Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, 'Artemis Anlaşmaları kapsamında özellikle Ay, Mars ve derin uzay alanında ülkelerin yürüttüğü çalışmalarda şeffaflık, veri paylaşımı, birlikte çalışılabilirlik ilkelerinin benimsenmesi, bu alanda yürütülen çalışmalarda ülkelerin uyum içinde hareket etmesi konusunda iyi niyet çerçevesinde bir yaklaşım ortaya konuyor. Türkiye olarak özellikle 2027 yılında gerçekleştirmeye hazırlandığımız Ay misyonu öncesinde Artemis Anlaşmaları'na imza atmak ve uluslararası işbirliğini bu anlamda daha ileri bir düzeye taşıyabilecek bir zemin oluşturmayı önemsiyoruz' dedi.

Türkiye, uzay çalışmalarında uluslararası iş birliğini güçlendirmeye yönelik önemli bir adım attı. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, ABD'nin başkenti Washington'daki NASA Genel Merkezi'nde düzenlenen törende uzayın barışçıl ve sürdürülebilir şekilde keşfedilmesine yönelik uluslararası iş birliğinin temel ilkelerini belirleyen Artemis Anlaşmaları'na Türkiye adına imza attı. Bakan Kacır, imza töreninin ardından Türk basın mensuplarına yaptığı açıklamada Türkiye'nin uzay teknolojilerinde ulaştığı seviyeyi, Ay misyonunu, Somali'de yürütülen uzay limanı projesini ve Artemis Anlaşmaları'nın Türkiye açısından önemini değerlendirdi. Kacır, 'Burada NASA merkezinde, ülkemizin Artemis Anlaşmaları'na katılımına yönelik anlaşmayı imzaladık. Ülkemiz için hayırlı olmasını temenni ediyorum. Tabii Türkiye, özellikle son yıllarda uzay alanında ileri teknoloji geliştiren, üreten, geliştirdiği teknolojileri rekabetçi şekilde dünyaya sunabilen ve böylelikle diğer pek çok alanda olduğu gibi uzayda da Milli Teknoloji Hamlesi'ni başarıyla hayata geçiren bir ülke oldu. Malumunuz, uzay teknolojilerindeki yolculuğumuzda görüntüleme uydularında büyük mesafe katettik. 2000'li yılların başında BİLSAT uydusu, sonrasında RASAT, Göktürk-2 ve nihayet Cumhuriyetimizin 100. yılında yüksek çözünürlüklü görüntüleme uydumuz İMECE ile bu alandaki kabiliyetlerimizi çok ileri seviyelere çıkardık. TÜRKSAT 6A ile ise kendi haberleşme uydusunu geliştirebilen, üretebilen ve kullanabilen dünyadaki 11 ülkeden biri olmayı başardık. Bugün uydu teknolojilerinde tüm geliştirme ve test süreçlerini kendi imkanlarıyla, kendi insan kaynağıyla, kendi altyapılarında tamamlayan, yüzde 80'in üzerinde yerlilik oranıyla kendi uydularını geliştiren, üreten bir ülkeyiz. Tabii uzay alanında yürüttüğümüz çalışmalarda, uydu teknolojilerinin yanında pek çok diğer başlığı da önemsiyor, önceliklendiriyoruz. Milli Uzay Programı kapsamında, Türkiye Uzay Ajansımızın koordinasyonunda eş zamanlı olarak farklı hedeflere yönelik programları hayata geçiriyoruz. Bunlar arasında ülkemizin Ay'a erişim programını hayata geçirmek var. 2027 yılının ilk aylarında Türkiye'nin kendi imkanlarıyla geliştirdiği bir hibrit roket motoruna sahip uzay aracını inşallah Ay'a göndereceğiz. Hem Ay yörüngesinden veri toplayacağız hem de Ay'a erişen ülkeler arasında yerimizi alacağız. Bunun yanında inşallah Ankara'da, Orta Doğu Teknik Üniversitemizle birlikte bir uzay teknoparkı kuruyoruz. Bu da uzay sanayi ekosisteminin gelişmesine, bu alanda kurulan çok sayıda firmanın etkileşim içinde çalışmasına, bir uzay teknolojileri kümelenmesinin oluşmasına imkan tanıyacak. Türkiye bunu savunma sanayi ve havacılık alanında büyük bir başarıyla hayata geçirdi. Şimdi uzay teknolojilerinde de inşallah benzer bir başarıyı yakalamayı amaçlıyoruz' dedi.

'Somali'de bir uzay limanının inşasına başladık'

Somali'de yürütülen uzay limanı projesine ilişkin bilgi veren Kacır, 'Yine malumunuz, Somali'de bir uzay limanının inşasına başladık. Kurduğumuz uzay limanı hem ülkemizin uzaya bağımsız erişimini mümkün kılacak hem de küresel uzay ekonomisinde daha güçlü şekilde yer almamızı sağlayacak. Malumunuz, özellikle roket teknolojisindeki gelişmeler, uyduların uzaya gönderilmesini önceki dönemlerle kıyasladığımızda daha maliyet etkin, önceki dönemlerle karşılaştırdığımızda daha ucuz hale getirdi. Bu sayede artık çok daha fazla uydu, özellikle yakın yörüngeye gönderiliyor. Önceki yıllarla kıyasladığımızda 10-15 misline, 20 misline çıkmış uydu sayılarından bahsediyoruz, her yıl uzaya gönderilen uydulardan söz ettiğimizde. Dolayısıyla uzay limanlarına olan talebin de önümüzdeki dönemde artacağını öngörüyoruz. İnşallah Türkiye'nin Somali'de kurduğu uzay limanı, bu anlamda küresel uzay ekonomisinden de daha güçlü şekilde pay almamızı sağlayacak' dedi.

'Türkiye'nin Milli Uzay Programı hedeflerine erişmesi için gayret gösteriyoruz'

Türkiye'nin insanlı uzay çalışmalarına da değinen Kacır, 'İnsanlı uzay misyonlarına da son yıllarda, malumunuz, adım attık. 2024'te ilk astronotumuz Alper Gezeravcı'nın Uluslararası Uzay İstasyonu'nda gerçekleştirdiği 13 bilimsel deneyle Türkiye, uzaya astronot gönderen ve Uluslararası Uzay İstasyonu'nda bilimsel çalışmalar yürüten ülkeler arasına dahil olmuş oldu. Bunun devamında da ülkemiz bilim insanlarının başka ülkelerin insanlı uzay misyonlarıyla ortaklaşa çalışmalar yapmasını sağlayacak adımlar attık. Yeni kurulan uzay istasyonu projelerinde yer almak üzere uluslararası iş birliği adımlarımızı hızlandırdık. Dolayısıyla çok yönlü bir şekilde Türkiye'nin Milli Uzay Programı hedeflerine erişmesi için gayret gösteriyoruz' ifadelerini kullandı.

'Dünyada eşi benzeri olmayan bir toplumsal seferberlik'

Türkiye'de uzay ve havacılık teknolojilerine yönelik artan ilgiye dikkat çeken Kacır, 'Bütün bu çalışmalar Türkiye'de muazzam bir farkındalık da oluşturdu. Dünyanın en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivallerini, TEKNOFEST'leri ülkemizde gerçekleştiriyoruz. Hiçbir ülkede Türkiye'deki kadar roket takımı yok. Hiçbir ülkede Türkiye'deki kadar uydu geliştiren takım yok. Hiçbir ülkede Türkiye'deki kadar insansız hava aracı takımı yok. Dolayısıyla dünyada eşi benzeri olmayan bir toplumsal seferberlikle, adeta bir dip dalgayla Türkiye, havacılık ve uzay teknolojileri alanında muazzam bir dönüşüm gerçekleştiriyor' dedi.

'Uzay ekosisteminin kalbi Antalya'da atacak'

Uluslararası iş birliklerine büyük önem verdiklerini belirten Kacır, Türkiye'nin 77. Uluslararası Uzay Kongresi'ne ev sahipliği yapacağını hatırlatarak, 'Bütün bu süreçlerde biz uluslararası iş birliklerini de çok değerli görüyoruz. Çünkü uzay, hiçbir ülkenin yalnız olduğu bir mecra değil. Bu anlamda Türkiye olarak bu yıl Antalya'da, 5-9 Ekim tarihlerinde 77. Uluslararası Uzay Kongresi'ne ev sahipliği yapacağız. Dünyanın dört bir yanından inşallah 10 binden fazla misafiri Antalya'da ağırlayacağız. Uzay ekosisteminin kalbi, ekim ayının ilk günlerinde inşallah Antalya'da atacak' ifadelerini kullandı.

'Artemis Anlaşmaları'na imza atmayı önemsiyoruz'

Kacır, Artemis Anlaşmaları'nın Ay, Mars ve derin uzay çalışmalarında uluslararası iş birliğini güçlendireceğini belirterek, 'Bugün burada attığımız imza da bizim için önemli. Artemis Anlaşmaları kapsamında özellikle Ay, Mars ve derin uzay alanında ülkelerin yürüttüğü çalışmalarda şeffaflık, veri paylaşımı, birlikte çalışılabilirlik ilkelerinin benimsenmesi, bu alanda yürütülen çalışmalarda ülkelerin uyum içinde hareket etmesi konusunda iyi niyet çerçevesinde bir yaklaşım ortaya konuyor. Türkiye olarak özellikle 2027 yılında gerçekleştirmeye hazırlandığımız Ay misyonu öncesinde Artemis Anlaşmaları'na imza atmak ve uluslararası işbirliğini bu anlamda daha ileri bir düzeye taşıyabilecek bir zemin oluşturmayı önemsiyoruz. Bu attığımız imzanın da ülkemizin uzay yolculuğuna inşallah kıymetli katkılar sunacağını temenni ediyoruz. Ben tekrar hayırlı olsun diyorum. İnşallah önümüzdeki dönemde milletimizi gururlandıracak nice başarılı projeye hep birlikte şahit olmak dileğiyle sizlere de tekrar hoş geldiniz diyorum' ifadelerini kullandı.

Kaynak: İHA