İSMİNİZ DEĞİL CANIM CİSMİNİZ AK OLSUN
Olur olmaz her şeyden sürekli gerginlik çıkarıp, tek doğrunun kendisi olduğunu sanan, herkesi azarlama hakkını kendinde gören kim?
Vatandaşa "Ananı da al git lan" diyen, uluslararası toplantıda "Ne kadar sallarsan salla …." diyebilen, nerden duyduysa "van minüt" şovu yapabilen, işine gelemeyen konularda ise konuyu "ulemaya" havale eden kim?
İşte o mümtaz şahsiyet son olarak da AKP'ye "Ak Parti" demeyenlerin "edepsiz" olduğu şeklinde kerameti kendinden menkul bir ifade kullandı malumunuz.
Bu ifade, siyasetin ötesinde bir ifade olup özellikle konunun uzmanlarını ilgilendirdiği için bir soralım istedik; hangisi doğru?
Türkçenin yazım kuralları, okuma kuralları AKP'nin "a, ke, pe" şeklinde okunmasını gerektiriyor.
Tıpkı CHP'nin ‘ce,he,pe' MHP'nin ‘me,he,pe' şeklinde okunması gerektiği gibi…
Ama malum şahsiyet onları da ‘ce,ha,pe' ve ‘me,ha,pe' şeklinde okuyor o başka…
Türk Dil Kurumu, belki ipleri hükümetin elinde olduğundan, belki de bu seviyesizliğe taraf olmak istemediğinden sessiz kalıyorsa da sivil kurum olan Dil Derneğinin Başkanı, ANKA'ya, konuya ilişkin yaptığı açıklamada şöyle diyor;
"Türk dilinin kurallarına göre bir parti ya da kurumun ismi kısaltılırken, isimde bulunan sözcüklerin baş harfleri alınır. Bu durumda Adalet ve Kalkınma Partisi'nin kısaltılmış şekli AKP'dir. AKP'nin "Herşey Türkiye için" şeklindeki sloganı da her yerde yanlış yazılıyor. Buradaki 'herşey' bitişik yazılmaz. Her ve şey sözcüklerinin ayrı yazılması gerekir."
Dolayısıyla yan yana gelen bu üç harfin okunuşu ‘a,ke,pe' şeklindedir.
Malum şahıs böyle demeyenleri edepsizlikle suçlarken, hem davranış, hem siyaset, hem de dil bilimine kafa tutmaktadır.
Asıl edepsizler; karaya ak diyenler, Türkçenin kurallarını değiştirmeye, tahrip etmeye çalışanlardır.
Çünkü Türkçenin bir eksiği yok, peki ya onların?
Nedendir bu hırçınlık, bu öfke, bu hazımsızlık? O da ayrı bir mesele.
MALUM SENDİKANIN İKSAN YALANISatacak bir şeyleri kalmadı da kafayı taktılar ya, malum sendika da onlara alt yapı hazırlama babından karalama kampanyasına başladı.
Ama matematik yalan söylemez;
Neymiş? Bir üyeden 25 yıl boyunca 26,63 TL. aidat kesintisi yapıldığı ve bu aidat tutarına karşılık olarak 9.000,00TL. Emekli Yardımı yapılıyormuş…
1. Derecenin 4. Kademesinde bulunan bir üyeden, Ocak 2009 ayı itibarıyla 26,63TL. aidat kesintisi yapılmaktadır.
25 yıllık bir İLKSAN üyesinden, herhangi bir kesintiye uğramadan düzenli olarak kesilen birikmiş aidat toplamı MART 2009 ayı dâhil 1.931,00 TL. olmaktadır.
Buna göre hesaplama şekli ise aşağıdaki gibidir:
a)Birikmiş aidat toplamı: 1.931,00 x % 150 = 4.827,50 TL.
b)Son ödediği aidat toplamı: Mart 2009=26,63 x 100 = 2.663,00 TL.
c)Son ödediği aidat x 4 x üyelik yılı: Mart 2009= 26,63 x 4 x 25 = 2.663,00 TL.
Emekli Yardımı = 10.153,50 TL.'dır.
Ancak; malum sendika "bir üyeden 25 yıl boyunca 26,63 TL. Aidat kesintisi yapıldığı ve bu aidat tutarına karşılık olarak 9.000,00TL. Emekli Yardımı yapıldığını" iddia ediyor.
İddia edildiği gibi 25 yıl boyunca bir üyeden 26.63TL. Aidat kesintisi yapılmış olsaydı;
a)Birikmiş aidat toplamı: 7.989,00 x % 150 = 19.972,00 TL.
b)Son ödediği aidat toplamı: Mart 2009=26,63 x 100 = 2.663,00 TL.
c)Son ödediği aidat x4xüyelik yılı: Mart 2009= 26,63 x 4 x 25 = 2.663,00 TL.
Varsayılan Emekli Yardımı = 25.298,00 TL.
Yapılan örneklendirmelerde de görüleceği gibi;
MART 2009 ayı dâhil 25 yıllık bir üyemizden kesilen birikmiş aidat toplamı 1.931,00 TL. olup, tahakkuk eden emekli yardımı ise yaklaşık 10.153,00TL. olmaktadır.
İlksan aidat kesintileri %20 olan Emekli Sandığı kesintisi üzerinden %2 olarak alınarak belirlenmekte olup; bu uygulamaya ise 01.01.1992 tarihi itibarıyla geçilmiştir.
Özetle; üyelerden aidat kesintileri Ocak 1992 tarihi itibariyle derece/kademeleri dikkate alınarak tespit edilmekte, artış oranları ise her 6 ayda Devlet Memurlarındaki katsayı artışlarına göre değişmektedir.
Bu nedenle iddia edildiği gibi yıllarca 26,63TL. Aidat kesintisi yapılması söz konusu değildir. İLKSAN üyelerimizin bilgisine sunulur.