Milli Eğitim-1-27 Haziran 2016 - 10:27, Pazartesi

Metin Işıker

Geçen hafta bir yazımda bu köşeden Erenler Yunus Çiloğlu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde okuyan bir yakınım ve oranın idarecisiyle ilgili yaşanan bir olayı yazıya dökmüştüm. Bir idarecinin tutumuyla başlayan yazıma nokta koymama vesile olan isim Erenler İlçe Milli Eğitim Müdürü Koray Oktay Özten’dir.

Biz bir müdür yardımcısının bir öğrenciye karşı tavrından bahsettik.

İlçe Milli Eğitim Müdürü sağ olsun, ilgilendi, çocuğumuza kitaplar hediye etti ve sorumluluk alanında yaşanan olaylarla ilgili konulara girdi.

O anlattıkça, konuştukça ben mahcup oldum. Üzüldüm, şehir bizim okul bizimdi çünkü..

Neden İlçe Milli Eğitim Müdürü olduğunu anladım, hissettim. Allah yolunu açık etsin.

Derken; aynı gün kendisi hakkında köşe yazısı yazdığım müdür yardımcısı olan kişi gazeteyi aradı.Aktardılar; açtım telefonu..

‘Siz benle ilgili neye göre yazdınız, orda mıydınız’ diye bir ses geldi.

Adını bahşetmesini istediğim o kişi müdür yardımcısı olduğunu söyledi.Bir şey söyledi.

‘Kapat telefonu’ diye bağırdı ve bende kapattım.

O kadar çok işim vardı ki; ‘Ne dedi bu’ diye düşünmeye fırsatım bile olmadı.

Günde 3-5 tane oluyor böyle. Yazı işleri için çok olağan bir durum çünkü.

Birkaç gün sonra yazı işlerinde yoğun anlarımız arasında içeriye biri girdi.

‘Metin Işıker’ diye seslendi yüzüme. Buyurun dedim.

Okulda öğretmenmiş, bir anda sanırsam sınıfla karıştırdı ve beni de öğrenci sandı.

Direk yazdığım yazının konusuna girdi.. Nedenlerini sordu!

Hiç karşılaşmadım böyle şeyle. Valiyle, Büyükşehir Belediye Başkanlarıyla,Emniyet Müdürleriyle bile yaşamadım böyle şeyler. Şaşırdım..

Kendisini gerginleştiğim bir anda tanıttı ve bir anda anladı Bizimsakarya’da olduğunu.

Her konuya da çok hakim. Allah nazardan saklasın. Maşallah…

Okulla ilgili yaşanan olayı anlattı, yazdığım yazının yanlış olduğunu söyledi.

Muhatabı olmamasına rağmen misafirlik hatırına yarım saat öyle böyle konuştuk.

(Buraya kadar yazılanları aslında o gün kapatmıştım.Hatta unutmuştum. Bu konuyu açmama 2 eğitimci neden olmuştur)

Bazı şeyleri de anlattı sağ olsun, teşekkür etmeden olmaz.

Okulun durumunu anlattı. Velileri anlattı.

Ben o bölge de oturuyorum, orada doğdum büyüdüm. O okulu da yaşadığı zorlukları da hepsini çok bilirim. Eğitimcilerin yaşadığı zorlukları içinde olmasak ta biliriz. Zira eğitimciler başka bir dünya da yaşamıyor, biz görüyoruz. Komşularımız var akrabamız var.

Has bel kader yıllardır içindeyiz her şeyiz. Ve hepimiz bu şehirde yaşıyoruz.  Birimizin sorunu hepimizin sorunudur.

Bilmeden karşısındakinin bir şeyi bilmediğini sanmakta nasıl bir duygudur bilemem..

Kendine görev edinen bu hocamız üstün görev bilinciyle tüm velileri suçladığı konuşmasından birkaç gün sonra bize ayar vermeye çalışmış.

Valla çok gücendim, alındım.. Ben nasıl bilememişim cehaletimi.   

Eğitimle ilgili söylediklerini göz ardı edemeyiz tabi. Maalesef her alanda sorunlar var.

İnsanın olduğu her yerde sorun var. Şehir zor, insanlar zor.

Kimsenin başarısızlığı birinin üzerine yıkmak gibi gayesi yok.

Böyle bir şey mantıklı olmadığı gibi, yaşanan başka bir durumu kabul etmemek te bir o kadar saçmalıktır. Bize gelince, önce gazetem arandı, ardından gazeteme gelindi, son olarak ta öğrencisiyle karıştırıp bize ders vermeye devam edildi. Aranacağız, gelinecek elbette. Ama her şeyin bir usulü adabı vardır.

Bir eğitim camiasıyla ilk kez başıma böyle bir şey geliyor. Garipte gelmiyor değil hani.

Kum ocakları, taş ocakları, çimento fabrikası, asayiş ve buna benzer haberlerde böyle garip durumlarla karşılaşırdık.  Arayıp bağırırlardı, birilerini araya sokarlardı. Başımızın belaya gittiği de olurdu. Âmâ çok şükür hukuk devletinde yaşıyoruz.

Bu durum beni çok üzse de içim elvermese de okuyucularımdan özür dileyerek bu haftayı milli eğitime ayırmak istiyorum.

Özümüze dönersek;

Bir kişinin yaptığını eğitim camiasına mal etmek gibi bir düşüncem yok. Bireysel olaylar eğitimcilerle özdeşleştirilmemelidir. Kaldı ki genel sorun varsa bu hepimizin sorunudur. Bir kişiyi yaşanan bir olaydan dolayı yerden yere vurmak gibi derdim de yok. Kafam çok dolu bu aralar. Bayramda tatile gideceğim. Gazetenin gündemi de yoğun. Ben işimi yaparken birilerinin bizim işlerimize burnunu sokmasına da tahammül edemem. Bizi hizaya sokmak, ayar vermek kimsenin görevi de haddi de değildir. Kaldı ki bizim de böyle bir hakkımız, gücümüz yok. Milli Eğitim Müdürü Mevlüt Kuntoğlu eğer bu yazıyı okuyorsa, ‘Bu nasıl iştir’ diyeceğine eminim. Bana da hayıflanacaktır.

Sakarya Milli Eğitim Camiası, öğretmenleri, idarecileri kim varsa hepsinden özür dilerim. Bu arada muhatapları dışında kutsal bir meslek icra eden öğretmenlerimizi bu yazımdan tenzi ediyor, hepsine saygılarımı sunuyorum. 

UYARI: Kullanıcıların sitede beyan edeceği her türlü fikir ve düşünce tamamen kendi kişisel görüşüdür ve sadece kendisini bağlar. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişinin görüşleridir ve yorum yapan kişi yasal sorumludur. BİZİM SAKARYA GAZETESİ yapılan yorumlardan yasal sorumlu değildir.
comments powered by Disqus

 






  1. Bugün
  2. Dün
  3. Bu Hafta
  4. Bu Ay

Site İçi Arama


 

altın fiyatları