Sivas’tan 3 Gün Sonra Gelen Karanlık Tertip

Tarihler 5 Temmuz 1993’ü gösterdiğinde, toplumsal hafızada derin yaralar açan Sivas katliamının üzerinden henüz sadece 3 gün geçmişti. Türkiye’yi derin bir kaosun içine çekmek isteyen karanlık eller, bu kez rotayı Erzincan’ın huzurlu köşesi Başbağlar’a çevirdi.
Akşam saatlerinde yaklaşık 100 kişiden oluşan gözü dönmüş PKK’lı terörist grubu, Başbağlar Köyü’nü abluka altına aldı. Köyün dış dünyayla olan tüm haberleşme ve ulaşım hatlarını kesen caniler, planlı bir soykırım hareketine girişti.

Evleri Yaktılar, Camiden Çıkanları Kurşuna Dizdiler

Gözü dönmüş militanlar, köydeki kadınları ve çocukları bir araya toplayarak değerli eşyalarını, altınlarını ve paralarını gasp etti. Teröristlerin bu vahşetine ve zulmüne karşı çıkan, teslim olmayı reddeden 5 masum köylü, kendi evlerinin ateşe verilmesi sonucu diri diri yakılarak şehit edildi.
Katliamın asıl dehşet verici boyutu ise köy camisinde akşam namazını kılıp dışarı çıkan cemaatin hedef alınmasıyla yaşandı. Camiden çıkan 28 erkek, zorla köy meydanına toplandı. Terör örgütü elebaşı "Apo" ve militanlarının propagandasını yapan teröristler, ardından savunmasız 28 vatandaşı yaylım ateşine tutarak hunharca katletti. Toplamda 33 Türk vatandaşı, kundaktaki bebeklerin, polislerin ve askerlerin katili olan aynı zihniyet tarafından hayattan koparıldı.

"Katilleri Barış Elçisi İlan Edenleri Türk Milletinin Vicdanına Bırakıyorum"

Katliamın acısının dün gibi taze olduğunu belirten Vatan ve Hürriyet Derneği Genel Başkanı Yaşar Dursun, yayımladığı anma mesajında şu ifadelere yer verdi:
"Bugünleri unutanları kanları unutsun. 50 bin Türk insanının katili olan o caniden ve türevlerinden barış elçisi çıkarmaya çalışanları, özgürlük adı altında miting düzenleyenleri, katilleri cezaevinden salıverip kent kent konferans verdirenleri Türk milletinin asil vicdanına bırakıyorum. Tarih bir gün tüm bunların hesabını mutlaka soracaktır."

"Devletin Hafızasını Bozmaya Kimsenin Gücü Yetmez"

Başkan Dursun, Türk devletinin beka ve adalet vizyonunun sarsılmaz olduğunu hatırlatarak mesajını şu güçlü sözlerle tamamladı:
"Devlet 18 yaşındadır, hafızası güçlüdür. O hafızayı bozmaya hiçbir kimsenin gücü yetmez. Başbuğ Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti, son Türk devletidir ve sonsuzluğa kadar yaşayacaktır. Onu yıkmaya çalışanların akıbeti, Türklerin Ergenekon’dan çıkışından beri Türk tarihinde açıkça yazılıdır. Ya istiklal ya hürriyet!"
Başbağlar katliamının 33. yılında, vatanı ve milleti uğruna can veren tüm şehitlerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyoruz. Ruhları şad olsun.

Muhabir: Haber Merkezi