Sevgili okurlar,
Bugün sizlere Sakarya’dan yaşam kesitleri sunmaya çalışacağım..Bizim Sakarya Gazetesi okurları elbette çok iyi bilirler, “Çok iyi bilirler” diyorum, okuyorlarsa,”çok iyi bilirler” elbette!
Okumuyor, bilgilenmiyorlarsa, haberdar edilmiyorlarsa nereden bilecekler? Öyle değil mi?
“Bilgi” dediğin havada uçan, cebinize kağıt mendil gibi konan bir şey değil!..
“Bilgilenmek” için zahmete girmek gerek!..
Bunun için ya televizyon başına geçmeniz, ya internette iliniz, yörenizi haberleri için duyarlılık göstermek ve araştırmak, bilgiye oluşmak gerek..
Ya da gazete satın almanız gerek..
İşte Bizim Sakarya Gazetesi satın almışsanız, veya genel haberlere duyarlılık göstermişseniz,bir kahraman evladımızın adını ezberlemişsinizdir..
Uzman Çavuş Celal Hayta..
Vatan hizmetindeydi..
Hakkari Üs bölgesine yapılan saldırıda yaralandı ve tedavi gördüğü hastanede şehit oldu!..
Şehidimizin, şahadet haberi tüm televizyonlarda ve gazetelerde yer aldı..
Uzman Çavuş, şehit Celal Hayta’nın cenazesi, Serdivan Sapak Camii’nde kılınan cenaze namazı sonrası törenle defnedildi..
Cenaze törenine,İYİ parti Genel Başkanı Meral Akşener, CHP Genel Başkan Yardımcısı Sakarya milletvekili Engin Özkoç, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, Sakarya milletvekilleri Ümit Dikbayır, Levent Bülbül, Recep Uncuoğlu ve vatandaşlar katıldı..
Allah gani, gani rahmet eylesin, Ailesi ve Türk Milleti’nin başı sağolsun!

***
1973 Yılından bu yana, terör odaklı şehit haberlerini yakından takip ederim..
Hatta yurtdışında da terör odaklı eylemleri, Türkiye karşıtı yürüyüşleri yakından takip eden bir gazeteci olarak,” Terörün Arka Bahçesi” adlı bir kitapta yazdım..
Bu konuda söylenecek çok söz var.
.”Terör” ne yazık ki, bir Türkiye olgusu haline geldi!..
Yani bünyemize sirayet eden bir kanser uru gibi!..
Terör unsurları, teröre yataklık edenler, terörün hizmetinde olanlar kadar, terör silahını kullanan devletler, uluslararası çıkar grupları var..
Türkiye, özellikle DHKP-C ve PKK terör örgütleri hakkında olduğu kadar, son yıllarda Irak ve Suriye kökenli terör grupları hakkında, iyi bilgi sahibi olan bir devlet..
Ne yazık ki, “ beceriksiz” siyasetçiler nedeni ile terör ile mücadelemizi de gereken ehemmiyette sürdüremiyoruz..
Tabii ki bunun çok nedeni var!
Aradan geçen bunca yıla rağmen, terör grup ve kümelerine karşı etkin propaganda, savaş teknikleri geliştiremedik!
Bölge halkı ile gereken iletişimi kuramadık, diyalogu sağlayamadık!..

***
AK Parti iktidarı, bölgeden oy almakla övündü..
Sonra bu üstünlüğü yöre bölgesel partisine kaptırınca dövündü!..
Yanına “milliyetçi” söylemli MHP’yi da alan AK Parti, bu konuda “parmak işareti” yapmaktan, yani “ıslık” çalmaktan öte bir şey getiremedi!..
Bu “beceriksiz siyaset” anlayışı ile Türkiye bir yere varamaz!
Kaldı ki, Türkiye, bölgesinde yeni terör ve savaş bataklıklarına çekilmiştir, şimdi kapıda Akdeniz ve Ege’deki sıcak tartışmalar bizi beklemektedir..

***
Amerika’dan sonra NATO(Kuzey Atlantik Asamblesi) içinde tartışmalı durumdayız..
Avrupa Birliği(AB) ile yola çıktığımız, o “uzun ince yolun” sonunda, aydınlık değil, karanlıklar bizi kahretmiştir!..
Yeni siyasi ve ekonomik, askeri partnerimiz Rusya ile “gel-gitler” güvensizlik temelinde sürüyor..
Öte yanda Çin ile bir türlü ilişkilerimizi geliştiremedik, bir füze bunalımı nedeni ile bu ülke ile güvensizlik sendromu yaşıyoruz..
Türkiye iç siyasette AK Parti ile alabileceği yolun sonuna geldi..Artık bu iktidarın Türkiye’ye verebileceği hiçbir şey kalmadı..
“Türkiye Cumhuriyeti” kuruluş ilke ve kazanımlarının dibine dinamit konması, milli politikalardan uzaklaşılması, halkın birden fazla anlayışla bölünmesi, tarikatların korumaya alınması, azınlık haklarının iadesi, yeni sorunları da beraberinde getirmiştir..

***
Son İstanbul seçimleri de tüm bu gidişatın tuzu-biberi olmuştur..
Ülkede sosyal, kültürel, ekonomik ve hukuk temelinde dengeler ve ayarlar iyice bozulmuştur..
Son seçimlerin iptali ve AK Parti’nin İstanbul’da ısrarı, bu partiye olan güveni sarsmış ve artık şaibe, hukuksuzluk, adaletsizlik, yolsuzluk, kabadayılık temelinde söylemler, ülke insanını iyice sarsmıştır..
Türkiye’de insanlar artık, yeni bir arayış, yeni bir iktidar beklentisi içindedir..
Binali Yıldırım-Ekrem İmamoğlu yarışında, İmamoğlu’nu olan ilgi ve burada halkların birlikteliği bunu göstermektedir..

***
Seçimlerin iptali artık AK Parti’nin de sonunu iyice hazırlamıştır..
Artık insanlar üst, yani tepe konuşmalara itibar etmiyor ve bel bağlamıyorlar..
Elbette, bu bağlamda daha çok konuşacaklarımız, yazacaklarımız olacak..
Bir kere, terör ile pazarlık yapan, masaya oturan, teröristi dağdan indirmeye kalkan, onları Ankara’da ağırlayan, bu yolda “akil adamları” devreye sokan, her şeyi yüzüne-gözüne bulaştıran, hendeklerin kazılmasına seyirci kalan, buraların temizlenmesinde vatan evlatlarının şehit edilmesine vesile olanların, iktidara gelme ve iktidarda durma şansları kalmamıştır..

***
Türkiye, bölgesinde bu hükümet ve bu anlayış ile istikrarı sağlayamaz!..
Bu böyle de gelip,böyle gitmez..
İşte Karadeniz’den bir İmamoğlu, dalgası yavaş, yavaş tsunamiye dönüşmek üzere..
Artık aileler, evlatlarının ölmesini istemiyorlar..
Artık insanlar, adil, hak ve hukuk çerçevesinde işlerin yürütülmesinden yana tavır koyuyorlar..
Artık insanlar, seslerini yükseltiyorlar..
Artık insanlar,milli gelirden daha fazla pay almak istiyorlar..
Artık insanlar, bu Suriyeli mülteci rezaletinin bir şekilde çözümlenmesini istiyorlar..
Artık insanlar, Sakarya için verilen sözlerin tutulmasını istiyorlar..

***
İşte Bizim Sakarya Gazetesi, gerçekleri yazıyor…
Yapımına dört yıl önce başlanılan Kocaeli Şehir Hastanesi bitti, bizimkisi için hala kem-güm edilmekte!?
Kimse kusura bakmasın, ama fabrikaları satılan Sakaryalı ahmak değil, size bir kere şans verir, iki kere verir, üç dört ve size bir de “dur” der!..
O nedenle, Türkiye’nin acilen, artık ülkeyi iyi yönetecek, sorunlarını çözecek, katmerli sorunların üstesinden gelecek, insanını kucaklaştıracak, barıştıracak, sevgi ve saygı temelinde birbirini anlayacak, birlikte yaşamı özendirecek, adalet dağıtımında herkese eşit yaklaşacak, herkese eşit iş dağıtacak, gençlerin önünü açacak, bir iktidarın yolunu gözlemektedir..
Milli konularda havlu atan, dış politikası tükenen, tarım politikası çöken, sosyal devlet anlayışını yitiren bir ülke, hangi konuda başarılı olabilir ki?
Bu yüzden ülkede Ekrem İmamoğlu türküleri, daha sık çalınmaya başlamıştır..
İstanbul, İstanbul’da?
İstanbul’un aşkını, genç bir aday mı, yıpranmış, iş yapma kabiliyeti bitmiş, zenginlikleri konuşulan ve bitik bir aday mı çalacak?
Millet İstanbul temelinde, artık Türkiye şarkıları söylüyorsa, iş vahimdir vesselam!
Bu millet, artık şehit cenazeleri de görmek istemiyor..
Bunu iyi anlamak gerek..
Zira, “Vatan sağ olsun! Demekle de iş bitmiyor!
Siyasi iktidarların halka, güven ve gelecek vermesi de önemli..
Temennimiz Sakaryalı Uzman Çavuş Celal Hayta, bu bağlamda son şehidimiz olur..
Allah cennet-mekan eylesin!
Başımız sağolsun!