Bütün mallarım satılık
APEK davasıyla ilgili olarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılığı'nca hazırlanan mütalaanın, Yargıtay kararı gibi gösterilmesine tepki gösteren iş adamı Canip Kaya, "Bütün mallarımı satıp bu kentten gideceğim" dedi
Haber Müdürümüz Hüseyin Cumalı ile görüşen iş adamı Kaya, hakkında yapılan haberlerin gerçeği yansıtmadığını belirterek şöyle konuştu:
"Yerel bir gazete bizim hakkımızda bir haber yapıyor. Ama bu haber doğru mu, yanlış mı diye araştırmıyor. Yerel mahkemenin kararı temyiz için Yargıtay'a gönderildi. Yargıtay Cumhuriyet Savcılığı da hazırladığı mütalaasında benimle birlikte Mehmet Çelik, Gıyasettin İğde ile Hikmet Karabayır'ın 2.2 yıl hapis cezasını istiyor. Yani bu, savcılığın mütalaasında isteğidir. Ama bunu alıp Yargıtay onaylamış gibi vermek doğru mudur?"
"Yargıtay kararı gibi gösterilmiş"Yargıtay'a giden dosyayla ilgili olarak duruşmaya çıkacaklarını anımsatan Kaya, "Biz, Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nde duruşmaya çıkacağız. Ondan sonra ceza alıp almayacağımız belli olacak. Yani savcılın mütalaası Yargıtay kararı gibi gösterilip haber yapılmış. Ayrıca haberde konu geçen karar bize de tebliğ edilmedi. Bir tek savcılığın iddianamesi avukatımıza geldi. Hal böyleyken, ticari kariyerimiz düşünülmeden bu haberi yapmak doğru mudur? Bize bir telefon açıp, ‘Geçmiş olsun Sayın Kaya, böyle bir iddia var; doğru mudur' demeden haberi manşetten vermek doğru mudur?" diye konuştu.
"Kimse kariyerimi zedeleyemez"Birilerinin yargıya baskı yapmak gibi bir niyet içinde olup olmadığını merak ettiğini söyleyen Kaya, "Ben bir iş adamıyım. Ama önce bir babayım. Bu haberle beraber ailem büyük üzüntü yaşadı. Ayrıca bu haber yargıya baskı olarak mı yapılmak istendi? Önümüzde AK Parti İl Başkanlığı seçimi var. Bu seçim öncesinde bir grubu desteklediğim için mi yapıldı? Beni yıpratmak için mi yapıldı? Kamuoyunu yanıltmak için mi yapıldı? Rakiplerim tarafından mı ileri sürüldü? Bunların cevabının verilmesi lazım. Bir haberle kimse kariyerimi zedeleyemez. Böyle bir şeye müsaade etmeyiz" dedi.
"Haberi yapanlar hâlâ aramadı"Haberi yapanların halen kendisini aramadığını söyleyen Kaya, "Haberi yaptılar ve cevap hakkı için bile aramadılar. ‘Bu olaya ne diyorsunuz' bile demediler. Biz bu yerlere kolay mı geldik? Biz bu yerlere gelirken çok çalıştık; didindik. Bu halkın 1 kuruşunu yemedim. Kurallar çerçevesinde hata yapmış olabilirim. Zaten biz zimmet iddiasıyla değil, görevi kötüye kullanmaktan yargılanıyoruz. Telefon masrafları ve mazot parası giderleri için yargılanıyoruz. Biz görevden ayrılırken bankada trilyonlar vardı. Ayrıca AK Parti'de görev aldım. Sorun bakalım bir devlet memuruna 'Canip Kaya sizden bir şey istedi mi?' diye. Sorun bakalım bir bürokrata 'Kaya sizden kendisi için bir şey istedi mi' diye... Bunları kimse görmüyor" diye konuştu.
"Haksızlığa uğradım"Cumalı ile konuşurken sinirleri bozulan ve bir süre ağlayan Kaya, haksızlığa uğradığını söyledi. Kaya, "Cumalı benim yurt çapında 250 bayim var. TIR'larım var. Bir işim var. Millet beni arıyor ve 'Ne oldu abi' diyor. İş hayatımla oynuyorlar. Artık bu kente bir çivi çakmam. Bu kentte vergi rekortmeni olduk. Çiftçi eğitim merkezi açmaya hazırlanıyoruz. Yatırım için kendimizi parçalıyoruz. Ama bu andan itibaren TIR'ım da satılıktır. Saraçoğlu Tesisleri de satılıktır. Bütün mallarımı satıp bu kentten gitmeyi düşünüyorum. Bu sabah (Dün) eşime de söyledim. Adapazarı sevdamızın bedeli bu olmamalıydı. Kimseye dargın değilim. Kimseyle küs değilim. Bugüne kadar kimseyi de bilerek kırmadım. Bilmeyerek kırdıysam üzgünüm. Bu kentte bir tek baba ocağımı satmayacağım. Kalanı satıp savıp gideceğim" dedi.
"Kamuoyu yanıltıldı"Yaşananlar sonrasında birçok destek telefonu aldığını ve çalıştığı firmaların sahipleriyle genel müdürlerinin kendisini arayıp, "Biz seninleyiz" dediğini hatırlatan Kaya, "Herkes beni arayıp destek veriyor. Böyle günlerde gördüğüm destek beni çok etkiledi. Haksız olsam tamam, ama ortada kesinleşmemiş bir kararı kesin gibi verip kamuoyunu yanıltmak kime ne fayda verir ki? Herkes ‘Gazeteye mahkeme aç' diyor. Açsam ne olur ki? Ne değişir ki? Kırılan onurum ne olacak" diye konuştu.
Saraçoğlu Tesisleri'ni Adapazarı'na kazandırmak için ortağı Cengiz Çetin ile çok çaba sarf ettiklerini söyleyen iş adamı Kaya, "Ortağıma 'Atla uçağa gel. Sinirlerim bozuk' dedim. Geliyor. Saraçoğlu'na 5 yıldızlı bir otel yapacaktık. Kat farkı için belediyeye başvurduk. Eğer kabul görürse, 100 yataklı ve içinde konferans salonları alan bir oteli dikecektik. Bunu bu il için yapacaktık. Ama bize yapılanlara bak" dedi.
Ne olmuştu? Bir yerel gazetede pazar günü yayınlanan ve bu gazeteden alıntı yapan diğer gazetelerde yayınlanan haberde, "Adapazarı Pancar Ekicileri Kooperatifi (APEK) davasında Yargıtay, yerel mahkemenin verdiği kararı onadı. Bu onamayla beraber dönemin yöneticileri Mehmet Çelik, Canip Kaya, Gıyasettin İğde ile Hikmet Karabayır'ın 2.2 yıl hapis cezası onanmış oldu. Ayrıca eski APEK Başkanı Ayhan Alişan için verilen 2.2 yıl hapis cezası bozuldu. Yargıtay, ‘Kooperatif başkanı olan sanığın suç tarihleri arasında yakınlarına kooperatif kaynaklarından haksız kredi kullandırmak yoluyla kendinse yakın firmalardan belge almak suretiyle harcama yapılmış gibi göstererek kooperatif paralarını zimmetine geçirdiği halde yazılı şekilde hüküm kurulması temiz ve itirazları bu tarihten itibaren görüldüğünden hükmün bozulması' yönünde görüş belirtti" denmişti.