BİZİMKİ BESLENMEK DEĞİL KARIN DOYURMA
Hemen her evin ortak derdidir; çocukların beslenme alışkanlığı…
Yumurta yediremezsiniz, süt içeremezsiniz, yoğurdun yanından bile geçmez çocuklarımız.
Oysa ne kadar önemli…
Sebep? Tabi ki reklamların beslenme kültürümüzde yarattığı yozlaşma, sebeplerin başında geliyor.
Lakin yapılan araştırmalar bu sebeplere bir de ekonomik krizin damgasını vurduğunu gösteriyor.
İşte onlardan biri; Türkiye Kamu-Sen Araştırma Geliştirme Merkezi'nin, Dünya Süt Günü dolayısı ile ailelerin süt tüketim miktarını ve beslenme eğilimlerini ortaya koymak amacıyla yaptığı araştırma…
Araştırma sonucu, açlık ve yoksulluk sınırının ücretlerin oldukça üzerinde seyrettiği ülkemizde vatandaşlarımızın karnını doyurabilmek için ucuz olan ekmeğe yöneldiğini ortaya koyuyor.
Sütün insan sağlığı için önemi tartışılmaz.
Uzmanlar, sağlıklı bir yaşam için günlük 300-400 gr süt içilmesini öngörüyor.
Buna göre dört kişilik bir ailenin süt ihtiyacı da günlük 1,5 litreyi buluyor.
Bugün marketlerde 1 litre sütün fiyatı markasına göre 90 kuruşla 1,5 TL arasında satılıyor. Sofralarımızın vazgeçilmesi buğday ekmeğinin fiyatı ise 60 kuruş. Yani 1 litre süt yerine 2,5 ekmek alınabiliyor.
Ekonomik krizin olumsuz etkileri de eklendiğinde, geçim sıkıntısı içindeki vatandaşlarımızın sofralarında besleyici ve sağlıklı süt tüketmek yerine, doyurucu ve ucuz olan ekmeği tercih ettikleri ortaya çıkıyor.
Araştırmaya göre Danimarka'da kişi başına yıllık ortalama 71 kg, Finlandiya'da 51 kg, Almanya'da 62 kg, İtalya'da 68 kg, Hollanda'da 60 kg ve İspanya'da 58,5 kg ekmek tüketilirken, Türkler yıllık ortalama 128 kg ekmek yemek suretiyle karnını doyuruyor.
Et, peynir, süt gibi ürünleri Avrupa ülkelerinin yarısı kadar tüketebiliyoruz
Ekonomik olumsuzluklar nedeniyle vatandaşlarımız, kendisinin ve ailesinin geçimini sağlamak ve diğer zorunlu ihtiyaçlarını karşılamak için gıda harcamalarından tasarruf ediyorlar.
Sonucunda da AB'de ortalama 100-110 litre olan yıllık kişi başına süt tüketimi ülkemizde 18-20 litre, 88 kg olan ortalama et tüketimi 16 kg ve 10-15 kg olan peynir tüketimi de ülkemizde 7 kg'da kalıyor.
Buna göre; günlük kişi başına 54 gr süt, 44 gr et, 28 gr peynir tüketen Türklere karşılık Danimarka'da kişi başına 296 gr süt, 276 gr et, 52 gr peynir tüketiliyor.
Deniz mahsullerinde de durum farklı değil
Araştırma, insan sağlığına ve zeka gelişimine önemli katkıları olduğu bilinen deniz mahsulleri tüketiminde de Avrupa'nın oldukça gerisinde kaldığımızı ortaya koyuyor.
Araştırmaya göre yıllık kişi başına İtalya'da ortalama 24,6 kg., Fransa'da 31,2 kg., İspanya'da 44,7 kg. ve Japonya'da 60 kg. deniz mahsulü tüketilirken Türkiye'de yıllık kişi başına ortalama deniz mahsulü tüketimi 7,5 -8 kg. Dünyada ortalama kişi başına düşen su ürünü tüketimi yıllık 16 kg düzeyinde bulunuyor.
Araştırmaya göre Türkler beslenmiyor, yalnızca karnını doyuruyor.
Vatandaşlarımızın Dünya Sağlık Örgütü'nün belirlediği şekilde sağlıklı beslenebilmesi doğrudan gelir düzeyinin artması ile mümkün.
Ekonomik krizin etkilerini en ağır şekilde hisseden dar ve sabit gelirlilerin ucuz ekmeğe olan mahkûmiyetine son vermek için alım güçlerinin artırılması zorunluluk…
AMAN HAAAA!!!
Okurumuz Osman Aydın'ın şu temennisine katılmamak mümkün mü?
Ecevit öldü hepimiz solcu olduk!
Barış Akarsu öldü hepimiz rock'cı olduk!
Hrant Dink öldü hepimiz Ermeni olduk!
Muhsin Yazıcıoğlu öldü hepimiz ülkücü olduk!
Türkan Saylan öldü hepimiz Laik olduk!
Allah Bülent Ersoy'a uzun ömür versin!!!
GÜNÜN NEŞESİ
Temel aynalı sigaralığından bir tane sigara çıkarmış o anda gözü aynaya takılmış
- Ula Dursun ha bu aynadaki adam baa tanıdık geliy, demiş.
Dursun aynayı temelden almış şöyle bir bakmış
- Ula salak tabi tanıdık gelir bu benim…