“ Cahil dostun olacağına, akıllı düşmanın olsun!” gibi, çok doğru bir söz vardır.

    Cahil dostun, sana, ailesine, şehrine, ülkesine, insanlığa vereceği zararları düşünemeyebilir, göremeyebilir.

    Cahil dost, kendisine verdiği zararları göremez ki, seni, ülkesini görsün.

    Allah insanlığı da, ülkemizi de cahil cesaretinden korusun!

                                                                 ***

   Şu dileğimi ekledim ya; okuyan ve Aminnn diyen çok cahil de olabilir.

   Çünkü, cahil birey, cahil cesaretinin etrafta yarattığı korku dünyasını da  görmez.

    Eşsiz servetler, yaptırım güçleri yaratabilir. Güven görüntüsü mutlaktır. Ama, 300-500 km hızla giderken, önündeki beton duvarı göremez.

    Onlar genelde, kendisi O duvara çarparken, çevresindekileri de aynı hızla yok etmeye götürür.  

                                                                   ***   

    Ülkemin, son yıllarda tarihimizin hiçbir döneminde yapılmamış kadar çok sayıda hapishane yapması bana böyle bir yazı yazdırıyor.

    Üstelik, yapılan onca hapishaneye karşın hapishaneler tıklım tıklım. N’oluyor?

                                                                   ***

   “ Görgülü kuş gördüğünü işler!” Bu da yine eskilerin bir sözü.

   Herkes uyanık, herkes en kısa yoldan, hiç yorulmadan en baba servetler edinme peşinde.

  İnsanlar, kendilerini her şartta koruyup kollayan cahil kapılar arıyor ve buluyor.

  Doğruyu düşünen, arayan, bulan; Çalışan ve ÜRETEN-KAZANAN sanki aptal.

   Biz cahil-uyanıkların kapısına üşüştükçe; Bizi Yönetenler çok olacaktır.

                          TÜRKİYE’NİN DEVAMLILIK SORUNU ASLA OLMAZ !

   Yerel Seçim öncesi uyanılmasın diye; siyaset sanki korku dünyası yaratıyor?

   “ BEKA !” lafı, Yerel Seçim öncesi sanki milletin tepesinde dolaştırılan Korku Kılıcı? Herkes kallavi sözlüklerde beka’nın ne demek olduğunu arıyor.

    Bende de, küçük bir okula yetecek kadar çok ve Kallavi sözlükler var.

    Aksine, gittim İlköğretim Türkçe Sözlük’ü açtım; beka’yı aradım:

   “ Devamlılık, ölmezlik, sebat !” Hadi, şimdi sebat ne demek, sen çocuğa anlat?

   Yok, derdim o değil. Çocuklarınızın da ona ihtiyacı yok zaten, ama:

                                                                  ***

   Beka korkum asla yok! Yere göğe koyamadığımız Osmanlı İmparatorluğu’nu bile,  “ Beka !” sözcüğü nerelere savurdu. Ülkemde korkmayanlar vardı.

    Mustafa Kemal’in, Samsun’a ayak bastığı gün Osmanlı İmparatorluğu’nun elinde kalan topraklar sadece Trakya ve Anadolu’ydu.

   Kocatepe’de, İzmir’e yürüme emrini verdiğinde ise, Osmanlı toprakları küçücük İç Anadolu’dur.

    O Muhteşem Mustafa Kemal, O Muhteşem Milletine bir gün bile,” Beka!” kuşkusu yaşatmadı.

   “ Türkiye Cumhuriyeti İlelebet payidar kalacaktır.” sözü en büyük emanetidir.

                                                                      ***

   Ülkemiz yanlış yönetildi ve son derece büyük ekonomik sıkıntılara sokuldu. İç ve dış borçlar gırtlağa kadar.

    Dünyayı besleyecek kadar gıda üreten ülkemiz; dış ülke malları satarak ihya olan AVM ve Marketlerin ülkesi oldu. Beka da belki sadece siyasi parti bekası?