banner75
Kadir Utku Çolakoğlu
Kadir Utku Çolakoğlu
07 Kasım 2018 Çarşamba 10:47
‘Teklifimiz af değil şartlı ceza indirimi’

AFTA SORUMLULUK OLMAZ

“İsmi af olarak dile getirilen mesele, 24 Haziran seçimleri öncesinden itibaren özellikle Genel Başkan’ımız Devlet Bahçeli tarafından Mayıs ayında dile getirilen, ‘Yapmış olduğumuz değerlendirmeler neticesinde böyle bir şeye ihtiyaç olduğu düşüncesindeyiz’ diyerek başlanılan süreç, aslında MHP’nin bir kanun teklifiyle birlikte ete kemiğe büründü. Burada aslında bir aftan bahsedilmiyor. Çünkü af, adı üstünde, bir daha herhangi bir şekilde o işlenen suçtan dolayı herhangi bir sorumluluğu olmaksızın kişinin serbest kalarak hayatına normal bir şekilde devam etmesini öngörüyor.”

BİZİMKİ ŞARTLI CEZA İNDİRİMİ

“Bu, bizim teklif ettiğimiz husus ‘şartlı ceza indirimi.’ Herkes, Rahşan Affı’yla ilişkilendirdi veya daha önceki 74 affı gibi meselelerle ilişkilendirilen bir mesele olarak sundu. Yanlış yapıldı. Denetimli serbestlikle alakalı birtakım yeni düzenlemeler geldi, birçok insan bu usul sebebiyle dışarıya çıktı. Denetimli serbestliğe gidiyor, imzasını veriyor. Bunlar daha önceden cezaevinde yatan insanlardı. Yüz binlerce insan bu şekilde cezasını infaz etmeye başladı.”

İSTİSNALAR DIŞINDAKİ SUÇLAR

“Bizim dediğimiz şey de toplam yatılacak, infaz edilecek cezada – cinsel istismar, devlete karşı işlenen suçlar, adam öldürme, Atatürk’e karşı işlenen suçlar gibi istisnalar çıkarıldıktan sonra – saymış olduğumuz ve açıkça belirttiğimiz istisnalar dışında kalan suçlarla alakalı infaz edilecek süre neyse, bu süreden 5 yıl indirilmesi suretiyle kişiye şartlı tahliye imkanı veren bir teklif. Kişi dışarıya çıktıktan sonra, ‘bir hakkın infaz süresi’ dediğimiz, yani mahkeme kararında verilen cezanın tamamen dolduğu sürenin sonuna kadar kişi, kasıtlı bir suçtan dolayı bir gün dahi hapis cezası alsa o yapılan indirimin de iptal olduğu ve yatması gereken cezayla birlikte tamamını yatması gerekeceği bir düzenleme bizimkisi…”

ISLAH FONKSİYONU ÖNEMLİ

“Böyle bir şart altında bunun af olduğunu kimse iddia edemez. Afta, kişiye böyle bir sorumluluk yükleyemezsiniz. Burada bir sorumluluk var. Yani bir infaz rejimi, tedbiri… Kişilere bir fırsat… Cezanın mantığı; kişilere devamlı işlediği suçu hatırlatıp hayatını yok etmek, o insanın toplumdan uzaklaştırmak değil, ceza hukuku mantığında iyileştirme dediğimiz kişiyi kazanabilme, ıslah edebilme fonksiyonu bizim için önemli.”

GERÇEK KAPASİTE YARIDAN AZ

“İkinci boyut, cezaevlerindeki durum... Türkiye’de ne yazık ki cezaevlerinin kapasitesi 210 bin civarında açıklansa da şu an cezaevlerinde bulunan mahkûm ve tutuklu sayısı 265 bin olarak açıklansa da durum böyle değil. Türkiye’de mevcut cezaevlerinin projelendirildiği rakam, 110 bin… Bu 110 binlik kapasitemizin üzerinde 265 bin mahkûm ve tutuklunun olduğunu görüyoruz ki; Kandıra’dan, Ferizli’den gelen haberlerde, 8 saat vardiyalı sistemle aynı yatağı kullandıkları doğru. Yerlerde yattıklarını biz biliyoruz. 210 bin sayısı nasıl ekleniyor? O odaya 5 tane daha ranza sokmuşlar. Ranza iki katlıysa üç katlıya çevirmişler. Oradaki oksijen, havalandırma, açık hava vesaire mimari projede düşünülen şeyin çok üzerinde bir yük söz konusu.”

DENETİMLİ SERBESTLİK KIYASI

 “İnsan haklarına aykırıdır. Bunlar bizim insanımız, bu memleketin insanı. Evet, suç işlemiştir ama suç işleyen insanları yok etmek gibi Nazi mantığıyla hareket edecek durumumuz yok bizim. 2016 yılında da aynı şey oldu. Mevcut hükümet, denetimli serbestlikle alakalı Kanun Hükmünde Kararname’yle bir düzenleme yaptı, on binlerce kişi serbest kaldı. Buna kimse ‘af’ demedi.”

15 TEMMUZ’LA ALAKASI YOK

“15 Temmuz gibi bir mesele başımızdan geçmiş; Türkiye, cumhuriyet tarihi boyunca yemediği bir operasyonu yemiş, ben kalkıp bunlarla alakalı bir şey öngörebilir miyim? Kamuda, millet nezdinde nasıl karşılandığıdır önemli olan. Bunun af olmadığının altını çiziyoruz. Şartlı bir ceza indirimidir. Ciddi istisnalar taşımaktadır.”

OY İÇİN OLDUĞU DÜŞÜNÜLEMEZ

“Bizim cezaevlerini boşaltma, rahatlık sağlama gibi basit ve temelsiz bir durum söz konusu değil. Çok ince düşünülmüş, iyi irdelenmiş ve Türkiye’nin yararına bir mesele olarak değerlendirilmiştir. ‘Seçim zamanı, oy için mi?’ Kardeşim, 265 bin kişinin etrafında seçmen hepi topu 1 milyon kişi yapar. Neyin hesabını yapıyoruz? Bunun karşısında Türkiye’de 55 milyon seçmen var. Seçmen hesabı yapacaksanız, durum bununla bağdaşmıyor. Biz, bunu seçimlerdeki riskine rağmen ifade ettik. Adalet ve Kalkınma Partisi de bu noktadaki riski öngörmüştü.”

ETKİN PİŞMANLIK ÇOK ÖNEMLİ

“Hukukta her itiraf, etkin pişmanlık olarak değerlendirilmiyor. Karşımızda çok ezoterik, gizli, farklı anlayışa sahip, her biri bir inanış dolayısıyla mensubiyet durumu ortaya çıkmış gibi gözükse de hepsinin adeta birer istihbaratçı gibi yetiştirildiği çok farklı bir yapıdan bahsediyoruz. Bu yapı, devletin en kılcal damarlarına kadar sızmış gözüküyor. Burada bu örgüt yapısının ortaya çıkması, deşifre olması, şahısların belirlenmesi noktasında ciddi zorluklar var. Bu noktada devletin elindeki en önemli imkânlardan birisi etkin pişmanlıktan faydalananların beyanları.”

HAVUZDAKİ BİLGİYLE UYUŞMALI

“Bunlar, tek kişinin beyanları olarak değerlendirilmiyor. ‘Etkin pişmanlıktan yararlanıyorsan bana evde bulunduğun sohbet grubunu anlat, isimlerini ver’ diyor. Birinin adını verirken öbürünün adını vermiyorsan etkin pişmanlıktan faydalanamıyorsun. ‘İmamını, abini söyle, ismini vermek zorundasın, iki ayda bir eve gelen büyük abiyi söyle’ diyor. Bir havuz var ve itirafta bulunan herkesin sözleri, verdiği isimler kayıt altına alınıyor. Havuza girmiş başka bilgiyle bunlar karşılaştırılıp teyit ediliyor, teyit edilmeyen bilgiler ‘etkin pişmanlık’ kapsamında değerlendirilmiyor.”

DEVLET BUNLARA İMKÂN TANIMALI

“Kamuoyunda şöyle bir algı var; ‘Bunlar terörist, etkin pişmanlıktan faydalandı diye elini kolunu sallayarak geziyor dışarıda’ diyor vatandaş. Ama diğer taraftan baktığında adam ‘Konuşunca da ceza alacaksam reddederim, cezamı yine yatarım’ diyor. ‘Ben, işin içinde olduğumu kabul ederek bir şey anlatarak bu yolda yürüyorum’ diyor. Bu adama devletin birtakım imkânlar tanıması lazım.”

İLK GİDENLERE SORUŞTURMA BİLE YOK

“Eğer hiçbir takibat ve soruşturma olmadan siz giderseniz ne malınıza el konulur ne ceza durumu söz konusu olur, hakkınızda soruşturma dahi açılmaz. Mesela Sakarya’da ilişkisi olduğunu çok iyi bildiğiniz bazı isimler hakkında hiçbir şey yok. Malı mülkü de yerinde duruyor, kendisi de dışarıda hayatına devam ediyor. Bilmiyoruz ki adam 15 Temmuz’dan ya da tespitlerden önce gitmiş, o zamanki adıyla demiş ki ‘Ben paralel yapının üyesiyim. Bu yapıda Sakarya’da şunlar vardır, bunlar yapıldı, şöyle oldu…’ Konuşmuş. Bu, gerçek etkin pişmanlık... Kanun bunu bir cezasızlık sebebi olarak sayıyor. Önemlidir ve doğrudur da…” Kadir Utku ÇOLAKOĞLU

Son Güncelleme: 07.11.2018 11:03
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner73

banner53

banner54