Turan Efendi Masalları 'Öghhhh' dedirtti...
Pamukova'da halef ile selefi arasındaki tartışma büyüyor... Giderek alevleniyor. Ateşleniyor. Geçen gün basın toplantısı yapan eski başkan yardırıyor...
Kendi hakkında birçok asılsız iddia olduğunu söyleyen Turan, "50 bin TL'lik manevi tazminat davası açtım. Ayrıca ‘görevi kötüye kullanma, yanlış beyanda bulunarak resmi makamları yanıltma ve ilçedeki hoparlör amaç dışı kullanma ve bu suretle halkı kışkırtma' nedeniyle 3 ayrı dava daha açtım. Şu anda 4 dava ile hakkımı hukuk nezrinde arıyorum" dedi ve ekledi:
"O kin ve nefrete dayalı siyaset yapıyor. Halka nasıl hizmet yapayım derdi yerine Turan'ı nasıl karalarım derdinde…"
Herkesin bir iddiası ve belgesi var...
Mevcut Başkan Cevat Keser: 7 trilyon borç bıraktılar...
Eski Başkan Feridun Turan: Biz 815 milyar borç bıraktık.
Mevcut Başkan Cevat Keser: 44 milyarlık CD yaptılar…
Eski Başkan Feridun Turan: 7 milyarlık CD yaptık.
İyi ama kim doğruyu söylüyor? Her ikisinin elinde de belgeler var. Her ikisi de kendisinin haklı olduğunu söylüyor.
Halef ile selefi arasında, kimin haklı kimin haksız olduğunu bilmem.
Zaten davalar açılmış durumda ve buna yüce adalet karar verecek.
Ancak Pamukova Belediye Başkanı Cevat Keser'in artık medyada, "Turan tonlarca köfte yedirdi, Turan'ın mühendisinin diploması yok. Turan'ın borcu trilyonlarca, Turan'ın gözünün üzerinde kaş var" diyerek sayfaları işgal etmesini doğru bulmuyorum.
Turan ve ekibi usulsüzlük yaptıysa; ver mahkemeye, kanıtla belgelerle suçunu, çeksinler cezalarını... Olay bu kadar basit...
Öyle bütün gün "Turan Efendi öyle, Turan Efendi şöyle" demekle bu işler olmaz... Sarmışsın bir Turan Efendi yalellisi gidiyorsun...
Zaten eski başkanın icraatlarını beğenmeyen halk size 29 Mart yerel seçimlerinde bir şans tanımış. Turan'ın icraatlarını beğenmeyen Pamukovalılar, "Yaaa Keser, al sana fırsat... Pamukova'yı kalkındır... Bizi örnek ilçe yap. Bu ilçeye getirdiğin hizmetlerle seni analım" demiş…
Ama siz 3 aydır bir "Turan Efendi" yalellisi tutturdunuz gidiyorsunuz. Karasu Belediye Başkanı Mehmet İspiroğlu'na bakın, Bir de kendinize bakın. Karasu Belediyesi'nden günde 10 adet, "Şunu yaptık. Bunu yaptık. Şu projeyi başlatıyoruz. Longoz'u halka açtık. Karasu'ya Chery geliyor" diye e-posta geliyor. Sizden ise proje müjdesi, çalışma haberi yerine, "Turan Efendi köfteleri yemiş" haberi geliyor. Bu ülkede hukuk var. Aç davanı, kazan... Turan Efendi de cezasını çeksin... Olay bu...
Ayrıca Sayın Keser size şunu da sorayım...
Turan Efendi niye başkanlıktan gitti? Millet icraatını beğenmedi. Sizi niye başkan seçti? İcraat için...
Eeeeee...
Hal böyleyken bütün gün belediye hoparlörlerinden, "Eyyyy ahaliii... Turan Efendi öyle, Turan Efendi böyle" diyerek ne yapmak istiyorsun? Nereye varmak istiyorsun? Amacın ne?
Bırak bu basit hareketleri de icraat yap. İcraatttttt...
Millet senden icraat bekliyor... Millet senden yaptığın projelerin müjdesini bekliyor.
Başkan; millet o devletin hoparlörlerden, "Belediyemiz tarafından eğitime katkı amacıyla yaptıracağımız, Pamukova Cumhuriyet İlköğretim Okulu temel atma törenine yarın bütün halkımız davetlidir" veya "MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin de yarın katılacağı yeni belediye hizmet binası ile 100 yataklı hastane açılışına halkımız davetlidir" anonsları bekliyor.
Turan Efendi Masalları'na artık 'Öghhhh' dedik....
Harry Potter karanlıklar ülkesinde !..Sakarya Adliyesi'nde görülecek bir dava için dün personelin mahrumiyet bölgesi olarak adlandırdığı Resmi Daireler Kampüsü'ne gittim.
Mahkeme sıramızı beklerken bir yandan da adliye binasında geziyorum. Ellerindeki dosyaları zorla taşıyan kadın personeli görünce şaşırdım. Biraz araştırdığımda da bütün mahkeme kalemlerinin yer sıkıntısı nedeniyle bazı dosyaları mahkeme salonlarına veya başka alanlara koyduklarını öğrendim. Devletin trilyonlar harcayarak yaptırdığı ve daha yeni hizmete giren Adliye Sarayı'nda yine yer sıkıntısı var. Kalemlerdeki sıkışıklık nedeniyle personel yine çile çekiyor. Mahkeme kalemlerinin bulunduğu odalarda benim gibi iki kişi nefes bile alamıyor.
Böyle mi olmalıydı?
Bu adliye sarayı projesini zamanında kim çizdi? Nasıl bir proje ki insanlar 'Ohhh' diyeceği yerde 'Ahh' diyor?
Adliyeden çıkınca bu kez geçen gün bir vatandaşın düşerek yoğun bakıma alındığı meşhur yere gittim. Yeşil kart için valiliğe gelen vatandaş dengesini kaybederek 6 metreden garaja düşmüş.
Peki ama o talihsiz vatandaşın düştüğü yerde neden demir ızgara yok? Neden binayı yapanlar bunu düşünmemiş? Şimdi, "Arkadaş insan hayatı bu kadar ucuz mu?" diye sorsam bana "Yine popülerlik peşinde mi?" diyecekler. Peki ama devlet tarafından yaptırılan ve kontrol edilerek teslim alınan Resmi Daireler Kampüsü'nde yaşanan olayla ilgili bir soruşturma açıldı mı? Bu ihmalde kimin hatası var?
Sorsam iki sayfa daha yetmez ama kim takar Cumalı'yı ?
Kampüsteki çarpıklık bitecek gibi değil. Devletin tasarruf tedbirleri var. Var ama bizim kampüste aydınlatma yapmadan çalışmak imkansız. Saat 11.40'da devlet dairelerindeki bütün aydınlatmalar yanıyor.
Nasıl yanmasın ki? Lambaları kapatsanız, bina içinde göz gözü görmez. Yazın bile lambaların aydınlattığı meşhur Resmi Daireler Kampüsü'nde kışın lambalar 24 saat yanacak.
Hâle bak...
Bir de bu kampüs Türkiye'de örnek olacaktı. Tarihe geçecekti... Doğru; geçti…
İşi için gittiği insanların havada uçtuğu, ancak bu uçuşları gece görüş dürbünü olmadan göremediği tek bina olarak tarihte yerini aldı. İster misiniz Hollywood yapımcıları 'Harry Potter karanlıklar ülkesinde' diye bir filmi burada çeksin...
Olur mu ?
Neden olmasın. Tek yapacakları kameraları kurmak. Gerisi doğal olarak yaşanıyor.