Hayat kısa, çabuk kaybedilir
SAKARYA'ya hayat veren Sapanca Gölü'nün güzelliğinin hepimiz farkındayız. Daha fazla kirletilmemesi için çok çaba sarf ediyoruz. Yapılan çalışmalar, kontroller de hep Sakarya insanının sağlığı için.
Yaşama dair katkılarının yanında, güzelliğiyle de büyük önem taşıyor göl bizler için. Esentepe'den görünüşü, hiçbir manzaraya değişilmiyor. Yanı başında içilen çayların, kahvelerin keyfi, kelimelerle anlatılamıyor.
Yazın gelişiyle birçok misafir ağırlıyor hayatlarımıza anlam katan göl. Sevgilisiyle dolaşmak isteyene, ailesiyle mavi-yeşil bir gün geçirmeyi arzulayana ya da yalnızlığı tercih eden herkese kucağını açıyor. Derin mavisi ve serinliğiyle bizleri ağırlıyor…
Sapanca Gölü, ‘su' demek Sakarya için, ‘hayat' demek…
Ama bazıları için de hayatın sonu demek…
Yapılan tüm uyarılara rağmen göle serinlemek için giren iki can, karanlık sulara gömüldü. Göl, iki güzel hayatı esir aldı. Genç iki yürek, sevdiği insanla hayata gözlerini yumdu; hem de çok acı bir biçimde…
Bu gibi durumlarda suçlu aranmaz; biliyorsunuz. Yetkililer, bu gibi olayların yaşanmaması için elinden geleni yapıyor.
Daha fazlası için yapılması gereken, gölün hayat verdiği kadar hayat alabileceğini de akla koymak. Ve bunu da halkın bizzat kendisi yapması gerekiyor.
Bu konuda bilinçlenmek, can kaybını engellemenin tek yolu. Karadeniz'in, Sapanca Gölü'nün güzel olduğu kadar tehlikeli de olabileceği unutulmamalı…
Siz, siz olun; yeterince güvenlik önlemi alınmayan bir yerde asla suya girmeyin. Bir kramp, bir anlık dalgınlık sonlandırabilir hayatınızı.