Diplomalı olsunlar
Türkiye'de milletvekili olmak için ya da siyasi parti il başkanı olmak için üniversite diploması aranmıyor, ancak artık büyükşehir belediye başkan adayı olmak için üniversite diploması aranmaya başladı. Aslında bence il başkanı olacak kişilere de meziyetli, mazisi temiz, arpalıklara çanak tutan, bir topluluğun karşısında çıktığı zaman a ile b'yi karıştırmayan kişi olma şartları getirilmeli. Bu kişilerin her şeyden öte beyefendi veya hanımefendi olması gerekir. Ancak ben il başkanı olacak kişilerde de üniversite diploması şartı getirmesi gerektiğini düşünüyorum…
Gerçi geçmiş tarihlerde Sakarya'da bir kadın il başkanı oldu ve bu görevini laiki ile yaptı.
Ancak öncesi ve daha sonrası il başkanı olan bazı zatlar var ki Sakarya'da kendilerini büyük efendiler gibi görmeye başladılar.
Hele hele iktidarın velinimetlerinden yararlananlar çıkmadı mı?
Çıktılar tabi ki ama bunlar da zamanı geldiğinde silinip gittiler.
Dedim ya iktidarın velinimetlerinden yararlananlar bir de yanına bir iki bürokratı alıp sağda solda caka atmaya başladılar mı tamam; bu işin kralı olup çıkıyorlar.
Niçin böyle yaparlar bunu da bilmem… Unutulmaması gerekir ki burası handır (SAKARYA) diğerleri ise (BÜROKRATLAR) yolcudur.
Yani yine baş başa kalacağız demektir.
İşte bu yüzden il başkanı veya ilçe başkanı oldum diye böbürlenip gezenlere sesleniyorum…
İlk önce insan olduğunu unutmayacaksın!
İlk önce adam olacaksın!
İlk önce konuşmasını bileceksin!
İlk önce davranış biçimi yenileyeceksin!
En önemlisi dik duracaksın, yoksa basıp gideceksin!
Dörtyol'u kim çözecek?
Yıllardan beri büyük bir sorun olan ve iki sanayi çarşısını birbirine bağlayan yolun kapanması ile her iki sanayi esnafını mağdur eden karar yine gündeme gelmeye başladı.
Bakalım bu çözüm işi gerçek mi olacak yoksa balon gibi patlayacak mı?
Mağdur esnaf kapalı olan geçidin bir an önce açılmasını istiyor. Kentsel Dönüşüm Projesi daha sonra da gerçekleşir diyorlar. Şimdiye kadar birçok siyasetçinin söz verdiğini ancak hiçbirinin sözünü yerine getirmediklerini açık bir dille ifade ediyorlar.
Tam anlamıyla yılan hikayesine dönen bu işin bir an önce çözülmesi için herkesin taşın altına eline koyması gerekir. 4 bine yakın işyeri olan iki çarşıyı birbirine bağlayacak üst veya alt geçit işinin halledilmesi gerekir. Burayla ilgili yapacak çalışmalar için esnafın muhakkak görüşü alınmalıdır. Zira Dörtyol esnafının birçoğunun kendi tapulu yeri bulunuyor.
Kaş yapalım derken göz çıkarmanın yanlış olacağı düşüncesindeyim. Bence bu işi kim çözerse çözsün büyük bir iş yapmış olacaktır.
Bir fıkra
2 Tüp Geçit
İstanbul'a tüp geçit yapılması için ihale açılmış…
Amerika, Japonya vs. hepsi teklif vermiş; 10 milyar, 20 milyar dolarlar...
Bizim Temel'le Dursun ise 10 bin dolarlık bir teklif getirmişler..
Komisyon gitmiş Trabzon'a; Temel'le Dursun'u görmeye.. Demişler ki, "İhaleyi size vereceğiz, anlatın bakalım projenizi"
Temel başlamış anlatmaya...
-Ben gidicem Anadolu yakasına başlıycam denizin altından kazmaya, İdris de gidecek Avrupa yakasından kazacak. Denizin altında ortada buluşucaz.
Yetkililer sormuş; "Peki ya hiç buluşamazsanız ne olacak?"
İdris de bu sefer atılmış:
- O zaman bir tüp geçit fiyatına iki tüp geçit yaptırmış olacaksınız...