Burnumdan getirdiler
Geçen Ramazan Ayı'nda, Kuran-ı Kerim okuttuğu kadınlardan bahşiş istediği ileri sürülen imamla cemaat fena kapıştı. Gazetecilere de çıkışan imam, "Bu haberleri yapanlara hakkımı helal etmiyorum" derken, "Türkiye'de Ramazan aylarında bütün imamlar bahşiş alır" diye konuştu
Cemaatle imamın birbirine girdiği olay Kuzuluk beldesinin Şose Mahallesi'nde yaşandı. İddiaya göre, 17 Ağustos depremi sonrasında Şose Mahallesi'nde yapılan Merkez Camii'nde kadınlar 'Mukabele' için camiye gitmeye başladı.
Mübarek ayda kadınlara Kuran-ı Kerim okutan cami imamı Recep Dalkıran'ın, yanına çağırdığı Emriye Özyılmaz'a, "Seni çavuş tayin ettim. Bir Ramazan'ın ortasında, bir de sonunda para toplar, bana verirsin" dediği ileri sürüldü. Ancak bu isteğe karşı çıkan Emriye Özyılmaz, "Neden senin için para toplayım ki? Sen Ramazan davulcusu musun ki senin için para toplayayım? Bunu kabul etmiyorum" diyerek karşı çıktı.
Aldığı tepki karşısında bu kez İmam Dalkıran'ın, "Ey karılar! Eve gittiğinizde bu zarfların içine para koyup bana getirin" dediği ileri sürüldü. Bu gelişmeleri duyan camii cemaati, eşleriyle ters düşen imama tepki gösterdi. İmamla tartışan ve imama dayak bile atmaya kalkan mahallelilere, yine aynı mahallede oturan sağduyulu vatandaşlar engel oldu. Haklarını kanuni yoldan aramak isteyen cemaat, Akyazı Müftülüğü'ne, "imamın görevden alınması" için 17 imzalı bir dilekçe verdi. Cami cemaatinin her geçen gün azaldığı mahallede yaşanan olaylarla ilgili dilekçeye Sakarya Valiliği'nden yanıt 19 Mart'ta geldi. Vali Yardımcısı Suphi Olcay imzasını taşıyan yazıda, "İlgili kişi hakkında gerekli işlem yapılmıştır" denildi, ama Dalkıran'a sadece uyarı cezası verildiği ortaya çıktı.
Mahalledeki gerginlik medyada da yer alınca haberciler bölgeye akın etti. Rahatsızlığı nedeniyle hastaneye giden Emriye Özyılmaz'ın eşi 68 yaşındaki Suat Özyılmaz, "Kadınlara mukabele okutan imam benim eşim Emriye Özyılmaz'a, ‘Seni onbaşı tayin ettim. Kadınlardan para topla' demiş; eşim kabul etmeyince de kızmış. Kadınlara hakaret etmiş. Biz onu şikâyet edince de bizimle ters düştü. Arkası kuvvetli olduğu için bunu buradan almaya kimsenin gücü yetmiyor. Cemaatin istemediği bir imam yüzünden camiye giden insanların sayısı da düştü. Ne yapacağımızı şaşırdık" dedi.
Caminin karşısında oturan 59 yaşındaki Macide Üzmez ise, "Bize mukabele okuturken, yanlışlarımızda azarlıyordu. Biz de tepki gösterdik. Ben kulağımla duymadım ama Emriye abladan para toplamasını istemiş. İmamla ters düştüğümüz için camiye de pek gitmez olduk. Bu yılki mukabele için başka biriyle anlaştık. Onunla Kuran-ı Kerim okuyacağız. Bu imamı şikayet ettik. Ama kimse bunu buradan almıyor" diye konuştu. İmamla 2 gün önce minarenin ışıkları nedeniyle tartıştığını söyleyen cemaatten 64 yaşındaki Yavuz Üzmez ise, "Tam ezan okunurken camiye geliyor. Uyardık olmadı. Söyledik olmadı. Eşlerimizden para istiyor. Böyle imam mı olur?" dedi.
Bu olay ülke genelinde yaşana ve genelde duyulmayan binlerce örnekten biri.
Bir kere imam degil, din görevlisi denmeli. çünkü islam dininde para ile imamlık yapmak yoktur. bilen öne gecer namazı kıldırır.
Bu görevlinin asıl görevi cami çevresindeki insalara islamiyeti ve kuranın anlamını ögretmektir.
Bu tür ali görevleri icin zaten devletten maaş almaktadır. bunun için ayrıca para istemesi görevini kötüye kullanmaktır ve bu kişi görevinden alınmalıdır.
ama kim alacak. Çünkü bu teşkilattaki kişiler genelde birbirne benziyor...
Nezihi UÇAR @ 25.06.2009 16:58:50