Bir futbol takımı yenilse; teknik direktörü veya futbolcular, “ Üzerimizde çok fazla baskı vardı. Baskıyı kaldıramadık ondan yenildik!” dese ?

       Amma höykürür, amma tepki gösterirdik!

                                                            **

        Dilerim, bu hafta sonu Sakaryaspor’la üzülmeyiz. Sakaryaspor Yönetimi ve  takımın arkasında duran siyasiler, baskı altında sanki yanlış karar aldırdı.  

      Dua edelim; sakın ola bu hafta sonu Yeni Atatürk Stadında oynanacak Kahramanmaraşspor maçı öncesi ve maç sırasında yağmur yağmasın!

      Tamam, parasızlık vardı ve maç hasılatı ile küçük, ama artık önemli, kimi yaralar sarılacaktı. Ama, O stadın çimleri yağmura 20 dakika bile dayanmaz.

       Bir dahaki maç da ne zaman oynanır kimse bilemez! Ben duaya başladım. 

                                                                **

        Mayıs, hazirandan bugüne kadar O stada kaç kere gittim hatırlamıyorum. Ki; stat inşaatının tabelasında yazan bitim tarihi yıllar önceden geçti.

         Trabzon stadı bitti; bir dolu stat bitti; Sakarya stadı bitirilemedi.

         Çark’taki Atatürk Stadı da yağmalandı, hurdaya çıkarıldı.

         Bir Allah kulu, “ Ya, yangından mal mı kaçırılıyor? Eski stadı hemen çöpe atmayın! İki üç yıl bekle; yeni Stat bitsin, 2 maç oynansın.

         Açılan hiçbir yeni stat ev sahibine pek hayır getirmedi. Sorunlar ancak  ertesi sezon düzelir gibi oldu. Yeni Stat bu sezona da yetişecek mi?” demedi.

         O stadı eksikler, yanlışlarla teslim almaya sanki mecburcu edildik.          Teknik adamlarımızı, futbolcuları; tüm bu şartlara rağmen, maçlarını bugüne kadar yenilmeden yaptıkları için yürekten kutluyorum. Onlar görevini yaptı.

          Baskı altında kaldıkları için stada erken maç aldıranlar yağmur duasına çıksın! Dilerim yağmur yağmaz, O çimler sezon boyu başımıza sorunlar açmaz!

                        5000 KİŞİLİK SPOR SALONU DA SORUNLU;

                       AMA, ONU DA YILLARCA KONUŞAN ÇIKMADI ?

       Sakarya Büyükşehir Basketbol Takımı bu yıl Türkiye süper liginde oynayacak. Bakın, bu yıl Sakarya’da Basketbolun Altın Yılı!!!

       Peki; evimizdeki maçları, hangi salonda, kaç seyirci ile oynayacağız ? Süper ligdesin, ama gerçekten Sen orada mısın?

                                                                     **

         Yazlık Köyü’nde 5000 kişilik şahane bir Spor Salonu yapıldı. Açıldıktan az sonra gidip, hemen hemen tüm odalarına kadar gezdim. Bayıldım!

          Ama, yaşanmaya başladık sonra her gün, önümüze dökülmeler gelmeye de başladı. Çatı akmaları, zemin falsoları, neler neler?

          Eee, Büyükşehir Basketbol takımımız Süper Lig maçlarını bu salonda oynamazsa, bunun faturasını kim ödeyebilir?

          Sakarya Büyükşehir-Avrupa Şampiyonu Fenerbahçe maçını bir hayal eder misiniz? Dünya orada olmayacak mı?

         5000 de değil; dışarıda kalan 5000 seyirci de olacaktır! Bir tek bu hasılat bile servettir. Beşiktaş, G.Saray, Efes; yahu aklım duracak, ne takımlar gelecek!

        5000 Kişilik O Salon bomba gibi hazır olmalı; olacak!

        Hatta; Beşiktaş’ın gururu Vodafon Arena’da dünya önünde yaşadığımız O elektrik kesilmesi fiyaskoları da asla yaşanmadan!

                                                            **

         Üstelik, bu Sakarya’da, hep birlikte bir masa etrafında oturup, çağdaşça  açık açık konuşamıyoruz? Neden, eksiklerimiz, yanlışlarımızla yüzleşemiyoruz?

         Niyet; şov yapmak, kamuoyu ve makamlar nezdinde sanal itibar kazanmak, ön almak samimiyetsizliği oldukça, hayır da gelmiyor.

         Sakarya’da, boş duran, bir dolu kullanıma hazır bitmiş yatırım mekanı var! Boşaltılmış, metruk hale gelen nice okul binası var, okul!         

                                 VURDULU KIRDILI SPOR ÇOK DA;

                         İZCİLİK VE DOĞADA YAŞAM’DA NEREDEYİZ ?

         Gazetemiz Bizim Sakarya’da sanki bir spor haberi eksikliği dikkatimi çekti. Gazetemizin her geçen gün iyiye gittiğini de yineleyeyim!

        Bu hafta Türkiye Basketbol Süper Ligi başlıyor. Galiba eksiğimiz de buydu.

       “ Sakarya’da Basketbolun Altın Yılı!” gibi büyük laflar ediyorum.                       

        Ama, ilkin kendimi Sakarya Basketbolunun Altın Yılı havasına sokmalıyım.

        Gazetemiz, “ Biz çoktan başladık!” diyecektir de;3 Ekim Salı günü, spor sayfalarını açtım. Sayfa dibinde,“ Parkeler seriliyor “ diye küçük bir haber var.

         Büyükşehir Basketbol Takımı’ndan da, basketboldan da sanki başka hiç haber yoktu? Atlamış olabilirim.

          4 Ekim Gazetemizi açtım? Onda da, Altın Yıl ve hiç basketbol yok galiba?

         Futbolda inanın spor sayfamız nefis; ama, sevgili arkadaşlar, Basketbolun Altın Yılı ve Biz bir Spor Şehri de olmalıyız!          

                                                             **

         Şunu da asla es geçemem! Sakaryalı Basketbolcu çocuklarımızın ligi ne alemde? Utanırım söylemeye; yıllardır kendim de izlemedim.

         Altın Yıl; şimdi, tüm Sakarya’ya ve Yerel Medyamıza büyük görev düşüyor.

                                                            **

          Silahlı vuruşmaların, haykırmalı bağırmalı çağırmalı dizilerin toplumu olduk. Sokaklarda silah sesleri hiç eksilmiyor. Nereye böyle?

          Belediyeler vurdulu kırdılı sporlara servetler döküyor. Dünya şampiyonları gururumuzdur. Ama, sporcu toplum olmak çok farklı bir kazanımdır.

         Kaç Dünya ve Olimpiyat Şampiyonu doğaya bir hafta bırakılsa hayatta kalmayı başarabilir?

           Şampiyon İzciler yetiştirin! İyi yetişmiş bir izci, dağlara, ormana bırakılsın, orada kendine yeni bir hayat kurar. Harcanan onca servet de servete dönüşür!