50 yaş üstünün kâbusu: DİZ KİREÇLENMESİ

Kadınlarda erkeklere göre iki kat fazla görülüyor. En önemli nedeni fazla kilo. Kilolarından kurtulan kişide kireçlenme riski yüzde 50 azalıyor. Kilo kaybı, kireçlenme gelişmiş kişilerde de şikâyetleri azaltıyor

50 yaş üstünün kâbusu: DİZ KİREÇLENMESİ

Kadınlarda erkeklere göre iki kat fazla görülüyor. En önemli nedeni fazla kilo. Kilolarından kurtulan kişide kireçlenme riski yüzde 50 azalıyor. Kilo kaybı, kireçlenme gelişmiş kişilerde de şikâyetleri azaltıyor

06 Aralık 2017 Çarşamba 11:14
50 yaş üstünün kâbusu: DİZ KİREÇLENMESİ

Söyleşi: Hülya Bilgin ÇOLAKOĞLU

Dizim çok ağrıyor. Merdiven çıkarken zorlanıyorum. Uzun süren ağrılar günlük hayatımı etkilemeye başladı. Ne yapmalıyım?

Diz ağrısı olan yakınlarımın fazlalığı bu konuya dikkatimi çekti. Özellikle dizde kireçlenme, giderek daha fazla kişinin sorunu olmaya devam ediyor.

Diz kireçlenmesi nedir? Belirtileri nelerdir? Nasıl teşhis edilir? Güncel tedavi yöntemleri nelerdir?

Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doktor Erdinç Mutlu bu soruları sizler için yanıtladı.

-Hocam bize ilk olarak diz ekleminin yapısından bahseder misiniz?

Diz; travmaya en çok maruz kalan ve bu yüzden de ağrı yakınmasına en sık yol açan eklemdir. Diz; uyluk kemiği ile kaval kemiği arasında menteşe biçimli bir eklemdir.

Eklem iç ve dış olmak üzere iki bölümlüdür. Eklem ön taraftan diz kapağı ile korunur. Eklem içindeki tüm kemik yüzeyler eklem kıkırdağı ile örtülmüştür.

Kemikler arasındaki yük taşıyan kıkırdak yüzeyler, menüsküs denilen iki esnek kıkırdaktan yapı ile korunur ve desteklenir.

Menüsküsler, at nalı şeklinde ve kuş yuvası biçiminde kenarları yüksek ortası ince bir yapıdadır. Bu yapı; yuvarlak üst ve düz alt kemikler arasındaki uyumu ve binen yükün tüm eklem yüzeyine dağılmasını sağlar, gelen darbeleri emer. Eklem stabilitesi ise kaslar ve bağlar tarafından sağlanır.

Dizde kireçlenme sanırım çok kişinin sorunu.  Kireçlenme nasıl olur?

Kireçlenme; diz eklem kıkırdağının parlak ve pürüzsüz yapısının ve eklemin fonksiyonlarının bozulmasıdır. Kireçlenmelerde, kıkırdakla beraber menüsküslerde de yırtıklar olur. Kireçlenme, ilerleyici bir hastalıktır. Yakınmalar zaman zaman azalsa veya geçse de yıllar içinde problemler artacaktır.

Kireçlenen dizde ağrı başlar. Zaman içinde eklem hareketleri kısıtlanır ve kireçlenme ilerledikçe bacaklar eğrilmeye başlar.

Kimlerde daha sık görülür?

Kadınlarda, erkeklere göre iki kat fazla görülür. Bu hastalıktan etkilenenlerin çoğu 50 yaşın üzerindedir. Tüm dünyada görülür ancak bazı ırklarda daha sık olarak gözlenir. Kilolu olanlarda kireçlenme, hem daha sık gelişir hem de fazla kilo hastalığın ilerlemesi için de bir risk faktörüdür.

Diz kireçlenmesinde kilo ne kadar etkilidir?

Yapılan bilimsel çalışmalar; fazla kilonun ortadan kaldırılmasının, diz kireçlenmesini yüzde 50 oranında azaltabileceğini göstermiştir. Bu nedenle henüz kireçlenme gelişmemiş fazla kilolu kişiler eğer kilo verirlerse, hastalık gelişme riski büyük oranda azalabilir. Kireçlenme gelişmiş fazla kilolu kişilerde, çok az kilo verilmesi bile yakınmaları büyük oranda azaltmaktadır. Örneğin; 5 kg verilmesi, diz üzerindeki yükü 15-20 kg azaltmaktadır. Çünkü normal yürüyüş sırasında diziniz üzerine vücut ağırlığınızın 3,5 katı yük binmektedir.

Yani pek çok risk faktörü var diyebilir miyiz?

Birçok hastada herhangi bir neden yoktur. Özellikle erkeklerde, kıkırdağa yönelik yapılan bir ameliyat gibi 'mekanik' bir neden olabilir. Bazı kadınlarda ailesel bir eğilim olduğu görülebilir. Şu anki bilgilerimiz birden fazla faktörün hastalığa neden olduğunu düşündürmektedir. Bu faktörler şunlardır: Yaşlanma, kireçlenmeye genel yatkınlık, eklemin iç yapısındaki dokuların yaşlanması, eklem yüzeylerini kapsayan kırıklar, eklem bağlarında yırtık, menisküs yaralanması, şişmanlık ve kişinin yaptığı ağır işlere (yük taşıma gibi), spor aktivitelerine (profesyonel uzun mesafe koşucuları, futbolcular gibi) ve travmaya bağlı olarak diz ekleminin yıpranması.

Diz kireçlenmesinin belirti ve bulguları nelerdir?

Hastalık yıllar içinde yavaş yavaş gelişir. En önemli yakınmalar ağrı, dizde şişlik ve ekleminizdeki tutukluluk hissidir. Dizinizi kullanırken duyacağınız ağrı en sık rastlanan sorundur. Ağrı en fazla, bir aktivite sonrası olmaktadır. Hastalığın başlangıcında yürüyüş sırasında dizinizin hiçbir sorun çıkarmadığını, ancak birkaç dakika süreli oturma sonrası dizinizde ağrı ve tutukluluk olduğunu fark edebilirsiniz. Eklemde tutukluk hissi, ağrıya eşlik edebilir ya da etmeyebilir. Tutukluk hissi, sabah kalktığınızda ya da istirahat sonrasında görülebilir. Bu durumda dizinizi tekrar kullanabilmeniz için birkaç ağrılı dakika geçebilir.

Hastalığın ilerlediğini nasıl anlamalıyız?

Hastalık ilerledikçe dizinizdeki ağrı basit günlük yaşam aktivitelerinde bile sorun çıkarabilir. Ağrı yalnızca aktivite ile değil istirahatte de gelişmeye başlayabilir. Hastalığın daha ileri formunda ağrı sürekli olabilir, gece uyku düzeninizi bozabilir ve eklem hareket açıklığı da kısıtlanabilir. Bu durumda belli bir mesafeyi yürümek ya da merdiven çıkmak önemli bir sorun haline gelebilir. Kasların zayıflaması nedeniyle eklemde boşalma hissi olabilir.

Ağrının şiddeti her zaman sabit değildir. Bir diğer deyişle; hiçbir nedene bağlı olmaksızın iyi ve kötü günleriniz hatta aylarınız olabilir. Bazıları bunu hava durumuna bağlayabilir; bazıları da ağrının daha çok fiziksel aktivite ile ilişkili olduğunu söyler.

Hastalığın kesin tanısı nasıl konulur?

Direkt grafi, tanıda çok yararlıdır ve hastaların çoğunda yapılması gereken tek incelemedir.

Kireçlenme tedavileri nelerdir?

Kireçlenmede tedavi hastanın radyolojik bulgularına değil şikâyetlerine yönelik planlanmalıdır. Hastanın ağrısını geçiren ve hayat standardını düzelten en basit tedavi en doğru tedavidir denilebilir.

Başlıca uygulanan tedaviler:

1. Kilo verilmesi

Hastaların ideal kilolarına inmesi dize binen yükleri azalttığından hem hastalığın ilerlemesini azaltır hem de uygulanan tedavi yöntemlerinin etkinliğini ve süresini arttırır

2. Egzersiz ve yürüyüş

Kireçlenmesi olan hastalar yürüyüş yapabilir. Bu konuda kimi doktorlar yasak uygularken kimi doktorlar yürüyüş önermekte ve hastaların kafaları karışmaktadır. Burada en önemli ölçüt ağrıdır. Yürüyüş sırasında ve sonrasında ağrı yapmayan mesafeleri her gün yürüyebilirsiniz. Ağrınız oluyorsa da kesinlikle zorlamayın.

Eğer sportif bir aktivite yapmak istiyorsanız ya da yürüyüş yapamayacak kadar ağrınız varsa salon bisikleti çok etkili bir egzersiz aletidir.

3. Ağrı kesici ilaç tedavisi

İlaç olarak ağrı kesiciler ilk tercihlerdir. Parasetamol gibi basit ağrı kesiciler başlangıçta son derece etkilidir. Romatizma ilaçları iyi bir seçenektir ve birçok aşamada hastanın ağrılarını kontrol eder. Yalnız bu ilaçların mide üzerindeki yan etkileri uzun süreli kullanımda sorun çıkarabilir.

4. Kaplıca ve sıcak tedavileri;

Başlangıç aşamasındaki kireçlenme hastaları kaplıcalardan ve sıcak uygulamadan yarar görürler. Dizde şişme veya dâhili problemleri olan hastalarda kaplıca ve sıcak uygulaması uygun olmayabilir.

5. Glukozamin ve kondroitin preparatları

Son zamanlarda kıkırdak aşınmasına bağlı eklem sorunlarında diyet destekleri oldukça popüler olmuştur.

Ağrıyı azaltma ve kıkırdak onarımı üzerinde yeterli araştırma henüz yoktur.

6. Eklem içi kayganlaştırıcı sıvı enjeksiyonları

Bu yöntemi en basit şekilde; “diz eklemine enjeksiyon yapıp menteşeleri yağlamaya benzer bir etki elde etmek” olarak açıklamak mümkündür. İşlem hyaluronik asit preparatlarının eklem içine enjekte edilmesinden ibarettir. Hyaluronik asit doğal olarak eklem sıvısının elementlerinden biridir. Bu madde, eklemi oluşturan kemiklerin yumuşak bir biçimde diğeri üzerinden kaymasını ve eklem yük aktarımı sırasında şok absorbsiyonu sağlar. Hyaluronik asit preparatlarının eklem içinde kıkırdak oluşumunu arttırdıkları iddia edilmektedir. Ancak bu konuda henüz kesin kanıtlar yoktur. Osteoartritte -kireçlenme- eklem içinde bu madde normal yoğunluğundan aşağı seviyelere iner. Bu sıvının enjeksiyonu diz osteoartritinde bir tedavi seçeneğidir. Eklem içi kayganlaştırıcı sıvı enjeksiyonları ile bazı hastalarda ilaç ve fizik tedavi ile giderilemeyen ağrıları gidermek mümkün olmaktadır. Diz eklem sıvısında artış varsa hyaluronik asit enjeksiyonu öncesi artmış sıvı alınmalıdır. Enjeksiyon sonrası ağrı, sıcaklık artışı, hafif şişme gibi lokal reaksiyon bulguları görülebilir. Bu bulgular genellikle uzun sürmez ve buz uygulamasına iyi cevap verir.

Hyaluronik asit ödem giderici ve ağrı kesici olarak etki ettiği gibi vücudun kendi üretimini de uyarır. Ortalama 9-12 aya kadar etki edebilir. Bu yöntem herkeste işe yaramayabilir.

7. Eklem içi kortizon enjeksiyonu

Dizde şişlik olan durumlarda 2-3 kez eklem içi kortizon uygulaması şişliğin ve ağrının kontrolünü sağlayabilir. İleri kireçlenmelerde yine 2-3 kez uygulanan kortizon, hastaların ağrılarını geçici süre kontrol edebilir. Yaygın kanaatin aksine ekleme zarar vermez. Uygulama sonrası, ağrı ortadan kalktığı için, hasta ekleme aşırı yük bindirirse (over use), sorun oluşabilir.

8. Fizik tedavi ve Rehabilitasyon

Fizik tedavi ve rehabilitasyon kireçlenmelerin başlangıç evrelerinde ve özellikle de diz kapağı altındaki kireçlenmelerde çok etkili olabilir. Amaç; yangıyı giderip, uyluk kaslarını güçlendirip, eklemi daha sağlam ve stabil hale getirmektir. Bazen çok uzun süreli fizik tedavi uygulamaları önerilmektedir.

9.PRP Tedavisi
Bu yeni teknoloji, FDA onaylı bir tedavi yöntemidir. Hastanın kendi kanının tedavi edici gücü pek çok alanda kullanılmaktadır. Hasta kanının 100-150 cc yani bir çay bardağı kadarı alınarak özel bir işlemden geçirilir ve elde edilen ürün, tedavi edilmek istenen bölgelere enjekte edilir. Bu sayede, bu bölgeye hücre göçü sağlanır. Yeni gelen hücreler kollajen sentezini arttırarak dokunun iyileşmesini sağlar.

PRP Faydaları Nelerdir?
♦ İyileşmeyen yaraların tedavisi (yatak yaraları, diyabete bağlı ayak yaraları),
♦ Tenisçi ve golfçu dirseği tedavisi,
♦ Topuk dikeni tedavisi,
♦ Kas Problemleri (Kas yırtıkları, zorlanmaları vs.), yumuşak doku romatizması tedavisi,
♦ Omuz, diz tendon zorlanma ve zedelenmelerinin tedavisi,
♦ Diz, kalça, omuz, ayak bileği kireçlenmelerinin tedavisi,
♦ Menisküs yırtıkları
♦ Kronik bel ve boyun ağrıları
♦ Kırık kaynamasını arttırmak amacıyla kırık bölgeye yapılan uygulama gibi pek çok uygulama alanında başarıyla kullanılmaktadır. PRP terapisi 5-10/yıl uygulanabilmektedir.

PRP terapinin kendi kanınızdan alınarak yapılması nedeniyle hiçbir yan etkisi yoktur. Yapılan tedavi sonrası günlük hayatınıza devam edebilirsiniz. Uygulamalardan önce lokal anestezi uygulanması bile gerekli değildir.

Soru-Cevap

Kireçlenme engellenebilir mi?

-Kireçlenme, eklem yaşlanmasıdır. Herkeste farklı hızda gerçekleşir. Riskler azaltılarak yavaşlatılabilir.

Gıda takviyeleri ve ilaçlar yavaşlatır mı?

- İşe yaradığına dair yeterli bilimsel çalışma yok.

Kremler işe yarar mı?

- Eklem kireçlenmelerinde anlamlı bir fayda sağlamayacaktır.

En iyi tedavi hangisidir?

-En iyi tedavi, hekiminizin; muayene ve tetkik sonuçlarınıza göre karar vereceği tedavidir.

Uz. Dr. Erdinç MUTLU Kimdir?

1965 yılında Adapazarı’nda doğdu. İlk ve ortaokulu Adapazarı’nda okudu. (Atatürk İlköğretim Okulu- Merkez Ortaokulu) Kuleli Askeri Lisesi’nden sonra 1991 yılında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun oldu. 1994 yılında Ankara Numune Hastanesi’nde ihtisasını tamamlayarak Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı oldu.

1996-1997 Kahramanmaraş Devlet Hastanesi’nde, 1997- 2010 yılları arasında Toyota Acil Yardım ve Travmatoloji Hastanesi’nde çalıştı.

2010 yılından itibaren Özel Beyhekim Hastanesi’nde çalışmaktadır.

Fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanlığının yanı sıra, tamamlayıcı tıp kategorisindeki; ozon tedavisi, PRP ve nöral terapi pratiğiyle ilgilenmektedir.

Ayrıca kozmetik botoks ve dolgu uygulama sertifika ve yeterliliğine sahiptir.

Son Güncelleme: 06.12.2017 11:19
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Umutcan Akkaya 2017-12-06 17:00:14

Bayablar için değil sadece herkes için çok açıklayıcı ve bilgilendirici bir yazı olmuş emeğinize sağlık