AKP mantalitesi giderek güzelleşiyor...
AKP kongreleri başladı. Serdivan Kongresi başarılı geçmiş; gidemedim, çünkü davetli değildim...
İlçe başkanlığını yeniden
Osman Çelik kazanmış...
Duyduğumu söylüyorum; listesi de delegelerin oylarına aynen mazhar olmuş...
Serdivan Teşkilâtı, seçimden başarıyla çıkan teşkilâtlardan biri...
Yusuf Alemdar'ı önemli rakibi
Dr. Hasan Balaban'ın önüne taşıyarak Belediye'ye oturttu. Eğer iyi çalışılmamış olsaydı, o koltukta bugün MHP'li Balaban oturuyor olurdu.
* * *
AKP'nin Sakarya'daki üst düzey kadrosu kongreye tam mevcutlu katılmış...
Öyle anlaşılıyor ki AKP yeniden, derlenip toparlanma ve bütünleşme sürecine girdi.
Bunda İl Başkanı
Şenol Morgül ile yönetiminin büyük rolü olduğu gibi, vekillerin ve belediye başkanlarının dakatkısı var...
Sanıyorum, derlenip toparlanma süreci Genel Başkan
Tayyip Erdoğan'ı sevindirmiştir.
* * *
Hem
Zeki Toçoğlu'nun, hem
Yusuf Alemdar'ın konuşmalarından bir iki cümle naklettiler...
Toçoğlu, siyasete salt yerel noktadan bakan bir siyasetçi değil...
Ufku geniş, her konuya geniş açıdan bakma alışkanlığı var...
Makbul ve matlub olan da bu değil mi?
............................
Dolayısıyla küresel ekonomik krizden, yaygınlaşma eğilimi gösteren domuz gribine kadar birçok uluslar arası konuyu yakından izlediğini,
"Büyük risklerle ve tehlikelerle karşı karşıyayız" diyerek dillendirmiş.
Bu risklere ve tehlikelere karşı hepimizin toplu mücadele vermemiz gerektiğini söylemiş...
Böylece ayrımcılığa karşı çıktığını, bütünleştirici duygu ve düşünceler içinde olduğunu ifade etmiş...
Altını çiziyorum, ilk kez bir AKP'li belediye başkanının, ayrışmadan uzak durduğunu ve herkesin de durması gerektiğini ima eden sözlerine tanık oluyorum.
O bütünlüğün içinde muhalefet de var, değişik konular etrafında oluşturulmuş sivil toplum örgütleri de...
Toçoğlu, yediden yetmişe herkesin, risklere ve tehlikelere karşı birlikte hareket etmesi gerektiğini anımsatmış...
* * *
Dediğim gibi ilk kez AKP mantalitesi, bir ülkenin farklı konumlarda ve anlayışlarda da olsa bütün bireylerini kucaklıyor.
Önemli ve hayra alâmet bir gelişme...
Kutlanmaya değer!
Hedefi karartmayınBUGÜN Atatürk Stadı'nda önemli bir genel kurul var...
Söz sırası, pancar ekicisi çiftçide...
Bugüne, şeker fabrikasının ve ortaklarının kader günü de diyebiliriz...
Bakalım Adapazarı Şeker Fabrikası'nın yönetimi kimlerin eline geçecek...
................................
Herkesin amacı aynı; Adapazarı Şeker Fabrikası'nı daha çok üreten bir fabrika yapmak..
Tonlarla ifade edilen üretim açığını kapatarak katma değeri artırmak...
Bu sağlandığında, fabrika ortağı çiftçinin de, fabrika çalışanlarının da, ülke ekonomisinin de yüzü gülecek...
İnsanların cebine, fabrikanın kasasına para girecek...
Böyle hayırlı bir gelişmeye kim şapka çıkarmaz?
.............................
Fabrikanın yönetimine talip olan üç aday var...
Biri şimdiki Yönetim Kurulu Başkanı
Ahmet Aya, diğeri önceki Yönetim Kurulu Başkanı
Ahmet Mülâyim, üçüncüsü de hepsinden önceki başkan
Ayhan Alişan... Yarışacaklar...
Soluğu yeten yarışı önde bitirecek...
.............................
Genellikle siyasal toplantılarda tanık olduğumuz hırgür, herhalde APEK Genel Kurulu'nda görülmez. Herkes genel kurulun önemini idrak eder ve geleceği olan bir gelişmeyi gölgeleyecek girişimlerden uzak durur...
Gölgelemeye kalkışanlardan yana da tavır koymaz...
Adapazarı Şeker Fabrikası'nı ülkenin en gelişmiş, en fazla üreten, ortaklarına en fazla kâr sağlayan bir kuruluş olmasını isteyen herkes sanıyorum genel kurulu, uslu bir çocuk gibi izleyecek ve üzerine düşen görevi bîhakkın yapacak...