Kime inanacağız, hukukun üstünlüğünü nasıl savunacağız?
EKONOMİK kriz bizi etkiledi mi, etkilemedi mi?
Etkilediyse, ne oranda etkiledi?
Şöyle de sorabiliriz; kriz canımızı yaktı mı, yakmadı mı?
..............................
Başbakana göre kriz teğet geçti...
Halka sorun; kriz teğet geçmedi ciğerimize saplandı...
Ünlü Amerikan gazetesi
Wall Street Journal, krizin fena halde sarstığı iki ülkeden birinin Türkiye olduğunu yazdı.
Diğer ülke İzlanda...
Çok şükür bizim on beş bankamız, uluslar arası bankalar arasında dimdik ayakta durmayı becermiş ama İzlanda'da bankalar da toptan küllüm...
.............................
Kriz teğet geçtiyse neden ihracatımız yüzde 34 oranında geriledi?
Neden ekonomimiz yüzde 13.6 oranında kan kaybetti?
Neden işsiz ve aşsız insan sayısı hızla çoğaldı?
Neden piyasalarda yaprak kımıldamıyor?
Neden 60 binden fazla kadın, vesika almak için başvurdu?
Devam edeyim mi?
................................
Bugünkü koşullarda bu ve benzeri sorulara verilecek yanıtlar elbet de farklı olmaz...
Başbakan hariç, kime sorarsanız hep aynı yanıtları alırsınız.
Çünkü kriz, toplumun yaşadığı ortak sıkıntının adıdır!
...............................
Başbakanın mı yoksa
Wall Street Journal'in mi değerlendirmesi doğru?
Tartışmanın âlemi yok...
Görünen köy kılavuz istemiyor!
Bilinen cevapların tekrarı da boğucu oluyor!
.................................
Eğer siyasal irade
"Kriz teğet geçiyor" inadını sürdürmeseydi ve birçok ülke gibi, krizi hafifletici ve iyileştirici önlemleri zamanında alsaydı, adımız bugün elin ağzında İzlanda ile birlikte anılmazdı.
* * *
BÜYÜKŞEHİR'deki emeklilik krizinin, ekonomik krizin yanında esamisi okunmaz tabii...
Ama kriz krizdir...
.................................
Başkan
Toçoğlu'nun, tasarruf önlemlerine koşut olarak, günü gelen Daire Başkanları'dan emekli olmalarını istediği biliniyor.
Ancak şu ana kadar, emeklilik başvurusu yapan çıkmamış...
Bu durumda insan,
"Herkes oturduğu makama kazık mı çaktı" diye düşünmeden edemiyor.
.................................
Makamlar babamızın tapulu malı değil, emanetimize tevdi edilmiş yerlerdir.
Zamanı gelince o makamları haleflerimize terk etmek zorundayız...
Bunu yapmayan ve ille de
"Gitmem" diyenler için
"İyi niyet sahibi" demek mümkün mü?
Direnmek, erdemli insanlara yakışmıyor!
...............................
Görevli görevsiz hepimizin
Zeki Toçoğlu'nun elini güçlendirmek gibi bir sorumluluğumuz var.
Bunu yaparsak, iyi hizmetler alabiliriz...
Ayrıca, emekli olacaklara bu yokluk günlerine rağmen toplam 2.5 milyon lira tazminat ödenecek...
Paraya bakın; eski değeriyle tam 2.5 trilyon lira...
Emeklilik çağrılarına itibar etmeyenlerin niyetleri nedir, bu arada onu da araştırmak lâzım.
* * *
DÜNYA Bankası, yıllık
Dünya Yönetişim Göstergeleri'ni açıkladı...
Hukukun üstünlüğü konusunda önemli bir yara almışız...
Kötü...
Sosyal bir hukuk devleti olan ülkemizde hukukun yara alması, hayra alâmet sayılmamalı.
..........................
Konuya girmek istemiyordum...
Ancak birkaç kısa cümleyle de olsa hukukun üstünlüğü anlayışımızı nasıl zedelediğimize değinmem fena olmaz diye düşünüyorum...
Askeri yargıyla sivil yargının arasını açacak kararlar peşinde koşuyoruz
Gece yarısı baskınıyla askeri yargının yetkilerini sivil yargıya kaydırıyoruz.
İki kurum arasındaki güveni sarsacak hukuksal gelişmelere olanak tanıyoruz.
Bu suretle halkın silahlı kuvvetlere, askerin de sivil yargıya beslediği güveni bilerek ya da bilmeden sarsıyoruz...
Daha acısı var; hukukun üstünden siyaset yapıyoruz...
Böylece siyasal iradenin, silahlı kuvvetler üzerinde egemenlik kurmasına olanak hazırlıyoruz.
Bu kargaşa, hukukun üstünlüğü anlayışımızı zedelemez de ne yapar?
...........................
Geçen gün AKP yanlısı
Bugün gazetesinde gördüm; şöyle yazmışlar:
-Asker sivillerden rahatsız değil... Öyledir de, şimdi ben sorayım;
-Peki, siviller neden askerden rahatsız? ..........................
Hukukun üstünlüğünü ne tür söylemler ve eylemlerle yaralıyoruz görün işte!