Parasız politika olmaz
Seçim havasına giren ülkemizde tüm siyasi parti adayları sokak, mahalle ve köy köy gezmeye başladılar. Kendilerini seçmene tanıtmak için büyük bir güç sarf eden adaylar yapacaklarını ve seçmenlerin taleplerini tek tek not ediyorlar. Bir köy kahvesinde sohbet toplantısı yapan aday ve parti yöneticileri, demli çaylarını yudumlarken seçmenlerden bazıları da dertlerini sıralamaya başlıyorlar.
İlk sırada işsizlik yerini alıyor; ekonomik şartların çok ağırlaştığını, çok güç şartlarlar altında üretim yaptıklarını sıralamaya başlıyorlar. Yani adaylar nereye giderlerse gitsinler hep çare bulunması zor konularla karşılamaktan kaçamıyorlar. Şehir merkezindeki turlarında ise seçmenler siyasi parti yöneticilerinden iş, kömür ve en önemlisi para talep ediyorlar.
Evet, evet! Aynen söylediğim gibi para istiyorlar. Kulağımla duymasam şaşırırdım, önceki gün bir toplantıda olduğum sırada bir grup vatandaş adaya "Bize para verin" dedi.
Siyasete soyunan adayların hemen hemen hepsini tanıyorum. Bonkör olanlar da var cebinden para çıkarıp bir çay bile ısmarlamayan da var.
Hal böyle olunca para harcamasını bilmeyen siyasetçi ne kadar ahkam kesip "Şunu yapacağım, bunu yapacağım" dese de vatandaş siyasetçinin cebinden çıkacak paraya bakıyor.
Siyasi yarışa giren adayların çoğunun parti merkezlerinden yardım alamadıklarını da biliyorum. Durum böyle olduğundan, maddi destek alamayan adayların seçilme şansları ne kadar olur, bunu 29 Mart tarihinde göreceğiz.
BİR FIKRAPOLİTİKA
Bir bürokrat yoksul bir adamı ziyarete gitmiş demiş ki; "Senin oğlana bir eş bulalım, zamanı geldi artık." Adam, "Ben hayatımda oğlumun işine karışmadım." demiş. Bürokrat "Ama bu kız Rahmi Koç'un kızı" deyince adam, "Tamam o zaman" demiş ve durumu kabul etmiş.
Sonra bizim bürokrat Rahmi Koç'un evine gitmiş. "Kızınız için harika bir
koca adayı buldum" demiş. Rahmi Koç şaşırarak "Ama benim kızım daha çok küçük" diye itiraz etmiş. Bürokrat, "Ama bu genç adam Dünya Bankası'nın başkan yardımcısı" deyince,
Koç da duruma hemen razı oluvermiş.
Sonunda bizim bürokrat Dünya Bankası Başkanı'nı ziyarete gitmiş ve demiş ki:
"Başkanım, size harika bir başkan yardımcısı adayı buldum."
Başkan "İyi ama benim zaten ihtiyacımdan fazla yardımcım var" deyince bürokrat "Ama bu Rahmi Koç'un damadı" demiş. Başkan da "Aaaaa... Tamam o zaman" demiş.
İşte politika budur…