Herkes Aydıntepe gibi olamıyormuş!
Zeki Aydıntepe'nin önce "Kulüp sahipsiz kalamaz" anlayışıyla görev üstlendiği, ardından da iddialı bir oluşum karşısında geri vites attığı malum.
Aydıntepe'nin bu düşüncesinin altında Sakaryaspor'un önünü açmaktan öte aklıma gelen bir şey yok…
Şu 8 Haziran geçti ya, birden çomak sokmalar başladı her nedense.
Bülent Yılmaz'ın sitemini anlamakla beraber, İsmail Gürses'e alternatif formül ya da liste sinyali verenleri anlamak mümkün değil.
İsmail Gürses, bu işi başaramaz ya da yakışmıyor denebilir. Bu oturup tartışılır ya da formül çabası, alternatif hesapları yaparlar çıkar gerekçe gösterir.
Gürses olmasın, "Biz varız" demek, Sakaryaspor'u bir adım öteye götürmez ki, bu günlerde Sakaryaspor'un düşeceği en son durum kutuplaşma halidir.
Gerçi ertelenen bir kongre sonrası bu tip arızalar çıkması normaldir. Bunlara camianın itibar etmemesi kadar, bu işe soyunan İsmail Gürses'in de kulak asıp moral bozmaması gerekir.
"Gürses'i mi savunuyorum?" kısmına gelirsek…
Kesinlikle…
Sakaryaspor'un kurtuluşu, geçmişten dersler çıkartıp yola çıkan her farklı oluşuma eşit mesafede durmak gerektiğine inanıyorum. Ancak dereyi geçerken, suyu bulandırmak bana ters geliyor.
"Sakaryaspor küme düşerken, bu cebinden milyonları esirgemeyecek olanlar neredeydi?" diye sorasım geliyor.
İsmail Gürses'in günlerdir tek ciddi aday olarak piyasada dolaştığı süreçte, şimdi sözde cengaver rolüne soyunanlar neredeydi? diye de soralım hatta.
Okurlarımız şunu iyi bilsin ki, hatta ve hatta İsmail Gürses'te…
İyi bir oluşumun, Sakaryaspor'u düzlüğe çıkartacağına inandığımız her hamlenin destekçisiyiz. Aksi halde, kalemimiz sivrilir, eleştirilerimizin en ağırından İsmail Gürses ve ekibi de nasibini alır.