin kararlılığına yürekten teşekkür ediyorum' ifadelerini kullandı.

'Ümit ediyoruz ki en kısa zamanda Türkiye'ye teslim edilecek'

Gülistan Doku soruşturması hakkında konuşan Özel, 'Annesi ilk gün nasılsa öyle. Gördünüz, 'İlk günden beri yanımızdaydınız' diyor. Olmaya devam edeceğiz. İlk gün iki gözü iki çeşmeydi, yine iki gözü iki çeşme. Tabii büyük bir mücadele verdi. Cumhuriyet Halk Partisi kadın kollarımız, hukukçu milletvekillerimiz, tüm milletvekillerimizin yanında parlamentodaki muhalefet partileri sahip çıktılar. O dönemde hiç unutulmasın, şehrin bürokrasisi ve orada şüpheli sözler söylediğimizde 'Devletin valisine diyorsun. Emniyet müdürüne diyorsun, polise mi bunu söylüyorsun?' diyen dönemin İçişleri Bakanı ve şimdi karşılaştığımız durum. Heyetimiz gidip rapor ettiğinde ilk tebrik edenlerden biriydim. Orada, Tunceli'de bir kadın cumhuriyet başsavcısı, adındaki o 'cumhuriyet' unvanını bugünlerde en çok hak edenlerden biri. Her şeye rağmen 1,5 yıldır, öyle bir-iki aydır değil. Göreve atandığı günden beri kararlılıkla bu işin üstüne gidiyor. Bizim arkadaşlarımız basın toplantısında oradaki bürokrasiye laf söyleyince neredeyse vatan haini, devlet düşmanı ilan ediliyorduk. Dönemin İl Emniyet Müdürü tutuklu, dönemin valisi tutuklu, valinin oğlu tutuklu, işaret edilen kişi Amerika'da tutuklu. Ümit ediyoruz ki en kısa zamanda Türkiye'ye teslim edilecek' dedi.

'NATO zirvesi olacak diye Meclis'i, kamu kurumlarını, sokakları kapatan olağanüstü hal var'

Ankara'da gerçekleşecek NATO Zirvesi hakkında değerlendirmede bulunan Özel, 'Ankara'da binalardan çıkıp gidince gittiğimiz yerlerdeki heyecanı, desteği, enerjiyi görünce daha önce görmediğimiz bir öfkenin bir enerjiye, o enerjinin bir kararlılığa dönüştüğünü görünce zaman zaman diyoruz ki 'Bir şeyler oluyor.' Bıraktığımız Ankara'da da bir şeyler oluyor. Öyle Ankara değil ama Erdoğan'a yakışan, bugünkü iktidarın yönetim anlayışına yakışan ama hepimizi utandıran bir şeyler oluyor. NATO Zirvesi olacak, yabancı liderler gelecek diye kendi insanlarına çile tasarlayan, güvenlik önlemlerini artık akıl almaz boyutlara taşıyan, Meclis'i kapatan, bakanlıkları kapatan, kamu kurumlarını kapatan, sokakları kapatan bir acayip olağanüstü hal var. Bu ayrı. Bir de NATO zirvesi sırasında protesto gösterileri olabilir şüphesiyle yapılan operasyonlar, gözaltına alınan 225 kişi ve bunların 178'inin tutuklanması var' ifadelerini kullandı.

'İktidara yakın kalemler hedef tahtasına gencecik bir insanı aldılar'

Komedyen Deniz Göktaş'a açılan soruşturmaya ilişkin Özel, 'Ülkemizde uzun zaman sonra siyasi mizah yapan, buna cesaret eden genç bir kardeşimiz. Çıkmış bir gösteri yapmış. Ben de tavsiye edilince, daha doğrusu üzerine konuşulmaya başlayınca açtım tamamını izledim. İktidarı da eleştiriyor, bizi de eleştiriyor. Saraçhane ile ilgili, bizim mitinglerle ilgili bir kısımda da dalga geçiyor. Ekrem Başkan'ı eleştiriyor. Okuduğu kitapları, dönüp gelip eleştiriyor, şaka yapıyor. Güzel de reaksiyon alıyor, hepimiz de güldük. O sırada Erdoğan'ı da eleştiriyor ama 'Ben onun terapistliğine talibim' diyor. 'Ama beni tutmazlar' diyor. 'Para içeride kalsın diye aileden tutarlar' falan diyor. Bu kadar Erdoğan'la ilgili dediği. Bu kadar. Diyor ki, 'Ya 600'lü yıllarda dördüncü kitaba 'son kitap' demişler, çok iddialı değil mi?' diyor. Ama sonra da dönüyor diyor ki, 'Ben olsam korkarım daha sonra yenisi çıkar' diyor. Sonra da 'Çıkmadı' diyor. Başka da bir şey yok. Efendim 'Dini değerlerle alay bilmem ne' falan filan. Bunun üzerinden iktidara yakın kalemler hedef tahtasına gencecik bir insanı aldılar. Sonra gösteri videosunu bir gece içinde engelleyip hakkında soruşturma açtılar' dedi.

'Yüzde 32,6'lık enflasyonla Avrupa'da birinciyiz'

Gelir ve servet adaletsizliğinin çok önemli boyutlara ulaştığını dile getiren Özel, 'Maalesef gelir ve servet adaletsizliği öyle bir boyuta ulaştı ki ülkenin yüzde 80'i Afrika standartlarında, yüzde 20'si ise Lüksemburg standartlarında yaşıyor. Böyle bir ayrılık var. Artık ne orta direk kaldı, ne orta gelir seviyesi kaldı. Eskinin orta direği fakir, eskinin fakirleri derin yoksulluğun pençesindeler. Yüzde 32,6'lık enflasyonla Avrupa'da birinciyiz. Dünyada beşinci sıradayız. Avrupa Birliği'nin enflasyon ortalaması yüzde 3,3. Avrupa Birliği ortalaması yüzde 3,3, Türkiye'ninki yüzde 33. Yani Türkiye'deki hayat pahalılığı hızı Avrupa'dakinin tam 10 katı ve her seferinde bir zam, bir önceki zammın üstüne binerek ilerliyor. Şimdi gıda enflasyonunda yine Avrupa'da birinciyiz, dünyada beşinci sıradayız. Dünyayı düşünün, dünyadaki bütün ülkeleri düşünün. Dünyadaki ülkelerin tamamında enflasyonu ve gıda enflasyonu bizden kötü olan dört ülke var sadece. Gerisinde gıda enflasyonda çok daha yüksek durumdayız. Gıda enflasyonumuz yüzde 35. Dünya ortalaması yüzde 2. Türkiye'deki gıda enflasyonu, bütün dünyanın ortalamasının tam 17 katı. Ekonomide tarihin en kötü dönemini yaşıyoruz' şeklinde konuştu.

'Toplanan her 100 liralık verginin yarıdan fazlası ÖTV ve KDV'

Türkiye'de vergi düzeninin olmadığını, vergi adı altında halkın soyulduğunu söyleyen Özel, 'Toplanan her 100 liralık verginin yarıdan fazlası ÖTV ve KDV. Net söyleyelim, hep söyleyelim, anlatalım. Bir ülkede dolaylı verginin payı yüzde 65 ise o ülke yoksulu, emekliyi, emekçiyi sömüren, zengini kayıran bir vergi düzeni içindedir. Çünkü vergi kazanandan alınır. Çok kazanandan çok alınır, çok serveti olandan çok alınır. Az olandan daha az alınır, kazanmayandan vergi alınmaz. Vergi kazananın ödeyeceği bir şeydir. Türkiye'de 100 lira vergi toplanıyor; 65 lirası dolaylı, 24 lirası gelir vergisi yani maaşlardan ve diğer gelirlerden, 11 lirası kurumlar vergisi. Yani o çok konuşulan, hakkında çok konuşulan çok kazananlar verginin yüzde 11'ini, geri kalan sizler verginin yüzde 89'unu yani 10 liralık verginin dokuz lirasını ya hiç vergi vermemesi ya da çok azını vermesi gerekenler, 10 liralık verginin 1 lirasını gerçekte vermesi gerekenler ödüyor. Dolaylı vergi zengin ile fakir ayırmayan vergidir. Dolaylı vergi elektrikten, sudan, telefondan, her türlü tüketimden alınan vergidir' dedi.

Kaynak: İHA