Çerkes evlenme geleneği

Çerkezlerde, gelin alma düğünü denilen “Nıseşecegu” ile “delikanlı düğünü” olmak üzere iki tür düğün vardır. “Delikanlı düğünü”, misafir gelen birini onurlandırmak ya da eğlence amacıyla daha çok gençler arasında yapılır. Gençler, bayanları toplar ve düğün yaparak kendi aralarında eğlenirler

Çerkes evlenme geleneği

Çerkezlerde, gelin alma düğünü denilen “Nıseşecegu” ile “delikanlı düğünü” olmak üzere iki tür düğün vardır. “Delikanlı düğünü”, misafir gelen birini onurlandırmak ya da eğlence amacıyla daha çok gençler arasında yapılır. Gençler, bayanları toplar ve düğün yaparak kendi aralarında eğlenirler

30 Kasım 2017 Perşembe 10:30
Çerkes evlenme geleneği

Sosyolog Ali Aktaş

Gelin alma düğününde yani “Nıseşecegu”de ise, gelinin bulunduğu yere gidilerek gelin getirilir. Bu olay 3 gün, 5 gün, bazen bir ay kadar sürer. Gelin alma olayı özellikle kış dönemlerine, işsiz az olduğu dönemlerde yapılmaya çalışılır ki, uzun uzun eğlenilsin. Kadın, Çerkez toplumunda çok saygın bir yere sahiptir ve nazlıdır. Hele genç kızlar daha çok nazlıdırlar.

Bir Çerkez genci evlenmesi için belli şartların oluşması gerekmektedir. Bunlar; Evini geçindirecek maddi gücü kavuşmuş olma, Büyük kardeşi bekârsa onun evlenmesini bekleme, Uzak ya da yakın akrabadan eş adayı seçmeme, Olanaklıysa aynı köyden birini tercih etmeme ve Evleneceği kişinin mutlaka Çerkez olmasıdır. Bütün bu şartlara bir de “zor beğenir” olmaları eklenince Çerkezlerin neden geç evlendikleri yeterince açığa çıkar. Ama tüm bunları yerine getirmek de yetmemekte; kız kaçırmadan, kız istemeye, nikâhtan düğüne, gelin almadan damat çıkarmaya bin türlü kural keskin bir biçimde işlemesi şartları da evliliği geciktirmektedir.

Çerkezlerde, gelin alma düğünü denilen “Nıseşecegu” ile “delikanlı düğünü” olmak üzere iki tür düğün vardır. “Delikanlı düğünü”, misafir gelen birini onurlandırmak ya da eğlence amacıyla daha çok gençler arasında yapılır. Gençler, bayanları toplar ve düğün yaparak kendi aralarında eğlenirler. Orada gençler bir araya gelirler. Bu düğünlerde katı kurallar mevcut değildir ve bunlar daha çok eğlenceye dönük düğünlerdir. Bu geleneğe başka topluluklarda rastlanmaz. Çerkez kültüründe düğün yapmak için mutlaka birinin evlenmesi gerekmez, 3-5 kişi bir araya geldiğinde de düğün yapabilir veya bir misafir geldiğinde onun için düğün yapabilir. Ancak, misafir geleneklerini iyi bilen, toplumsal ve ailevi konularda karar verme yetkisi olan, yaşça büyük kişi pozisyonunda Thamade ise düğün yapılmaz.

Gelin alma düğününde yani “Nıseşecegu”de ise, gelinin bulunduğu yere gidilerek gelin getirilir. Bu olay 3 gün, 5 gün, bazen bir ay kadar sürer. Gelin alma olayı özellikle kış dönemlerine, işsiz az olduğu dönemlerde yapılmaya çalışılır ki, uzun uzun eğlenilsin. Kadın, Çerkez toplumunda çok saygın bir yere sahiptir ve nazlıdır. Hele genç kızlar daha çok nazlıdırlar. Aslında çağrılmadan, buyur edilmeden genç kız düğüne katılmaz. Bu nedenle, düğünden önce, düğüncü aile, kızlarının (kızları yoksa yakın bir akrabalarının) yanına bir delikanlıyı katarak, ev ev dolaşırlar ve genç kızları düğüne çağırırlar. Düğün yapılır; düğün bittikten sonra evlerinden alınan genç kızlar, tekrar evlerine götürülürler.

Kız Kaçırma

Gençlerin birbirini tanıması için gerekli toplumsal kurumların Zeğhes, Kaşenlik var olduğu geleneksel Çerkez toplumunda aile birliği kurmanın asıl yöntemi gençlerin karşılıklı anlaşarak ve ailelerinin onayıyla evlenmeleridir. Çeşitli nedenlerle ailesinin karşı çıkacağını tahmin ettiği durum da kız, kendi isteğiyle fakat ailesinin haberi olmadan kaçabilir. Bazen de formaliteleri ortadan kaldırmak için tarafların anlaşmasıyla kız kaçırılır. Bugün artık pek rastlanmayan bir yöntem de zorla kaçırmaktır.

Kız Kaçırma, toplumsal olgular içindeki, gençlerin yardımlaşma organizasyonu, barındırdığı katı kurallar bakımından adetlerin hemen hemen en önemlisidir. Toplumsal, ekonomik vb. nedenlerle istediği kişiye verilmeyeceğini anlayıp kaçmaya (diğehaj’a) karar veren kız, önce yakın akrabalarından bir veya iki delikanlıya durumu açar. Onların olurunu alıp kendisiyle birlikte gelmeye razı eden kız hazırlıklara başlar. Önce evde köşe-bucak temizlik yapar. Çamaşırları yıkar ve bir teknede ekmek pişirir. Köydeki akrabalarını bir bahaneyle ziyaret eder. Bundan sonra heyecanla kararlaştırılan gün beklenmeye başlanır. Bir gece yarısı veya sabaha karşı köyün dışından duyulan silah sesi kuşun yuvasından uçtuğunu duyurur. O gece gelenler köy delikanlılarına yakalanmamaya azami gayret gösterirler. Köy delikanlıları ise şüphelendiklerinden veya tiyoyu aldıklarından beri geceleri köyün etrafını kontrolleri altında tutarak beklemektedirler. Kızı kaçırmaya gelenleri yakaladıklarında onları biraz korkutur, toprak bastılarını alır, kız arkadaşlarıyla vedalaşır sonrada uğurlarlar. Öte tarafta delikanlı kızı kaçırmadan önce arkadaşlarına durumu anlatır. Birlikte bir yol haritası çıkarırlar. Önce gelini getirdiklerinde misafir edecekleri bir ev ayarlarlar. Bu evin akrabalardan birinin evi olması ve evde yetişkin kız ve delikanlının olması lazımdır. Gelin bu eve indirilir. Artık burası kız evidir. Erkekte bir arkadaşının, akrabasının veya baba dostunun evine gider ve düğün dâhil bütün törenler bitinceye kadar burada kalır.

Olay münasip bir biçimde büyüklere iletilir. Bir veya birkaç erkek, köyün sözü geçen yaşlılarından birine giderek, kızın kendilerinde olduğunu, ailesinin merak etmemesini bildirir. Bundan sonra tarafların ilişkileri yaşlılar (thamade) aracılığıyla yürütülür. Artık oğlan evinde hummalı bir hareket başlar. Ama hiç bir zaman kız evi razı edilmeden bayrak açılmaz. Önce münasip kişiler seçilerek kız evine gönderilir, durum izah edilir. Ertesi gün kız tarafınca belirlenen bir kaç kişi yanlarına bir delikanlı alarak oğlan evine gelirler. Misafirler en iyi şekilde ağırlanır. Kızın ailesi önce şiddetle karşı çıkar, fakat kız kaçırma olaylarında kızın geri alınması, evlilikle sonuçlanmaması çok nadir görülür. Yine de kızın habersiz, ailesinin onayı olmadan, hele evlenmemiş ablası varken kaçması hoş karşılanmaz. Gelenler kız ve kız ile gelen delikanlılarla, yanlarında gelen delikanlı aracılığıyla irtibat kurar. Bu işin gönül rızası ile olduğuna kanaat getirildikten sonra, hayırlı olması temennisinde bulunarak dönerler. Bundan sonra hemen bayrak asılır, büyük bir hızla düğün hazırlıklarına başlanır. Düğün günü yeterli sayıda vasıta gönderilir. Buradan da sadece gençlerden oluşan bir gurup gelir ve düğüne katılır. Belirli bir süre geçtikten sonrada kız baba evine el öpmeye götürülür ve her şey tatlıya bağlanır.

Kız isteme (Lhuh)

Çerkezlerde evlilikle ilgili konuların büyüklerle, anne babayla açıkça konuşulması ayıp sayılır. Bütün ilişkiler arkadaşlar, yengeler ve ya enişte aracılığıyla yürütülür. Çünkü bir aile gelin alacaksa, kendisine yakın olan, o sorumluluğu yüklenebileceğine inandığı, güven duyduğu bir büyüğüne gider, durumu anlatır. “Hayırlı bir işimiz var, bize aracı olun” der. Ve o kişi bir ön toplantı yaptırır. Düğünün organizasyonunda “Ceug thamade”/”düğün thamadesi” dediğimiz bu kişi ailenin adına tüm sorumluluğu taşır. Toplantıyı o yapar, “wunafe” yi o yaptırır, gelincileri o gönderir, gelinciler geldiğinde o karşılar. Düğünü olan ailenin mensupları ona yardımcı durumdadır. Örneğin; delikanlının küçük kardeşi ve “şavo” (sağdıç) da ona yardımcı olur. Evlenmeye karar veren kız veya erkek, aracılarla bunu anne babasına bildirir, Düğüne kadar bütün süreç, olumsuz sonuçlanması ihtimaline karşı mümkün olduğunca gizli yürütülür.

Gerekli araştırmalar, hazırlıklar yapıldıktan sonra kız tarafının da düşüncesi, detaylı bir biçimde öğrenilir. Erkek tarafının büyükleri toplanarak “Ihuh” (kız isteme) için gidecek heyeti belirler. Bu heyette genellikle, kız tarafında sözü geçecek aile büyükleri (amcalar), dayı tarafından biri veya babanın arkadaşları yer alır. Damat adayının kendisi ve babası kız istemeye gitmez. Bu heyete kadınlar da katılmaz. Bu heyet kız tarafında yine ailenin büyükleri veya duruma göre babanın yakını tarafından karşılanır. Kızın babası bu törene katılmaz ve gelenlerle muhatap olmaz. Kızın kendisi de görünmez. Kız tarafına hayırlı bir iş için ziyaret edilecekleri bildirilir. Belirlenen bir tarihte de ziyaret gerçekleştirilir. Kız evinin onlarla konuşmaya görevlendirdiği kişilerden, belirli bir sohbetten sonra, Allahın emri Peygamberin kavliyle kız istenir. İlk istemede genellikle “Aile büyüklerine danışalım, görüşelim, şu gün gelin” denerek olumlu cevap verilmez. Sonra da, cevap olumsuz olacaksa bu açıkça söylenmez. Biz size haber veririz’ denir.

Ev Görme (VunapIhe)

Kızın ailesi erkeğin ailesini tanımıyorsa, ekonomik ve toplumsal statüsünü bilmiyorsa, istemeye gelenlere “Acele etmeyelim, bazı âdetlerimiz var” cevabı verilir. Bundan anlaşılan kızlarını nasıl bir yere vereceklerini görmek (vunaplhe/ev görme) istedikleridir. O zaman gelenler, kendilerini nerede nasıl bulabileceklerini ayrıntısıyla bildirir Fakat vunaplhenin zamanı konuşulmaz; bunu kızın ailesi tayin eder. Bu görev saygın, dürüstlüğüyle tanınan bir veya birkaç erkeğe verilir. Kız tarafı, habersiz giderek kim olduklarını söylemeden titizlikle her şeyi inceler. Eve, avluya, bahçeye, hayvanlara komşularla ilişkilerine, yaşlılarının otoritesine, müstakbel kaynananın davranışlarına bakarlar. Sonuç olumluysa vedalaşırken kendilerinin vunaplhe için görevlendirildiğini açıklar ve konuyu tekrar görüşebileceklerini bildirirler.

Artık erkek evi için heyecanlı bekleyiş başlamıştır. Vunaplheden iki veya üç gün sonra erkek tarafı hediyelerle kızın ailesine bir heyet (palheyet, palhe’ıh) gönderir. İstemeye gidileceği gün, ilk ekibin yanına bir kaç genç katılır. Çiçek, çikolata gibi gerekli şeyler alınarak kız evinin yolu tutulur. Kız evinde de gerekli kişiler bir araya getirilmiş gerekli hazırlıklar yapılmıştır. Bu sefer ortam daha samimidir. Gerekli hal hatır sorulur, havadan sudan muhabbet edilir, hükümetler kurulur, dünya düzeltilir. Sonra sebebi ziyaretimizle başlayan bir cümle ile kız tekrar istenir.

Kız evinden söz söylemeye görevlendirilen kişi, “Gençler birbirini istedikten sonra bize düşen onların işini kolaylaştırmaktır, Allah hayırlı etsin” diyerek olumlu cevabı verir. Bunun üstüne hemen bir dua edilir. Artık işin zor yanı bitmiştir, neşe içinde sofraya oturulur, yemek yenir, üstünede söz kahveleri içilir. Erkek tarafından uygun biri, kahve fincanları toplanırken, fincanının altına bir miktar bahşiş bırakır, bunu o akşam hizmet edenler aralarında üleşir, bu günü hatırlatacak birşeyle değerlendirirler. İzin istenip kalkılırken erkek tarafının Thematesi oturduğu minderin altına bir zarf bırakır. Bu süt hakkıdır. Bunun miktarı ailenin durumuna göre bir değer ölçüsüdür. Çoğunlukla bu para münasip bir biçimde iade edilir. Erkek tarafı uğurlanırken, kızın kendi elleriyle işlediği bir bohça verilir. Buna söz bohçası veya söz mendili denir. Artık iş resmileşmiştir. Bundan sonra nikâh (nekihıth) için gün belirlenir ve alışverişmiş, düğün tarihiymiş, bohçalarmış gibi detayları kadınlar kendi aralarında hallederler.

Bu geleneklere fazla rastlanılmıyor. Ancak bu gelenekler eskiden de toplumun üst sınıfları arasında uygulanmaz, aksine böyle bir talep hakaret sayılırdı.

Damat Evi (Şavovin)

Damat düğüne 3-5 gün kala evden ayrılır, yakın bir arkadaşının evine yerleşir. Buradaki arkadaşı da sağdıcı olur. Bu ev damadın, yaşadığı müddetçe ikinci evi, hane halkı da ikinci ailesi olacaktır. Damat bir hafta boyunca burada yatar, kalkar, misafirlerini ağırlar. Damadın eve adımını attığı andan itibaren, her şeyinden sağdıç sorumludur. Damat kaçırılırsa, kapıdaki ayakkabısı kaybolursa, nezle olursa, olmadık bir yerde hata yaparsa sorumlusu sağdıç ve arkadaşlarıdır. Sağdıç arkadaşına her türlü rahatı, huzuru sağlar. Hatta kimseye görünmemek şartıyla onu kendi düğününe götürür kuytu bir yerden seyrettirir, yakalanırlarsa da ceremesini çeker.

Komşu Daveti

Düğünden bir gün önce, düğün sahibi komşularını, akrabalarını, imkân içerisindeyse bütün köyü toplar yemek verir, ertesi gün düğünün başlayacağını bildirir. Davete gelmeyen veya gelemeyenlere de birer sofra gönderilir.

Nikâh (Nekihıth)

Nikâh gelinin anne-babasın evinde yapılır. Nikâh törenine damat ve gelin katılmaz, kendi adlarına vekil (vueçıl) tayin ederler. Nikâhta hoca (efendi) ve damatla gelinin vekillerinden başka şahitler hazır bulunur. Tören ayakta yapılır. Eskiden herkesin bu tören sırasında mutlaka şapka giymesi bir gelenekmiş. “Efendi”, gençlerin vekillerinden fikir değiştirip değiştirmediklerini, vasilerinin karı koca olmalarına razı olup olmadığını sorar. Sonra üç kez dua okur ve her defasında vekillere onay verip vermediklerini sırayla sorar. Vekillerin cevabından sonra hoca yine dua okur ve bunu “âmin”le bitirir. Nikâh töreninde oyunlar, başka eğlenceler olmaz. Nikâh kıyıldıktan sonra sofra kurulur, gençler için, akrabalık için iyi dilek konuşmaları (ho uh) yapılır.

Düğüne Hazırlık

Nikâhtan sonra kız baba evinde bir yıl ve ya daha azla kalır. Bu süre içinde çeyiz ve müstakbel akrabalar için hediyeler hazırlanır. Bu dönemde genç teyzeler, halalar, gelinler, komşu kadınlar ona yeni ailesinde nasıl davranması gerektiğini, kocasının ve diğer yaşlıların karşısında ne gibi görevleri olduğunu öğretirler. İlk geceden başlayarak evlilik yaşamının gerekleri anlatılır. Evlenecek kız akrabalarının ve yakın komşularının düğünleri dışında diğer sosyal etkinliklere katılmaz. Katıldığında da evli kadınlar gibi yalnızca izleyici olur Akşamları kızın yanına kız ve erkek arkadaşları gelir. Jeşşıs (gece oturması) diye adlandırılan sohbet ve eğlenceler düzenlenir. Kız evinde silah atılmaz. Nikâhtan önce arkadaşlarıyla birlikte kızın evine rahatça girip çıkabilen damat, bundan sonra evin çok uzağından geçmek, kızın ailesinden yaşlılarla karşılaşmaktan kaçınmak zorundadır.

Başlık Alma (Vuase’ıh)

Başlık (vuase) nikâh sırasında belirlenir. Eskiden başlık bedeli büyükbaş hayvanlardan ve şıperıt denilen cins bir attan oluşurdu ve ailelerin durumuna göre değişirmiş. Nikâhtan sonra damadın akrabaları başlığı hazırlar. Başlığı almak için kız tarafından beş altı erkek gönderilir, bunlar arasında kızın amcası ve dayısı olur. Başlık görüşmeleri çok sıkı pazarlıkla geçer ve ince diplomasi” gerektirir Bugün artık başlık parası kalktı ya da sembolik olarak alınıyor.

“Hatiyako” Belirleme

“Hatiyako” düğünü idare eden kişidir. Hatiyako da esas “ceug thamade”sine bağlıdır. Düğünden önce yapılan toplantıda o da belirlenir. “Hatiyako”, sorumluluk, yetenek ve tecrübe isteyen bir görev olduğundan herkes bu işi yapamaz. Zaten köy hayatında, bir küçük yörede, kimlerin ne olduğu bilindiği ve kimin bu görevi yapacağı hemen hemen bellidir. Misafirleri karşılayacak, yemek işine bakacak kimselerde ayrıdır. Bunların hepsi oturaklı ve adet bilen kişilerdir. Birde gençlerden oluşan pşerahler vardır. İhtiyaç duyan herkesin pşrah’lere ulaşabilmesi için kollarına havlu bağlanması gibi bazı işaretlerle belirginleştirilirler.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.