Müzevirlere beddua ediyorum; inşallah su kuleleri kurur
KİMSE Cumhurbaşkanı'nın yargılanmasını istemiyor...
İstenilen,
Abdullah Gül'ün yargılanması...
Olaya bu şekilde, yani farklı bakmak lâzım.
.........................
Cumhurbaşkanı, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin başıdır; anayasamız böyle diyor.
Bir de ne diyor?
-Cumhurbaşkanı görevi sırasında sadece vatana ihanetten yargılanabilir... Bu ne demek?
-Görevi sırasında herhangi bir vatandaş gibi şu ya da bu suçu işlese bile yargılanamaz. Yani cumhurbaşkanı, kafası kızar da birini öldürürse, yaptığı suç sayılmaz...
Olur mu böyle şey?
Anayasa,
sadece vatana ihanetten yargılanır dediğine göre zımnen, cinayet de işlese
yargılanamaz demiş oluyor...
...........................
Cumhurbaşkanlığı makamı, en yüksek temsil noktası...
Oraya oturtulan kişi, milletin yani cumhurun tamamını kucaklamakla görevli...
O nedenle makamın üzerine gölge düşürmemek gerekiyor...
Cumhurbaşkanının bu konuda çok titiz olduğu da malûm...
Ancak Gül, Cumhurbaşkanı değil de
Abdullah Gül olduğu günlerde işlediği ileri sürülen suçtan yargılanmazsa, makamının üzerine gölge düşmüş olacak; yanlış mı?
Bu hususu da düşünmek gerekiyor...
............................
Şöyle devam edelim...
Eğer Gül, adına bulaştırılan şaibeden kurtulamazsa makam da, adı da gölgelenir...
Öyle mi?
O halde ne yapması lazım?
"Yargının önüne çıkmakta hiçbir tereddüdüm yok" dediğine göre, yargılanmayı istemeli.
Adının ve görevinin saygınlığı açısından şart olan bu...
Yargılanırsa hüküm giyer mi?
Onu yargı bilir...
Hüküm giyerse bu sefer de hem kendisi, hem makamı yara alır.
En iyisi, Gül'ün yargılanmasını bekletmek ve tıpkı Fransa'da olduğu gibi zaman aşımını uygulamadan, görevinin sonunda yargılanmasını sağlamak...
.............................
"O zaman ne hüküm çıkarsa çıksın" diyebilir miyiz diye düşünüyorum; hayır diyemeyiz...
Şom ağızlar bu kez de
"Vaktiyle bu ülkenin başına hüküm giymiş, ya da şu suçtan yargılanmış devlet başkanı bile geldi" diye tezvirata başlar...
Velhasıl zor bir durum, Allah kimsenin başına vermesin!
* * *
Eski
YÖK Başkanı
Prof. Dr. Erdoğan Teziç, Galatasaray Lisesi'nden arkadaşım. Benden bir sınıf yukarıdaydı, demek ki 73 yaşında filan...
Okulun voleybol takımından oynuyordu, defalarca milli oldu. O ve
Değer Eraybar adındaki arkadaşımız sayesinde takımımız birkaç yıl peş peşe okullar arası şampiyon oldu.
Değer de büyük voleybolcüydü, milli takıma hocalık bile yaptı...
..............................
Teziç hakkında tatsız dedikodular yapılıyor...
Vaktiyle Cumhurbaşkanı'nın, eski bir suçtan dolayı yargılanabileceğini söylemiş miş, bugün tersini söylüyormuş muş...
Erdoğan iyi bir hukukçudur; anayasayı ve yasaları iyi bilir...
Evrensel hukukun savunucusudur...
Çarpık hukuk anlayışına karşı çıkar, çarpıklık yüzünden adaletin yerini bulmayacağını savunur.
O nedenle bu dayanaksız yakıştırmayı edepsizlik sayıyorum...
Ülkenin çözüm bekleyen o kadar meselesi dururken ağız ishaline yakalanmış olanların tezviratları insanın canını sıkıyor.
Elbet de Cumhurbaşkanı vatana ihanetten başka bir suçla yargılanamaz;
Teziç yanlış mı söylüyor müzevirci keratalar.
Ona buna kara çalanlara beddua ediyorum; inşallah su kuleleri kurur!...