Yerel seçim sonrası genel beklenti
Yerel seçimler sonuçlandı. Sonuç öyle ya da böyle; demokrasi adına (!) hayırlı olsun. Zaten başka yerden hayır beklemek hayal olur.
Günlerdir, iş gücü kaybı, gürültü patırtı, yalan, dolan, hayal satma, vaatler, çevreye verilen zararlar, kirlilikler, çirkin görüntüler, sövmeler, övmeler, ihlaller, ihmaller... Ve bunun gibi bir sürü olumsuzluklar seçimin maliyetini oluşturan unsurlar oldular.
Seçim süreci içinde bütün işler, güçler erteleme ve idare etme mantığıyla yürütüldü. Bakanlar kurulu bile bir ay aradan sonra yeni toplanabiliyor.
Seçim ekonomisi, bütçe disiplinini bozacak, dolayısıyla enflasyon ve bütçe açığı sonucu uluslararası ekonomi arenasında Türkiye'nin kredibilitesini bozacaktır. Bu kaçınılmaz bir sonuç. Hassas bir dönemde hassas dengeler sarsılacak, işlerimiz iyice zorlaşacaktır.
Her şeye rağmen hükümet; göreve devam etmek zorunda ise, halkımız bunca zorluk ve olumsuzluklara rağmen iktidar partisini birinci parti yapmış olmanın sorumluluğuyla köklü tedbirler almak mecburiyetindedir.
* Seçmen iktidar partisinin oyunu düşürmekle "daha iyi çalış" mesajını vermiş, umutlarını yok etmiştir.
* Seçmen, iktidara gözdağı vermiş, muhalefeti morallendirmiştir
* Seçmen zorlamalara, horlamalara, kabadayılığa prim vermeyeceğini göstermiştir
* Seçmen partiye göre değil, başkan adaylarının niteliklerine göre değerlendirmeyi de bilmiştir
* * *
Sonuçta, demokrasi süreci birinci olmuştur. En güzel yanı da budur.
Böyle bir halkı hiç bir siyasetçi hiç bir ülkede bulamaz. Çünkü hayat pahalılığını; işsizliği, gündem değiştirmeyi, ümitsizliği... Göz göre göre sergileyen hükümeti destekleyen halktır
* Çünkü iktidarın bütün olanaklarını kullanan hükümetin karşısında seçim sürecinde canını dişine takan partili taraftarlara sahibiz.
* Çünkü toplum içinde zor durumda kalan ya da mağdurları oynayanları ayağa kaldıran, güçsüzleri de ihmal etmeyen bir anlayışa sahibiz.
* Ve nihayet; ahde vefayı uygulayıcı birileriyiz. (Sivas'lı hemşehrilerimize tebrikler)
* * *
Asıl unutulmaması gereken; vekaleti elinde tutanların bireyciliği değil de, kollektif olmayı kabullenme gerçeğidir...
Devletin işletmelerini satıp da hem işsizliği artıran hem de devleti güçsüz yapan zihniyeti terk edelim.
Kayırmacılığı değil, yararlılık ilkesini benimseyelim
Şimdi ne bekliyoruzAdaletsizliği kaldırıp kalkınmayı başlatacak olan iktidar, geldiği tabana verdiği umutları taşıyacaksa samimi kararlarını dört gözle bekliyoruz. Umutları karartacaksa genel seçimlerde erken seçim olmasa. İki yıl sonra umutları karartanlar olarak tarihteki yerlerini almaya hazır olsunlar