Hüseyin Cumalı da soyunur mu?
HÜRRİYET gazetesi yazarı Ayşe Arman'ın bir dergiye verdiği pozlar, oldukça ‘çarpıcı' bulundu. Her ne kadar belirli bir yaşın üstünde olsa da son derece hoş ve güzel bir fiziğe sahip olan Arman ve eşi için de bu pek sorun olmamış gözüküyor. Ancak kimi bunu ‘gereksiz' olarak nitelendirdi, kimi de belli bir amaca yönelik olan verilen pozların son derece sanatsal olduğunu söyledi.
Kimin ne düşündüğünü bir kenara itersek, her şeyden önce, Sayın Arman'ı bu cesaretinden dolayı tebrik etmek lazım. Hiç de kolay bir şey değil; özellikle de bir köşe yazarı için son derece tehlikeli bir karar. Ne gibi bir sonuç doğuracağı önceden kestirilemez. Gerçi ‘Bunu yapsa yapsa Ayşe Arman yapardı' diyen çok kişi var ortada. Bunu da göz ardı etmemek lazım.
Demek ki bizler, bazı insanların, bazı şeyleri diğerlerine nazaran daha kolay yapabileceğini düşünüyoruz. Kişilerin yazdıkları ve onlar hakkındaki düşüncelerimiz, mevzu bahis kişilerin davranışlarına dair düşüncelerimizi de şekillendiriyor ister istemez…
Şimdi ulusaldan yerele atlayalım.
Sakarya'daki hangi köşe yazarının Ayşe Arman gibi pozlar vereceğini düşünürsünüz? Ya da şöyle sorayım; Sakaryalı bir köşe yazarının öyle bir şey yapabileceğine inanır mısınız? Yapsa başına neler geleceğini düşünebiliyor musunuz?
Sakarya'da oldukça sınırlı olan kadın köşe yazarları arasında kimsenin bu gibi bir davranış sergileyeceğini açıkçası ben de düşünmüyorum. Bunun yaşadığımız şehrin yapısıyla yakın bir ilişkisi var. Ancak asıl önemli olan, bu değil.
Bunun yapılması pek çok kişi için zor olsa da, ilimiz köşe yazarları söyleyeceklerini bile sergilemekte eksik kalıyor. Tam aklından geçeni söylemiyor; belirli bir kalıp içine sokarak sunuyor. Yerel gazetelerde, toplumda tabu olarak kabul edilen şeyler bile zar zor yazılıyor.
Sakarya'nın yerel köşe yazarları arasında, Haber Müdürümüz Hüseyin Cumalı, bu noktada hemen sivriliyor. İçinden geldiği gibi yazıyor. Gerektiğinde argo, gerektiğinde kibar. Kendine ‘dingil' dediğine onlarca kez şahit oldum. İnsanlar hakkındaki düşünceleri de aynen öyle.
Eleştirdiği insanların mevkisine aldırış etmiyor; kalemini sansürlemiyor. İşte bu yüzden de ‘Diken' gibi batıyor bazılarına. Kendileri kullanmadığı için öyle cümleler ve belki de asla kullanamayacakları için, Cumalı'nın sözleri ‘rahatsız edici' bulunuyor.
Kim ne derse desin, ben bayılıyorum Cumalı'nın bu konudaki dürüstlüğüne, sözlerine. İçinden geldiği gibi yazması gönüllerde taht kurmasına yetiyor. Ayşe Arman Hürriyet için neyse, Cumalı da Sakarya için o bence. Hani biri soyunacak olsa Arman gibi, bu olsa olsa Cumalı olur gibi geldi.