Yazıma bir özürle başlayayım:

Dünkü yazımda, Değişen Zonguldak Valisi Ahmet Çınar’ın değişen görev yerini, hem de iki kez, “Kütahya Valisi!” diye yazmışım. Aklımız Kütahya’da ya.

Zonguldak’ın Değiştirilen Valisi Ahmet Çınar’dı. Tüm Siyaset Dünyası’na ibretlik bir Yönetim Erdemi-Doğrusu hatırlatmıştı. Her yeri gelince lazım olur.

Çünkü Hükümet olan Siyasi partiler, işin arkasındaki gerçek niyetlerini halka açıkça söylemez!   

Valiler, işlevleri devletin geleceği için çok önemli Kamu İl Müdürleri, sıkça değişiyorsa, her ülke ve her halk İŞ’in arka tarafını kendi düşünmelidir!

***   

Sadede geleyim: Gazetemiz Bizim Sakarya günlerdir, “Hasarlı Okullar ne oldu?” diye soruyor… Bir tek Kamu Yöneteni’nden tık yok! Niye?

Siyaset şöyle bir süreci mi tercih ediyor acaba?

“İl Valilerini ve Sorumlu Konumları olan Kamu Yönetenlerini sık sık değiştireyim. Siyasi Partimizin İl Yönetimi ve Belediye Başkanları İl’de çok büyük konum kazanır. Kamu Yönetenleri üzerinde yaptırımcı da olunur.”

İllerin Yönetimi hiç bir Siyasete-Siyasi Parti’ye bırakılamaz; Millet vardır.

***

Hadi buyurun; bunca Hasarlı Okul varmış? Çocuklarımız deprem tehdidi altındaymış? Ortada tek bir cevap ve Kamu Sorumlusu niye yok! Neden?

17 Ağustos Yüzyılın Depremi üzerinden 20 yıl geçti. Şu siyasi yanlışı görelim. Son 16 yılda İl’de kaç Vali değişti? Kaç Milli Eğitim Müdürü değişti?

AK Parti’nin 2012 yılında İktidar olmasından bu yana, Hasarlı Okullar Raporları nasıl gelişti, neler değişti? O raporlara ulaşmak çok mu zor?

Raporları hazırlayan, imza atan, onaylayan, gereğini yapmayan tüm İcra Makamları sorumlu. Hadi buyurun, şimdi O sorumlulara ulaşın ve sorun?

Bir tek, “Top bende!” diyen de, “Top sende!” diyen de çıkmaz. Zonguldak Valisi işte O doğruyu söylemişti. Toplum O muhteşem yorum bile algılamadı.

Kamu Görevi, Sorumluluk Süreci bitmeyen kutsal bir görevdir. Seçimle bir süre için gelen siyaset, halkının ve ülkesinin kaderiyle oynarken düşünecek.

Gazetemiz ve Muhalefetteki Siyasiler, “Hangi 20 okul, isimleri açıklansın!” sorusuna, “Toplumda panik yaratmamak!” erdemi nedeniyle bekliyor.

Ama artık susulamaz! Sakarya’da, ya “Yok!” denecek, ya da “Şu okullar!” diyerek, çocuklarımızın ve ailelerinin güvenliği sağlanacak!

“ZARARLI HES’İ KAPATIRIZ !”

Bu manşet Pazar günü Hürriyet’in Doğu Marmara ekindeydi. SASKİ Genel Müdürü Rüstem Keleş Sakarya Büyükşehir’in yaptığı HES’in 2013 yılından beri kazanımlarını anlatmış…

Sakarya’da siyasi partilerin yerel basın arşivi tutmak gibi bir anlayışı yok. Ki; ilçelerde bile olması gerekir. Yerel Basın Arşivi Siyaset Hafızası gibidir.

Sakarya Büyükşehir Belediyesi ve SASKİ, İlk HES yapılacağı günlerde ve de temel atılacağı günlerde neler vaat etmişti?… Sonraki yıllarda neler değişti?

Bugünkü rakamlarla, projenin açıklandığı, temelin atıldığı günlerde söylenen rakamlar örtüşüyor mu? 

***

AK Parti’de genel bir anlayış var. Başarılarını yaz, konuş, paylaş. Küçük-büyük, hatanı-eksiğini asla söyleme ve söyletme!

İyi de hatayı, eksiği görene, yazana neden teşekkür edilmez, katlanılmaz?

Tevazulu ve eksiğini-yanlışını söylediğinde düzeltmeye çalışana hem saygı, hem de sevgi büyütürüm. Kazanan şehir oluyor.

SASKİ’yi, daha ADASU’nun bile olmadığı zamanlardan beri bilir, izlerim. Gn. Md. Rüstem Keleş’in çalışkan ve beyefendi kişiliğini de beğenirim.

Sakarya, Yönetenler, gidip gördüğüm, yaşadığım yanlışları, eksikleri yazmama katlanamaz. “Açıp, söyleseydin!” diyen olur, ama yazmam istenmez. Oysa yazmak benim şehrime olan hiç karşılıksız görevim.

***

SASKİ’nin, Hürriyet Pazar ekinde çıkan HES haberi, Yerel Basın’da da vardı. “Yazım hatası” gibi, gördüğüm rakam hataları da sanki gözden kaçmış?

Gn. Md. Keleş’in, ilk girişte, “5 yıl içerisinde tesislerde 106 milyon kilovat eneri üretildiği..” söylemi; Yazının ortalarında 2 kez,” 5 yılda 160 milyon kilovat elektrik ürettik.” olmuş. Sanırım 0 ile 6 yer değiştirmiş…   

Siyasi muhalefetten hala tık çıkmadı? Çünkü Yerel Basın Arşivleri yok!

Temel atılacağı günlerde, HES için ne kadar borç-kredi alınacağı söylendi? HES, O Kredi borcunu kaç yılda geri ödeyecekti? 5 Yılda ne kadarı ödendi?

Şimdi, neden sadece 5 yılda üretilen elektrik ve TL getirisi söyleniyor?

Temeli atan Bakan Veysel Eroğlu, “ADASU, enerji ihtiyacının % 95’ini buradan sağlayacak!” demiş. SASKİ enerji ihtiyacının % kaçını HES’ten karşılıyor?

Söyledim; eksik SASKİ’de değil; Muhalefette Yerel Basın Arşivi anlayışı yok ki, sorsun. SASKİ de açıklamalarında bunları dikkate alsın.