İSTANBUL (AA) - LALE BİLDİRİCİ BÜYÜKKARAKAYA - Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminde Boğaziçi Köprüsü'nde ateş açılması sonucu şehit düşen polis memuru Kemal Tosun'un eşi 15 Temmuz ruhunun, vatan ve bayrak sevgisinin gelecek nesillere aktarılmasını istiyor.

Ülkenin çeşitli illerinde uzun yıllar görev yapan trafik polisi Tosun, o gece saat 23.30'da göreve çağrıldı.

Aceleyle motosikletine binen Tosun, saat 01.00'de eşi ve kızıyla cep telefonu üzerinden mesajlaşarak onlara durumlarının iyi olduğunu iletti.

Tosun, ardından Boğaziçi Köprüsü'nü tanklarla kapatan FETÖ'cülere müdahale etmek için harekete geçen Özel Harekat Şube Müdürü'ne eşlik etti.

Köprü üzerindeki keskin nişancı tarafından vurulan Tosun, olay yerinde 49 yaşında şehit düştü.

İki çocuk babası şehit polisin eşi Ayşe Zuhal Tosun, Kartal'daki Şehit Polis Kemal Tosun Anadolu İmam Hatip Lisesi'nde AA muhabirine konuştu.

Geçen 10 yılda hayatlarında çok şey değiştiğini, hayatın ise her şeye rağmen devam ettiğini ifade eden Tosun, 'Şimdi oğlum 34, kızım 27 yaşında. Kızım Maltepe Üniversitesi Mimarlık Bölümü'nden mezun oldu. Oğlum matematik öğretmeni. İkisini de evlendirdim. Yeni düğünlerini yaptık. Öyle hayat maalesef akıp gidiyor. Damadımız da polis. Allah sağlık sıhhat versin inşallah. Tüm polislerimize, askerlerimize hayırlı ömürler versin.' ifadelerini kullandı.

Tosun, eşinin çok hareketli, sevecen, herkese koşturan bir kişiliğe sahip olduğunu anlattı.

Eşinin şark görevini tamamlamasının ardından İstanbul'a döndüklerini belirten Tosun, 'Eşim, İstanbul'da devlet büyüklerinin eskortluğunu yapıyordu. Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü'nde çalıştı. Cumhurbaşkanımız burada olmadığı zaman normal çalışmasını yapıyordu. Cumhurbaşkanımızın, Başbakanlığa başladığından beri devamlı öncü motorcularındandı. Ondan sonra zaten Cumhurbaşkanlığına geçti. Motorize ekibinin başındaydı.' diye konuştu.

- '15 Temmuz gecesi eşime arkasından baktım'

Acılı eş, 15 Temmuz gecesinde yaşananları şöyle anlattı:

'O gece sabah çok normal uyanıldı. Ayın 15'in de maaşının alım günüydü. Çocuklara harçlığını verdi. Onlar dışarıya gezmeye çıktılar. Normal günlük işlerimizi yaptık. Ondan sonra camiye gitti. Akşam namazını kıldı ve geldi. Yemek yedik, yeniden camiye gitti. Cumhurbaşkanımız İstanbul'da olmadığı için istirahat zamanıydı. Saat 21.00 gibi eve çocuklar geldi. 'Köprü kapanmış, terör saldırısı varmış.' dediler. 'Hayırdır.' diyerek televizyonu açtım. Kemal de telefonunu da evde bırakmış gitmiş. Yatsı namazından sonra eve geldi. Hemen üstünü giyindi. Çıkması 5 dakika sürdü, sürmedi. Ondan sonra motosikletine bindi ve arkasından baktım. Normalde giderken öyle arkasından bakma gibi bir huyum yoktu. Bundan sonra hemen televizyonda haberleri seyretmeye koyulduk.'

O gece hiç uyumadan televizyonda gelişmeleri izlediğini aktaran Tosun, 'Gece 01.00 gibi kızım babasına mesaj attı. 'Baba nasılsınız?' diye. O zaten son görüşme oldu. O da 'Biz iyiyiz. Merak etmeyin. Arkadaşlar da iyi' dedi. Ondan sonra Boğaziçi Köprüsü'ne geçmiş. Özel Hareket Müdürü'nü köprüye motosikletiyle götürmüş. Zaten orada şehit düşüyor.' dedi.

Tosun, eşinin şehit olmasının ardından geçen sürede acısının giderek derinleştiğini dile getirdi.

Öyle bir geceyi Allah'ın bir daha kimseye yaşatmamasını temenni eden Tosun, 'Ben olayların içinde değildim. Fakat hastanelerde ortam o kadar kötüydü ki önümüzdeki ambulansa bile ateş açıldı. Çok zor bir geceydi.' diye konuştu.

Tosun, bir askerin kızı olduğunu anlatarak, şu ifadeleri kullandı:

'O insanın içinde olan bir şey. Allah göstermesin bir şey olacak tabii ki kanımızın son damlasına kadar aynı görevi bizler de yapacağız. 15 Temmuz gündemde. Tabii ki tutulması gerekiyor. Etkinliklere elimden gelince katılıyorum. Gençlere iletilmesi gereken mesajlar var. Ülke, vatan bölünmez. Kanımızın son damlasına kadar bayrağımızı temsil ederiz. Herkesin vatanı kendine. Ben vatanımdan başka bir yerde yaşayamam. Bayrak olmazsa zaten yaşamanın anlamı yok. Bir vatanın, bir yerin ve kökün olmazsa bence amaçsız bir yaşam olurdu.'

Eşinin vatansever ve milliyetçi​​​​​​​ ruhunu her zaman içinde taşıdığını dile getiren Tosun, 'Eşim yurt dışına görevli olarak 2-3 gün gitmişti. Gelince 'Ya valla toprağı öpesim geldi. Kendi vatanım, kendi yemeğim hiçbir yerde yok. Vatanım için dünyaları veririm.' demişti. Ölümünden 1-2 ay önceydi.' diye konuştu.

Tosun, eşinin isminin okullarda, parklarda ve polis merkezlerinde yaşatıldığını belirtti.

Kartal'daki okula eşinin isminin verildiğini kaydeden Tosun, 'Niğde'de, Anadolu lisesinde ve Nevşehir'de parklarda ismi verildi. Adını her yerlerde yaşatıyoruz çok şükür devletimiz de buna imkan veriyor. Burada çocukların okuması, onlara bilgiler öğretilmesi güzel bir duygu. İnsanı gururlandırıyor.' şeklinde konuştu.

Kaynak: AA