Dikkat, hırsız var !
b]YAZ ayları geldiğinde, hırsızların sayısında inanılmaz bir artış oluyor. İnsanların yazlıklarına ya da tatil beldelerine gitmesini, pencere ve kapıların sıcaklar nedeniyle açık bırakılmasını fırsat bilen uzun kulaklılar, oldukça rahat bir biçimde evlere giriyor; sizin için değerli ne varsa alıp götürüyor.
Duyduğuma göre hırsızlar son zamanlarda
yükte hafif ama pahada ağır şeyleri daha çok tercih ediyormuş. Eve girişi ardından ortada şöyle bir dolanan hırsız; suya sabuna değil, kapılara dahi dokunmadan en minik ama en pahalı şeyler olan takılara yöneliyormuş…
Düğün sezonu gelmişken, oldukça mantıklı bir seçim.
Aman ne hoş…
İşte bu
‘şöyle bir göz atıp çıkan' hırsızlardan nasibini, duyduğuma karşı komşum da almış. Eve giren hırsız, hiçbir şeye dokunmadan direkt takılara yönelmiş. Ne varsa almış götürmüş; hem de karı-koca evde uyuyorken…
Bir insan, kendi başına bir şey gelince etrafındakileri de görür ya hani; durum aynen öyle olmuş. Meğerse bu bizim hızlı hırsız, Serdivan'ı mesken tutmuş. Üst kat komşumuz da dâhil olmak üzere, pek çok ev benzer şekilde soyulmuş. Bunu öğrenen yeni evli çiftimiz de evlerine alarm sistemi taktırarak durumu çözüme kavuşturmuş…
Eve alarm sistemi taktırmak... Aslına bakılacak olursa, oldukça gerekli bir şey. Her ne kadar
‘çalınacak' çok değerli bir şeyim olmasa da, herhangi bir maldan daha değerli bir şey var sahip olduğum,
canım… Üstelik o gidince kesinlikle de geri getiremiyoruz…
Her hırsızın evi şöyle bir dolanıp çıkmadığını ne yazık ki biliyoruz. İşte bu yüzden, bu gibi ek önlemlerle
‘eşeği sağlam kazığa bağlamak' gerek diye düşünüyorum.
Oldukça düşük bir maliyetle sahip olunabilecek sistemleri, hırsızların sayısının arttığı bu dönemde enine boyuna düşünmek gerek…
Mazeretim var
asabiyim benYıl boyunca yazın gelmesini iple çeksek de yaz geldiğinde daima memnuniyetsiz oluyoruz.
Klimalı ortamda yaşayan ve çalışanlar için durum biraz daha kolay, ancak gördüm ki kavurucu sıcaklarla baş etmeye çalışanlar için durum bir hayli zor.
Sıcaklar yüzünden bunalan çalışanların, psikolojileri de bozulmuş. Herkes bir sinir, herkes bir stres…
O ona sataşıyor; bu öbürüne laf atıyor. Herkes ne yapacağını iyice şaşırdı.
Aman diyim, hırsızlara dikkat ettiğiniz kadar, sıcaklara da dikkat edin…
Sonra kimseyi üzmeyin…
3 boyutlu sinema
keyfi bir başkaymışSinema dünyasında büyük çığır açan
3 boyutlu film keyfi, sonunda Sakarya'ya da geldi. Bu noktada, sinemada 3 boyut özelliğini bizlerle tanıştıran
Cinebonus'a ne kadar teşekkür etsek azdır. Oldukça ilginç bir deneyim olan 3 boyutlu film keyfi, gerçekten de görülmeye değer…
Dün gördüm ki Sakarya insanı da bu gibi bir fırsatı kaçırmamak için elinden geleni yapıyor. Dün, bir alışveriş merkezinde gittiğimiz
Buz Devri 3 filmi de 3 boyutlu olarak gösterime girdi.
Uzun zamandır beklenen bir filmin bu şekilde vizyona girmesi, çocuklar kadar yetişkinleri de sevindirmişe benziyor. Çünkü genel izleyici kitlesine fazlasıyla hitap eden film için gelenlerin çoğunluğunu yetişkinler oluşturuyordu...
Hafta sonunda yapacak daha iyi bir şeyi olmayan, bolca gülmek isteyen büyükler ve küçükler için eşsiz bir fırsat…
Değerlendirmeye bakın…